27 Mayıs 2008

kar altında


Kırmızı bereli bir kadın kar taneleri altında öylece duruyor. Sessizce. Yüzünün çizgilerinde binlerce kelime dolaşıyor. Aşka dair, kaybedilmeye ve kaybetmeye dair, geçmişe ve geleceğe dair binlerce kelime...

Böyle zamanları vardır insanın. Bir karar verir ve sonrasında lapa lapa kar altında donar kalırsın. Yüzünden geçen kelimeleri birbiriyle birleştirip anlamlı bir cümle kuramazsın. Bu yüzden yol ayrımları hep kış ikliminde geçer.
*****
Ve kararmış gök altında kalbi kararmış bir adam duruyor. Koca bir kentin tepesinden bakarken kendi içinin kenti çoktan yerle bir olmuş. Suskun bir kentin suskun yabancısı o şimdi.
Böyle zamanları vardır insanın. Biri bir karar vermiştir.Tüm olan biten budur. Biri... Bir... Karar... Vermiştir... O kentin içinde böylesine yabancı kalırsın. Karlara sarınıp ısınmaya çalışırsın. Bu yüzden yalnızlıklar hep kış ikliminde gelir.
Fotoğraf 1: http://www.grtrnews.com/tr/uploads/iklimler.jpg
Fotoğraf 2:
http://www.divxplanet.com/index.php?page=film&id=242

10 yorum:

  1. Bir de bazen bir karar verirsin, kendini dünyanın en saçma yerinde bulursun, dönmek istersin dönemezsin, zaman geçsin dersin geçmez. Öyle bir karardır ki o işkencelere vesile.

    YanıtlaSil
  2. Bendeki Nuri Bilge Ceylan'ı İçinde Olmak İstediğim Kareler başlığındaki yazımda anlatmıştım aslında. Sendeki N.B.C'yi okumak ve benzerlikleri görmek de çok hoş... Tıpkı daha pek çok konudaki benzerlikler gibi:)

    YanıtlaSil
  3. CEVVAL: Derler ki; en kötü karar kararsızlıktan iyidir. Hayır değildir. Bazı kararlar cehenneme alınan gidiş biletidir.

    ZERO: O yazını okumuş ve çok sevmiştim. O fotoğrafa bakmaya doyamamıştım. Zaten onun fotoğraflarının her biri bir hikaye gibi... Çok çok derin hikayeler... Karelerin içinde gizlenmişler ve neden bilmem çok can yakıcılar. Hep insana dair olduklarından mı acaba? Aynı şeylere bakıp benzer duyguları hissetmek ve bununla da yetinmeyip kelimelere dökmek ne güzel değil mi?

    YanıtlaSil
  4. Nuri Bilge Ceylan aklıma Zöhre denen hödük memeliyi aklıma getiriyor. Kim bu Zöhre? Kendisi bir arkadaşımın arkadaşıydı. Sinema ve Televizyon bölümünde okuyordu. İlk tanıştığımda 1. sınıfa yeni başlamıştı. Neyse okulda bir derste hocaları en sevdiğiniz yönetmen ve en sevdiğiniz film hangisi diye sormuş bunlara. Bu Zöhre'nin cevabı bomba..

    -En sevdiğim film Nuri Bilge Ceylan, en sevdiğim yönetmen de ımmm Fight Club'ın yönetmeni.

    Ben şok..

    Tabi o zamanlar Nuri Bilge Ceylan'ın Uzak'tan ötürü popülerliği fazla. Elbette bu Zöhre'nin koca yönetmenin adını film gibi bulması da gayet normal. Tabi ki normal falan değil. Koca STV'de okuyan bir öğrencinin yaptığı bu dumurdan dolayı Zöhre memelisinden anında tiksinmiştim. Ha bir de epilasyon denen bir icadın olmasına rağmen kıllı vücudunu açık saçık giyinerek teşhir etmesinde de bu tiksinme vuku bulmuş olabilir. Neyse yıllar sonra duydum ki bu densiz kızımız bölüm birincisi olmuş, ödül falan almış birşeylerden. Herşeye rağmen kendisinden hala tiksiniyorum.

    YanıtlaSil
  5. Bu tip insanlar hayatta karşılaşılabilecek en korkunç türdür bence. Neden biliyor musun; Hem korkunç derecede cahildirler hem de cehaletlerinin farkında bile olamayacak kadar cesurdurlar. Bu Zöhre arkadaşın örneğindeki gibi :) Bir bölüm seçmişsin orada okuyorsun ama en bilinen şeylerden bile bihabersin... İnan bana ben bunları duyunca iyice umutsuzluğa düşüyorum. Bu insanlar ülkenin dünyanın sanatın geleceği ise sonumuz iyi değil gibi geliyor bana...

    YanıtlaSil
  6. Hep suçlanan kış mevsiminin sesini dinleyen var mı acaba. Bende bunu merak ederim...

    YanıtlaSil
  7. Belli olanlar aslında.

    Gerçekliğinde hepimizde bu var. Ama tiz sesleri bu pes seslere tercih ediyoruz, anlık mutluluklar adına belkide ne dersiniz?

    YanıtlaSil
  8. Hep böyle olmaz mı, tiz sesler pes olanı bastırıp duyulmaz kılmaz mı? Ama vardır bazı kulaklar o sesleri ayırdedebilen...

    YanıtlaSil