30 Mayıs 2008

Beyaz kraliçenin son askeri


O kadının yüzü aklımın duvarlarına koyu mavi bir boya ile çizildi. İnsanların güzel yürekli olanlarının sembolü o yüz artık. Ne zaman iyiliğe güvenimi kaybedersem kaldırıp başımı, içimin duvarına kazınmış o yüze bakacağım...

Bahçede duruyorlardı. Sigara içiyordu o kadın ve karşısındaki ona birşeyler anlatıyordu. Az ilerilerinde durmuş bir yandan sigara içiyor bir yandan da binanın tavanına yuva yapmış kırlangıçları izliyordum. Kırlangıçların yuvaları için getirdikleri çamurdan bir parça ayaklarımızın dibine düştü.

Kadın konuşmasını böldü ve düşen çamura baktı.
Ve gözünü çamurdan ayırmadan anlatmaya başladı: "Eski evimin balkonuna yuva yapmıştı kırlangıçlar. Hem de her iki balkona da. Bir gün arka odadan bir ses duydum. Bir yavru kırlangıç içeriye girmiş. Beni görünce gardrobun arkasına attı kendini. Korktu garibim. Elimi uzattım çıkaramadım. Onu orada bıraksam yine ölecek. Öyle küçüktü ki... Eşimi çağırdım. O da dakikalarca uğraştı. Yok çıkmıyor. Öyle korkmuş ki kıpırdayamıyor bile. Bilmiyorum, belki de sıkışmıştı. Dolabı çekmeye çalıştık çekemedik. Çok ağır, parçaları da ayrılmıyor. Sonunda marangozu çağırdık. Dolabı söktü adam. Yavru uçup gitti. Sonra dolabı yeniden monte ettirdik. Görüyor musun sen şu küçük kuşun yaptığını bize?" Yüzüne yayılan tatlı gülümsemeye bakıp kaldım şaşkın şaşkın. "Hangi zamanlardan geldin sen de kalbinde böyle bir hayat sevgisi taşıyorsun?" demek istedim ama öylece bakakaldım içim içimden taşarak.

Ah kız kardeşim olsun istedim o kadın. Kardeşim olsun da ona her baktığımda diyeyim ki; "İşte iyiliğin hükmünü kaybetmediğinin kanıtı karşımda duruyor. Kanlı canlı, kardeşim benim." Ve tutup bu kadını alnından öpmek istedim. Küçücük bir yavru kuş için binbir zahmeti göze alan, onun da bir hayatı olduğunun bilincinde olan bu kadın alnından öpülesi değilse, nedir? Yol kenarında ölen insanların yanından geçip giden adamlar ve kadınların ülkesinde yaşayan biri için bu kadın elleri öpülesi değilse nedir?


Hala umut var, iyi olan kraliçenin askerleri azaldılar ama tümden yenilmediler. Son asker de gidinceye kadar hala umut var insana dair. Beyaz Kraliçe bir gün Kara Prensi altedecek. İşte o zaman binlerce kırlangıç yavrusu doğacak dünyada. Ve o yavrular bilecekler ki insanoğlu onları hep koruyacak. Ve insanlar bilecekler ki; iyilik asla yenilen olmayacak... Bir gün mutlaka...

Resim: Edson Campos

16 yorum:

  1. Evet , iyilik henüz yeryüzünden silinmedi ...ben de " hala umut var" demek istiyorum .teşekkürler bu nefis yazı için..

    YanıtlaSil
  2. İyilik ve "iyiliğin yeryüzünden silinmediğine inananlar" yeryüzünden silinmedikçe Beyaz Kraliçe yenilmiş sayılır mı? Umut var elbette çünkü Beyaz Kraliçe bizlere güveniyor :) Ben teşekkür ederim okuduğun, beğendiğin ve böyle güzel yorumladığın için...

    YanıtlaSil
  3. kötülük olmazsa, iyilik anlamını bulamaz. dengeler değişebilir fakat aralarından bir galip çıkacağını sanmıyorum. bu sonsuza kadar beyaz ve siyahın mücadelesi olarak kalacak

    YanıtlaSil
  4. Bu doğru çünkü herşey karşıtıyla var. Eğer kötülük olmasa iyilik diye bir kavramdan söz ediyor olmamız ve ona bunca değer vermemiz söz konusu olamazdı. Ve denge konusu... Hayat ve dünyanın düzeni denge üzerine kurulmuştur. Ve o denge bozulduğu vakit terazinin gözlerinden biri fazlaca dolduğu vakit ters giden birşeyler vardır. Kötülüğün gün geçtikçe büyüdüğü bir dünyada iyiliğe inanan insanlar umutlarını kaybederler. Ve uyum adına dünya ile hayatla bir olabilmek adına taraf değiştirebilirler. Oysa asıl denge şudur: İyi ya da kötü olabilmeyi seçme özgürlüğü... Bu nedenle dengeyi koruyabilmek için Beyaz Kraliçenin galip gelmesi gerek. O insanlara kendi taraflarını seçme özgürlüğünü verecek. Çünkü İyi asla diktatör değildir. Ve insanlar yenilmiş ve hatta yok olmuş bir krallığa hizmet etmezler. Ya kendinilerini tümden yok ederler ya da güçlünün tarafında olmayı tercih ederler. Denge olmalı... İyi ve kötünün, beyazın ve siyahın dengesi olmalı...

    YanıtlaSil
  5. Ben de umudunu kaybetmeyenlerdenim.İyilik her zaman vardı ve hep var olacak...Sevgiler.

    YanıtlaSil
  6. Biz umudu kaybetmedikçe hep de var olacak iyilik...

    YanıtlaSil
  7. "Kevaşe Serçe" yazımdaki ben gibiymiş o kadın da. Erkek olmam sorun arz atmezse istersen ben senin kız kardeşin olabilirim. =)

    YanıtlaSil
  8. Seve seve Buzcevherim seve seve... Bundan böyle kardeşimsin :)

    YanıtlaSil
  9. İyi o zaman kardeşin olduğuma göre önce şu saçını başını bir yolayım. =P

    YanıtlaSil
  10. Bak sen benim küçük kardeşime :) Ablasının saçını başını yolmaya karar vermiş de bunu da cümle aleme ilan etmiş :)Sana, saçımın sol yanını yolduğunda sağ tarafımı döneceğim izlenimini veren nedir bakiim? Unutma bugün birinin saçını başını yolarsan onun seni yüksek bir yerden atma ihtimalini de göze almışsın demektir :P Sevgilerimle kardeşime :)))

    YanıtlaSil
  11. Enfes bir yazıydı, özellikle final kısmı. bir gün mutlaka...

    YanıtlaSil
  12. Çok teşekkür ederim Çağrı :) Beğenmen beni mutlu etti.

    YanıtlaSil
  13. Çok düşünürüm bazen.Herkez iyi olsa ne çıkardı dünyadan.İnsanlar kötülük,pislik yapmaya neden bu denli hevesliler,şeytanın vardır parmağı diyorum diyorumda neden ben uymuyorumda bir başkası seve seve uyar o ateş topuna:((yanıtsız kalakalırım.Sanırım safım yada beynim basmıyor kötülüğe...temiz kalman dileğiyle.etkileyici uslüp sahibi olman güzel. yeni keşfettiğim bir kaç blokırdan birisiniz...

    YanıtlaSil
  14. Bunu ben de düşünürüm zaman zaman. Sanırım denge olmazdı o zaman. Düşün herkesin iyi olduğu bir yer sadece cennet olabilir. Ama insan ruhu tek bir duyguyu yaşamıyor. Ve ruhlar geçmişe göre ya da buna benzer bir çok sebepten farklı biçimleniyor. Ve bu bir seçim sorunu aynı zamanda. İyi ya da kötü... Seçiyorsun. İyi biri olmanın zorlukları var ve kötü biri olmanın da avantajları :) Ve hayat böyle... Çok teşekkür ederim okuduğunuz ve yorumladığınız için...

    YanıtlaSil