09 Haziran 2009

SAÇMALAYABİLİRİM...

Saçmalayabilirim. Hem de aklının almayacağı kadar saçmalayabilirim. Üstelik saçmaladığım sırada tüm söylediklerim bana dünyanın en mantıklı sözleri gibi görünebilir. Sen şaşkın şaşkın bakarken ben de sana şaşkınlıkla bakarım. Sen nasıl böylesi saçmalanabileceğine akıl sır erdiremezken ben bu kadar açık ve net olanın senin tarafından anlaşılamamasına şaşıyorumdur tam aynı dakikada çünkü. Dedim ya saçmalayabilirim ve saçmalıyorken kendi saçmalama sınırlarımı kat be kat aşmış olabilirim. Sen aldırma bana...

Bugün ona dedim ki: "Peki bütün bunların anlamı nedir?" Dudak büktü. Şu ara biri bana aynı soruyu sorsa ben de dudak bükerim muhtemel ki. İşte tam bunu düşündüğüm sırada anladım onunla tam aynı noktada durduğumuzu. Hem de aynı noktada durduğumuzu bilmeden, birbirimizi itmeden, yer kavgası yapmadan. "Ne güzel" dedim. Yine dudak büktü. Muhtemel ki yer değiştirsek, "ne güzel" diyen o olsa, benim de dudak bükmekten öte birşey gelmezdi içimden.

Dedim ya bazen saçmalayabilirim. Bazen herşeyi anlamsız da bulabilirim. İşte tam o anda senden dudak bükmeni beklerim. Belki o zaman sırf anlaşılabildiğim için sırf o minicik anlamsız noktada tek başıma olmadığım için "ne güzel" diyebilirim. Hem karşılığında birşey de beklemem senden. Sorma yeter. Dudak bük yeter. Belki o zaman normale dönerim.
Fotoğraf: Life

19 yorum:

  1. Tutarlı olmamı bekleme benden.
    Yüreğimin ve beynimin aynı anlaşmaya imza atması mümkün değil.
    Sen konusunda anlaşamazlar anlasana.

    Yüreğim senin iyi bir insan olduğunu sanıyor.
    Beynim olmadığına ilişkin onlarca kanıt sunuyor.
    Yüreğim sana acıyor.
    Beynim kendime acımam konusunda geçmişi hatırlatıyor.

    Tutarlı olmamı bekleme benden.
    Bedenim seni çağırıyor
    Aklım kendine gel diyor.

    Aklım sonunda bir sınır çiziyor.
    Akılla yürek anlaşacakmış gibi geliyor.
    Hiç beklenmedik bir anda
    vurucu cümle karşıma çıkıyor :

    “Sınırlar başkasını dışarıda tutmaz,
    sizi içeri hapseder”


    yazmıştım... evet bazen saçmalayabilirim :)

    YanıtlaSil
  2. "Yüreğimin ve beynimin aynı anlaşmaya imza atması mümkün değil." İşte ben genellikle böyle zamanlarda saçmalayabilirim. Ve tam saçmaladığım anda herkesin zaman zaman saçmalayabileceğini bilerek rahatlayabilirim. Hepimiz böyle miyiz sence?

    YanıtlaSil
  3. Güzel de bazı insanlar yok mu öyle belirgin çizgileri, kesin kuralları, şaşmaz saat ibreleri var. Sanki doğdukları andan ölecekleri ana kadar her dakikaları hatta saniyeleri planlanmış. Ne karmaşa ne kaybolma. E doğal olarak asla saçmalamama... Akıl sır erdiremediğim ama pek de sıkıcı bulduğun insan tipi bu. Belki onlar da kendi içlerinde zaman zaman saçmalıyorlardır.

    YanıtlaSil
  4. belki onlar dışa vuracak kadar cesaretli değillerdir...ve hatta belki bu insanlar bizim kadar derin yaşamıyorlardır anları... olamaz mı?

    YanıtlaSil
  5. Evet olabilir. Bazıları mükemmel olmayı ya da öyle görünmeyi diyelim kendileri olmaya yeğlerler. Oysa kusursuz olan çoğu zaman iticidir.

    YanıtlaSil
  6. kusursuzluk sahte bir yansımadır arkasında bir çok kusuru gizleyen ve ne acıdır ki görünen, bilinen kusur acıtmaz karşındakini oysa görünmeyen öyle midir?

    YanıtlaSil
  7. İşte bu yüzden bay ve bayan mükemmelden deli gibi kaçarım ben. Kusurları olan ve o kusurları çekinmeden gösteren insanları severim. Kimse ama kimse asla mükemmel değil. Bu doğamıza aykırı gibi geliyor bana.

    YanıtlaSil
  8. Boş ver kediciğim normale dönme, böylesi de güzeldir ara sıra:)

    YanıtlaSil
  9. Bol bol saçmala diyorsun yani :) İyi ama o zaman da etraftakilerin kafası karışıyor :) Neyse ben yine arada bir saçmalayayım. en azından içim rahatlamış olur di mi :)

    YanıtlaSil
  10. Mükemmel olmaya çalışan insanlar öyle arızalarını güzlemeye çalışıyorlar ki, mükemmel görünerek sevgi elde etmeye çalışıyorlar, ya da öyle elde edeceklerini sanıyorlar. Ne müthiş bir sevgi açlığı, ne acınası bir sevgisizlik aslında onların ki.

    YanıtlaSil
  11. Mükemmel görünmeye çalışan biri nasıl sevgi elde edebilir ki? Olsa olsa bir yanılsama olur bu. Birazcık ama azıcık kendini tanıyan bir insan insan doğasının kusurlu olduğunu bilir. Yaşam boyu kendimizi ne kadar törpülesek de hep kusur kalır üzerimizde. Sanıyorum asıl önemli olan kusurlarını kabul ediyor olmak. Onlardan arınmaya çalışırak yürümek. Zaten hayat dediğimiz hepi topu bu değil mi? Ve kötü haber: asla hiç birimiz kusursuz olarak bitiremeyeceğiz bu hayatı :)

    YanıtlaSil
  12. Keşke tüm saçmalıklar böyle olsa...

    YanıtlaSil
  13. bazen saçma şeyler de yapmak gerekiyor. insana farklı bir rahatlık veriyor bu. saçmaladığının farkındaysan daha da iyi :) e tabi saçmalıklarımıza katlanacak birileri de varsa yanımızda :))

    YanıtlaSil
  14. ben sen o

    Noktayım noktasın
    Virgülsüzler

    İsyankarım isyankarsın
    Koyun gibiler

    Allahsızım allahsızsın
    putperestler

    Mülksüzüm mülksüzsün
    mülkiyeliler

    Soysuzum soysuzsun
    Asiller

    Sapsızım sapsızsın
    Baltalar

    Saçmayım saçmasın
    Ciddiler

    Huzursuzum huzursuzsun
    Huzurlugiller

    Aptalım aptalsın
    Akıllıgiller

    Benim sensin
    bendenizler

    Volkan kemal

    YanıtlaSil
  15. Resmen saçmalamışsın Fulya. Hayret bişey :PP

    YanıtlaSil
  16. AYSEMA : Bunu bir iltifat olarak kabul edebilir miyim? :)

    CİNAR: İnsan hayatın içinde öyle kısıtlanıyor ki saçmalamak bir nevi özgürlük gibi gözüküyor bize değil mi?

    VOLKAN: Çok güzeldi...

    HAŞİM: Farkındayım :D

    YanıtlaSil
  17. bende bazen saçmalayabilme hakkımın geri verilmesini istiyorum.Saçmalayamamak beni yoruyor bazen...

    YanıtlaSil