28 Haziran 2009

"BU ÜLKEDE HERŞEY OLUR KARDEŞİM"

"Heh heh heh bu ülkede herşey olur kardeşim, neden şaşırıyorsunuz ki?" diyen adam ve kadınlara şaşırıyorum ben asıl. Bu öfkesiz, kaygısız kabullenişin herşeyi olağan karşılayan hali karşısında donup kalıyorum. Ve o adam ve kadınlar hayatın suyu içinde akıntıya kapılmış giderken o akıntı içinde kayalara çarpa çarpa yok olan ruhlarının farkındalar mı merak ediyorum.

Mesela bu ülkede parmak kadar çocuklar tacizlere uğruyor. Kerli ferli adamlar sütten çıkmış ak kaşık oluyorlar. "Aaaaa" diye diye gazeteleri okuyanlar kısacık ama kısacık bir süre sonra herşeyi unutup, o adam sanki karbeyaz bir geçmişe sahipmiş gibi aralarına alıveriyorlar. Sonra gazetelerden üzerimize yağmur gibi taciz ve tecavüz haberleri yağıyor ve ne yazık ki "neden bu kadar fazla?" diyeceğimize "aman yine mi?" diyerek bu haberlere alışmış olduğumuzu bunların artık bizim için yeni birşey olmadığını çekinmeden gösteriveriyoruz. Dinden imandan bahseden adam ve kadınların ülkede bu kadar aç ve yoksul varken binlerce liralık ayakkabıları giyiyor olmaları üzerine kimse kafa patlatmıyor mesela. Parlak cilalı ayakkabılarının kaç ailenin akşam yemeği olduğunu hiç ama hiç hesaplamayan bu adamlar ve kadınlar, kimsenin bunu dert etmeyeceğini ve o fakir halkın bunun hesabını asla sorgulamayacağını çok iyi bildiklerinden yüzlerinde o "herşey yolunda" gülümsemesiyle dolaşıp duruyorlar. Her birimizin aklında "iyiliğin cezasız kalmayacağı" fikri ile dolaşıyor olmamız kimseye batmıyor mesela. Bunu hayatın doğası sanıp devam ediyoruz yaşamaya. Ne zaman biri birşey yapsa insanları ezilmekten kurtarmak için altında başka şeyler arıyoruz. Ve hiç utanmıyoruz "kimse boşuna iyilik yapmaz, vardır bir çıkarı" demekten. Dünyada artık iyiliğin yok olduğu ve herşeyin kötülük üstüne olduğunu düşünüyor olduğumuzun aslında bir ruh hastalığı olduğunun farkına bile varmıyoruz.

İşte sırf bunlar yüzünden ağzından "bu ülkede herşey olur kardeşim" cümlesi çıkıp gevrek gevrek gülenler yerine tek bir haber üzerine kafa patlatanlara sonsuz bir saygı duyuyorum. Bunun yerine "nereye gidiyoruz? ne yapabiliriz?" diyenin bu topraklar üzerinde onuruyla yaşayanlar olduğunu biliyorum. Tek bir kişi olmanın çaresizliğini hisseden ama yine de o çaresizliğe kapılıp düşünmekten vazgeçmeyen, kendi başına elinden geleni yapmaya çalışan, aç birinin karnını doyuran, okumaya çalışan bir çocuğun kitaplarını defterlerini alan, imkanı varsa birilerine iş bulan, komşusu açken uyuyamayan bir kap yemeğini onunla paylaşan ve bütün bunları yaparken etrafındaki herkese iyi olanın asla ölmeyeceğini farkında olmadan gösterenlerin, hayatının sonbaharında titrek elleriyle hala ağaç dikenlerin, toprağın taşını temizleyip onu ekilir dikilir hale getirenlerin, suyun kıymetini bilip bir damlasını ziyan etmeyenlerin, sokaklardan başkasının çöpünü toplayıp temizleyenlerin varolduğunu biliyorum. "Bu dünyanın gidişine nasıl karşı durayım ben?" demeyen adam ve kadınların bir insan olarak üzerlerine düşeni yapmış olmanın mutluluğuyla hayata gözlerini kapayacaklarını, bozulan koca duvarın bir tanecik tuğlasını tamir etseler dahi yine de büyük bir iş başardıklarını, eli kucağında oturmanın insanoğluna asla yakışmayacağını da öyle...

Fotoğraf: Life

16 yorum:

  1. Kedicim, sorgusuz, sualsiz kabullenis, her olana karsi duyarsiz, düsüncesiz yasamak, yasamakmidir?
    Komsusu ac yatarken yataginda nasil rahat uyur bir insan, bütün bunlari anlayabilmis degilim, anlamakta istemiyorum acikcasi.
    Herkes yanindaki birinin ihtiyacini karsilasa, ya da elinden geldigince yardim etse, ac-acik, muhtac kimse kalmazdi.
    Bizler gibi düsünenlerin olmasida umut veriyor bana.
    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
  2. Merhaba Aydan atlayan kardeşim,
    Bugünedek okuyup da en çok beğendiğim duyarlı bir yazı yazmışşsın.. eline gözüne usuna salık..
    "Nolcek bu memleketin haliy"le avunan ve lagaluga ile vakit öldürenlere örnek olur mu bilmem ama..güzel bir deneme.. sorgulama..
    Duyarsiz duyargalilarin kulaklarina k]e olsun mu?

    Nazım'dan bir alıntıyla..sonlarsam:

    "Sen yanmszsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak.. nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa? "
    Vkemal

    YanıtlaSil
  3. Sevgili Kedi
    Tam da böyle bir cümle yazdım bugün. Gerçekten bu ülke gündemindeki hiçbir şey ve hiçkimse beni şaşırtamıyor. Ama şaşırmam içimde acıyan yer kalmadığı, kafamı patlatmadığım hatta fiziksel olarak patladığını bile hayal edebilecek kadar kulak arkası ettiğim anlamına gelmiyordu. Senin yazını okuyunca dedim ki "aaa evet, bu anlama da gelebilir yanlış anlaşılabilir bu şaşıramama!"

    Gider miyim? Bugünkü aklımla cevap vereyim: hayır! Birey olarak, kadın olarak, anne olarak, insan olarak elimden geleni çoğu zaman gayet aktivist tavırlarla yapmaya elbette devam edeceğim. İki çocuğum da bu taahüdümün altına attığım imza ve hatta elimden geleni yapmazsam hayatın bana uygulayacağı yaptırımlardır diye düşünüyorum.

    Ama bir çocuğun durup dururken gülümseyerek bakmasına hala şaşırabiliyorum ama bu ülkenin gizli ya da aleni gündemlerinde olan biten hiçbirşeye vallahi şaşıramıyorum. Geçici felç mi dersin?

    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
  4. ben bu meselenin artık sadece bizim memleketimize ait olduğunu düşünmüyorum.
    yani soruyu ben kendimce "bu dünyada artık herşey olur kardeşim." şeklinde çeviriyorum.
    o zamanda soru, "bizler bu dünyaya ait miyiz?"'e gidiyor.

    Çok azız. Çok yalnızız.

    Ama devam.
    Sonuna kadar.

    Yapabildiğimiz kadarı ile.
    Elimizden geldiğince.

    YanıtlaSil
  5. çok iyi. ben yazsam böyle yazardım dediğim yazılardan, sanki ben. azız.. bazen hiç görünecek kadar.. ama varız.
    değişime inanmalı elbet inanmak lazım ama yetmez. ses çıkarmalı, mümkün olan her yoldan!
    bu güzel yazı için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  6. yerli yersiz durmadan telefon değiştirenler. en yakın akrabaları açken saçma sapan vakıflara milyonlar dökenler! el kadar kremlere milyonlar harcayanlar... İnsanlık çok büyük bir kaosun eşiğinde. ama haklısın insan kendini toparlayıp daha üretken ve yapıcı olmalı. Hepimizin zaman zaman " burası Türkiye " dediğimiz oluyor ve ben ne zaman böyle desem akabinde kendimden utanıyorum... umarım her şey çok daha güzel olur

    YanıtlaSil
  7. ben de herkesten her şeyi bekleyenlerdenim. ama bu her şeyi kabullendiğimden değil. kötü bir yere doğru gidiyoruz. bunun farkındayım. o yüzden şaşırmıyorum çünkü biliyorum ki sayıca gittikçe azalıyoruz. ama bu kabullendiğim anlamına gelmiyor. elimden geleni yapmaya çalışıyorum ben de. en azından dünyamız için.

    YanıtlaSil
  8. BELGİN: Bu kaygısız hal bu bencillik ne yazık ki bir mikrop gibi yayılmakta. her koyunun kendi bacağından asıldığı, başka koyunların kırılan bacaklarına arkanı dönmek gerektiği fikri de öyle. Bizler sandığımız kadar küçük ve öenmsiz değiliz. Birer damla olabiliriz belki ama bir arada iken koca bir deniz ederiz.Bu nedenle elimizden geleni yapmak zorundayız. en azından bu ah'lanıp vah'lanmaktan yeğdir değil mi? İnan bana böyle insanların varlığını bilmek bile güç verir her birimize.

    VOLKAN: Sevgili Volkan, olup bitenden çok, susan ve el kol bağlı oturan deli ediyor beni. Etrafa azıcık baksak ve bunlar üzerine biraz düşünsek yapacak pek çok şey var aslında. Ama "amaaan ben mi kurtaracağım bu ülkeyi" diye düşünüp "ben rahatıma bakarım" şeklinde yaşayanlar arttıkça umut da sönecek. Evet sen kurtaracaksın bu ülkeyi. Sen ve senin gibiler. Sendekini paylaşacaksın, ağaç dikeceksin, çocukları okutacaksın. Sen kurtarmazsan kimse kurtarmayacak çünkü. İnan bana bazılarına bakıp böyle bağırasım var.

    SARDUNYA:Sevgili Sardunya yazdıklarını okudum ve hiç de bu şekilde algılamadım devamını okuyunca. Bana senin cümlen yorgun ve üzgün bir zihnin cümlesi gibi geldi. Ki bunu zaman zaman ben de hissederim. Olup bitenden yorulduğum, daha fazla dayanamadığım ve umudumu kaybettiğim zamanlarda tıpkı böyle şaşırmaz hale geldiğimi düşünürüm. Ayrıca, özellikle çocuklarının iyi yetişmesi için özen gösteren bir annenin duyarsızlaşmış olmasını imkan dahilinde görmüyorum. Sevgiler benden de sana sevgili Sardunya...

    ABİ:Elbette sadece memleketimize ait değil. dünyanın gidişinde işleyişinde bir bozukluk, bir aksaklık var. Memlekete kafa patlattığım kadar dünyaya da kafa patlatıyorum ama bir yerden başlamalı öyle değil mi? Eminim pek çoğumuz böyleyiz. yakınımızdan yöremizden başlamak da bir iş :) Azız ama hiç yok değiliz be Abi. Kimbilir gün gelir çok oluruz.

    KARAKUTU: Ses çıkarmalı ama ben sesten çok elden gelenin yapılması gerektiğine inanıyorum. Dediğim gibi çocuk okutmak, ağaç dikmek, aç birini doyurmak. Bunlar küçük gibi görünür ama aslında büyük şeyler. Birine iş bulmak koca bir aileyi kurtarır. belki o adam çocuklarını okutur. Okuyan çocuk suç işlemekten kurtulur. Bir suçlu yerine bir bilim adamı bir doktor bir öğretmen kazanabilir bu ülke. Bu az şey midir?

    KALDIRIM ÇOCUKLARI: Şöyle bir yaşadığımız hayata baktığımızda aslında öyle savruk öyle gereksiz harcamalar yapıyoruz ki. Bir hesap yapsak harcadıklarımızla kaç ailenin akşam yiyeceğine dari eminim insan içine çıkacak yüzümüz kalmaz. Ben en çok parasını bankada biriktirip bir iş kurmayanlara deli oluyorum. Bir iş kur insanlara iş ver. Ama faizi alıp tıkır tıkır yemek daha rahar ve risksiz değil mi?

    CİNAR: Bunun farkında olmak ve elinden geleni yapıyor olmak onurlu bir yaşam için gerekli diye düşünüyorum. Ve inan bana böyle yaşayanlara sonsuz saygı duyuyorum. İyi ki varlar.

    YanıtlaSil
  9. O kadar yerinde ve doğru tespitler içeriyor ki yazınız sevgili kedi... Belki de o kadar az değilizdir, belki, birileri cesaret alır bizden. Uykudaki vicdanlarını uyandırır.
    Belki daha çok dile getirmeliyiz bunları, ne dersin sevgili kedi?

    YanıtlaSil
  10. Ben de aynı şeyi düşünüyordum İpek. Gördüklerimizi dile getirmeliyiz ki hem aklımızdakiler yeniden canlansın hem de farkında olmayan farkında olsun. Ne kaybederiz ki? Hiç birşey. ama mutlaka bir şeyler kazanacağımızı biliyorum.

    YanıtlaSil
  11. Bu ülkede bu zihniyette insanlar olduğu sürece her şey olur kediciğim, nedir bu vurdumduymazlık, adamsendecilik?
    Çok yazık çok.

    YanıtlaSil
  12. İşte bu yüzden bu vurdumduymazları bir kenara bırakıp yolumuza devam edelim.

    YanıtlaSil
  13. Evet herşey olur.

    O taciz mağdurları defalarca acaba psikolojik olarak etkilendimi diye. hem beyinleri hem bedenleri muayene edilirken... diğer tarafta zarar görmemesi için polisler suçluyu korurlar. Dediğin gibi adam çıkar, olanların üzerinden zaman geçer, aralarına alırlar. sonra neden derler.

    hala etkilendi diye merak eden ve yetmeyip 2, kez istenen bir rapor düzeni vardır çünkü.

    YanıtlaSil
  14. Ben çoğu zaman çarkın kötülükten yana döndüğü duygusuna kapılıyor ve fena halde umutsuzluğa düşüyorum. Ama sonra toparlıyorum aklı ki susmayayım. Başka çaremiz var yok çünkü.

    YanıtlaSil
  15. Bireysel Silahlanmaya karşı olduğunuz için teşekkürler.

    Silahlar can almak için yapılmış araçlardır. Lütfen silaha karşı sesimizi yükseltelim.
    http://antibssah.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  16. dilerim buna karşı olanların sayısı artar ve saçma sapan ölümler olmaz artık.

    YanıtlaSil