20 Haziran 2009

"BİRAZ KENDİNDEN BAHSETSENE"

Şimdi size biriyle tanıştırılmaktan çok korkarım dediğimde eminim gözünüzün önüne hasbelkader bir kaç arkadaş edinmiş, o hasbelkader edindiği arkadaşlarıyla da çok nadir görüşen, insanlarla bir arada bulunmaktan kaçan biri gelecektir. Fakat durum bu değil. Biriyle tanışmaktan çok korkarım çünkü o insanların çoğu şunu söylemeye kendilerini mecbur hissederler: "Biraz kendinden bahsetsene."

Bu soruya diğer insanlar nasıl yanıt verirler bilmem ama bu soruyu duyduğum an benim sırtımdan soğuk terler boşanır. Elbette bu soruya çeşitli yanıtlar verilebilir. Mesela bir ingilizce kursu öğrencisinin diliyle: "I'm a student. I'm 18 years old. I'm from Ankara." gibi lafları türkçeye çevirip size "biraz kendinden bahsetsene" demiş ve yeni tanıştığı biriyle ancak bu şekilde sohbet edebileceğini düşünen kişiye cevap verir, onu geçiştirir ve kalkıp oradan giderken kendinizden söz ettiğiniz cümlelere şunu da ekleyebilirsiz: "tüm bu özelliklerimin yanında aynı zamanda kaba biriyimdir."

"Biraz kendinden bahsetsene" cümlesi yanıt bekleyen bir sorudur, evet. Fakat yanıtı hiç bir zaman dürüst olmayan bir sorudur da aynı zamanda. Çünkü bir kişinin kendisi hakkında verdiği bilgilerin çoğu aslında olmak istediği kişiyi betimler. Öğrenci olmaktan, 18 yaşında olmaktan ya da Ankaralı olmaktan söz etmiyorum elbette. Fakat bu kesinliği olan gerçekliği tartışmasız biçimde ortada olan bilgilerin de birini tanımak için pek bir anlamı yoktur sanıyorum. Yaş ortadadır zaten. İş az çok tahmin edilebilir. Ve nereli olduğunun da zerrece önemi yoktur.

Bu soru saçmadır çünkü insanın kendisi hakkında verdiği bilgiler, eğer nereden başlayıp kendisi hakkında neler anlatacağını kolaylıkla bulabilmişse, eksik, yanlış ve kişinin kendisi tarafından yorumlanarak sunulmuştur.(Doğal olarak böyledir. Çünkü kendimizi dışardan değil yalnızca içerden görebiliyoruz.) Oysa eğer birini gerçekten tanımak istiyorsan sohbeti bu soruyla başlatmak sıkıcılığını göstermezsin. Bu soruyu sorarak karşındaki insanı kilitlemez ve tüm bu tanışıklığı orada bitirmezsin. Akıllı biri isen eğer ve karşındaki ilgini çekmişse, onu tanıma isteği duyuyorsan biraz ona bakarak bir kaç söz söyleyerek, bir kaç soru sorarak sohbeti yönlendirebilirsin. O konuşurken yüzüne, el kol hareketlerine, seçtiği kelimelere, sorduğu sorulara, sen konuştuğunda sözlerinden hangisinde yüzünde merak uyandığına dikkat ederek çok daha dolu bir zaman geçirebilir ve karşındakine de aynı fırsatı tanımış olursun. Çünkü, çok insan kendini akıllı bir göz karşısında sandığından çok daha fazla ele verir.

Evet, biriyle tanışmaktan çok korkarım çünkü "biraz kendinden bahsetsene" cümlesine nasıl cevap vereceğimi asla bilemem. Dışardan bakamadığım ben'in nasıl biri olduğunu anlatamam karşımdakine. Ve anlatmayı da istemem. İsterim ki karşımda bir tilki kurnazlığıyla beni tanımaya çalışan biri olsun. Ve yine isterim ki karşımda ben kendimden söz etmediğimi sanırken bana kendimden söz ettirmeyi başaracak biri olsun. Bu o kadar zor değil. Üstelik "kendinden söz etsene" sorusunun sıkıcı cevabını da taşımaz içinde. Nasıl bulmaca çözüyorsan, nasıl parçaları birleştirip bir resim elde ediyorsan insanı tanımak da tıpkı bunun kadar eğlenceli ve merak uyandırıcıdır bence. Tabi sen eğer "biraz kendinden söz etsene" diyerek gazetenin arka sayfasındaki bulmaca cevabına bakmayı tercih etmiyorsan.

20 yorum:

  1. evet evet benimde uyuz olduğum sorulardan biridir. Çok güzel bir yazı olmuş :).bu arada biraz kendinden bahsetsene ? :)))

    YanıtlaSil
  2. hakikaten ne sinir bir soru...her seferinde ne desem şimdi buna diye sıkıntıdan çatlıyorum...bazen tanıştığım kişiler bu kelime topluluğunu kullanmıyor, nasıl seviniyorum anlatamam...şapur şupur öpesim geliyor onları :)

    ayrıca hep "ben anlatılmaz yaşanırım" klişesini kullanmak istedim bu soruda..her seferinde "buna doğru düzgün kendimi tanıtayım bir sonrakinde kullanıcam söz" diye erteledim..bakalım kullanabilecek miyim??

    YanıtlaSil
  3. "Biraz kendinden bahsetsene?"
    -Ben bay mükemmellim ya da bayan mükemmel.
    -Hadi canım ordan :P
    -Bahsetsene kendinden biraz?
    -İşe yaramazın tekiyim...
    desen olmaz..İşe yararım desen ukala dümbeleği olursun.
    Eee ne denir ki?? Böyle soru mu olur? Hem kim kimi merak ediyorsa biraz kafa yorup da kendi anlasın nasıl olduğunu. Ama sakın yanlış anlamasın :)

    YanıtlaSil
  4. tam da aradığım yazı olmuş
    nasıl ihtiyacım vardı bunu okumaya:)
    benim çok anlatacağım vardır asla anlatamadığım,
    tıpkı benim gbi insanlar da varmış. ne güzel söylemişsin,
    "karşımda ben kendimden söz etmediğimi sanırken bana kendimden söz ettirmeyi başaracak biri olsun"

    diline sağlık aydan atlayan kedi..

    YanıtlaSil
  5. bu soruyu soranları genelde paralıyorum ben. evet kesinlikle çok kaba bi insanım. yüzlerine ebel ebel bakıp susuyorum bazan, biliyorum bu da büyük bi kabalık. bu soruya maruz kalmamak için özellikle internet ortamında kimseyle tanışmak istemiyorum...

    YanıtlaSil
  6. Merhaba, ben abi. Bana kendinden bahsetme. Bırak ben seni tanıyayım.

    YanıtlaSil
  7. Bu yazınıza gönülden katılıyorum. Bu sorunun saçmalığını farkeden insanların olması gerçekten çok umut verici :)

    YanıtlaSil
  8. ne zordur değil mi kendini anlatmak? aslında cevaben diyeceksin ki, ''hayatına lazımsam, beni sen anla bir zaman sonra ben sana sorararım; biraz bana beni anlatsana''...

    YanıtlaSil
  9. "biraz kendinden söz etsene" sorusuna meydan vermeyecek denli kendini anlatmakta rahat ve güvenli olması gerekir insanın...tabii ki bir iş sözleşmesi için sorulmamışsa bu soru...Karşımızdakine bilmece çözdürmek bize ne tür zevk verir bilemem ama; bu, bir tür kendimizi çözemediğimizin de ipuçlarını göstermez mi...?
    İnsan kendisini en güzel ve en renkli anlatan hayvan değilmi dir?
    Şiirden müziğe.. resimden sahneye değin tüm araçları kendimizi anlatmak için kullanmıyor muyuz?
    Aydan Atlayan Kedi kardeş bunca emekle harcayarak yarattığın bu sayfayı kendini anlatmanın dışında ne için hazırlamaktasın?
    " Biraz kendinden söz etsene" dememizi bekledin mi hiç?:-)

    İyiki varsın...sevgiylekal
    VKemal

    YanıtlaSil
  10. Güzel bir yazı olmuş. Bir de bu sorunun benzerleri vardır:

    Hobilerin nelerdir? :) Tabi bu soru biraz daha gençliğin ilk yıllarına ait sayılabilir. Ama olgunmuş gibi görünmek için bu soruyu değiştirirler:

    "Boş vakitlerinde neler yaparsın" & "Neler yapmaktan hoşlanırsın"

    Bunların hepsi sakat sorular ama cevaplar bazen insanın kendisini sorgulamasına yarayabilir. Örneğin "hobilerin nelerdir"

    cevap: kitap okumak, müzik dinlemek, gezmek, sevdiklerimle vakit geçirmek...

    sonra bu cevapları veren kişi, kendini sorgulama başlayabilir. "Hangi kitap, ya da ortada bir kitap var mı, hangi müzik" gibi :)

    Yani demek istediğim bu soruların cevapları kişinin kafasındaki "ideal ben"dir.

    YanıtlaSil
  11. tembel işidir bu soru :) karşısındakini çalışmaya sevkeder sadistçe. zaten bu soruyu sırıtmadan sorana rastlamadım. işkencesinin farkındadır yani soran.

    bu sorunun otuz küsur ya da kırk küsur yaşında birine sorulduğunda ki komikliğine de hiç gülemem. trajiktir. şimdi adam sana hangi zamandaki kendinden bahsetsin? kaç senesinin özetini nasıl geçsin?

    bir de sürekli kendinden bahsedebilenler vardır ki ödüllüktür. o nasıl bir performanstır... dünyanın bütün altınları biraraya getirilip altından bir leylek yapıp veresi gelir insanın. "biraz kendinden bahsetmeyi kessene!" ye cevabı, yukarıdaki soruyla aynı duraksamaya yaşatır. nasıl kesecek şimdi/nasıl bahsedecek şimdi...

    :)

    YanıtlaSil
  12. kendini anlatmaya çalışmak da çok gereksizdir bence. sen ne dersen de karşındaki seni nasıl tanırsa öyle bilecektir sonuçta, öyle değil mi? O zaman soruya da cevaba da gerek yoktur. bırak zaman aksın demek istiyorum bu noktada :)

    YanıtlaSil
  13. Gerçekten de çok can sıkıcı bir cümledir bu "bana kendinden bahsetsene" ay.. aman tüh dur yaa kimdim ki ben nasıl biriydim,hangisinden başlasam acaba...gibi bir panik hali yatarır ben de.Yani çok kitap okurum desem aman klişe laflar geç bunları der içimdeki, ne bileyim bir söz vardır ya buraya tam oturuyor ben ce o "ne anlatırsan ne kadar anlatırsan anlat karşındakinin anladığı kadarsındır"yani çokta paralanmaya parçalanmaya gerek yok gibi...

    YanıtlaSil
  14. Sıkıcı insanların kolayda bulunsun diye yedek soru cümleleri bunlar. İlk soran vakit kazanıyor. Kendimden bahsetmeyi de bir takım özel soruları da sormayı sevmem. Anlatmayı seçerse kendileri anlatırlar. Ben de istersem anlatırım. Bir de sürekli soru sorup, cevap alsa da o konuda kendinden bahsetmeyen insanları çok içten pazarlıklı bulurum, asla güvenmem, sevmem onları :))

    YanıtlaSil
  15. Kedicim, bende bilemem ne cevap verecegimi...

    YanıtlaSil
  16. İnsanın kendini tanıma süreci bir ömüre sığmazken, insan nasıl kendini kalıplara sokup, kendinden bahsedebilir ki. Bende sevmem böyle soruları,insanların sözlerimin altında hep birşeyler aradığını düşünürüm nedense.

    YanıtlaSil
  17. kimseye demedim "kendinden bahset" diye bana da hiç diyen olmadı, belki de daha önlerde yer alan "nerelisin?" sorusunu hiç sevmediğimi belli etmemden dolayıdır, "kendinden bahsetmene gerek yok, belli ki gıcığın tekisin" diye düşünmüş olabilirler. :)

    "nerelisin?" diye de kimseye sormadım ama çok soruldu, üstteki mantığa göre gidersek "nerelisin?"den önce sorulan isim, iş vs. gibi sorularda postayı koysam "nerelisin?" sorusunu bertaraf etmiş olur muyum ki eheh...

    YanıtlaSil
  18. HALİME: Ben kendimden bahsederim ama sen de bahsedeceksin olur mu :)

    PANDA: Gerçekten insanı sıkıntıdan çatlatıyor bu soru. Ben asıl bunu soran insanların ne tür bir cevap beklediklerini merak ediyorum.

    MMEELLTTEEMM: Ben bunu soran insan beni tanıma da olur diyenlerdenim. Kestirme cevap alıp "hımmm" diye biten bir sohbet sohbet midir ki?

    HAZEL: Teşekkür ederim :)

    KALDIRIM ÇOCUKLARI: İnternet sohbetleri beni de açmıyor açıkcası. Daralıyorum. Hadi internette soranı başından atıyorsun da karşındakine şaşkın şaşkın bakmaktan başka birşey gelmiyor elinden. "Yani ben... Ne bileyim işte..." gibi şeyler geveliyorum. Sanırım kendimi anlatma konusunda beceriksizin tekiyim :)

    ABİ: Tamam anlaştık :)

    ZEYNEP: Teşekkür ederim :)

    GEREKSİZ ADAM: Güzel cevap. Bunu unutmamalıyım.

    VOLKAN: Sen rahat olsan da karşındaki merhaba deyip ardından bu soruyu sorarsa ne yapacaksın peki? Ben kilitlenip kalıyorum. Çünkü "ben şöyleyim böyleyim" türünden düşüncelerle geçmiyor zamanım. Zaten öyle düşünsem de değişip duruyorum. İnsan sürekli değişen bir tür değil mi? Bilmece çözdürmek değil amaç. Amaç insanların birbirini tanımak için azıcık da olsa emek vermesi birbirine dikkat etmesi. Hayat çok hızlı artık. İnsanlar da o hızın içinde yitip gidiyorlar. Değil mi? Benim bu soruda kızdığım asıl bu. Hızın kurbanı olan ilişkilerimiz. Burada yazıyor ve kendimizi anlatıyoruz. Düzenli takip ettiklerimize emek vermiş olmuyor muyuz? Usul usul tanıyoruz burada. Bu işin bu yönünü seviyorum ya ben de :)

    MUSTAFA TR: Boş zamanlarında neler yaparsın ifrit olduğum sorulardan biridir :) Sanırım ben kendim hakkında konuşmayı çok da seven biri değilim. Ama kendim hakkında yazmak başka. Kendim demeyelim de aklımdan geçenler hakkında. Aslında asıl biz aklımızdan geçip duran düşünceler zinciri değil midir?

    JOURNEY TO ORIENT: Altın leylek ödülüne ve "biraz kendinden bahsetmeyi kessene!" lafına bayıldım bayıldım :)

    CİNAR: En iyisi her zaman yaptığımızı yapıp şaşkın şaşkın bakmak bu soruya cevaben :)

    SEVAL: İnsan bin parçadan oluşurken hangi parçamızı öne çıkarıp da anlatacağız ki? Soru baştan saçma zaten.

    VLADİMİR: Kesinlikle ben de öyle insanları çok içten pazarlıklı bulurum. Onlar ise kendilerine göre cinin tekidirler.

    BELGİN: En iyisi gülümsemek öyle bir durumda ben öyle yapıyorum.

    OWL: Gerçekten hangi dalımızdan tutup hangi yaprağımızı anlatacağız ki. Sürekli değişen ağaçlara benziyoruz.

    KABAKMELTEMİ: Nerelisin sorusu beni deli ediyor.
    -Nerelisin?
    -Adanalıyım.
    -Hımm Adanalılar çok fena olur.
    -Nasıl yani ya?
    -Kavgacı olur yani.
    -İyi de ben pek kimseyle kavga etmem.
    -Demek senin gibiler de çıkıyor arada.
    -Tüm Adanalılarla tanıştın herhalde.
    -Yok yok öyle olurlar. Benim bir kaç tanıdığım vardı Adanalı. Çok sinirliydiler.
    -Tamam o bir kaç kişi bizi tanımlar işte. Doğru insanları illere göre tanımlamalıyız. Seni tebrik ediyorum bu nefis tespit için. Gerçekten tebrikler.

    İşte böyle diyaloglar oluyor "nerelisin?" sorusunun devamında :)

    YanıtlaSil
  19. hadi canım sen de hiç Adanalıya benZemiyorsun ki sen? ne kadar zamandır oradasın? hıımmm orada mı doğsun? eee daha daha neler yapıyorsun? sorularının hemen akabinde de elbette ki ''biraz kendini anlatsana '' Tamam gidiyorum kızma...Yİne çok güzeldi...

    YanıtlaSil