22 Haziran 2009

BİR ZİHİNDE BÜYÜTENİN TASVİRİ

Adım Fulya ve ben bir zihinde büyütenim. (Tam bu noktada bütün zihinde büyütenlerin "merhaabaaa Fulyaaaa" demesi gerekiyor. Yoksa bu grubun tek üyesi ben miyim?)

Zihinde büyüten ne midir? Şudur: Hayatın aklımızın içindeki planlarla dalga geçtiği bir zamanda ya da biz öyle sanıyorken, ortada fol yok yumurta yokken yani, aklın saçma salak senaryolar üretip bir de utanmadan bunların olabilirliğine inanmasıdır. Evet, çoğu zaman hayat hep aklımızın içindeki gibi gidecek sanırız. Fakat hiç bir zaman, daha doğrusu çoğu zaman, böyle olmaz. Bir fiske ile herşey dağılıp başka bir yola sapabilir. Belki de ancak böyle hayatla başa çıkmayı öğreniriz. (İyi de hayatla başa çıkmayı öğrenmek isteyen kim?) Herneyse ne diyordum? Evet, herkesin hayatı zaman zaman kontrolünden çıkabilir, herkes zaman zaman yolunu kaybedebilir. Fakat böyle bir durumla karşılaştığında aklın içinde olur olmaz senaryolar yazan bir akıl (ki bence bunlara akılsız demek daha doğrudur) vardır ki o senaryoların gerçekleşmesi bile o senaryoları yazıp günlerini gecelerini zehir etmekten çok daha iyidir. İşte bunlara zihinde büyüten denir.

Daha çok kadınlara musallat olan zihinde büyütme çok kişinin üstesinden gelemediği, insanı karmakarışık düşüncelerle içinden çıkamadığı düğümlere sürükleyen bir düşünme biçimidir. Daha iyimser bakmayı denersek yaratıcı aklın ürünüdür bu. Elbette negatif yaratıcı bir aklın. Bir zihinde büyüten nasıl mı düşünür? İşte tam olarak şöyle:

X kişi "Biliyor musun yeni patron kendi ekibinden bir kaç kişi de beraberinde getiriyormuş."dediği anda bir zihinde büyütenin aklı aynen şu şekilde işlemeye başlar ve asla ama asla susmaz. "Eveeet kızım (ya da oğlum) tamam buraya kadarmış. Herşey bitti. Ekip geliyorsa sen kesin işten atılacaksın. Hay Allah kredi kartına bu kadar yüklenmeseydim. Aslında seziyordum böyle birşey olacağını ya. İşte eşşeklik ettik bir kere. Hadi bu ay ödedik ya gelecek aylarda ne nane yiyeceğiz? Yapacak birşey yok. Şimdiden iş ilanlarına mı baksam? Yok yok dur daha erken. Hele bir patron gelsin de. Ne zaman geliyordu? Bir kaç haftaya kadar mı? Ama böyle düşünerek bu bir kaç haftayı da zehir edeceğim kendime. Yok böyle düşünme. Hem annen ne der her zaman: İyi düşün iyi olsun. Doğru. Bunu düşünmemeliyim. Ben en iyisi gazeteleri okuyayım. Ne işsizlik oranı artmış mı? Artmıştır. Bir kişi daha katılıyor aranıza sevgili işsiz arkadaşlarım. Ne olacak yahu bu ülkenin hali. Adamlar boşuna cinnet geçirmiyorlar. Ben de cinnet geçirir miyim acaba? Yok canım geçirmem herhalde. Ama belli mi olur? O adamlar kadınlar da cinnet geçiren birine baktıklarında "bana asla olmaz" demişlerdir. Beni atmayıp ekibimdeki arkadaşlarımı kovarlarsa! Yok ben onlar olmadan çalışamam. Hayır hayır hayatta çalışamam. Zor kurduk bu düzeni, şimdi herşey bir fiskeyle dağılacak. Yahu adalet adalet diye bağırıp duruyor herkes ne adaleti. Al sana adalet. Adam iki dakika da hepimizin hayatını mahvediyor. Kanunmuş kuralmış hiç bir yerde işlemiyor. Sahi cinnet geçirir miyim acaba? Yok canım. Ama belki de geçiririm. Dünyaya tahammül edemiyorlardı onlar da belki. Tabi ya insan hem sevdiklerini hem de kendini neden öldürsün ki? Aklını oynatıyordur mutlaka.Aslında hepimizde bu potansiyel var. Eh bu ülkede bu da çok doğal. Ay ne saçma sapan şeyler düşünüyorum yeter ya. Başka birşey düşünmeliyim başka birşey düşünmeliyim başka birşey düşünmeliyim. Ne yapıyordum en son? Hah gazetelere bakıyordum. Yok yok ben gidip iki laf edeyim insanlarla. Ay onlar da şimdi yeni patrondan söz edecekler. En iyisi burada oturayım. Onlar da korkuyorlar mıdır işlerinden olacaklarından? Tabi canım bu devirde iş bulmak kolay mı elbette korkuyorlardır. Şu karşıdakiler gülüp duruyorlar. Sanırım pek korkuları yok. Eh ne yapsınlar? Kovulacaksak bunu o zaman düşünürüz. Nasılsa bir B Planımız yok. Biraz düşünüp bir B planı mı geliştirsem. Yok yok ben de bu şans varken..."

İşte bir zihinde büyüten aynen bu şekilde düşünür. Ve bunları düşündükçe de aklın hayalin almayacağı aptalca senaryolar yazar, bir de o senaryoları oynatır aklının içinde. Onun kafasının içindekilerin çoğu hep karamsar senaryolardır. Ve bu o senaryoları kurarsa en kötüye hazır olacağını sanır ama yanılır. Çünkü çoğu zaman o senaryoların hiç biri doğru çıkmaz herşey gayet güzel yolunda gider. Hatta sandığından çok daha olumlu sonuçların içinde bulur kendini. Sonra kendisine şunu der: "Ne aptalım, kaç günümü bu saçma sapan şeyleri düşünerek ziyan ettim. Bir daha asla yapmayacağım." Ama her zaman yapar.
Fotoğraf: Life

17 yorum:

  1. Ne güzel anlatmışsınız; aynen böyle oluyor, "Bir zihinde büyüten".
    "Bir zihinde büyüten" olarak söylüyorum:)
    Sevgi ile kalın...

    YanıtlaSil
  2. Zihinde büyüten grubunda olduk mu 2 kişi :) Kaç kişiyiz merak ediyorum. Dilerim azdır sayımız çünkü zihinde büyütmek berbat birşey.

    YanıtlaSil
  3. kitabı okudum :)
    ama hepsini değil. sadece işime yarayacağını düşündüğüm bölümleri.
    yani kısmen grubun üyesi sayılabilirim bu yüzden. özel olay ve şartlara bağlı olarak elbet, malumun. her an satabilirim yani. öyle.
    sevgiler...

    YanıtlaSil
  4. Ben okumadım :) Zihinde büyütmekten vazgeçmiştim bir ara ama şimdi yeniden elime alsam iyi olacak galiba. Direncim düştü zihinde büyüten mikrobu yine ele geçirmeye başladı beni. Annem bana gel-git akıllı diyor. Bundan olabilir mi ne dersin :D

    YanıtlaSil
  5. Zihinde büyütenler 3 oldu. Sanki kendimi, daha doğrusu içimdekini dışarıdan biri görmüş de tasvir etmiş gibi okudum. Emeğinize sağlık = )

    YanıtlaSil
  6. senaryo bana çok tanıdık geldi :)) işle ilgili değil belki ama ondan başka bir sürü şeyde zihinde büyüten olduğumu kabul ediyorum :) aslında kurar kurar sonra da olumlu olacağına inandırmaya çalışırım kendimi. tuhaf bir şey işte bu :)

    YanıtlaSil
  7. bu yazıya en güzel yorumum şu olurdu herhalde. merhaba ben lale
    ben de bir zihinde büyütenim :)

    YanıtlaSil
  8. Bunuda en çok kadınlar yapar. Erkekler sadece sonuclarını düşünür ve arkasını getirmez. kadınlarsa üretir de üretir.

    YanıtlaSil
  9. var ya bu kadar olur, sabah aksilik oldu yorum yazamadım az önce bir farkettim onu bile zihnimde büyütmye başlamışım...

    aslında tasvir tam olarak benim genel durumumu çiziyor olsa da kendime bu tanımı yapmazdım, zihnimle değil de farklı hassalarımla niteliyorum ben bunu, "içim şişti" lafını sık kullanırım (niyeyse işte :))

    YanıtlaSil
  10. MAKYAJ GÜNLÜĞÜ: Bundan kurtulmanın bir yolunu bulursak birbirimize anlatalım olur mu? Aslında elimde Çok Düşünen Kadınlar isimli bir kitap var bu konuyla ilgili. Onu okusam bu ara iyi olacak. Belki sizin de ilginizi çeker.

    CİNAR:tuhaf ve çok yorucu değil mi?

    GEVEZE BAYKUŞ: Merhaba :) Klube hoşgeldik hep birlikte :)

    OWL: Merhaba Lale :)

    EFSA: Zihinde büyütme çok az erkekte görülüyormuş. sanırım düşünme sistemlerimiz birbirinden çok farklı. Onlarınki daha sağlıklı galiba. Çok fazla ayrıntıya boğulmadan düşünebiliyor olmayı isterdim ben de.

    PUSARIK: Valla benim de bazen içim şişiyor bazen de kafam:) İnsann kendi iç sesinden kafasının şişmesi ne kötü. Çünkü başkası kafanı şişirdiğinde kaçabiliyorsun da kendi iç sesinden kaamıyorsun. ve o ne yazık ki sürekli konuşuyor.

    YanıtlaSil
  11. Kedicim okudukca, güldüm, güldükce yazinda kendimi buldum:)) Beni de ekle üye listesine:))

    Biliyormusun aslinda bu üretkenliginin ekmegini yiyebilirsin, mesela Dizilere, Filmlere senaryo yazabilirsin:PP

    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
  12. Klübe hoşgeldin Belgin'ciğim :) Ama ben senaryo yazarsam çok acıklı filmler çıkar ortaya :) en iyisi zihinde büyütürken birşey yazmamak :)

    YanıtlaSil
  13. ben bu durumuma isim arıyordum, "zihinde büyüten" ne hoş olmuş kediciğim:)

    YanıtlaSil
  14. Susan Hoeksema Çok Düşünen Kadınlar adlı kitabında bu ismi vermiş bu duruma. Zihinde Büyütenlerin daha çok kadınlar olduğunu tespit etmiş. Bu isim onun buluşu yani :)

    YanıtlaSil
  15. yaz bakalım senaryoları sen...yaz ki ilerde sıkıntı olmasın bu tür bir hikayeyi film ya da diziye dönüştürmekte...Artık o günün şartlarına göre güncelleme de yapılır...Şaka bir yana annene katılıyorum.. yok yok ''gel git akıllı'' sözünde değil. ''iyi düşün iyi olsun''düşüncesinde...Ne biliyorsun ekibin ileri gelenlerinden olmayacağını..Şimdiye kadar fark edilemeyeni fark eder belki yeni patron..Yok istemem bu şekilde olmaktan şikayetim yok dersen zaten oradasın..Baktın olmadı o zaman birlikte düşünürüz be kediciğim. Ben bu konuda yüksek lisansı bitirdim doktoraya başlayacağım nasılsa. Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  16. Bu ara hep iyi düşünüp iyi olmasını bekliyorum. Bakalım sonuç ne olacak?

    YanıtlaSil