18 Nisan 2008

Cuma Rehavetinden Muzdaripler Klubü


Cuma rehaveti diye birşey var. Evet, kesinlikle var. Bu bir tür hastalık mı yoksa tembellerin kendi tembelliklerine buldukları bir kılıf mı bilmem ama cuma sabahından başlayıp sanki usul usul yaklaşan bir sis gibi üzerime çöküyor. Başkalarına da öyle oluyor mudur? Hemen bir kulüp kurmalı "Cuma Rehavetinden Muzdaripler Klubü" CRMK yani. Hımm fena gelmiyor kulağa. Başkan ben olmam, asla.Kimse bozamaz benim bu rehavet çadırı altındaki keyifli halimi. Kim başkan olur ki bu klube? Tüm üyeler üzerine rehavet çökmüş adam ve kadınlardan oluşacağına göre. Zaten pek bir faaliyet de olacağını sanmıyorum. Çok olsa bir araya gelip sandalyelerde kaykılıp hiç konuşmadan otururuz. Amaç mı ne? Yok amaç falan. Hem herşeyin amacı olmak zorunda mı canım?Bazen böyle yapmalı. Amaçsız ve saçma şeyler yani. O zaman belki anlamlı olanın ne olduğunu bulabiliriz? Sahi bulabilir miyiz?

Sabahtan beri oyalanıyorum. Masamda işler. Bir kaç satır yazıyorum sonra yeniden oyalanıyorum. Çay içiyorum mesela, ona buna laf atıyorum, gereksiz bir dolu sohbete katılıyorum, gazeteden bir haber okuyorum, sonra başka birşeye dalıyorum. Daldan dala cuma rehaveti mi desek adına acaba?

Sabah bir kadınla gereksiz bir saç muhabbetine girdim mesela. 15 dakika boyunca benim bonus saçımı tarayamamamdan, düz saçın daha avantajlı olduğundan falan filan abuk sabuk bişeyler konuştuk. sonra ayrıldık herkes masasına gitti. Eminim benim gibi o da neden bunları konuştuk falan filan gibi birşeyler düşünmüştür.

İnsanların aklını okumak ne korkunç olurdu. Gerçekten korkunç olurdu. Bir düşün. Biri sana diyor ki; "Ah tatlım bugün çok hoş görünüyorsun." ama aynı anda beyninin içinde yine aynı ses şunu diyor: "Bu saçla nasıl dolaşabiliyorsun anlayamıyorum. Başının üzerinde birbirine dolaşmış bir yün yumağı var gibi görünüyorsun." Evet evet korkunç olurdu.

Biz insanlar bir garibiz. Yalandan şikayet edip dururuz ama hergün tonlarca yalan söylüyoruz. Ve işin komik tarafı o yalanlara da "nezaket" diyoruz. Toplum kuralları ve birlikte yaşamak zorunda olmak... Pöh... Sevsinler...
Ben en iyisi bunları bir kenara bırakayım da Cuma Rehavetime geri döneyim... Ohhh rahat rahat detaylar yok... Sahi yok mu?


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder