16 Nisan 2008

Bugün aklımdan geçenler...


* Aptallıkta sınır tanımayanlar diye bir dernek kurulmalı...

*5 yaşında bir çocuk Kurtlar Vadisi hakkında nasıl bu kadar çok şey bilebilir?

*Her gün kaç kadın saçını fönletiyor acaba?

*Günde kaç saat elim çenemde şaşkın şaşkın bakıyorum? Öldüğüm zaman biri hayatımın kaçta kaçını bu şekilde geçirdiğimi söyler mi bana?

*Bu mevsim çok tuhaf... sokaklarda t-shirtlü ve montlu insanları aynı anda görmek mümkün.

*Ben yaz insanıyım. Her daim yaz olan bir yere taşınsam... mı?

*Arkadaşlarım ne yapıyorlar acaba?


*Şu an kaç insan ağlıyordur dünyada? O ağlayanların hepsinin gözyaşını toplasak kaç litre eder?

*Saçmalama limitim nedir?

*Bir gün boyunca birinin her aklından geçeni yazsak ortaya nasıl bir roman çıkar?

*Bir roman kahramanı için isim bulmak neden bu kadar zor? Neden bütün isimler eğreti duruyor? O kahraman gerçek olmadığı için mi?

* Bir gün zamanda yolculuk yapılacak mı acaba? Eğer yapılırsa eski Yunana gitmek isterim. "Naber Platon?"

*Dişim ağrıyor. Ve bu da beni deli ediyor.

*İnsanlara gülümsemek zorunda kalmaktan nefret ediyorum. O an gülümsemek istemiyorum ki... Sırf o bana gülümsedi diye... Başkasına gülümseyen kendine yapay biri... Halk arasında buna nezaket deniyor. Saçma...

* Bacak bacak üzerine atmak neden saygısızlıkmış? Saçma...

*Bu ara herşey, tamam herşey değil, pek çok şey neden bu kadar anlamsız ve saçma görünüyor?

*Eve gitmek istiyorum. Heroes izlemek istiyorum. Şu an tek istediğim bu?

*Bana soru sormasınlar. Sorulara cevap vermek istemiyorum.

*Soru sormayı bu kadar sevip, soru sorulmasından bu kadar nefret etmek çok tuhaf değil mi?

* O adam hep haklı. Diyor ya: "Kim ne zaman kendisidir." diye. Sahi kim ne zaman kendisi? Ben şu an ben miyim mesela?

Bilmiyorum. Eve gidip Heroes izlemek istiyorum. Hiç birşey de bilmek istemiyorum.


Resim: Guiseppe Mariotti

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder