30 Ocak 2011

Belki sadece sis basmıştır içimi...

Bu bir kırılma noktası. Hayatın içinde öyle yürürken, herşey aynı iken, sen bundan zaman zaman bıkıp arada bir kaçma hayalleri kuruyorken başına gelen şeyin adı. "Çıt" diye içinde kırılıveren o sesi duyduğunda, tepetaklak döndüğünde bir de tersinden bakıyorsun işte. Bak gök yere inmiş. Bak ağaçlar gökten sarkan avizeler gibi. Hiç böylesini görmüş müydün? "Hem nereden biliyorsun ki hayatının altının üstünden daha iyi olmadığını." Böyle dememiş miydi?

Şakır şakır yağmur var dışarda. Ben, içim bomboş öylece bakıyorum. Bulutlu göğe bulutlanmış gözlerle bile bakamıyorum, öylesi boşalmış içim. Üzüntü ı-ıh, kızgınlık hiç değil, anlamsızlık bu. Başka birşey değil. Kaç yıl geçirdim bu toprak üstünde. Çok yıl. Kaç yılım daha var? Bilinmez. Sen hiç kendi bu dünyanın hapishanesinde mahkum gibi hissettin mi? Bu yüzden hesapladın mı ömrünün kaç yıl kalmış olabileceğini? Çıkınca gidecek bir yerin bile olmadan deli gibi özgür kalmayı istedin mi? İsteme ve düşünme bunları zaten. Bunlar sersem harcı. Benimki gibi içi bomboş kalmış olanın kelimelerle dolma ihtiyacı.

"Bizi aşk kurtarır" dedi biri geçen gün. "Biliyorum" dedim. Hala içimizde aşık olacak güç kaldıysa bizi aşk kurtarır doğru. Kime ve neden? Önemli mi kime olduğu? Hele neden olduğu? "Bizi aşk nasıl kurtarır biliyor musun?" dedim. Öyle kahrede kahrede oturuyorken olmadık bir yerde sevdiğin insanın kokusunu duyuyorsan işte o zaman aşk seni çimdikleyerek kurtarır. Sana der ki; "haydi karanlıktan çık, bak dışarda hala güneş var." İşte böyle kurtarır. Bu kadar itin kopuğun birarada yaşadığı dünyayı sana o it kopuk yokmuş gibi gösterir. "Olsun" dersin "her ne olursa en azından o var." İnsan aşka sığınmazsa neye sığınır?

Ama benim içim boşboş şu an. Sanki bir kurt kalbimi, ciğerlerimi, bağırsaklarımı herşeyi kemirmiş gibi. Zindan bir boşluktan başka birşeyim yok gibi. Bütün bunlara rağmen korkunç bir kusma isteği. Dilim bile koparılmışken "Kimse hiçbirşeyi kurtaramaz" diye bağırma isteği.

Çok baktım gökyüzüne bu sabah. Öyle çok baktım ki içime doldu tüm bu karanlık. Belki de sis basmıştır içimi. Herşeyim yerli yerindedir de sisten göremiyorumdur. Bir kurt yoktur mesela. Kalbim hala yerindedir ciğerlerim ve diğer bütün herşey de. Korkma, belki sadece sis basmıştır içimi...

Fotoğraf: Life

13 yorum:

  1. bütün sisler, muhakkak dağılır, muhakkak...

    YanıtlaSil
  2. Kötü bi kokusu vardır Sis'in ve etrafı öyle basmışken yürümeye korkarım..
    ama sen korkma, mutlaka ferahlık gelecektir.. Mutlaka....
    Başka biri olmasa da olur,
    Sen ol, yetersin sen sana...

    sevgiler...

    YanıtlaSil
  3. Adı Sis olan biriyim ben. Nickimle yaptığım bir kelime oyunu değil.Gerçekten adım bu. Ve hep Sis olarak sisin içinde yürüdüğüm zamanlarda o kötü kokuyu ben de alırım. Ama sis çabuk dağılır, aniden apansız çökmesi gibi dağılması da çabuk olur. Umarım en kısa sürede dağılır içinizi basan sis.

    YanıtlaSil
  4. Yarın olsun,dağılır birden.Gidilecek yön daha belirgin olur.Ufuk çizgisini görürsünüz.Kararlar daha net verilir.Eskilerin deyişiyle" Her yeni günde bir hayır vardır."

    YanıtlaSil
  5. "Bunlar sersem harcı. Benimki gibi içi bomboş kalmış olanın kelimelerle dolma ihtiyacı. " Ben de hep aynı şeyi düşünürüm ama böyle güzel ifade edemem, yüreğine aydınlık!

    YanıtlaSil
  6. Sen sakın vazgeçme sığınmalarından kedim.O dışarda gördüğün sis CİSİMlerden yayılan bir görüntü. Aşkın şavkı vurmaya görsün yokolup gider cisimlerin tümü inan.

    YanıtlaSil
  7. Senin içine sis basmış. Yani içine sis girmiş. Mesela kimisine de karabasanlar basar içine. Benim içime de en çok sis değil, is basar. Sis su buharından oluşan bir bulanıklık, is ise kirden oluşan bir bulanıklık. Su gibi temiz bir şeyden insanın içi bulanmışsa, demek ki içinde su gibi temiz şeyler baskın ki, sis basıyor. İs basanlara gelince, kir pas var ki, is oluyor.

    Sis basmasının çaresine gelince. Suyun sise dönüşmesinin tersi... Yani sendeki su, sise dönüşme işleminin tam tersi... Sisi, geri suya döndürmeliyiz. Bunun çeşitli metodları vardır. Mesela sis, soğuk bir hava kütlesine denk gelince, yağmur olur düşer. Yani yağmur olunca geri su olur. Su, sıvı hali, sis gaz hali, buz da katı hali. Bunları fen bilgisi dersinden hatırlıyorum. Evet, şimdi biraz ortam sıcak, bu ortam soğuyunca, sis geri su olacak. Lakin bu su belki ilerde buz keser, bu geri su olur, su da geri sis olup hayatımız bu şekilde akar gider. Aynı su gibi.

    Bu saçma yazım, belki sisleri su yapmasa da, buz yapabilir. Çünkü çok soğuk :(

    YanıtlaSil
  8. Aşk geldiğinde sis gider.
    Evet belki aşk, bir insana atfedilir genelde ama içinde olan şeydir o, tanımsız, birisine atfedilmeden hayatın tüm güzelliklerini, aydınlıklarını taşırsın yüreğinde aslında...Sadece biri varsa çıkarıp " al bunları beraber paylaşalım dersin" diye, o birinin gelmesini beklersin günlerce,yıllarca belkide...

    Aslında aşk oradadir hep... İçindeki aydınlığa,sevgiye bak, sis hemen dağılır, yüreğinde kocaman bir gökyüzü aydınlanır yine...

    YanıtlaSil
  9. bayıldım başlığa ama basmasın içini sisler yine de ya da bastıysa gitsin rüzgarlarla birlikte ya da bırak kendin ellerinle gökyüzüne ...çok güzel bir söz ''erden biliyorsun ki hayatının altının üstünden daha iyi olmadığını '' çok doğru bilemeyiz ama öğrenmek için izin vermek gerekir...bir de aşk gerçekten bambaşka olmadan olmuyor olursa da ters düz oluyor herşey sevgiler canım ...

    YanıtlaSil
  10. sisin bir perdesi var görülmez, kaldırmak aşka düşer hep. iyi ki yüreğinde aşk var, yakındır güneşin açması. bekle, onun da zamanı var...

    YanıtlaSil
  11. AYNUR: Dağılır elbet ama o sisin ardında ne var ancak dağıldıktan sonra görünür.

    YAŞAMPINARIM: Sisin içinde yürümeye korkar insan ama öyle durunca daha çok korkuyor sanki. Orada ne varsa bir an önce görürse sanki daha kolay olacak gibi...

    SİSHPHOS: Sis ne ilginç bir isim. Belki korkutucu sis ama gizemli bir yanı da yok mu? Çünkü ardında ne var bilemiyor insan. Ve umut hep var.

    BESTAMİ BEY: Bu biraz uzun sürdü Sevgili Bestami Bey. Dağılır elbet ya bu kadar sürmesi pek fena...

    BAL SULTAN: Teşekkür ederim. Bazen ne diyorum biliyor musunuz bazı şeyler kelimelere dökünce kayboluverse. Sis mesela tarif edince dağılıverse... Belki de kelimeler kapıdır.

    SUFİ: Aşkla aydınlanalım Sufi'm. Hep aşkla...

    MUHABER: Ne güzel bir yorum bu. Kaç kez okudum bilseniz. Çok teşekkür ederim.

    BRAJESHWARİ: Her kelimesine katılıyorum. Ve seni kalbinden sözcüklerinden öpüyorum.

    BURCU: O lafı çok severim. Ne zaman hayatımın alt üst olmasından korksam kulaklarımda uğuldar. İnsan bazen kelimelere sığınıyor bazen de belli belirsiz sezdiği aşka... Sevgiler benden de canım kızkardeşim...

    NOVELLA: Diliyor ve bekliyorum o güneşi...

    YanıtlaSil
  12. Fotograf seçimin çok etkiledi. O an orada olmak istedim.

    YanıtlaSil
  13. Ben de çok sevdim fotoğrafı :)

    YanıtlaSil