16 Ekim 2008

CUMA MEKTUPLARI

Bazen bir panayırın ortasında tüm sesler çekilivermiş de uçuşan kağıt parçalarının ortasında öylece duruyormuşum gibi bir hisse kapılıyorum Sevgili Dostum? Ve o alanda durmuş şöyle diyorum: "Herkes nerede?" Tam o anda, yani orada öylece dururken çok garip bir geç kalmışlık duygusuyla telaşlanıyorum. Tüm telaşlar gibi bu da mantıksız elbette.

Biliyor musun, birileri zamanı biliyor. Ne zaman başlaması ne zaman bitirmesi gerektiğini yani. Sanki bu koca kalabalık bir zaman bir yerde buluşup kol saatlerini aynı zamana ayarlamışlar gibi. Sanki sırf bu yüzden biliyorlarmış gibi. Birşeyleri kaçırmış olma duygusu bu yüzden mi? Bu dahil olamama duygusu? Kim bilir?

Şu koca küre aslında bir saat farkında mısın Sevgili Dostum? Tik takları beynimizin kıvrımlarına dolan ve bizleri kendi kalbimizin tik taklarından uzaklaştıran dev bir saat. O tik taklarla zamanlanmış hayatlarımız var bizim. Ve bu yüzden kocaman kalabalıklar oluşturup o kocaman kalabalıklarda birbirimizi sıkıştırıyor, gırtlaklıyor ve birbirimizden nefret ediyoruz.

Ne dersin bu içgüdüsel birşey midir? Bu koca saate dahil olmak ve ona göre hareket etmek halinden söz ediyorum. Yoksa bunu zamanla mı öğrenirsin? Hani insanlara baka baka el kol hareketlerini belki gülümseyişlerini taklit eder de öyle mi öğrenirsin tüm bunları?

Peki ya kimdir o panayır alanında, o rüzgarın ortasında, çöplerin arasında yürümekten korkmayıp da kendi olma cesaretini bulabilen? Dünyanın değil de kendi zamanının yolcusu olan kimdir? Gürültüyle akan zamanı dışarda bırakıp da kendi yumruk kadar kalbinin pıt pıtları ile yürüyen, bundan gocunmayan, herkesin terkettiği o panayır alanlarında sadakatle duran kimdir? Ve dünya üzerinde kalabalıklara dahil olmayan kaç adam ve kaç kadın vardır? İstenmeyen bir çocuk gibi dışardan dışardan yürüyen, reddeden kaç adam ve kaç kadın...

Peki ya sen? Sen kimin zamanı duyuyorsun dostum? Tik tak tik tak tik tak...

Fotoğraf: http://technabob.com/blog/2008/01/31/tiktak-clock-offers-numeric-overkill/

15 yorum:

  1. __koca küre sanırım bir kum saati....döndükçe akıyor__

    YanıtlaSil
  2. Ve döndükçe tükeniyor, tüketiyor...

    YanıtlaSil
  3. Ve dünya üzerinde kalabalıklara dahil olmayan kaç adam ve kaç kadın vardır? İstenmeyen bir çocuk gibi dışardan dışardan yürüyen, reddeden kaç adam ve kaç kadın...


    * bayaa vardır bence

    YanıtlaSil
  4. bir gün sahil kasabasnda diye başlyan diye giden hayalleri olan herkes :)

    YanıtlaSil
  5. Bir yere kadar farklı oluyorsun sonra sen de onlarla beraber ilerliyorsun. :(

    YanıtlaSil
  6. DİKKATSİZ: Dilerim öyledir...

    TNRZCLK: Evet kesinlikle :)

    VLADİMİR: Teslim olursan evet ama inan hiç teslim olmayan da var o kalabalıkların ruhuna...

    YanıtlaSil
  7. Öyle zamanlar oluyor ki, insanın delireceği geliyor, "görmüyor mu bunca insan benim gördüklerimi?" diye. Ama deli de çok. O bölüm de kalabalık yani. :)
    "Kalabalıklara dahil olmayanların" sayılarının çokluğu konusunda şüphem var ama, varlıklarından kuşkum yok...

    YanıtlaSil
  8. Ve bazen de insan "benim gördüklerimi görenler nerede?" diyor. Şu koca kalabalıkta az olsa varlar. Olmalılar...

    YanıtlaSil
  9. O zaman denen şey ile enseye tokat vs oynamaya bayılıyorum. Ben ona tokat attıkça o bana parmak atıyor. Aman olsun kim dürtülmüyor ki?

    YanıtlaSil
  10. Senin hayata yaklaşımını sevdiğimi söylemiş miydim Cevherim :)

    YanıtlaSil
  11. Ben kendimden 38 yas genc bir adamin zamanini duyuyor ve ona gore yasiyorum kedicim:)) Onu uyuttuktan sonra tum sesler cekiliyor. Ve ben yine onun dagittigi panayir alaninda, ucusan kagit parcalarinin arasinda, oooyle saskin ama sadakatle duruyor, senin guzelim yazilarini okuyarak kendime gelmeye calisiyorum:))

    Ellerine yuregine saglik. Biz de bir kac kisiyiz kampanyasi mi baslatsak acaba?

    YanıtlaSil
  12. Sana boşuna Sevgili Annecik demiyorum ben. İnan bana her kelimende her cümlende gerçek bir anne olduğunu içimde hissediyorum. Bebeğin senin gibi bir anneye sahip olduğu için çok ama çok şanslı...

    Güzel sözlerine candan teşekkürler Sevgili Annecik...

    YanıtlaSil
  13. Bazen "istenmeyen çocuk" olurum bazen "istemeyen çocuk"... Bu arada da zaman dediğin şey akıp gider zaten...

    YanıtlaSil
  14. Ama işte o "zaman" nereye akıp gidiyor:) Aydan Atlayan Kedi'cim... İki yazım var eskiden kalma.. Sonra okursun... Özledim seni..

    YanıtlaSil
  15. KABAKMELTEMİ: Bence kalabalığın dışında yürüyen o istenmeyen çocuklar aslında istemeyen çocuklardır. Ve tüm bu adlandırma içerden ya da dışardan bakıp bakmadığına bağlıdır...

    KARÖSHİM: Okumak isterim. Ben de özledim seni kardeşciğim...

    YanıtlaSil