06 Nisan 2009

GECENİN İÇİNDEN, İNCEDEN İNCEDEN...

Rüzgar ve balkon. Balkon ve rüzgar. Kahve ve sigara. Sigara ve kahve. Bir nefes ben bir nefes rüzgar. İnsan sigarasını paylaştığını sevmez mi? Ben de bu rüzgarı böyle seviyorum işte.

Çatılardan sesler geliyor. Rüzgar sanki: "Çıkın yahu evlerinizden. Kaldırın çatılarınızı da göğe bakın ey avanaklar" diyor. Evlerin çatılarını bir kapak gibi kaldırıverecek de evlerin içine yıldızlar dolduracak sanki. Öyle delice bir coşkuyla esiyor.

Çok değil birazdan gece hüzne bulanacak. O yaşlı adam yine öyle insanın içini dağlayacak söylediği türküyle. Çok değil birazdan çıkacak. Hep yaptığı gibi gecenin çoğunu balkonda geçirecek. Kış ya da yaz. Sonbahar ya da ilkbahar. Farketmeyecek.

Balkonda bir masa yok. Sandalye de. Hiç birşey yok aslında. Balkon ve adam. Hepsi bu. Bir de hüzün var elbet. Onun hiç değişmeyen hüznü... Yaz ya da kış. Sonbahar ya da ilkbahar. Hep var o hüzün. İşte orada adam. Balkon, adam ve bir de rüzgar. Elinde tabak, usul usul kaşıklıyor içindeki her neyse. Önündeki dut ağacı rüzgarda sallanıyor. Garip bir kuş sesi geliyor uzaktan bir yerden. Adam hiç istifini bozmuyor. Birazdan bitecek yemeği. O da yakacak sigarasını, başlayacak yine aynı türküyü söylemeye: "Evlerinin önü mersin, Ah sular akar kadınım tersin tersin, Mevlam seni bana versin, al hançeri kadınım vur ben öleyim, ah kapınızda kadınım kul ben olayım" Sesi yine çatlak çıkacak.Ama sesinde her zamanki gibi tarifi imkansız bir güzellik olacak.

Ve yine ben onun gözünden ırak olacağım. "Böylesi iyi" diyeceğim. "Görmesin beni." Hem görürse böyle yürekten söylemez. İnsan seyircisi ya da dinleyicisi olduğunda ne kadar kendisi olursa o da, o kadar olur o da. Yok olmasın. O kendisi olsun yine. Beni görmesin. Böyle içli içli söylesin. Gecenin içinde tek sansın kendini.
Rüzgar ve balkon. Rüzgar ve adam. Adam ve türkü. Türkü ve gece. Gece ve hüzün. Herşey inceden inceden...
RESİM: Jean-Honore Fragonard

18 yorum:

  1. Ne cok sey sakliyor gece kendinde.. perdelerin arkasinda ya da onunde..
    ve bazi insanlar geceye yakisiyorlar daha cok.. sesleri de, huzunleri de, gizleri de gece gibi..
    cok severim evlerinin onu mersin turkusunu.. cok da guzel soylerdim eskiden.. aglamisti bir kere annemin bir arkadasi.. simdi denesem, artik sesim cikar mi bilmem..

    YanıtlaSil
  2. Kedi, bu turkuyu ve diger turkuleri dinlemeyeli cok zaman oldu. balkondaki adam ve turkusu, sen ve sigaran ve ortak noktaniz: yildizli/yildizsiz geceniz. aldim yildizlari koynuma, oradan gorundugu gibi gorunmez buradan ama yildiz yildiz, gece bildigin gece iste...
    sagolasin tum iyi dileklerin icin, sigarayi biraktim demistim degil mi? halt etmisim, devam ara ara; beraber tutturecek bir sigara ve kahve sakla bana.

    YanıtlaSil
  3. Yazının içinde ritmi dinledim, kelimeleri okumaktan ziyade.

    Kelimeler aklıma kaçtı
    Dilim lal!

    Selamlar...

    YanıtlaSil
  4. Ne çok severim o türküy ve dinlemeyeli çok uzun zaman oldu.
    Gece ve hüzün ne kadar yakınlar birbirlerine.
    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  5. sanırım benim de böyle güzel yazabilmem için sigara içmem gerekiyor:)
    günde kaç paket içmem lazım sence:)
    (umarım azdır, boğulurum yoksa).

    YanıtlaSil
  6. yine çok güzel bir yazı, eline sağlık..

    YanıtlaSil
  7. MEHTAP P.G: Kalple söylenen türkülere inanırım ben. Onlar her zaman güzeldirler. İnsanın içinde yeni dünyalar doğururlar. Kalbinizle söyleyeceğinizi biliyorum Sevgili Mehtap Hanım. Ve sizi dinleyenin içine sesinizin akacağını da.

    TURKUAZ DENİZ: Senin için her zaman saklı durur bir sigara ve bir fincan kahve. Biliyorum bir gün mutlaka...

    UZAĞA GİDEN KADIN: Ben de kelimesizim şimdi. O güzel sözlerin üzerine söz edebilir miyim ki? Çok teşekkür ederim.

    ÖZLEM: Bir de o türkünün tadını koy gece ve hüznün üzerine. ruhunu çıkarıp yerüstünde dolaşıtırır bu üçü...

    GUGUK KUŞU: Aman sakın içme. Sakın. Kelimelerin içinde senin. Sigaraya ihtiyaçları yok. Çok teşekkür ederim bu kediyi böyle şımarttığın için.

    HAYATTA GİDERKEN: Çok teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  8. Gecenin karanlığı ve hüznünü içine alan rüzgara ve bu hüzne ortaklık eden; balkondaki adam ve türküsüne dair inceden inceye dokundurduğunuz yaşama dair iz düşümlerinizi öyle ustalıkla kaleme almışsınız ki, yine yüreğinize ve emeğinize sağlık...

    YanıtlaSil
  9. Çok çok teşekkür ederim Sevgili Esmir.

    YanıtlaSil
  10. Herşey ve hayat..inceden inceden..

    YanıtlaSil
  11. gecenin öteki yüzünden cümleler yazılmış gibi. güzelmiş

    YanıtlaSil
  12. UFUK ÇİZGİSİ: Hayat da inceden inceden akıyor değil mi? Ama biz ancak yavaşlayınca durup düşününce farkına varıyoruz. Acele ile geçen günler de ise yüzeyde yürüyormuşuz gibi geliyor bana. Ve ne yazık ki onu harcıyormuşuz gibi...

    BİSEKSÜEL: Çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  13. Birkaç kez okudum yazını. Her seferinde şiir tadı buldum. Ve İstanbul'da balkonda içtiğim sigaraların dumanını...

    Sevgiyle kal ve hep böyle güzel yaz...

    YanıtlaSil
  14. Çok çok teşekkür ederim Sevgili Aysema Hanım :) Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  15. Yaşanılmış bir aşk hikayesi gizliydi sanki kelimelerinde.Rızasız dinlenilen o türkü ve ellerden kayıp giden kadının bıraktığı anısı gecenin içinde büyüyüp taaa yüreklerimize gelip sokuldu.Sevgi ve aşkla.

    YanıtlaSil
  16. Sesindeki kederden ben de öyle sezdim. Kırık bir aşk hikayesiydi sanki.

    YanıtlaSil
  17. ahmet kaya ne güzel söylerdi o türküyü... en güzel o söylerdi.

    YanıtlaSil
  18. Defalarca dinleyebilirim onun sesinden...

    YanıtlaSil