01 Kasım 2008

UTANÇ


Böylesi parlak bir güne uyanınca insan sanıyor ki "bugün herşey parlayacak." Ruhun göğü de böyle masmavi olacak, akıl böyle güneş gibi ılık ılık akacak dünyaya doğru. Ama olmuyor, olamıyor, olmayacak da. Dünyaya baktıkça, yani merak ettikçe diğerlerini, gök kapkara bulutlanıyor, şimşekler çakıyor, yıldırımlar düşüyor göğsünün sol yanına.

Mesela biri pişkin pişkin sırıtıyor. On dört yaşında bir kız çocuğu o pişkin gülümsemenin karanlığında yitip gidiyor. Birileri birilerini kurban ederken bu topraklar üzerine doğan güneş dehşetle geri çekiyor kendini. Her gün herkes daha çok üşüyor. Ve adam konuşuyor, konuşuyor, konuşuyor: "Evet, hovardayım; geçmişte birçok kadın hayatıma girdi. İyi ki girdiler; yoksa fahişe olurlardı. Başlarını örtüp hayatlarını düzelttiler. Bunlardan birisi de şu an İsviçre’de yaşıyor."

Başka bir çocuk yüzü daha beliriyor sonra. Ölçsen bir karışı geçmez yüzü ,gölgeler ardında kayıp. On iki yıllık bir ömrün sonunu haber veriyor gazeteler. Üzerimizden çığlık çığlığa kuşlar geçiyor. O küçücük ruhun avaz avaz çığlıkları toprak üzerine kan olup yağıyor.

Geleceğinden habersiz bir küçük kadın bakıyor yüzüme sonra. Öyle masum. Karnında beş aylık bir bebekle gitmiş mezara. İki ceset iki hayat. Biri daha dünyaya adım bile atmamış. Kırılan kemiklerin sesi yankılanıyor kulaklarımda. Savunmasız, biraz da çocuk bir bedene atılan tekmeler, tokatlar dünyanın utancı şimdi.

Güneş hala parlıyor. Ama şimdi gün artık öyle parlak değil. Gülüyorsun o sevgi palavralarına gözlerinden yaşlar gelene dek. Bu bulutlu göğe bakarken nasıl da tiksindiğini düşünüyorsun bu adamlardan. Hayat güzel dese biri basıyorsun kahkahayı. Diyorsun içinden "haberi olmayana evet, güzel hayat" İnsan olmaktan utanıyorsun, kediye, köpeğe, kuşa bakarken. Sırf insan olduğun için sırf bu insanlarla aynı topraklar üzerinde nefes alıp veriyor olduğun için ve ne yazık ki, çok yazık ki bütün bunları durdurabilmek adına tek bir adım atamadığın için yüzüne tükürse kuşlar, kediler ve köpek, hak diyorsun.

Şimdi şu parıldayan güneş altında durmuş utançtan yerin dibine geçiyorsun...

FOTOĞRAF: ENGİN GÜNEYSU

23 yorum:

  1. kadın olmak bu yeryüzünde ve bu cografyada her geçen gün daha bir zorlaşıyor üstelik...ve en büyük celme takıcılarıda kadının yine bir başka kadıncıklar oluyor...acı en çok o zaman yakıyor insanı...

    YanıtlaSil
  2. Bu ülkede kadın olmak, kız çocuğu olmak zor. Ve gün geçtikçe de kadın olarak, kız çocuğu olarak normal bir yaşam sürdürmek zorlaşıyor. Ben artık elime gazete almaya, haberleri izlemeye korkar oldum.
    İnsanoğlunun mayası neden böyle bozuk?

    YanıtlaSil
  3. mayayı yoğuran insana şekil verende bir kadınken(anne kavramı) neden en büyük acıları kadınlar yaşıyor; garip dimi...ben kendimce diyorumki çocuk olamamış kadınların büyütüğü çocukların acıları bunlar...

    Bazen gazete okumaya gerek kalmıyor ki kapı komsumuza kendi cevremize daha dikkatli bakmamız bile bu acıları görmemizi sağlıyor...

    YanıtlaSil
  4. Garip ki ne garip... Ama bu ülkede artık garip olmayan birşey kaldı mı? Ya da normal hayatlar var mı artık? Kıyısından köşesinden hepimiz bulanıyoruz bu cinnetin içine.

    Doğru söylüyorsun gazete okumaya ne gerek var ki azıcık boynunu çevirip baksan üzerine yağıyor acıların kırıntıları...

    YanıtlaSil
  5. İnsanoğlunun mayasının bozulduğunun kanıtlarından birini okudum ben de dün: Bir "baba" kızına yedi yaşından beri tecavüz etmekteymiş... Bu kız çocuğu şu anda 16 yaşında ve şu ana dek defalarca kürtaj olmuş... Anne? Yazılana göre anne de olayı yıllardır örtbas etmekteymiş.. Şimdi bu kız çocuklarının ("hayatta kalabilen kız çocuklarının")GELECEĞİ VAR MI? Herhangi bir şekilde "birini" sevmesi mümkün mü sence? Korumak için bundan sonraki yaşayacaklarından ne yapmalı peki? İhtiyacı olan tedaviyi sağlayabilecek bir devlet kurumu var diyelim.. Bu kurumun güvenirliği ne kadardır peki? Pişkin pişkin gülümseyenleri korumuş olan diğer kurumdan farkı var mı acaba?

    Kız ya da erkek aslında farketmiyor.. Bu ülkede çocuklar ciddi bir tehlike altında.. Sapıklardan öte bir tehlike.. Bir bir "onaylanacak" yapılanlar tehlikesi bu.. Bir de çoğunluğu müslüman olan bir ülkede yaşıyoruz değil mi? Hani yüksek ahlak değerleri olan bir dinimiz var....He bir de "namus" anlayışımız.... ki cinayetlere yol açıyor... Nasıl bir çelişki ve nasıl bir ikiyüzlülük bu!!!!!!!

    YanıtlaSil
  6. O haberi ben de okudum Karöshim ve kusmak istiyorum. Senin gibi ben de kafa patlatıyorum bu yanıp yıkılmış hayatlar üzerine. Bu çocuklar bu kadınlar yaşadıkları dehşetten çekilip alındı diyelim, normal bir hayat sürmeleri mümkün olacak mı? Yoksa sadece nefes alıp vererek, içi boşalmış birer beden gibi, her gün ölmeyi düşünerek mi yaşayacaklar? İkincisi bana daha mümkün görünüyor. Ve gün geçtikçe çıldıran bu insanlar topluluğunun arasında şaşkına dönmüş bir biçimde sürekli "ne yapmalı ne yapmalı ne yapmalı nasıl yapmalı?" diye sorup durmaktan başka birşey yapamamanın acısını yaşıyoruz.

    Ve çok doğru kız ya da erkek, kadın ya da adam farketmiyor artık. Kimse normal ve güvenli bir hayatın içinde değil. Dediğin gibi akıl sınırlarını zorlayan şeyler onaylandıkça, bazı şeyler kanıksanıp kabul edildikçe durmayacak bütün bu olup biten. Kimbilir ne uğruna kaç kurban daha verilecek.

    Ve biz utançtan yerin dibine girmeye devam edeceğiz sırf insan olduğumuz için, ama asıl utanması gerekenler sırtlarını dayayıp rahat koltuklarına pişkin pişkin gülecekler...

    YanıtlaSil
  7. uğraşıyorum ama anlayamıyorum. yaşananlar midemizi bulandırıyor, öfkeleniyoruz, insanlığımızdan utanıyoruz. her aklımıza geldiğinde içimizden y ada dışımızdan sövüyoruz. bizi bu hale getiren sadece okuduklarımız ve izlediklerimiz..bizler uzaktan izlerken bu hale gelmişken bunları yaşayan küçük bir çocuğun psikolojisinin etkilenmediğini söyleyen bir rapora imza atarak, bir sapığın elini kolunu sallayarak dışarda dolanmasına, televizyon kanallarına çıkıp bütün sütü bozukluğunu ortaya koymasına sebep olanların vicdanları ve insanlıkları nerede?? bütün bunları izlerken acaba kendi çocuklarının saçlarını mı okşuyorlar? gerçekten deniyorum ama anlayamıyorum. sadece iğreniyorum...

    YanıtlaSil
  8. Bunu anlamamız ve bunlara şaşırmamamız hiç mümkün olmayacak Nilly'ciğim. Ve iyi ki de böyle. İyi ki anlayıp kanıksamıyoruz bu "adamları"
    Dünya asıl tehlikeyi "evet oluyor bunlar" dediğimiz zaman yaşayacak. Bütün bu olup biten ve üstü örtülenler insanlar tarafından doğal kabul edildiğinde yani...
    O yüzden iğrenmeli ve tiksinmeli ama asla normal kabul etmemeli.
    Keşke elimizden birşeyler geliyor olsa, keşke bu iğrençliklerin önünü alabilsek...

    YanıtlaSil
  9. İyi ki yazmışsınız. Herkes yazmalı,sesimiz daha gür çıkmalı. Nefesimiz yettikçe bu iğrençlikleri dile getirmeliyiz.

    Bu ülkede insan olmak, insana yaraşır hayat sürmek giderek zorlaşıyor mu ne? Bu çirkinliklere alışmayalım. Kınayalım her yerde, her zaman.

    YanıtlaSil
  10. Aynı fikirdeyim Sevgili Aysema Hanım, sesimiz daha gür çıkmalı, bu iğrençlikleri dile getirmeliyiz.

    Bütün bunlar karşısında elimizden hiç birşey gelmiyorsa, bu canavarları durduramıyorsak en azından yazarak gündemde tutmalı ve üzerlerinin örtülmesine izin vermemeliyiz. Eğer konuşmazsak, yazmazsak bu hafızası zayıf toplumda sütten çıkmış ak kaşık gibi dolaşacak bu adamlar. Zarar verdikleri insanlar normal bir yaşam süremezken bu adamlar normal yaşamlarına geri dönecekler. Buna izin veremeyiz.

    YanıtlaSil
  11. Haberi olamayana hayat ne güzel. Ya da yaptıklarından utanmayana. Off... Nasıl bir yere sürüklendiğimizi görmek bu kadar zor mu?

    YanıtlaSil
  12. Şeytandan Hüseyin Üzmeze bir mektup var okumanı tavsiye ederim.Şeytan bile bunların yaptıklarını yapmaz inan ki.Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  13. PARPALİ: O adamların nasıl uyuyabildiklerini, nasıl insanların yüzüne bakabildiklerini ve dahası nasıl böyle pişkin olduklarını bir türlü anlayamıyorum.

    SUFİ: İnan bana bazen düşünüyorum da insanların asıl korkması gereken şeytan değil de bu adamlar galiba?

    YanıtlaSil
  14. İnsan düşdüğünde Allah ıslah etsin deyip geçemiyor, Evet ıslah etsin ama genç kızın hayatı ne olacak ? Üzülmekten sıkılmaktan başka bir şey gelmiyor elden, değerler nasıl olduda kayboldu şaşırıyor. 10-15 sene evvel böyle bir olay olduğunda insanlar en azından olan olaydan utanırlar, bunu bir marifet gibi anlatmaz, başalarını öne eğerlerdi. Yazıklar olsun

    YanıtlaSil
  15. Pek ıslah olacak gibi bir halleri yok bu adamların. Olan hep kurbana oluyor.
    Şimdi medya sayesinde herşey kanıksanır kabul edilir hale geldi. Öyle çok bu tip olay duyuyor ki insanlar sadece "yine mi" demekle yetiniyorlar. Ne yapmalı bilmem ki?

    YanıtlaSil
  16. merhaba, Aydan Atlayan Kedi, sana bir davetim var, teşrif eder misin?

    :-)
    sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  17. kafalar değişmeli. 14 yaşındaki kıza nikahı meşru gören, tecavüzü hak olarak belleyen, kadının sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmeyeceksin düşüncesinde direten kafalar değişmeli. yoksa biz yaşananlara üzüldüğümüzle, ''niçin, neden'' sorularımızla başbaşa kalacağız hep; maalesef :(

    YanıtlaSil
  18. neresinden bakarsanız rezillik, neresini tutarsanız utanç verici. insanlığından utandırıyorlar işte insanı. Allah bildiği gibi yapsın evet ama bizde yapalım. birşeyler değişsin artık.sevgiler...

    YanıtlaSil
  19. EVVELZAMANİÇİNDE: Çok teşekkür ederim bu nazik davet için. Benim için onurdur. Denemeye çalışacağım. Ama dağınık bir aklım var ve o aklı toparlamam için bazen uzun süre geçmesi gerekiyor. Eğer toparlanamazsam lütfen bunu umursamamazlık olarak algılama olur mu? Tekrar çok çok teşekkür ediyorum.

    T.U.B.A: Bu aslında çok ciddi bir toplumsal sorun Sevgili Tuba. Bu toplumda erkekler tarafından yapılan pek çok şey mazur görülüyor hatta inanılmazdır ki bazıları alkışlanıyor. Herşey unutuluyor ve suç işleyen eskisi gibi sanki hiç birşey olmamış gibi hayatına devam edebiliyor. Dediğin gibi kafalar değişmedikçe bu böyle sürer gibi görünüyor.

    ELADAN MEKTUP: İşin tuhafı onlar zırnık utanmazken biz insanlığımızdan utanıyoruz. Ama utanmalı ve onları kabullenmemeli. Kabullenmek, unutmak tüm bunları meşru kılacak çünkü. Sevgiler...

    YanıtlaSil
  20. Allah belasını versin yürekten diliyorum bu ülke ne hale geldi. Birde karısı ile pişkin pişkin güldü adam nefretler ya. Onlara en ağır ceza idam bence. Ama acı çektire çektire süründürerek hatta.

    YanıtlaSil
  21. Bu insanları anlamak güç. Hele de arkalarında böyle eşleri olanları anlamak daha da güç. O kadının o gülen fotoğrafına hayretle uzun uzun baktım. Aklından geçenleri anlamaya çalıştım ama nafile. Anlamak mümkün değil. Yazıklar olsun diyorum başka ne denir ki bunlara?

    YanıtlaSil
  22. Söyleyecek söz bulamıyor insan Fulyacım, sözü söyleyene de eylemi yapana da iyi bir şeymiş gibi onayı verene de, ne söylesen boş çünkü anlayana.
    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  23. Vallahi yazıklar olsundan başka birşey diyemiyorum ben de Özlem...

    YanıtlaSil