14 Kasım 2008

CUMA MEKTUPLARI

Sonbahar, tıpkı vedalardan hoşlanmayan bir dost gibi, aniden gidiverdi bugün. Onun o hüzünlü bulutları, sarı yaprakları, yağmur bekler toprakları sanki bir gecede, bir peri eli değmiş gibi kayboldular. Vedasız ve vefasızdı her sonbahar gibi bu sonbahar da. Tam ona bağlanmaya başladığında, hani o hüzünlü haline alıştığında ve kabul ettiğinde, seni grilerin kucağına terkedip gidenlerdendi.

Bu vedasız gidişin soğuk sabahına uyandım bugün. Uyanık ama kapalı gözler altından sezdim herşeyi. Nöbet değiştirmişti mevsimler. Kalkacaktım, sokağa çıkacaktım, başka bir gök altında ağır adımlarla yola koyulacaktım. Yorgun sonbaharın bir kaç sarı yaprağını bulacaktım sokaklarda belki, kışın o çelik yüzü altında yürürken. Ve göğe bakacak bakacak bakacaktım. Şimdiden ona alışmaya başlayacaktım.

Akşamları koşarak gelecektim eve. Yanaklarıma işleyecekti göğün o ince buz iğneleri. Sokaklar ıslak olacaktı çok zaman. Çamur olacaktı her yan ve ben yollarda sekerek yürüyecek ,kendi yürüyüşüme gülecektim. Çok üşüdüğümde anneannemin evine koşacaktım. Anneannem yatağında yatıyor olacaktı. Radyodaki içli şarkı dolduracaktı odasını ve her yer bal kokacaktı. Soba başında ellerimi ısıtacaktım. Pencereden yağan yağmura bakacaktık sonra, ağaçların yağmur altında titreşen dallarına, sokaktan geçen siyah şemsiyeli adama... O anlatacaktı ben dalıp gidecektim. Radyo birbiri ardına çalacaktı o içli şarkıları akşamın içinde yitip gidecektim.

Yağmurlu günler olacaktı. Sonra rüzgarlı günler. Bazen güneş çıkacaktı ve herkes bile isteye aldanacaktı havaya dışarı kazakla çıkacaktı. Ceplerimizden buruşmuş mendiller sarkacaktı, hapşıracak ve birbirimize uzun ömürler dilecektik. Ve sabahları uyanmak istemeyecektik. Sıcak yataklarımız dünyanın en değerli hazinesi gibi gelecekti. Bir kaç dakika daha uyumak için pek çok şeyi feda edebileceğimizi sanacak, uyandıktan sonra bu uykulu halimizi pek bir sersem bulacaktık. Buz gibi havalarda koştura koştura işe, okula gidecek, tüm günü pencere önü çiçeği gibi geçirecektik sonra. Sokakları özleyecektik, baharı, yazı, o altında oturduğumuz ağaçları incecik gömlekleri, üşümeden geçirilen günleri çok ama çok özleyecektik.

Dedim ya uyanık ama kapalı gözler altından sezdim herşeyi. Kışın gelişini ve getirdiklerini... Ve dostum bir elimle kışın buzdan ellerini sıkıp hoşgeldin derken diğer elimle vedasız sonbaharın ardından el salladım hiç kıpırdamadan. İşte dostum ben bugün bambaşka bir mevsime uyandım. Bağlanılmaması gereken ve yine vedasız gidecek olan bir mevsime...

Fotoğraf: http://www.raindropsto.com/

22 yorum:

  1. Dedim ya
    uyanık ama kapalı gözler altından sezdim herşeyi,
    Kışın gelişini ve getirdiklerini
    Ve dostum
    bir elimle kışın buzdan ellerini sıkıp hoşgeldin
    derken diğer elimle vedasız sonbaharın ardından el salladım hiç kıpırdamadan
    İşte dostum
    ben bugün bambaşka bir mevsime uyandım
    Bağlanılmaması gereken
    ve
    yine vedasız gidecek olan bir mevsime...


    şiir haline daha da bir takıldım :)) çok güzel olmuş :)

    YanıtlaSil
  2. Gri bulutları, yağmuru öyle hevesle bekleyen biri değilim ben. Kış doğumlu olmamdan kaynaklı galiba, mavi gökyüzüne aşık ve özlemliyim hep. Mavisini hayran hayran izlerken bile...
    Ama bu yazını okurken, bir sevdim ki sonbaharı ve geçiş zamanlarını :)
    Şemsiyene de bayıldım. Üzerinde bir çok ben var. Hele de yeşil rengi. Güzel bir gün olacak galiba. Dilerim senin için de öyle olur...

    YanıtlaSil
  3. Bugün güzel bir gün olacak Parpalim :) Öyle hissediyorum. Hepimize güzel olur dilerim...

    YanıtlaSil
  4. Çok güzel bir yazı :) elinize sağlık. Edebiyat dergilerine yaraşır bir yazı.

    kış da güzeldir ama ilk karın yağışı, bembeyaz bir tabiat, sahlep,kestane, sıcak bir eve girmek, çocuklar için kar tatili

    YanıtlaSil
  5. Kediciğim okadar güzel anlatmışsınki kaç senesi bu 1980-90 arasımı diyiverdim kendime :D küresel ısınma olmasın bu sene ve biz bu anlattıklarını sindire sindire yaşıyalım...Ben bol bol kar fotoğrafları çekeyim bebeğime anlatıcak birşeylerim olsun değil mi?...Evet bu gün güzel bir gün ve hep güzel günlere uyanarak güzel şeyler hissetmemiz dileklerimle...

    YanıtlaSil
  6. Ya birşey diyeceğim sana sen nden bu güzel yazıları bir derleme gibi kitap basmayı düşünmüyorsun canım?

    YanıtlaSil
  7. Mıhlandım ,önce şemşiye resmi ne güzel dedim ve arkasından "her yer bal kokacaktı" orada bişey oldu lan elim uyuştu, belkide anneanne geçtiği için :( bir sövme vardır "kitapsız" diye onu sana manasını değiştirerek söylüyorum "kitapsız kedi ! bunlar böyle buralarda kalmalı mı ?

    YanıtlaSil
  8. ENİS DİKER: Çok çok teşekkür ederim güzel sözlerinize Sevgili Enis Bey :)

    AGNUS DEİ: Küresel ısınma yüzünden tüm mevsimler tüm güzellikleri anılarımızda kalacak diye korkuyorum. Dileyelim de gelecek nesiller bunları birilerinin anıları olarak dinlemesinler, kendileri yaşasınlar. Tıpkı bugün gibi tüm günlerin güzel olsun :)

    CRAFT WOMAN: Daha çok fırın ekmek yemek lazım :) Onun için olabilir :)

    SİMİNYA: Sen öldüreceksin bu "kitapsız kedi"yi valla :) Şımararak ölen ilk kedi de ben olacağım :D

    BRAJESHWARİ: Çok yaşa :)

    YanıtlaSil
  9. Sonbaharı büyük coşkularla, kollarımı iki yana açmış sevinçle karşılamıştım bu sene. ve bende güzel izler bırakarak gidiyor bu sene. giderken ihmal etmeden kış'ın kulağına da fısıldıyor benim için 'benim kadar iyi davran ona emi' diye. Umarım hoyrat kış yine bir hoyratlık yapıp esip gürlemez üzerime üzerime. Yazın o kadar güzel olmuş ki, bana da bunları düşündürdü.

    YanıtlaSil
  10. Kış, sonbaharın emanet ettiklerine ihanet etmez Zero'm :) Asla ihanet etmez. Bu kış hayatına sıcacık gelsin diliyorum ki...

    YanıtlaSil
  11. Sonbahardan sonra kış gelmiyor muydu? Sanki ilkbahar gelmiş gibi... Kuşlar da ötüyor cik cik vik vik karşılarındaki perdenin ardından vahşi gözlerle onları izleyen bir kedi olduğundan habersiz...

    kabakmeltemi, kanal ğ, Pistanbul...

    YanıtlaSil
  12. Kabakmeltemi Pistanbuldan bildirdi, Kabakmeltemi'ne teşekkür ediyoruz Sevgili Seyirciler :D

    YanıtlaSil
  13. Kedicim, iyi ki gelmis kis. Yoksa o anneanne evinin guzelim tasvirinden mahrum kalacaktik. Radyonun sesini biraz daha acsan, sanki ben bile buralarda yitip gidecegim aksamin karanliginda.

    Bal kokulu o yasli pamuk ellerden opuyorum sevgi ve hasretle...

    Uyku mahmuru gozlerine saglik kedicik:)

    YanıtlaSil
  14. Dışarı çıkıp giden son baharın arkasından bir sigara yaktım...Soğuk yüzüme vurdukça benden gitmiş herşey gibi ona ağladım...

    YanıtlaSil
  15. Dışarı çıkıp giden son baharın arkasından bir sigara yaktım...Soğuk yüzüme vurdukça benden gitmiş herşey gibi ona ağladım...

    YanıtlaSil
  16. KREMALININ ANNESİ: Az önce gidip öptüm senin için anneannemin ellerinden :) Sana çok çok sevgiler yolladı :)

    YALNIZLIK OKULU: Senden giden sana döner elbette ve bir de kışla gelene eklenir... Gözyaşlarındaki harfleri topla dostum...

    YanıtlaSil
  17. ne kdr hoş yazmışsın yahu..

    YanıtlaSil
  18. Teşekkür ederim :) Beğendiğine sevindim...

    YanıtlaSil
  19. Önce o kelebekli şemsiyen muhteşem.tuşlarından dökülen kelimelerin bir araya gelip oluşturduğu mana okyanusları daha bir güzel.Vedalardan hoşlanmayan dost, vefasız da olsa daha bir güzel.Turuncu, kızıl yaprakların armonisinin çok renkliliğine sahip olan sonbahar; gri gökyüzü ve katkat giyimlilere gri siyah kahverenginin iç karartıcılığına teslim edip gittiyse bizi; haydi protesto edelim, pankart açalım, referanduma gidelim istersen o da dönüp gelsin geri.

    YanıtlaSil
  20. Çok teşekkür ederim Sevgili Sufi, sözlerin üzerine ne diyeceğini şaşırdı bu kedi :) Mutlu mutlu gülümsüyor şimdi. Vedasız ve vefasız dostun terkettiği bu gri sabahta diliyor ki yeni turuncu-kızıl yapraklı mevsimler görmek nasip olsun hepimize...

    YanıtlaSil