
1. gün
-Ama sen 42 yaşında görünmüyorsun ki?
-Değilim zaten.
-Ama ben öyle sanıyordum. Özür dilerim.
-Dileme. Nüfus cüzdanımda öyle yazıyor.
-Yani?
-Ama ben 35 yaşımdayım. Çünkü, insanlar aslında 7 yaşlarından itibaren yaşamaya başlarlar. 7 yaş, dünyayı öğrenip anlamaya başladıkları zamanlarıdır. Bu yüzden ben hep yaşımı söylerken 7 yaş eksik söylerim.
-Bunu sevdim.
2.gün
O adam kimdi bilmiyorum ama aklımın duvarına asılı kaldı fotoğrafı. Yan masada oturan birine birşeyler anlatıyordu. Kimsenin duyamayacağı kadar kısık bir sesle ve kimsenin gözünden kaçmayacak kadar kederli bir yüzle anlatıyor da anlatıyordu. Sonra ağlamaya başladı. Gözyaşları tıpkı bir duvardan süzülen yağmur suları gibi yanaklarından çenesine oradan boynuna aktı uzun uzun. Bu kadar güzel ağlayan birini hiç görmediğimi düşündüm.
3.gün
İki kişiydiler. Sehpanın üzerinde üç bardak su, üç kahve fincanı tabağı vardı. Ve biri kahvenin son yudumunda şunu söyledi: "Ben günümü doldurmak için yaşıyorum." diğeri ise "bitse de gitsek, değil mi?" İlk cümleyi söyleyen başını salladı. Ben şaşkın şaşkın baktım. İkisi de benden beş yaş küçüktü.
4.gün
Bir şiir okudum. Ve o şiiri, tıpkı bir çocuğun pembe bir akide şekerini ağzının içinde yuvarlayıp tadını çıkarması gibi, aklımın içinde yuvarlayıp durdum.
"Kışa girdik, kıştan çıktık
ama değişmiyor insan
karınca duası diyorlar ördüğüm yola." *
5.gün
Bütün gün deniz fotoğraflarına baktım baktım baktım. Balıklara, dalgalara, kumsaldaki ayak izlerine, güneş altında ışıldayan denize, yağmur altında dalgalanan denize... O kadar çok baktım ki saçlarım deniz koktu. Yıkamadım.
6.gün
Günler bende izler bıraktı. Tutup onları kelimelere döktüm...
Fotoğraf: http://www.peacefulmind.com/images/white_stones.jpg
*Şiir: Birhan Keskin
karınca duası diyorlar ördüğüm yola." *
5.gün
Bütün gün deniz fotoğraflarına baktım baktım baktım. Balıklara, dalgalara, kumsaldaki ayak izlerine, güneş altında ışıldayan denize, yağmur altında dalgalanan denize... O kadar çok baktım ki saçlarım deniz koktu. Yıkamadım.
6.gün
Günler bende izler bıraktı. Tutup onları kelimelere döktüm...
Fotoğraf: http://www.peacefulmind.com/images/white_stones.jpg
*Şiir: Birhan Keskin
Demistim daha once...cuma mektuplarini seviyorum diye...bu cuma mektubu birinci siraya gecti...cuma mektuplarinin icinde. Buralar tatil bugun(sukran gunu diye) yazini Nameless isimli muzigin esliginde keyifle okudum. Kalemine saglik.
YanıtlaSilGünlerin izlerini notlar haline getirebilmek de bunları takip ediyor olmak da çok güzel. Sen yaşa, sen yaz biz okuruz. Çok yaşa sen. Çok yaz.
YanıtlaSilben bu hafta geride kalan günlere dönüp bakmak istemiyorum. sayfana geliyorum bazen, satırların iyi gelsin diye..deniz fotoğraflarına baktım, o kadar baktım ki saçlarım deniz koktu demişsin ya. ben deniz olmak istiyorum, mümkün mü böyle bir şey? ya da dilediğimce saçmalamak istiyorum, peki ya bu mümkün mü?
YanıtlaSilçok hoşuma gitti. sanırım blog da paylaşmak ve insanlar hoş hisler uyandırmak önemli olan. ellerine sağlık:)
YanıtlaSilUmarım günün birinde bu bilgelik kokan cümlelerin daha çok kitlelere ulaşır Fulya. Bunu fazlasıyla hak ediyor satırların. Bence herşey tam kıvamında bu satırlarda. Yine çok güzeldi. Sevgilerimle:))
YanıtlaSilGünlerin ve bu sade yazının altında kocaman ve güzel bir dünya saklı..
YanıtlaSilKedi'cim:))
YanıtlaSilBen en çok 7 yaşından sonra yaşamaya başlamayı sevdim, ne kadar doğru değil mi?
Bak bu cuma rahat rahat yazabildim sana. :)
Sevgielrimle...
BİRAZ: Ben de keyifle dinledim Nameless'i :) Çok teşekkür ederim :)
YanıtlaSilVLADİMİR: Ne diyeceğimi bilemedim :) Çok teşekkür ederim :)
ZERO: Unutmak istediğin zamanların az olsun, hani dönüp bakmak istemediğin zamanlar... Denize uzun uzun bak. Çünkü neye bakarsa o oluyor insan...
UÇURTMA: Çok teşekkür ederim :)
HAŞİM: Çok çok teşekkür ederim Sevgili Haşim :) Benden de sevgiler...
BRAJESHWARİ: :)
ÖZLEM: Kesinlikle :)
Benden de sevgiler...
Kedim benim bu yazıya göre bende 28 yaşımdayım ...Heyt bee daha ne isterim...Çok güzel olmuş güzel arkadaşım kalbine sağlık öpüyorum :D
YanıtlaSilBen de 28'im ona göre :) Harika vallahi. Çok tuttum bu lafı ben de :)
YanıtlaSilBen de seni öpüyorum :)
ne güzel, ne sade yazmışsın ve ne güzel yorumu bize bırakır gibi yazman....geçen gün mantıcıda sarımsaklı yoğurtlu mantıları mideme yuvarlarken karşıda tek başına yemek yiyen adamı hatırlattın bana, sonra sigara içişini...ne bileyim sanki pek yalnızdı ama pek de güçlü. hayatı izlemek güzel günü seninle paylaşmak da bir o kadar....
YanıtlaSilGünler, insanlar hep içimizde bir yerlerde izler bırakıyorlar. Bazen derinde kalıyorlar bazen de bir sebepten kendilerini anımsatıyorlar. O mantıcıdaki adam gibi :)
YanıtlaSilÇok çok teşekkür ederim...
her günde bir sen gizli...bir başka hayatlar gizli...gidip gelmeler gizli...herşey sende gizli...
YanıtlaSilKalabalık içinde ağlayabilen bir adam... Pek sık rastlanılan bir durum değil.
YanıtlaSilGünlerin tadına varılacak zamanlar olarak geçmesi de öyle. Çok çabuk geçiyorlar çok.
YALNIZLIK OKULU: Hepsi içimizde...
YanıtlaSilPARPALİ: Hem de çok çabuk...
2.güne bayıldım. İyi benzetmişsin. =p
YanıtlaSil"O kadar çok baktım ki saçlarım deniz koktu. Yıkamadım."
YanıtlaSilYazın bende güzel izler bıraktı. İkinci kez okumadan ayrılamadım. Yine de gözüm üstünde kaldı...
BUZCEVHERİ: Teşekkür ederim :)
YanıtlaSilAYSEMA: Çok teşekkür ederim :)
Denize bakmanın keyfi başka hiç bir şeyde yok. Saçlarını yıkamamakla iyi etmişsin bencede.
YanıtlaSilNe güzeldir. iyot ve yosun kokusu... Bende yaşadım sanki çok güzeldi. Sevgiler...
Çok teşekkür ederim Sevgili Ela. Saçlarında deniz kokusu daim olsun :)
YanıtlaSilseni seviyorum aydan atlayan kedi... içtenliğine, uslubuna, içini doğallıkla döküvermelerine velhasıl buradan görünen kediye bayılıyorum..ha bu arada gıpta etmiyor da değilim tabi ki...
YanıtlaSiluzun söze ne hacet.. dedim ya... seni seviyorum...
imza: hich
Çok teşekkür ederim. Hastalıktan mahvolmuş bu kediye iyi geldi :) sevgiler...
YanıtlaSil