02 Kasım 2008

ÇAMAŞIR ASMA TEKNİKLERİ

Yorgan yüzü, yastık kılıfı, çarşaflar çamaşır makinesinin içinde pembe, mavi, sarı, beyaz suratlarıyla masum masum bakıyorlar. Büyük patron içeriden sesleniyor: "Kızım çamaşırları asıver. Benim çok işim var. Daha pazara gideceğim." Yoksa kırışırlarmış. Hem havanın ne yapacağı belli olmazmış, böyle göründüğüne aldanmamalıymışım, gökyüzü her an kara bulutlarla kaplanıverirmiş maazallah. Bu yüzden hemen asmalıymışım. Hem de makinenin sesi kesilir kesilmez hemen yapmalıymışım. O beni bilirmiş bir işe dalınca dünyayı unuturmuşum. Kulağım makinenin sesinde olsunmuş. "Emirleriniz bizim için onurdur, haşmetmeap." diyorum, kızıyor. Gülüyorum. Bu kez daha da çok kızıyor. İçimdeki muzip beni daha da gıdıklıyor.

Annem pazara doğru yollanıyor ben de kitabımın başına dönüyorum. Makinenin sesi okuduğum öyküdeki geminin sesine karışıyor. Geminin yelkenleri rüzgarda dalgalanan çamaşırlara dönüşüyor. Herşeyi birbirine karıştırıyorum ama bu karışıklık beni müthiş eğlendiriyor. Sonunda makine susuyor. Paldır küldür kalkıyorum yerimden. Bir an önce şu işten kurtulup kitabıma devam etmek niyetindeyim çünkü. Çamaşır sepetinin içine dolduruyorum bu bez parçalarını. Yavaş yavaş elimde sepetle çıkıyorum merdivenden. Damın kapısını açmamla güneş saldırıyor gözlerime. Böyle mavi bir gün böyle parlak bir güneş görülmüş şey değil.

Çarşaflardan birini elime alıyorum. Koyu pembe olanını. Sepetin başında duruyorum. Kaç çarşaf var, kaç yastık kılıfı, kaç yorgan yüzü? Tek tek bakıyorum. Sonra da iplere göz gezdiriyorum. Bacaya yakın olan ipleri es geçiyorum. Şu ağacın yakınındakinden başlasam iyi olur. "Önce çarşaflar." diye mırıldanıyorum. (Okuduğum öykünün tesiri hala üzerimde olmalı yoksa bu "önce çarşaflar" lafının anlamı ne? Gemi batıyor ben de güvertede çığırınıyorum sanıyorum kendimi galiba. "Önceee çarşraflar ve yastık kılıfları. Çarşaflar kadınlar, yastık kılıfları da çocuklar olsun madem. "Hey yorgan yüzleri siz en son geliyorsunuz. Kes, itiraz istemem. Önce çarşaflar ve yastık kılıfları güneşe kavuşmalı.") Çarşafları asıyorum. Aynı çizgide olmalılar. Bir ucu aşağıda bir ucu yukarıda olmayacakmış. Emir böyle. Bir kadın, astığı çamaşırlardan belli olurmuş. Ne bu etiket mi? Şöyle mi demeliyiz birinin balkonuna bakıp "Hımm dağınık ve düzensiz bir kadın. Bir pantolonla bir kazağı aynı yere asmış." Ya da başka birinin balkonuna bakıp şunu mu söylemeliyiz "Ooooo burada çok düzenli bir kadın yaşıyor. Bakın havlular aynı çizgide asılmış, iç çamaşırlar da öyle." Çok tuhaf.

Tamam, şunu kabul edebilirim; Elbette yaptığın işi bitirdikten sonra gözüne hoş görünmeli. Yani bir renk cümbüşü bir karmaşa olmamalı ama bu kadar hesapla kitapla çamaşır sermek de ne demek oluyor? Hem annem şimdi beni bu kadar strese neden sokuyor? Çarşafları dengele, yastık kılıflarını silkele, yorganları aynı çizgide tut. Off ne zor iş. Her neyse. Birazdan sanırım bir sınavdan geçeceğim. Annem pazardan gelecek ve muhtemelen şöyle diyecek: "Evet bu sefer fena değil. Ama güneş biraz sonra şu tarafa kayacak. Bunu hesaplamalıydın." Ve ben muhtemelen dehşet içinde bakacağım. Annemin bir bilim adamı edası ve hesabıyla çamaşırların yerini değiştirip durmasını gülerek izleyeceğim. Sonuç olarak o bana şunu diyecek: "Bu işler öyle baştan savılacak işler değil. İnsan her yaptığı işi doğru dürüst yapmalı. Biliyorum ev işlerinden hoşlanmıyorsun ama bunlar hoşlandığın için değil yapmak zorunda olduğun için yapılacak işler. O nedenle hoşlan ya da hoşlanma ama doğru dürüst yap." İşin kötüsü annem her zamanki gibi haklı olmuş olacak ve ben bir dahaki haftasonu için çamaşır asma teknikleri geliştirmek zorunda kalacağım.

Fotoğraf: http://www.artlebedev.com/everything/vespertilium/vespertilium.jpg

31 yorum:

  1. Aynen bacı beni deli eden bir durum var ismi lazım değil ben bankacıyken bana bağlı 5 kişi vardı. Birini islah edemedim her defasında ya bir işi de tam yap allah rızası için derdim. Sonuçta ne oldu o 4 kişi terfi etti o 1 kişiye yazık oldu. Yani takıntılı olmaksa eğer bu kabul! annemden öğrendiğim birşey, gece yatarken hasta değilsem evimi toplu bırakırım yada dışarı çıkarken. Ölümlü dünya geri gelmemekte var. Neden benden sonra arkamdakilere iş kalsın değil mi? Ha mailine de yeni baktım canım uzun uzun yazdım sana bakıver.Sevgiler.

    YanıtlaSil
  2. 3 sepet dolusu çamaşırı az önce katlayıp kaldırmış biri olarak bu yazın nasıl güzel denk geldi.Kitaba kendini kaptırıpta yaptığın benzetme süper.

    Bir sonraki yazına,çamaşır nasıl daha çabuk katlanır gibi birşey de eklersen süppper olacak :)))

    sevgiler,

    YanıtlaSil
  3. CRAFT WOMAN: Annem de bana öyle diyor işte "bir işi tam yap be kızım" :) Ama annem birşeyi unutuyor ben sadece sevdiğim işleri tam yapangillerdenim :)Sanırım ben de ev işlerinde asla terfi alamayacağım, bu kesin :) Ama iş konusunda asla böyle değilim. Evde nasıl rahatsam iş konusunda da tam aksine bir o kadar ciddiyim.:) Benden de sevgiler...

    DELFİNA: Tam denk gelmiş desene :) Çamaşırları da toplarken katladım bugün. Hani iki iş olmasın da bir an önce kendi işlerime döneyim diye. Ama sanırım çamaşır katlama işinde de güzel bir dersi hakediyorum zira onları katlarken şunları düşünüyordum: "Bu pantolonla gömlek nasılsa ütülenecek neden katlıyorum ki?" :) Sevgiler Delfina...

    YanıtlaSil
  4. Çamaşır asmanın teknikleri varmış evet... Örneğin çarşafı uçlarından tutan iki kişinin çekiştirmesi görüntüsü bana hep çok komik gelmiştir. Eğer çekiştiren bensem de mutlaka olayı sulandırırım.

    Onun dışında iyi bir ev kadını iç çamaşırları mutlaka en içerideki tele asarmış. Yani zavallı donlar güzel bir manzaraya hasret kuruyup gidiyorlar gizli saklı. Çarşaflar öyle mi ama? Onlar rahat rahat göğüslerini gere gere salınıyorlar rüzgarda... Ama çorap asmak bu işin en sinir bozucu bölümü bence...

    Haaa bir de obsesifler var tabii. Onlar da ne renk çamaşır asıyorsa aynı renk mandal kullanırmış. Benim bir arkadaşım da aynı böyleydi.

    Yani çamaşır asma deyip de geçmemek lazım. Baksana bir uzmanlık alanı gibi mübarek:)

    YanıtlaSil
  5. Sen annemle mi konuştun Yeşim :D Vallahi ben eskiden "aman asarsın kurur gider" diye düşünürdüm halbuki ciddi bir kurs alman gereken bir işmiş bu :D

    YanıtlaSil
  6. Bi kere çamaşırlar asılırken mutlaka silkelenmeli, kırışıklar hafifçe açılmalıymış. Pantolonlar paçalardan asılmalı, gömlekler elbise askısına asıp kurutulmalıymış. Ufff sanki NASA deneyi...

    YanıtlaSil
  7. Fazla titizlik ve temizlik te bu tür çamaşır asma toplama kuralları da az gelişmişlik hastalığı bana göre.İnsan tabiki yaptığı işi kusursuz yapmalı Yunus gibi ama millet senin temizliğine bakıp seni değerlendireceğine sana ve fikirlerine baksın bence.Bende pantolon ve tişörtleri etek uçlarından asmazdım annem "kızım öyle asılmaz" diye hep ikaz ederdi.Ben de "insanı başaşağı asmak istemiyorum öyle asarsam başı döner" diye cevap verirdim.Bu yaşımda hala, inat bu inat ters asmam çamaşırları.

    YanıtlaSil
  8. Eskiden annem hep tahta mandal kullanırdı o demir kısmı zamanla paslanır bende gıcık olurdum :D Şimdi rengarenk asınca iz bırakmayan mandallardan var bende :D...İçeriye asma kızım çamaşırı bronşit olursun,iç çamşırlarını iç kısma as ( en önemki edep konusu bu sanırım ben bir kere dışarı asmış rüzgardan uçan donum alt balkona düşmüş aşağı inip "şey sizin balkona benim çamaşırım düştü" diyememiştim.tanımamazlıktan gelme üstüne yatmıştım :D ),biraz nemli al ütü kolay olsun, direkt güneş almasın sonra yumuşatıcının kokusu kalmıyor falan falan falan...En iyisi para biriktirip kurutma makinası almak triplerindeyim :D
    çokkkk öpüyorum :D

    YanıtlaSil
  9. hahayytt... ben de onu diicektim, aynı okuduğum romandaki uslupla yazmışın diye.. sen demişsin zaten :)

    "bu çamaşırları asan bir kadın olamaz" :D

    YanıtlaSil
  10. BOOGİE: Vallahi ya ne bu Nasa deneyi mi as gitsin kurur onlar güneşte di mi ama :)

    SUFİ: Zaten asıl sorun insanların birbirlerini böyle tuhaf şeylerle değerlendirmelerinden kaynaklanmıyor mu? Dışa bakıp içi görmek için emek sarfetmemekten...
    Cevabına bayıldım bu arada: "insanı başaşağı asmak istemiyorum öyle asarsam başı döner" Harikasın :)

    AGNUS DEİ: Balkona düşen don hikayesine bayıldım :D Aynısı benim kuzenin başına da gelmişti ve çok uzun zaman gülmüştük. Bu çamaşır mevzusu cidden çok teferruatlı bir konu yahu Agnuscuğum. İnan bana annelerimizin söylediklerinden ciddi ciddi bir "çamaşır asma teknikleri" diye kitap çıkabilir :D

    ARTİ: Eh roman çamaşırlar herşey birbirine karıştı be Arti ne yapalım :D

    YanıtlaSil
  11. :))) Çok keyifli satırlardı Fulya:)) Senin bu yazılarını okuyunca bende bizim evdeki söylengeç kadın, oturgan çocuk ve sabırcık adamın öyküsünü yazsam mı diye düşünüyorum:)) Sevgilerimle

    YanıtlaSil
  12. Kesinlikle yazmalısın Haşim adından bile belli ne güzel olacağı :) Söylengeç kadın, oturgan çocuk, sabırcık adam :) Bayıldım bayıldım :) sabırsızlıkla bekliyor olacağım :)
    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  13. yalnız yaşama ilk adımları atmayı düşündüğüm şu günlerde çamaşır asmayı bile gözümde büyütüğün için ne diyeceğimi bilemiyorum...aldığımız gibi asak olmuyor mu :((((

    YanıtlaSil
  14. Vallahi bence hiç hesaba kitaba girmeden as gitsin, her halükarda kuruyorlar. Ama eve biri geldiğinde hele de çamaşır konusunda titiz bir kadın olursa bu hemen topla ki bir dolu laf işitme :D Emin ol bu konuda çok uzun konuşup seni canından bezdirebilirler :D

    YanıtlaSil
  15. Sey, kem kum:) Annenin sana yaptigi dirdiri ben de esime yapiyorum kedicik:P Cunku onun gelisiguzel camasir asisini hic begenmiyorum;) Elalemin ne dedigini onemsedigimden degil inan ki. Sadece, camasirlari astiktan sonra pencereden bakip onlarin ahenk ve duzen icinde salinmasini seyretmek hosuma gidiyor. Hele de minik oglumun camasirlariysa onlar, keyfine doyum olmuyor:))

    Kurutucuyu ise hic sevmiyorum. Butun bir kis, "yaz gelse de camasirlarimi asarak ozgurlestirsem" diyorum:))

    Ve belki inanmayacaksin, bu konuda bir yazi yazacaktim, sen lafimi cok guzel bir sekilde agzimdan aldin:)

    YanıtlaSil
  16. Evet, güzel bir durum hikayesi olabilir bu :)

    Bu arada bu mandallardan istiyorum, var mı fazla :p

    YanıtlaSil
  17. KREMALININ ANNESİ: Bence yazmalısın annecik. Ben okumak isterim :)

    PRNCFRN: Bir kaç yarasa avlarsam sana da o mandallardan yapabiliriz :) şaka bir yana çok hoşlar ben de çok sevdim :)

    YanıtlaSil
  18. Benim evdeyken astığım .çamaşırları ,beğenmezdi annem, şimdi "hımmm aferin" diyorama başak bir şey buluyor:).
    Bitmez annelerin eleştirileri.
    Sevgilerimle Fullacım:)

    YanıtlaSil
  19. "Çarşaf asma"dan bile eğlencel ibir yazı konusu çıkartıp sonuna kadar da heyecanla okutmak her babayiğidin harcı değil, ellerine sağlık.

    ... Ve ben balkondaki çamaşırları toplamadığımı hatırladım :((((

    ... Artık çok geeeççç.. Akşama kadar orada kalacaklar. :((

    YanıtlaSil
  20. ÖZLEM: Vallahi ben anneme şöyle diyorum "ağzımla kuş tutsam sana yaranamam Haşmetmeap, kuş tutsam "kartal tutmalıydın" dersin" :) Dediğin gibi asla o eleştiriler bitmez.:D

    VLADİMİR: Sana diyorum "yazıları zamanında oku Vladimir" diye, bak ben yazdığımda okusaydın şimdi çamaşırları çoktan toplamış hatta katlamış bile olacaktın :D Şaka bir yana teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  21. ben de uzun zamandan beri balkona asmıyorum çamaşırları, içeride kurutuyorum. temiz havanın en iyi olduğu söylenir ama; kurum, kir; sanki daha pismiş gibi geliyor dışarısı.

    YanıtlaSil
  22. Çok güzel olmuş. :) Senin yazdıklarını okuyunca bir yazma isteği kaplıyor içimi. Eline sağlık ;)

    YanıtlaSil
  23. ARZU PINAR: Bu konuda haklısın Arzu, bazı kentlerin kirlilik sorunu var. Temiz çamaşırlar yıkanmamış halinden daha kirli dönebiliyor sana kuruması için astığında. Çok şanslıyım ki ben içinde bir sürü ağaç olan bir bahçenin ortasındaki bir evde yaşıyorum. Dağlara yakın tertemiz bir havası var. Bu nedenle her zaman güneşte kuruyor çamaşırlar.

    PARPALİ: Teşekkür ederim Parpali'm :)

    YanıtlaSil
  24. Sadece çamaşır asmanın değil çamaşır katlamanın da teknikleri var aslında. Bir ara hayli iliginç videolar dolaşıyordu ortalıkta çamaşır katlama teknikleriyle ilgili... Asmaktan öte benim başım katlamakla dertte malesef. Ve yanlış katladığım için de iş işi doğuruyor, çamaşırlar durduğu yerde burularak ütü denilen o illeti başıma sarıyor.

    YanıtlaSil
  25. Bazen düşünüyorum da Ekin; eşya mı bize hizmet ediyor yoksa biz mi eşyaya? Çamaşırların ne çok işi var yıka, katla, ütüle, düzenli koy... Bitmez bu işler bitmez :)

    YanıtlaSil
  26. ben de şu lastikli çarşaflara uyuz oluyorum. assan asılmaz, katlasan katlanmaz. gudubet şeyler...

    YanıtlaSil
  27. Al benden de o kadar. Zaten diğerleriyle mücadele ederken bir de onlar çıkmaz mı? Nasıl asarsan as her halükarda saçma sapan görünüyorlar. Onlar için yapılcak hiç birşey yok :D

    YanıtlaSil
  28. Valla bir türlü beceremediğim şeydir çamaşır asmak. balkonlara bakıp özenirim asılan çamaşırların düzenine ama bir türlü asamam. Annanemde çok güzel çamaşır asardı ama ben yani torunu çözümü çamaşır ipi yerine aldığım çamaşır askılığında buldum. Üzerine rastgele asıyorum kuruyor işte:)

    YanıtlaSil
  29. "Nasılsa bir şekilde kuruyor işte" düşününce sanırım o kadar da özenin gereksiz olduğunu düşünüyoruz. Yani en azından ben öyle düşünüyorum :D

    YanıtlaSil
  30. "Önce çarşaflar" :) çok komik olmuş...

    Ya çevremizde gerçekten bahsettiğin gibi insanlar var mı acaba? Kıllandım bak şimdi. :)

    YanıtlaSil
  31. Emin ol vardır. O nedenle doğru düzgün as çamaşırlarını, vallahi yaftalayıverirler "ay komşuuuu ne düzensiz ne tertipsiz çamaşır asışından belli" diye :D

    YanıtlaSil