04 Mayıs 2009

HER ZAMAN GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİL

Ben sabah mahmurluğundan sıyrılamadan daha hışımla odaya girdi iki elini masama dayayıp, gergin bir yüz ifadesiyle: "Sana birşey soracağım." dedi. "Sana da günaydın" dedim. Günaydın dedi geçiştirerek ve aklına saplanıp durmuş orada büyüyüp dal budak salmış soruyu sordu: "Senin bana bir küslüğün, kırgınlığın mı var?" Şaşkınlıktan büyümüş gözlerle baktım. "Ne küskünlüğü?" diyebildim sadece. Başladı anlatmaya, şuradayken şöyle oldu buradayken böyle oldu, şurdan geliyordum bana bakmadın... Şaşırdıkça şaşırdım. Beni hiç tanımadığı nasıl da ortadaydı. İşin garibi onunla küsebilecek bir yakınlığımız yoktu. "Merhaba" ve "nasılsın"lardan ibaret karşılaşmalar, aynı masada bulunulduğunda havadan sudan sohbetler falan filan.Hepsi buydu. Bu kadar mesafede duran birine insan neden kırılsın ki?

"Bak Zeynep" diye başladım söze şaşkınlığımı atar atmaz "ben birine kırıldığım zaman gidip onunla konuşurum. Kırgınlığımı ona anlatır ve onun sebeplerini dinlerim. Kendi kendine küsüp karşısındakine haksızlık edenlerden değilim ben. Tam aksine olayı çözme tarafında olanlardanım. O nedenle için rahat olsun. Eğer seninle ilgili bir sorun olursa, ki şu anda yok, gelip bunu seninle konuşurum. Kendi kendime küsüp, bunu davranışlarımdan anlamaya çalışmanı beklemem. Kısaca senin aklını bulandırmam. Aynı şekilde senin de bana bu şekilde davranmanı beklerim."dedim. "Sevindim kırgın olmadığına" dedi. "Neden kırgın olayım ki?" dedim. Sahi neden kırgın olacaktım ki? "Olur ya" dedi "farkında olmadan birşey yapmış olurum." Güldüm. "Merak etme farkında olmadan birşey yaparsan farkında olmanı sağlarım ve anında çözeriz. Hem küsmek de nedir? Çocuk muyuz?"

"O davranışlara gelince" dedim "benim kafam çok dalgındır. Senin buraya geldiğin zamanların çoğunda, hani şu senin soğuk sandığın davranışlardan söz ediyorum, ben çok yoğun bir şekilde çalışıyordum. Benim gibi zar zor konsantre olan biri için yaptığı işten o an için kopmak yeniden başa dönmek anlamına gelir. Bunu bilmeyebilirsin ama öyle. Sokaktaki seni görmemiş olma olayıma gelince ben bir miyobum. Üstelik gözlük takmamakta ısrar eden bir miyobum. O kadar uzaktan seni görmemiş olmam doğal değil mi sence?"

"Anlıyorum" dedi mırıldanarak. "Bak" dedim "bu olanları bana oldukları anda söyleseydin eğer, mesela yolda sana selam vermeden geçtiğim vakit, yanıma gelip bana "merhaba" deseydin herşeyi anında açığa kavuşturacaktık. Ya da senin soğuk sandığın davranışları daha iyi niyetle yorumlasaydın ve başını çevirip ekranıma baksaydın ya da masamın üzerine yığılmış kağıt yığınına o zaman anlardın o davranışlar soğukluk alameti değil yoğunluk alameti."

O gidince uzun uzun düşündüm. Aslında olan biten kendi üzerimize fazla yoğunlaşıp karşımızdakinin bulunduğu durumu göz ardı ediyor olmaktan kaynaklanıyordu. Biz sanıyorduk ki karşımızdakinin aklı başka birşeye yoğunlaşmış olamaz ve herşey göründüğü gibidir. Sanırım biraz karşıdakinin tarafına geçip oradan bakmak gerekiyordu sorun yaşamamak için. Ve sanırım biraz da görünenin her zaman göründüğü gibi olmadığını unutmamak...
Resim: Carlo Maria Mariani

19 yorum:

  1. Haklisin Kedicim, bazen hersey göründügü gibi olmuyor, kendimizi karsimizdakinin yerine koyup, birazda olaylara onun gözünden bakmali:)) Icimizde büyütmektense, aninda gidip konusmak en iyisi:)
    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
  2. __off böyle olur olmaz çıkarımlar ve alınganlıklara ben de sinir olurum....birinin benim adıma düşünmesi ve karar vermesi çok saçma...ama maalesef Turk kapalı toplumunda, insanlar rahatsızlıklarını gidip konuşmak yerine trip atmakla çözmeye çalışıyorlar...en azından bu ardakaş gelmiş senle konuşmuş Kedi... yoksa klasik dağ dağa küsmüş dağın haberi yok vakası olucakmış:)__

    YanıtlaSil
  3. Insanin aklinda kirk bin turlu tilki dolasiyor aksama kadar, bazen elimizdeki kalemi bile aradigimiz oluyor kaldi ki insanlari goresin...

    Gözlük, olmadı numarali lens kullanmanda fayda var ilgilenmedikce cok daha artiyor cunku, ya da madem lazerle cizdirebilirsin korkmuyor isen inat yapacak iş degil yani...

    YanıtlaSil
  4. nasıl hıssettıgı, bırazda ınsanın kendıyle ılgılı.. eger degersızlık, umursamamazlık korkusu ve hıssı hat safhada ıse, sen ona o sekılde davranmasan bıle o oyle anlıyorda olabilir. tamamıyle kişisel olaylar.. kımısıde anlayıslı olup, bu ucmus yogunluktan dıyıp de gıdebılır.
    karısık işler bunlar kedi:)
    sevgılerımle
    pırıltılı cadı..

    YanıtlaSil
  5. İnsan ilşkilerin anlamak zor, çünkü insanı anlamak zor Kediciğim.
    Neyse sen düşünceni söylemişsin O da bundan böyle buna dayanarak hareket eder:))
    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  6. Seni miyop kedi seniii :)
    Oluyor boyle vakalar, bir de icinde 20 yil tutup sonra kitalar oteden vik vik viklayanlar var ki...
    Da-ya-na-mi-yo-rum...
    Hayat zaten zor ve karmasik ve cekilmez ve ve... herseye ragmen guzel be kedicik... di mi? di.

    YanıtlaSil
  7. Sevinmiş kırgın olmadığına, senin onu görmezden gelmediğine.Sevindirdin seni dost bilen sana güvenen ve sana saygı duyan bir gönülü.Kedicim sen de bu kadar şeker olmasaydın ne yapalım yani!

    YanıtlaSil
  8. BELGİN:Sanırım hep böyle yapsak sorun diye birşey kalmayacak. Gereksiz yere hem kendimizi hem de başkasını üzmeyeceğiz.
    Sevgiler bende de Belgin'ciğim...

    DENİZERO: Beni deli ediyor bu tip davranışlar. Trip atmalar, anlaşılmayı beklemeler. Neden zor yoldan anlatıyorsun gelip konuş di mi ama. Bu arkadaş benimle konuştu konuşmasına ya önceden kafasında iyice dallanıp budaklandırmış. Ama en azından hiç söylememekten iyidir:)

    NAKHAR: Lensi de denedim ama yok olmuyor. Benim gözümün önünde duran şeylere bir çeşit alerjim var galiba :)

    PIRILTILI CADI: Kesinlikle aynı fikirdeyim. Aslında sözünü ettiğim iyiniyetli bakmak buydu. İyi niyet sanırım önce kendimize iyi niyetli olup daha sonra başkasına anlayışlı olmaktan geçiyor. Çok doğru bir tespit bu Sevgili Cadım.

    ÖZLEM: Ah sadece onla kalsa be Özlem. Öyle çok insan var ki olayları konuşmakla bir çırpıda halledeceğini unutan...

    TURKUAZ DENİZ: Ay işte ben onları hiç çekemiyorum Neşe'ciğim. İçlerinde biriktirip biriktirip yıllar sonra kusanları yani.İnsan neden kendine bu zulmü yaşatır ki anında halletmek varken? Evet hayat zor ve karmaşık ama yine de güzel :)

    SUFİ: Olayın iyi tarafı da bu Sufi'm ama boşuna aklında büyüterek kendine eziyet etmiş benim üzüldüğüm o. Keşke beni azıcık daha yakından tanısaydı o zaman o şekilde küskünlüklerim olmayacağını bilirdi. Onca zaman boşuna üzülmezdi.
    Kedi şımarıyor azıcık haberin olsun :)

    YanıtlaSil
  9. Genelde bu gibi konularda insanların davranış kalıpları Zeynep'in algıladığı gibidir. Bir sorun olduğunda bunu karşıdakinin anlaması ve düzeltmesi beklenir. Oysa ki bu durum aynı zamanda tepki gösterilen ya da "küsülen" tarafa karşı sınırsız bir hayal gücüyle bambaşka bir halde algılanıp senaryolaştırılabilir.

    Netlik bizim toplumda pek alışılagelmiş bir tutum değildir. Yani dostum sözün özü sana daha çok soracaklar bu soruyu. Hazırlıklı ol:)

    YanıtlaSil
  10. Sen de onun kafasında bir ışık yanmasına sebep olmuşsun böylece:)

    YanıtlaSil
  11. karşıdan bir silüetin suratına baktığını farkedersin sırıtarak. aranızdaki mesafe daralana kadar 'kim ki bu? tanıyor muyum acaba?' türevi sorular kafanın içinde kırk dolanır. yaklaşınca birden pişmiş kelle denen şekilde sırıtıp 'aaa.. naber?' deyiverirsin.. sık sık ben de yaşarım. bir de insanları görmediğine inandırmak ayrı bir çaba gerektiriyor.. =)

    YanıtlaSil
  12. YEŞİM: Netlik gerçekten de alışılageldik bir durum değil. Oysa ne kolay sorunları çözümlemek. Hep şaşırmışımdır yolu bu denli uzatanlara.

    BAŞAK: Umarım :)

    THESAURUS: Miyobun halinden miyop anlar :) Yaşa sen :)

    YanıtlaSil
  13. Bizim ürettiğimiz senaryo ile gerçek senaryonun tutma olasılığı genellikle o kadar az ki? Ama biz inatla senaryolarımızı üretmeye devam ediyoruz. Sevgilerimle:))

    YanıtlaSil
  14. Bence insanların kendini beğenmişliğinden ileri geliyor bu durum, yani bir tek kişinin değil de ırk olarak hepimizin kendimizi beğenmişliği. Başkalarının her davranışının, her hareketinin, her düşüncesinin bizimle ilgili olduğunu düşünüyoruz. Ondan sonra da kafamızda kur Allah kur :)

    YanıtlaSil
  15. HAŞİM: İnsanın hayalgücünün yan etkisi diyelim mi biz buna :)

    LA SANTA ROJA: Kesinlikle. İnsan dünya kendi etrafında dönüyor sanır ya bizimkisi de o hesap :)

    YanıtlaSil
  16. sevdim bu tanımlamayı, o zaman bu alerjiye neden olan nesnelerin çaresine bakmak lazım tanıdığım ve kesin çözüm üreten bir ilaçlama şirketi var eğer istersen...

    numarasını veriyorum sıfııırr :))

    YanıtlaSil
  17. numarayı kaydettim :)Teşekkürler Nakhar :)

    YanıtlaSil
  18. bu paylaşımlar,benzer düşünceleri taşıyanlar ve bundan sonra böyle düşünecekler için ne kadar aydınlatıcı.
    edebiyat bunun için var.
    sanatın her alanı çok güzel.herkes, bir sanat dalı ile ilgilenmeli.

    YanıtlaSil
  19. Çok teşekkür ederim Ramazan Bey. Ve son cümlenizde kesinlikle hemfikirim;"herkes, bir sanat dalı ile ilgilenmeli."

    YanıtlaSil