17 Mayıs 2009

OKURLAR İKİYE AYRILIR...

Okurlar ikiye ayrılır;
1- aynı anda bir kaç kitabı birden okuyanlar
2-bir kitabı, başka kitaplara gözleri bile kaymadan, sonuna kadar istikrarla okuyanlar.

Ne yazık ki ben asla ikinci gruptan olamadım. Ne yazık ki diyorum; çünkü eğer öyle olsaydım o zaman okuduğum kitabın içine başka kitaplardan karakterler katmaz, kitabı yazarın yazdığı haliyle okurdum. Oysa şimdi herşey zaman zaman birbirine karışıyor. Zaman zaman ise, ki bunu nasıl yaptığım benim için bile bir muamma, o karmaşadan akla hayale gelmedik bir öykü meydana çıkıyor. Bu bir marifet mi? elbette değil. Bu sadece gözü doymaz okurun bir kitabı eline aldığında gözünün başka bir kitaba kayması, elinde olanla yetinmeyi bilmeyecek kadar beceriksiz oluşu. Ya da şöyle diyelim ruh hali sürekli değişen okurun okuyacaklarını bu hallere göre belirleme zorunluluğu duyması nedeniyle bir kaç kitabı baş ucunda tutması.

Bazen şöyle düşündüğüm olur; "mesela bir adadasın ya da bir yerde kapalı kalmışsın. Sana oyalanman için tek bir kitap vermişler. Mesela şu kitabı. Al ve baştan sona oku. Sürekli "ay bunu da okuyayım, şunu mu okusam önce" diyerek şaşkın şaşkın bir o kitabı bir bu kitabı karıştırmanın anlamı nedir?" Ama okur-ruhum nuh der peygamber demez yine bir kucak kitabı indirir kitaplıktan bir ona dalar bir buna. Ve merak ederim benim gibi okurlar var mı diye?

Her odada bir kitabı olanları duymuştum. Yemek yerken bir kitabı, yatağında başka bir kitabı, ofisinde bir başkasını ve otobüste bir diğerini okuyanları. Ama benimkisi bu tür birşey değil. Benimkisi tamamen ruh haline göre belirlenen birşey. Bir an gelip Tomris Uyar'ın güncesini sanki onun çekmecesinden gizlice almışım gibi bir suçluluk duygusuyla okumak isterken başka bir an Yusuf Atılgan'ın hala aklımın almadığı nefis bir üslupla yazdığı öykülere dalmak isteyebilirim. Bir zaman sonra, hani kentte olmaktan çok sıkıldığım, şehrin üstüme üstüme geldiği zamanlarda Thoreau'nun Walden Gölü maceralarını sanki ağzımda hiç bitmesin istediğim bir şeker varmışcasına okurken bundan yirmi dakika sonra Tanrı ile Dostluğunu anlatan Walsch'un öyküsünü okumak isteyebilirim. İşin tuhafı tüm bunlar arasında garip bir şekilde de bağlantı olur ya da ben bu bağlantıları uydurabilirim. Ve daha sonra oturup şu an okumakta olduğum bu bir grup kitabın tesadüf eseri mi bu grubu oluşturduğunu yoksa aslında beni bunlara çeken görünmez mıknatısların mı bulunduğunu sorarım kendime.

Tüm bunların sebebi odaklanma sorunu olabilir. Aklın sürekli başka çiçeklere konan bir arıya benzemesi de olabilir. Tüm bunlar belki de binlerce kitap olan bir dünyada ömrün ancak onların pek ama pek azını okumaya yeteceğinin akılda sinsi bir kitle gibi yer etmiş olmasındandır. Kimbilir?
Sahi siz hangi gruptansınız?


RESİM: İman Maleki

41 yorum:

  1. ben 1. gruptanım. ancak biriyle baş edebildiğimden ya da aşırı vefa duygumdan olmalı.

    YanıtlaSil
  2. Suc ve Ceza' yi iki gunde hic elimden birakmadan bitirmistim desem yeterli olur sanirim. Raskolnikov' la yatip Raskolnikov' la kalkmistim. Hala degisen birsey yok elimden birakamam, gozum baska kitap degil dunyayi gormez. Onun icin baslayip bitiremeyeceksem eger kitabi, zamanim dar-etrafim kalabaliksa yillarca rafi bekler. Yaz gelsin kitapcilara atayim kendimi diye...

    YanıtlaSil
  3. Ben şöyle bir okurum, baş ucumda iki kitap , günlük moduma göre birinden birini okurum. Kitap okuma saatlerimde bi sürü kitap alır kanepeye yayılırım, hepsinden bir kaç sayfa okurum hangisine devam edeceğime öyle karar veririm. Ben aç gözlü, saldırgan bir okuyucuyum yani. Bazen kendime inanamam karaktersiz okuyucu derim. Boş verin her şekliyle okumak muhteşem bir şey

    YanıtlaSil
  4. ben deçoğu zaman ilk gruba dahil ederim kendimi ki bir de benim kitabı sonundan başından ortasından ve hatta zaman zaman bir paragrafını okumak ve geri dönüp kaldığım yerden okumak gibi hutum var ki tamamen ruhumun dinginliğinden kaynaklanıyor :)))

    YanıtlaSil
  5. Kesinlikle ikinci gruptayım!! İlkini hayatım boyunca yapamadım. Yapmaya çalıştığımda da baktım yine bir tanesine odaklanıp, onu bitirmişim..:)

    Ben bir kitaba dalmalıyım, ama öyle böyle değil, bir süre o kitapta yaşamalıyım, hatta biter bitmez başka bir kitaba başlamamalıyım ki öncekinin tadı biraz daha kalsın damağımda.. Zaten her kitap bitince üzülmem de bundan galiba.. Alıştığım ve sevdiğim bir yaşam bitiyor, ne olacağını bilmediğim bir başkası başlıyor gibi bir his! Terapi mi ilaç tedavisi mi önerirsiniz doktor hanım? :)

    Sevgiler..

    YanıtlaSil
  6. 1 kez 1. kategoriye düştüm hata ile 3 kitap birbirine girdi 3 ünü de yarım bırakmıştım aradan 4 yıl geçti kitapların konularını unuttuğumdan hepsini tekrardan okumuştum ve rahatlamıştım... :)

    YanıtlaSil
  7. bende birinci gruptayım...Tamamen vefa duygusundan dolayı :D

    YanıtlaSil
  8. Ruh hallerime göre kitapların da okunma sıraları değişiyor.Beden hep aynı gida ile nasıl beslenemiysa, ruhumuzu doyuran kitaplar da doğal olarak değişiyor.Mesnevi'yi 15 yıldır zaman zaman açıp okuyorum mesela...Hemen okunup kapağı kapatılacak kitaplar var hiç kapanmayacak kitaplar var.Yani ben de 1. gruptayım galiba.

    YanıtlaSil
  9. kesinlikle yalnız değilsin :) bende karakterleri ve olayları karıştırırım. ama cok nadirdir başlayıpta tek solukta bitirdiğim kitaplar. bir günde sekiz farkklı kitap okuduğumu bile bilirim. bide denge olsun diye eşit okurum :P

    YanıtlaSil
  10. Ben birinci gruptanım araya başka kitap katmadan bitirdiğim kitap sayısı çok azdır.

    YanıtlaSil
  11. Ben de aynı kitaba sadık kalanlardanım. Farklı kitaplar okumayı hiç denemedim aslında ama tek bir odaklanmayı sevdiğimi sanıyorum :)

    YanıtlaSil
  12. ben de ilk gruptan olup, esasında ikinci grupta olmayı tercih edenlerdenim. o nasıl bir istikrar ve disiplindir bilemem. yorucu esasında ilk grupta olmak. ayn rand'ın bir kitabını diğer on kitapla beraber altı aydır sürüklüyorum peşimde mesela... hepsi yarım olduğundan karakterleri de peşimde sürüklüyorum sanki. şimdi onlara ne oldu? ne olacak? ile geçiyor günler :)
    ben bir de bir kitabı döne döne okuyabilenleri taktir ederim. şaşırırım da. öyle bir kaç kitabım olsun isterim mesela. ama olmaz.
    bir de kitapları bütünleştirip okuyanları taktir ederim. o kitabı okurken geçtiği dönemin kültürel, ekonomik, siyasal yapısını da inceleyenleri, hatta yazarın tüm kitaplarını okuyup değerlendirenleri vs.
    bu da bir disiplin meselesi.

    en kötüsü de aydan atlayan kedi,şu bence; çokluk! düşünürsen ikibinli yıllarda yaşıyoruz. bu zamana kadar yayınlanan tüm kitapları düşün. ve şu zamanda her gün yüzlerce yeni kitap çıkıyor.müthiş bir bombardıman halinde yükleniyor. ben hani bir yazarın kitap çıkartmasının sabırsızlıkla beklendiği zamanlarda yaşamak isterdim. alternatifin az olduğu zamanlarda. hatta el yazması kitapların olduğu zamanlarda. elime bir kitap geçtiğinde uçabilirdim o zaman. oysa şimdi elin hepsine yetişebilir. sırada bekleyen ve muhtemelen yüzde birini tüm ömrün boyunca ancak okuyabileceğin bir sürü kitap var. yetişmenin mümkün olmadığını biliyorsun.

    herşey çok bu zamanda ve bu çoklukla orantılı hız. tüketiyor bizi, biz tüketirken.

    YanıtlaSil
  13. ben hicbir gruba girmek istemem kitap okuma konusunda.. baska konularda oldugu gibi, gruplasmaga karsiyim...
    gunluk moduma bagli hersey..kafam estikce elime kitap alirim.. bazen sabahi kor gozle karsilayincayadek okurum.. birsey sararsa beni takintim baslar; vazgecemem... e-kitap cikti cikali, ekrandan tad almasamda, okurum, kimsenin okumadiklarini..(sandiklarimi)
    yazarina gore takilirim cogu kez...yazarini tanimadan okumamayi takinti haline getirdim...Okudugumu yasamimla butunlestirmege cabalamam, bos bile olsa keyf veriyor bana.. okumak icin okumanin anlami yok..
    sevdalanmissam; sevdalimi okumaktan kitap okumam; yanlizlasmissam sarilirim kitaba..:-))
    VK

    YanıtlaSil
  14. Eskiden aynı senin gibiydim. Aynı anda birden fazla kitap okur ve çok keyif alırdım. Ama, çok çok uzun zamandır bunu yapmıyorum. Gözlerim sürekli başka kitaplara kayıyor hala o ayrı :)

    YanıtlaSil
  15. ben ikinci gruptanım. bir kitaba başlayınca o kadar kendimi kaptırıyorum ki, gece yatmadan önce, otobüste, metroda, ders aralarındave hatta tuvalette... bitene dek elimden düşmez. bittiğinde yenisine yer açılır. mizah dergimle aldatabilirim en fazla kitabımı = )

    YanıtlaSil
  16. Ya kedicim, düsündüm düsündüm bulamadim, ben galiba her ikisindenim, bazen öyle, bazen böyle, galiba kitaba bagli, ya da bana, bilemedim:))

    YanıtlaSil
  17. Kesinlikle 2.gruptayım ben.Bir kitabı elime aldığımda bitmeden başka kitaba geçemem ki okuma açlığını bu kadar yoğun yaşarken bile. Sanki elimdeki kitabı aldatıyormuşum gibi geliyor ve bitmeden o dünyadan ve karakterler ayrılmadan başka dünyaya giremiyorum. İyi mi kötü mü bilemiyorum tabi....

    YanıtlaSil
  18. birinciyim bende. her şekilde ayrı ayrı, ruhumun hissediş biçimine göre değiştirebilirim. hepsi ile yaşayabilrim, birbirine karıştırmam. otobüste okuduğum tuvalette okuduğum, yatarken okuduğum kitaplarım vardır.

    YanıtlaSil
  19. Ben de 1. gruptan oldum hep ve bunun nedenini okunacak kitabın çok zamanın az olduğuna inanışıma bağladım kediciğim.
    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  20. GUGUK KUŞU: Ah vefa yok bende. Ne zaman bir kitaba tutulsam gözüm bir başkasında :)

    TURKUAZ DENİZ: Benim de elimden bırakamadığım kitaplar olmuştur. Ama hep başucumda yarısı okunmuş kitaplar da yığılı kalmıştır. Eski sevgililer gibi :)

    LALE: Ben de o açgözlülerdenim :) Kitaplığın önüne yığılır kitaplar bir sayfa birinden üç sayfa birinden. Biri gönlümü fena halde çalarsa ne ala. Ama bazen öyle huysuz olurum ki giremem hiç birinin dünyasına. İşte o vakitler en kötüsüdür. Dünyada bu kadar okunacak kitap varken ben ziyan ediyorumdur zamanı. Okumak muhteşem birşey sahiden.

    EVREN: Ben başından ortasından sonundan okuyanlardan olmadım hiç. Ama bir kitap okurken sonunu okuyup sonra devam edenleri bilirim. Bunu asla yapmam çünkü bilirim ki sonunu okursam öldür Allah elime almam o kitabı :)

    İMGE: İşte bana sorun yaratan da bu. Okuduklarım bende iz bırakıyordur mutlaka ama ben asla bilemiyorum o izlerin neler olduğunu. Aynı anda bir kaç hayat yaşamaya benziyor benimkisi. Ve bu yorucu. Ama kendimi bundan alamıyorum :) Tedaviye gerek yok herşey yolunda, okumaya devam İmge'ciğim :)

    NAKHAR: Bir vefalı okur daha :)

    HALİME: Bir mi yoksa iki mi? İkinci grup daha vefalı gibi geliyor bana :)

    SUFİ: "Beden hep aynı gida ile nasıl beslenemiysa, ruhumuzu doyuran kitaplar da doğal olarak değişiyor." işte bu. Kesinlikle bundan. Her gün en sevdiğin yemeği yiyemezsin öyle değil mi?

    KALDIRIM ÇOCUKLARI: Kesinlikle emindim senin birinci gruptan olduğuna :)

    VLADİMİR: Benim de öyle. Aç gözlüyüz biz Vladimir :)

    FERULAGO: Farklı kitaplar okumak biraz kafa karıştırsa da o kitapların tuhaf bir şekilde birbiriyle bağlantısının olması garip bir keyiftir ama :)

    YanıtlaSil
  21. JOURNEY TO ORIENT: İtiraf etmeli ki o istikrara ben de şaşırır ve zaman zaman da özenirim. Ve bir kitabı döne döne okuyanları da öyle. Aynı şey filmler için de geçerlidir. Benim aklımda hep şu var: "Bu kadar okunacak kitap varken ve daha izlemediğim yüzlerce film varken neden aynılarına harcayayım vaktimi?"
    Şu sözünü ettiğin disiplinin D'si yok bende. Serseri bir okurum ben. Geçtiğim sokaklardan bir daha geçmem.
    Ve hız gerçekten bizi tüketiyor, kemiriyor ruhlarımızı. Bunca çokluk ancak karmaşaya yol açıyor, insan hepsinin ortasında ne yapacağını bilmez halde kalakalıyor. Hep tercih yapmak zorundasın.

    VOLKAN: Neden yazarını tanımadan okumadığını anlayamadım? Gerçekten merak ediyorum neden? Bir örnek verir misin? Olumlu ve olumsuz olarak. Sana meraklı bir kedi olduğumu söyledim ama bir konu üzerine onlarca soru soranlardan olduğumu söylemedim değil mi :)
    Bir de sen ve senin gibiler için 3. bir grup açıyorum. 3-Bir gruba dahil olmaya karşı olanlar. Hadi bakalım çık bu paradoksun içinden :)

    BADLİK AMİRİ: Peki neden vazgeçtin?

    ASLI: Hiç gözünün başka kitaba kaydığı olmadı mı Aslı? Ya da elindeki kitaptan sıkılıp bir başkasına yöneldiğin. Merak ettim.

    BELGİN: Ruh haline bağlı demek ki :)

    KİTAP KURDU: Aslında iyi galiba. Çünkü tek birşeye odaklanmak her zaman onu tüm ayrıntısıyla özümsemeyi sağlar.Parçalanmaz akıl... Bence bu daha iyi.

    EFSA: Sanırım biz ruh halleri çok sık değişenler birinci grupta oluyoruz genellikle. Ne dersin? Ben de böyleyim çünkü.

    ÖZLEM: Sebebimiz aynı :)

    YanıtlaSil
  22. çok az olmuştur elimdeki kitaptan sıkılıp bırakmam. bırakırsam; tekrar okumaya çalışmam, sıkılsam da inatla bitirmeye çalışıyorum. çünkü belli bi durgunluktan sonra yeniden hareketleniyor konu. zaten senin de bahsettiğin gibi ömrüm boyunca okuyacağım kitaplar sayılı olduğundan seçimin çok zor oluyor. bulunca da bırakmıyorum = )

    YanıtlaSil
  23. Ben ise sıkıldığım kitabı bir türlü okuyamıyorum. Bazen ise aradan bir kaç ay ya da yıl geçiyor geri dönüyorum o kitaba: "Ben bundan nasıl sıkılmışım?" Okur ne tuhaf bir tür değil mi :)

    YanıtlaSil
  24. Merhaba sevgili Aydan atlayan kedi, muhabbete ortasından dalayım:) ben de birinci gruptanım. Aynı anda üç beş kitaba takılmayı becerebiliyorum. Şikayetçi de değilim, yiğit-yoğurt ilişkisi.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  25. Merhabalar...ben kesinlikle 2. gruptanım.Kitap alışverişlerimde 10 kitap birden alırım hemen onları öncelik sırama göre okumak için sıralarım ve bu sıra asla şaşmaz.Elindeki kitabı bitirmeden bir başka kitaba geçmeyi vefasızlık sayanlardanım.Belki bu okuduğum kitaba kendimi fazlasıyla adapte etmemle alakalı belki de hakikatten kitapların da birer ruhlarının olduğuna inanmamdan onları gücendirmekten korktuğumdan...Aslında fark eder mi her iki şekilde de sonuç biirşeyler okumak değil mi.Yeter ki okuyalım.Sevgiler...

    YanıtlaSil
  26. bi de ek olarak filmler var. arka arkaya 3 film izleyince bütün karakterler, olaylar, öyküler birbirine karışıyor. yepyeni ve hiç olmayan bir film izlemiş gibi oluyor insan. =)

    YanıtlaSil
  27. Ben 2. gruptayım. Düşünerek, sindirerek ookumayı seviyorum. Ama çok uzun yıllar 1. gruptaydım. Hatta her odada bir kitabı olan tipler gibiydim. Fakat sanırım son 5 yıldır da böyleyim. Ama arada geceleri özellikle, kitaplığn yanına gider rastgele bir kitap seçer, bir dilek diler ve gözüm kapalı bir sayfa açar okurum. Yani daha önce okuduklarım arasından. Çok eğlenceli oluyor. Ummadığın zamanda ummadığın yerden mesaj alıyorsun:) bu da böyle bir gariplik işte benden:)) sevgiler..

    YanıtlaSil
  28. HEP:Aynen öyle. Yiğit-yoğurt yiyişi misali :)

    SEVAL: Aslında hiç farketmez. Okuyalım da nasıl okuduğumuzun önemi yok.

    THESAURUS: İşte ben bunu da yapıyorum. Arka arkaya izliyorum :) ve sonuç karmaşa :)

    YanıtlaSil
  29. ÖZGÜR: Bunu ben de yapıyorum. Gözüm kapalı kitap seçip parmağımı koyduğum yeri okuyorum. Biz okurlar gerçekten ilginç bir türüz :)

    YanıtlaSil
  30. Kedim ister 1. gruptan, ister 2. gruptan olalim, okuyoruz ya:)) Bence nasil okudugumuz pek önemli degil, okuyalim yalnizca, öyle degil mi:)))

    YanıtlaSil
  31. dün bu konu hakkında arkadaşımla konuşmuştuk.ve bir şarkıyı dinlediğimizde seversek, yazan ve (ya da)besteleyen kişinin onu yaratırkenki hislerini hissettiğimiz sonucuna ulaşmıştık...
    benzer gibi bi miktar sanki?

    YanıtlaSil
  32. BELGİN: Kesinlikle...

    ASLI: Çok büyük bir benzerlik var ama şunu da unutmamak gerek sanki; O an ruh bir şarkıyı kabul edecek halde ise ya da okuduğunu işte o zaman seviyoruz. Sevdiğimiz şeylerin sürekli değiştiğini düşünürsek sağımız solumuz belli olmuyor :)

    YanıtlaSil
  33. Ben ortaya karışık gruptanım galiba. Bazen bir kitaba öyle kaptırırım ki kendimi başka hiçbir şeyi gözüm görmez ve yutarcasına o kitabı okuyup bitirene kadar huzur duyamam. Bazen de aynı anda birden çok kitabım olur.

    YanıtlaSil
  34. Ben ortaya karışık gruptanım galiba. Bazen bir kitaba öyle kaptırırım ki kendimi başka hiçbir şeyi gözüm görmez ve yutarcasına o kitabı okuyup bitirene kadar huzur duyamam. Bazen de aynı anda birden çok kitabım olur.

    YanıtlaSil
  35. kedicim, ille de romanın bir sonraki anketini bu konuda yapalım mı?

    YanıtlaSil
  36. Kesinlikle yapalım anketi. Bence harika bir fikir. Aslında ben bu yazıyı "İlle de Roman Olsun"da da yayınlamayı düşünmüştüm ama sonra dedim ki "tekrar mı olur acaba?"
    Anket harika bir fikir bence...

    YanıtlaSil
  37. tamam o zaman 30.mayıstan sonraki anketimiz o olacak.

    YanıtlaSil
  38. Ben son zamanlarda birinci gruba geçiş yaptım. Kitapları çok hızlı okumaktan kendimi alıkoymak için niyetlendim önce.
    Gittikçe daha çok sevmeye başladım bu durumu. Her kitabı elime alışımda en son nerede kaldım, neydi, ne olmuştu diye düşünmek hoşuma gidiyor. Otomatiğe bağlanmaktan kurtardı beni bu hal.

    YanıtlaSil
  39. Kolaycılığa sığınıp gitgide körelen hafıza için iyi bir yöntem değil mi:) Ben de hafızayı canlı tutmak için çok işe yaradığını gördüm bu tip okumanın.

    YanıtlaSil
  40. Ben ikinci gruptayım. Zaman zaman ilk gruba dahil olsam da.

    YanıtlaSil
  41. sanırım ben de artık tek kitap okuyanlardan olmak istiyorum. Öyle yorgunum ki şu ara kelimelerle başedemiyorum...

    YanıtlaSil