16 Mayıs 2009

ENDİŞEYE MAHAL YOK

Olur. İnsanın bazen gerçekten saçmalamaya ihtiyaç duyduğu zamanlar olur. Dünyayı kaplayan o kocaman saçmalık battaniyesinin ipliklerinden biri olmayı çok isteyebilir insan. Ve bu yüzden de kendisinden çok uzağa düşebilir. Başka biri olmaya ihtiyaç duyar ve normal zamanlarında asla yapmayacağı, burun kıvırdığı şeyleri yapabilir.

İşte tüm bunlar yüzünden abuk sabuk ne varsa okuyorum. Saçma sapan sohbetlerin içine giriyorum. Ve eskiden duyduğumda kulaklarımı tırmalayan şarkıları söyleyip duruyorum. Bunları bile isteye yapmıyorum elbet. Elimde olmadan saçmalığın için sürükleniyorum. Saçmalığa dahil oldukça kendimden kurtuluyorum. Ben olmaktan çıkıyorum. Sırf kendimi özleyeyim de geri döndüğümde sımsıkı sarılayım diye.

İnsan bazen kendinden sıkılamaz mı? Sıkılır elbet... İnsan bazen herşeyden ve herkesten kaçmak isteyemez mi? İster elbet...

İşte bu yüzden tüm bunlar. Ama endişeye mahal yok. Geçici. Her zaman geçti çünkü.
RESİM: Picasso

23 yorum:

  1. Sınırları kaldırma operasyonları bunlar. Herkesle herkes olabilmek, kaçtığın şeyi kovalayıp,kovaladığından uzağa gitmek, bu her babayiğitin kolayca başarabileceği şey değil kedim.Başarılar sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  2. e tabi oluyor bu zamanlar olacak lakin son zamanlarda sıklığı konusunda şüphelerim oluştu son zamanlarda..

    YanıtlaSil
  3. Olmasına oluyor da bazen o "geçicilik süresi" uzun olabiliyor. Bu korkutur beni en çok kediciğim.

    YanıtlaSil
  4. İnsan bazen tam teşhis edemese de rutininden sıyrılmak istiyor sanırım. Olur öyle.

    YanıtlaSil
  5. SUFİ: İnsan bazen ne olduğunu şaşar mı? Şaşıyor. Nesin? kimsin? eskiden neydin? şimdiki senle aran nasıl? hep böyle mi kalacaksın? değişiyor musun? eğer değişiyorsan bu değişim iyi yönde mi yoksa bu bir geri gidiş mi? Her zamanki gibi aklım çok karışık Sufi'm.

    GEREKSİZ YAZAR: Neden böyle oluyor dersin? Bir cevap buldun mu?

    ÖZLEM: İnan beni de korkutuyor.

    YanıtlaSil
  6. VLADİMİR: Ne tuhaf değil mi? Rutin sadece hayat için geçerli değil bazen kendi kendimize bile rutin ve sıkıcı geliyoruz. İnsan ne tuhaf!

    YanıtlaSil
  7. insan en cok kendisiyle hasir nesir olur...kendimizi degistirmek icin harcadigimiz zamani baskasina harcamayiz...cunku degisimin kokeninin kendimizde oldugunu biliriz..kendimle yasamaga mahkum edilmisim bir kere, secme sansini ne anam nede babam sormus; sormayi akil edebilmis..:-) bu mahkumiyete karsimdakini de dahil ederek tutsaklar ordusu kurmayi beklemiyorum kendimden..."zaman" her derde deva derler ama inanmam..gecen zaman degil, eger degistiremiyorsak yasam saatini...
    Umutsuzluk asilamak icin mi buralara takiliyorum ben.. yoksa bana benzeyenlerle tutsakligimi surdurmek icin mi? Bilmiyorum.. ama hoslaniyorum..
    Iyiki bir kez daha varsiniz..
    VK

    YanıtlaSil
  8. Kedim, insan kendinden SIKILMAZmi hic:)) Insan kendinden kacmak icin, sanal dünyadaki dostlara, sanal evinde parti bile verebilirmis:))
    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
  9. Geldi, geçti, kusdum. Reloaded.

    YanıtlaSil
  10. İnsan bazen herşeyden kaçmak istiyor, en çokta kendinden. Sıkıntıların ve sorunların başladığı nokta biziz. Ama yine çözümlendiğimiz noktada biziz. Dediğin gibi ne kadar gitsekte sonunda dönüp kendimize sarılıyoruz galiba.

    YanıtlaSil
  11. asayiş berkemal diyorsun yani. evritinkisokey ya da. ama fakat lakin alışık değiliz seni böyle görmeye. tez zamanda eski hallarına dönmen dileği ile.

    YanıtlaSil
  12. ben nedenlerini az çok çözdüm, şimdi çözümlerinin peşine düştüm.. hatta daha önce düştüm ve şimdi yoruldum.. çözümsüze gidiyorum sanırım..

    YanıtlaSil
  13. VOLKAN: :Umutsuzluk aşıladığını düşünmüyorum. Gerçeklere bakan birini görüyorum ben sende. Ve gerçekleri göstermeye çalışan. Bu umutsuzluk aşılamak mıdır? Asla. Tam aksine iyiye dair umut işareti bu. Ve birinin "nasıl daha iyi oluruz?" sorusuna cevap aradığının.
    Teşekkür ederim...

    BELGİN: Bizim mayamızda var galiba sıkılmak. Baksana kendimizden bile sıkılabiliyoruz :)

    ADSIZ: Gelip geçiyor herşey. Hayatın gidişi hep bu yönde...

    OWL: İşin garibi kendimizden kaçarken kendimizi de yanımızda götürüyoruz. :)

    FAHİMBEY:Eski hallarıma döner miyim bilmiyorum ki. Ya döndüğümde başka biri olmuş olursam? Her yolculuk değiştirmez mi bizi?

    GEREKSİZ YAZAR: Belki de çözüme gidiyorsundur...

    YanıtlaSil
  14. Benzer bir donemden geciyoruz sen akintinin ote tarafinda ben bu tarafinda, uzatsam/n tutsan/m elin(m)i...

    Bence kasimayalim biraz, birakalim akisina. Herkes benzeri seyleri yasiyor. Uzulme, uzulmeyelim.
    Sen daha cok bulut fotografi cek, ben de begonvilimi canlandirayim oldu gibi kerata, kusturdum herhalde...

    Opuyorum, sevgiyle kal...

    YanıtlaSil
  15. Kesinlikle haklısın, biraz akışına bırakmalı. Bulut fotoğrafları çekeceğim :) Begonviline benden selam söyle...

    Ben de çok öperim seni...

    YanıtlaSil
  16. Saçmalamak bizim de hakkımız:))) Seni yürekten destekliyorum Fullam.

    YanıtlaSil
  17. Sağol Yeşom :) Kim tutar beni artık, bak nasıl saçmalıyorum gör bakalım :D

    YanıtlaSil
  18. fahimbey,
    eski hallarimiza dondurmek isteyenler o denli cokki..:-) Osmanlicilik oyununda sinifta kalanlar bile eskiye ozlemlerini bremen mizikacilariyla birlikte terennum etmekteler ( lafa bak.. gelde eskiye donme:-))
    oysaki, eski dusunurlerin eskimeyen ozdeyislerinin birinde " ayrni irmakta bir kez yikanilir" ogutu yer aliyor... Inadina donmeyecegiz geriye; inadina iyiden guzelden yana beklentilerimizi sirtlayip sicrayacagiz...ileriye. noktayi koydugumuz yerden oteye...geri donus halatlarini, gemilerini yakacagiz...duragan yasamin SIKITIlarla orulu gelecegi vadeden bakisin bize yakismadigini gorecegiz; isterseniz hep beraber aynaya bir bakalim ve soralim kendimize..! SIKINTI kuluckasina yatmanin neler doguracagini biliyor muyuz?:-))
    dostcakal...
    Aydan ziplayan kedi... sen umud dagitmayi surdurdukce, birlikte belki o SIKINTI kemerlerini bir delik daha gevsetme firsati yakalayacagiz..
    sabahin su saatinda ancak boylesi derman derman satirlar dokuluyor...gunesin ilk isigiyla..
    Avustralyadan..
    sevgiylekalin..
    VK

    YanıtlaSil
  19. keçi olmak yorar bazen :) koyun olmak gibisi var mı...

    seni patikalarda yalnız ve asi dolaşmaktan alıkoyan belki "normalleşme" (ne demekse) arzusudur. herkes gibi olmak o kadar güzeldir ki... kontrolü bir yana bırakmak, saçmalamak, kendinden sıyrılmak... güzeldir. cahil hırkası bile giymek güzeldir. bu aynı anda dünyanın döndüğü yönde genelle birlikte dönmek gibi. tersine dönmeye kalktığında (ki çok sürmeyecektir, ne yazık) yine yorulmak, yine yalnızlık hissi, yine harcanan müthiş bir direnç...

    ara ara mola vermek gerek.

    YanıtlaSil
  20. valla keci veya koyun ol farketmiyor;otoritenin karsisinda hiclesiyorsan eger..:-)
    kecinin durusu bana daha onurlu geliyor, nedense..ayrik otu gibi olduklari icin mi..? Kimse "keciligi" ustlenmek istemez ama "koyun" gibi surlesmedende edemez..:-)
    "Ates bocegi" olmakta guzel..degilmi?
    Tagore'nin ruhu sad mi olsun?:-)

    YanıtlaSil
  21. VOLKAN: Umudu ayakta tutalım. Başka yolumuz var mı?

    JOURNEY TO ORIENT: Keçi gibi dere tepe tırmanmaktan yoruluyor insan. Arada koyun olmanın rahatlığını özlüyor özlemesine ya koyun olmaya çalıştığında bile koca sürü arasından o inatçı dik boynuzları hemen belli ediyor kendini. Bir keçi ne kadar koyun olabilirse o kadar işte bizimlkisi de :) Velhasılı hiç rahat yok keçiye. Dahil olsun ya da olmasın :)

    YanıtlaSil
  22. bulamadım kedi.. artıkta sorgulamıyorum, çekiyorum acımı oturuyorum kıçımın üstüne.. he gelsin hayat bildiği gibi gelsin, ben acı çekmeye hazırım.. emrah' tan ne eksiğim var, küçüğünden..:)

    YanıtlaSil
  23. Aslını istersen hepimiz zaman zaman Küçük Emrah ya da Küçük Ceylan oluyoruz galiba...

    YanıtlaSil