16 Haziran 2008

Hala umut varken...

Hiç sesinizi çıkarmayın olur mu? Hiç ama hiç... Öyle sessizce durun ve izleyin benim güzel kardeşlerim... Ölenler ve öldürenlere bakın, ikisi arasındaki farkı asla görmeyin. Bir bulmaca, bir oyun bu oysa, siz hiç farkında olmayın. Ve içinizdeki korkak gözlerle bakın o iki resime. "Fark göremiyorum ya sen?" deyin.

Adına "hayatımız" deyin yaşadığınızın."Ve bu yalnızca bize ait, kime ne?" Üzerinde onur ve erdemden en ufak bir iz olmasın. Ölen ölsün kalan sağlar sizindir nasıl olsa. Hem sistem böyledir, güçlü olan ayakta kalır. Buna inanın ve inanmaktan asla vazgeçmeyin. Bu iki cümlenin rahat minderine dayayın sırtınızı. Hiç korkmayın çok çok kalabalıksınız nasıl olsa.

Siz ve benzerleriniz vazgeçmeyin yolunuzdan olur mu? Öyle ya sizin ne günahınız var? Siz mi öldürdünüz bunca insanı, siz mi sırtlarına basarak kazandınız bunca mal mülkü ve yine siz mi kurdunuz bu adaletin A harfinden bile haberi olmayan bu cani sistemi? Siz sadece izlediniz ve şişkin egolarınızın önüne atılan kemiği yediniz. O kemikle ağzınızı, gözlerinizi ve kulaklarınızı tıkadılar da ses etmediniz. Öyle ya doğanız böyleydi sizin. Bize dokunmayan yılan bin yaşasın dediniz.

Bir gün evet bir gün, mazlum ve masumun adından iz kalmadığı o gün "sıra bize gelmez" dediniz. Sesinizi çıkarmadığınız bunca zamanda o sistemin çarkları sadece başkaları için sandınız. Ah ne çok yanıldınız.

Ekmeğine kendi kanın dökülecek güzel kardeşim, suların birilerinin ayaklarının çamuruyla kirlenecek. Ve sen güzel kardeşim acıyla haykıran insanlara sırtını döndüğün günleri düşüneceksin vakti geldiğinde. Aç gözlerini, kulaklarını güzel kardeşim. O şişkin egonu bir iğne ile patlat. Bir başına bir hiçsin be kardeşim "ben ben ben" deyip durmaktan vazgeç. Düşün artık ne olur bak, gör, duy ve düşün. Hala umut var dünyaya dair. Hala umut varken düşün...

Resim: http://whitelaw.deviantart.com/art/pain-38769529

4 yorum:

  1. nasıl ya?Bu yazıda bana çok tanıdık gelen sözcükler ve tümceler var.Evet insanız doğamız benzer ama bu kadarı da şaşılası:)Hem de severek okuduğum biri yazıyor bunları ve ben bir yerlerde dile getirdikten sonra eş zamanlı olarak, telepati,tsadüf mü, demek ki...??*Bu arada elbete yine sevdim bu yazınızı da :):)insan olduğumu yine hatırladım...

    YanıtlaSil
  2. Tesadüf diye bir şey yoktur isimsiz,
    Bir biçimde telapati diye adlandırabilir miyiz?
    BELKİ...

    YanıtlaSil
  3. Gayet hoş olmuş. Biz blog yazarları olarak nedense çoğunlukla düzenden şikayetçiyiz, veya tüm insanlık şikayetçi bu durumdan ama biz yazabildiğimiz için kendimize özgü sanıyoruz, ikisinden biri. Yine de şikayetçiyiz, o güzel bence.

    YanıtlaSil
  4. İSİMSİZ: Keşke sizin yazınızı okuma şansım olsaydı. Söz ettiğiniz benzerliği görmek isterdim. Bazılarımızın içinde bu tip bir öfke ve karşı çıkış mevcut. Olmalı da. Çünkü, bazı şeyleri değiştirmek elimizde. Özellikle de haksızlıkları.

    RÜYACI: Tesadüflere ben de inanmam. Çünkü olan herşeyin bir amacı vardır.

    CEVVAL: Şikayetçiyiz ve olmalıyız da. Şikayet etmezsek kabullenirsek olan tüm kötü şeyler olmaya devam edecek. Bizler bir yanılgıya sahibiz. Tek başımıza hiç birşeye karşı duramayacağımız yanılgısına. Oysa bu doğru değil. Bir yerlerden başlamazsak asıl o zaman değişmeyecek tüm bu şikayet ettiklerimiz.

    YanıtlaSil