10 Aralık 2010

Minik eller üşümesin, minik ayaklar donmasın!

Biz çoğumuz, ülkenin halinden şikayet ediyoruz. Ve pek çoğumuz bu koca ülkeyi kocaman adımların kurtaracağını düşünüyor kılımızı kıpırdatmıyoruz. Öyle ya biz ne yapabiliriz ki? Öyle ya herşey zaten olabileceğinin en kötüsü olmuş, değil mi? Olsa olsa daha kötüye gider ve bu yüzden de birşey yapmanın pek bir anlamı yoktur.

Bir de kahraman bekleyenlerimiz var. Onlar istiyorlar ki o kahraman ufuktan bir güneş gibi doğsun ve gelsin bizi kurtarsın. Ama o gelene kadar hiçbirimiz hiçbir şey yapmadan elleri kavuşturup bekleyelim. Hayır efendim öyle değil. Olmamalı da. Kendimizi bu kadar etkisiz, önemsiz görmekten vazgeçmeliyiz herşeyden önce ve neler yapabileceğimize bakmalıyız. Mesela televizyon dizilerinin kahramanı küçük çocukların çektiği acılara hüngür hüngür ağlamayı vicdan ve merhamet göstergesi sanmaktan vazgeçmeliyiz. Asıl etten ve kandan yapılmış çocukların nerede, nasıl, ne şartlar altında yaşadığına açmalıyız gözümüzü kulağımızı. Size de bunun aksi müthiş bir iki yüzlülükmüş gibi gelmiyor mu? Osman için ciddi ciddi gözyaşı döken birinin komşusunun yırtık ayakkabılı kızını görmezden geliyor oluşu çok tuhaf değil mi?

Jonathan Safran Foer'in "Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın" adlı kitabının kahramanı Oscar ile babası arasında, insanın evrendeki önemi konusunda bir konuşma geçer. Çöldeki tek bir kum tanesinin yerini değiştirmekten söz eder babası ve bunun aslında sadece çölü değil tüm dünyayı ve evreni değiştirmek anlamına geleceğini söyler. Bir kum tanesi bile dünyada bir değişikliğe yol açıyorsa bir insan için yapılan birşeyi hayal edebiliyor musunuz?

Bir Milyon Kalem, yine güzel bir kampanyaya imza atmış. Kampanyanın adı "Minik eller üşümesin, minik ayaklar donmasın." Yapacağınız şey çok basit. O çocuklar için ayakkabı ya da eldiven yollayacaksınız. Kendiniz için küçük ama o çocuklar için çok sıcak birşey yapacaksınız. Mesela sizin sayenizde ayakları ve elleri hiç üşümeyecek, soğuk yüzünden başlarına gelecebilecek bir hastalığı savuşturmuş olacaksınız. Bu ayakkabı ya da eldivenleri yılbaşında alacakları için yeni yılın onlara şans getirdiğini düşünmelerini sağlayacaksınız, umut olacaksınız belki de. Asıl en önemlisi her gün televizyonlarda korkunç şeyler gören ve insanların kötü olduğuna dair yavaş yavaş bir inanç geliştiren bu çocuklara herkesin kötü olmadığını ispatlayacaksınız. Onların yeniden iyi şeylere inanmaları az şey mi?

Kimileri benim aşırı romantik olduğumu düşünüyorlardır şu an muhtemelen. Çünkü, çoğu insan bıkıp usandığı bu dünya için kılını kıpırdatmak istemiyor. Onların bıkkınlığını ve umutsuzluğunu anlamıyor değilim. Zaman zaman ben de aynı umutsuzluk içinde yüzüyor ve herşeye olan inancımı yitiriyorum. Fakat insan direnmeli. Hatta zaman zaman kendine bile olsa direnmeli.

Kahraman bekleyene not: Beklediğiniz kahraman o çocuklardan biri olabilir.
Birşeyleri düzeltebileceğine inancını kaybetmiş olana not: Senin düzeltmekten vazgeçtiğini o çocuklardan biri düzeltebilir.

Kampanyanın ayrıntılarını buradan öğrenebilirsiniz.

Fotoğraf: Ara Güler

5 yorum:

  1. Neler yapacağımızı öğrenelim o zaman bir milyon kalemde ve harekete geçelim kedicim.
    Omlar kahraman olsalar da olmasalr da bizim geleceğimiz çünkü.

    YanıtlaSil
  2. Ne kadar da anlamli bir yazi olmus. Ve cok cok dogru, herkes herseyi birbirinden bekliyor, ama her aileden ihtiyaci olan tek bir cocuga yardim gitse bile ortaya cok buyuk ve olumlu sonuclar cikabilir. O yardim etme birilerinin hayatina sicacik bir sekilde dokunabilme duygusu paha bicilemez degerde, herkesin yasamasini dilerim..

    YanıtlaSil
  3. 1MK Editörü olmanın en keyifli yanı sne gibi dostlara sahip olmak.

    Romantizim güzel şey, tıpkı çocuklar gibi. sayfana gelen dostlar bir sıcaklık yaratmak dilerlerse ki sadece ayakkabısı olmayan 96 çocuğum kaldı lütfen birmilyonkalem@gmail.com adresine bir e-posta yazsınlar.

    Sevgimle. İyi ki varsın can dost...

    YanıtlaSil
  4. Aydan Atlayan Kedi'm,
    Sağol bilgilendirdiğin için.. onlar üşümesinler.. bir müdahalemiz yetecek duygusu.. bu çok güzel..

    YanıtlaSil
  5. ÖZLEM: Güzel şeyler yapmak bir adım uzakta işte Sevgili Özlem. Hayat bazen bizim ellerimizden birinin ellerini ayaklarını ısıtabilmekse eğer, bu güzel birşey.

    ACAİ_BERRY: Tek bir adımın asla yetmeyeceğiniz düşünüyoruz ya o tek adım aslında belki hayal bile edemeyeceğimiz pek çok şeyi değiştirebilir. Hele ki o adımlar birleşirse, neler olabilir hayal edebiliyor musun?

    UZAĞA GİDEN KADIN: O şeref bana ait. Güzel şeyler olmasına vesile olursam eğer o zincir de bir halka olabilirsem mutluluğumu tarif edemem.

    ZUİHİTSU: Senin o sıcak yüreğin ve ellerinden güzel şeyler akacak bilirim. Kocaman kalbinden öpüyorum.

    YanıtlaSil