24 Aralık 2010

Hep burada...

Gün içinde ben hep seninle konuşuyorum, duymuyorsun. Sana komik öyküler anlatıyorum mesela. Ben gülünce sen de gülüyorsun. O öykünün benzeri pek çok öykü anlatıyorsun sen de, benimle dünyanın trajik değil komik tarafına bakıyorsun. Öfkelendiğimde edemediğim küfürleri sen hiç sakınmadan ediyorsun. Göğsümün içinden çekip alıyorsun o alevli öfkeyi sonra. Ben sakinleşiyorum, sen üzerimdeki yatıştırıcı etkinin farkında bile olmuyorsun. Sanki hep böyleymiş gibi, sanki sen bilmediğim bir dünya ile aramda köprüymüşsün gibi hem mucizevi hem de bir o kadar gerçek oluyorsun.

Bana bir şairin ruhunu giydiriyorsun, farkında bile olmuyorsun. Sabahın ilk saatlerinde yıldızlı bir gök altında yürüdüğümü sanıyorum ben bu yüzden. Ve yine bu yüzden herkesin yüzünde açan nergisler görüyorum. Geçtiğim yollar üzerine gökkuşağından köprüler kuruluyor. Ben o köprülerin renklerine bulanıyorum, yine bu yüzden.

Sen baktığım her yerde var oluyorsun, ah bilmiyorsun. Şu karşı masada oturan adamın gülüşüne gelip yerleşiyorsun mesela. O her gülümsediğinde binlerce beyaz kuş olup başımın etrafında uçuşuyorsun. Bahçedeki çimlerin üzerinde esen rüzgar oluyorsun sonra. Sen o çimlerin üzerinde dolandıkça ben ellerini görüyorum. Nasırlarını saklıyorsun "utanma" diyorum "bu utanılacak birşey değil." Gülümsüyorsun. Ellerinden gelen toprak kokusunu sevdiğimi hiç ama hiç bilmiyorsun.

Ah sen ne çok insanın yüzünde yansıyorsun, bilmiyorsun. Bin parçaya bölünmüş de yeryüzüne dağılmış gibi, aldığım her nefeste bir parçanı ciğerlerime çekiyormuş gibi, biraz daha baksam utanmadan hıçkıra hıçkıra ağlayacakmış gibi oluyorum. Biliyor musun?

Resim: İlya Repin

9 yorum:

  1. Düşlerin kimsesizliğinde salınan haller vardır ıssız kıyıların soluğunda yanmalardan geçer...
    Yüreğinize sağlık. Tşkkrlr...

    YanıtlaSil
  2. Ne büyük hediye... Hem sana, hem de yazılan-bunları sana yazdırana...

    Biz de sayenizde hayatın, baktığın şeyin güzelliğinden sebebleniyoruz böylece...

    Aşk'la kalın...

    YanıtlaSil
  3. ellerinden gelen toprak kokusu.. başka birinde gördüğün gülümsemedeki "O".

    Bunları tanıyorum. tanıdığımı da biliyorsun canım arkadaşım benim.. içimde neler uyandı anlatamıyorum.. sen anla..

    YanıtlaSil
  4. ne kadar güzel yazıyorsun :) harikasın ....

    YanıtlaSil
  5. Çok hoş yazılarınız sessizce okuyup gidiyorum genellikle:)

    YanıtlaSil
  6. Üzerine yorum bile yapılmayacak bir yazı olmuş. Sessiz sedasız okuyup üzülmeyi, sonra da gitmeyi gerektiriyor.

    <3

    YanıtlaSil
  7. Hüzünlenerek sessizce okudum dostum.
    Sevgilerimle..

    YanıtlaSil
  8. Ne yogun bir resim... adeta butunlesmissiniz yazdiklarinizla ..Hepimizin hayatindan asi dalgalara karsi elini tuttugumuz guclu, gokkusagi kopruleri gecmedimi zaman zaman...

    YanıtlaSil
  9. MİRZA: Ben teşekkür ederim asıl.

    BRAJESHWARİ: İnsan içinde her daim üzeri toprakla örtülü birşey taşıyor. Ve bir zaman bir rüzgar esiyor o ortaya çıkıyor. Hayat bize serin rüzgarlar versin ve içimizdeki açığa çıksın diyelim mi yeni yıl dileği olarak :)

    ZUİHİTSU: Anlıyorum seni. Hem de çok iyi. Çok öpüyorum seni kızkardeş.

    BURCU: Çok teşekkür ederim. Ama şımaracağım bak haberin olsun Burcu'cuğum :)

    NEHİR İDA: Çok teşekkür ederim :)

    KIREYZİ GÖRL: Okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Ama üzülme ne olur. Sevgilerimle...

    JİVAGO: Çok teşekkür ederim. Sevgiler benden de Sevgili Jivago.

    ÖZLEM ANNE: Galiba asıl önemli olan o deli dalglar değil, o dalgaların altında elimizi tutan birinin olup olmadığı. Değil mi?

    YanıtlaSil