06 Eylül 2008

KEDİNİN SON DÖRT GÜNÜ

Ters Meditasyon mimlemiş beni ve demiş ki: "10 eylül günü gezegenimiz yok olacak diyelim; o güne kadar neler yaparsın?" Ben de dedim ki: "Zaten herşeye geç kalıyorum bari bunu erken yazayım da dünya patlarken şöyle demeyeyim: "tüüüüüh bana mim yollanmıştı yazmayı unuttum, ayıp oldu vallahi Ters Meditasyona tüh ki tüh" (evet ben ince ruhlu bir kediyimdir.)

Bugün 6 Eylül. 4 gün sonra tozum bile kalmayacak. (Kimin kalacak ki?) Umurumda mı pek değil açıkcası. "Her canlı bir gün ölümü tadacaktır." diyenlerdenim. Ne zaman nasıl olacağını bilmeden yaşamak iyiydi ama Sevgili Bilim Adamları "Kaderiniz biziz ulen ölüm tarihinizi de biz belirleriz" dedikleri için şimdi hepimiz tarihi biliyoruz. Aferin onlara. Şöyle düşündüler galiba: "Ölümcül hastalıklara çare bulamıyoruz o halde hepsini toptan öldürelim de en azından ölüm kaygısıyla yaşamasın garibanlar. Bu hayat çekilir mi yahu?" Aferin onlara demiş miydim?

Şimdi vakit geçirmeden kalan ömrümün (minicik kısacık 4 günlük ömrümün) planını yapmalıyım.

1.GÜN 6 Eylül Cumartesi
Saçlar taranmayacak, bulunabilecek en paspal giysiler giyilecek, lensler takılmayacak, körük gibi sigara içilecek (gönül rahatlığıyla nasılsa kanser riski yok olsa da önemli değil 4 gün sonra sizlere ömürüm zaten) gözler tavana dikilecek, Orhan Gencebay'ın tüm parçaları dinlenecek, Orhan Baba'ya böğürerek eşlik edilecek şöyle bağırılacak: "Vazgeç gönlüüüüüüüüm sen bu aşktaaaaan. Sana kıymeeeeeet veren miiii var?", bu şarkı hayata ve kadere küskün gözlerle bakılarak söylenecek, tüm gün bu şekilde geçirilecek. Arabesk bir ruh olmanın sonuna kadar tadına varılacak ve günün son saatlerinde "eeeeh sıkıldım ama bu halden, ben depresif olmaya uygun değilim ki?" denilerek isyan edilip kalan 3 gün için plan yapılacak.

2.GÜN 7 Eylül Pazar

Sabah, anne "kızım uyan öğlen oldu" dediğinde "amaaan anne ölümlü dünya bırak da uykunun keyfini çıkarayım" şeklinde karşılık verilecek sonra " Aaaa ayol 3 gün sonra öleceğiz kalkayım da kalan ömrümün tadını çıkarayım" denilerek yataktan kalkılacak. Yüz yıkanırken "Hayaaaaaaaat beni neden yoruyosuuuun?" diye şarkı söylenecek sonra hayata dönüp "hadi len beni artık yoramazsın" denilecek. Ve hayatın yakası toplanıp "Devir değişti artık koçuuuum sen bizle değil biz senle dalga geçeceğiz bu kalan 3 günde" denilecek. Sonra ele telefon alınacak ve A harfinden başlanarak sırayla herkes aranacak. Bazılarına "iyi ki varsın" denilecek bazılarına "Allah belanı versin tiiiz günde Hakkın Rahmetine kavuşursun inşallaaaaah" şeklinde koca karı bedduası edilecek ve bedduanın ne kadar da kısa sürede gerçekleşeceğine sevinerek kıs kıs gülünecek. Aynı şey e-mail ile de yapılacak. Sonra sokağa çıkılacak. Uygun bir market ya da ona benzer birşey bulunup soyulacak ve böylece ilk defa suç işlenmiş olacak. Suçu işlerken kesinlikle maske falan takılmayacak. Çünkü emin olunacak ki 3 gün kaçmayı becerebilirim. Sonrası zaten malum polisler daha beni tutuklayamadan dünya patlamış olacak. Soymuş olduğum marketin çalışanları tek tek yanaklarından öpülerek haklarını helal etmeleri istenecek ve onlara "Kardeşlerim Romalılar hayat fani ölüm ani hepimiz bugün varız yarın yok. Siz beni unutun ben de sizi. Sizi yok etmek için beni dünyayı patlatmak zorunda bırakmayın" diye göz dağı verilecek. Ne kadar tehlikeli olduğumu anlamaları için bir tanesinin kulağı itinayla çekilecek. Paralar alınıp bir taksiye binilecek derhal Belediyeye gidip anons yaptırılacak. Anons şöyle olacak "Değerli vatandaşlarım kentimizin en yüksek binası olan bilmem ne binasının tepesinden öğlen namazını müteakip para saçılacaktır. Karnı aç olanların, çocuklarına istediklerini alamayanların, sefillerin ve parasızlık canına tak edip de aklından intihar fikirleri geçenlerin derhal o binanın altında toplanması önemle rica olunur.Siz aç gözlü manyaklar reca ederiz sizler o binanın altına gelmeyiniz. Geldiğiniz takdirde keskin nişancılar tarafından vurulacaksınız." Sonra binanın tepesine çıkılacak tüm para aşağıya atılacak. Eve gidip gönül rahatlığıyla uyunacak. "Bugün neler yaptın evladım" diye soran anneye "hiiiç sıradan bir gündü canım anneciğim" diye cevap verilecek."

3. GÜN 8 Eylül Pazartesi
Sabah 8'de uyanıp kuaförün kapısına dayanılacak. Saçlar kısacık kestirilip sarıya boyanacak. Saat 11 gibi işyerine varılacak. "Nerdesin kızım sen?" diyen müdüre "Hesap mı vereceğiz ulan" denilecek. Müdür şaşkınlığını daha üzerinden atamadan çanta masanın üzerine fırlatıcak ayaklar masaya uzatılacak ve kayıtsızca bilgisayar açılacak. Bir bağımlı olarak maillerine bakılacak ölümden korkan ağlak arkadaşların maillerine teselli yanıtları yazılacak. Müdürün donup kalmış yüzü çözüldüğünde ve öfkeli bir boğa gibi üzerine doğru gelmeye başladığında ayağa kalkılıp uçan tekme atmak için hazırlanılacak. Ama uçan tekmenin nasıl atıldığı bilinmediği için kafasına çanta indirmekle yetinilecek. Arkadaşların takdir alkışları içinde koridorda yürüyerek zaferin keyfi çıkarılacak. Saate bakılacak bankaların kapanmadan gidip bir banka soyularak dünkü işlem tekrar edilecek.

4. GÜN 9 Eylül Salı
Önceki gece Orhan Pamuk'un Masumiyet Müzesi okunup bitirilmeye çalışıldığı için çok geç uyanılacak. Bugün ne işe gidilecek ne de bir yer soyulup fakirlere dağıtılacak. Robin Hood olmaya bir son verilip kendi halinde bir gün geçirilecek. İnternetten bol bol alışveriş yapılacak, kredi kartları son limitine kadar harcanacak ve bu alışverişin neden ilk gün yapılmadığına kederlenilecek. Vonnegut ve Auster'in okunmamış kitapları yatağın üzerine konulacak bir sayfa ondan bir sayfa bundan okunacak. Bol bol çay kahve ve sigara tüketilecek. Bir güzel gözler yorulacak ve uykuya dalınacak.

SON GÜN 10 Eylül Çarşamba
Sabah geç uyanılacak. Saate bakılacak. Tüm gün yataktan çıkılmayacak ve beklenecek. Dışarda devam eden hayatın sesi dinlenecek. Gün sonuna gelindiğinde hala yatakta şaşkın şaşkın tavana bakılıyor olacak. İşinden kovulmuş, borç batağında, deli olarak damgalanmış olarak her an polislerin gelip kendisini yakalamasını bekleyen bir salak olunduğu farkedilecek. Bilim adamlarına okkalısından küfür edilecek. Sonra sakinleşilecek ve "En azından fakirler beni seviyor." denilecek ve kadere teslim oluncak. Bir daha da "dünya 4 gün sonra yok olacak, hepimiz öleceğiz, ne yapmak istiyorsanız şimdi yapın" gibi aslı astarı olmayan haberlere inanılmayacağına yemin billah edilecek.

Eveeeeet geldik bir mimin daha sonuna. "Mimler devam etmeli bu zincir böyle sürmeli " diyerek mimimizi Vladimir, Karöshi, Devrik Cümleler ve Dikkatsiz'e paslayalım. Evet Baylar ve Sayın Bayan peki ya siz, siz ne yapardınız dünya 10 Eylül'de yok olacak olsa?

Resim: M.C. Escher


26 yorum:

  1. Aydan Atlayan Kedi...
    Tüm kederime, yasıma rağmen beni güldürdün. Dramaturg ve senarist tarafım hemen bir şeyler düşünerek okudu yazıyı...
    Ya, sana ne diyeceğim... 10 eylül'de dünya yok olsa ne yapardınız diye soruyorsun ya... Dikkat etsene, eylül'de devamlı dünya yok oluyor. 11'i, 12'si ve daha niceleri ile...
    Ben ne yapardım diye düşünmedim hiç ama sana söyleyeyim, şimdi bunu yazarken geldi aklıma. Şu yaptıklarını görmek için senin peşine takılırdım...
    Sevgiyle kalasın.

    YanıtlaSil
  2. muhtemelen az ceza alırsın, yanaklarından öpülerek gözdağı verilmiş çalışanların tanıklıkları yardımıyla; çaldığın parayla ne yaptığın göz önüne alındığında ve "akıl sağlığı yerinde değildi o sırada" gibi bir raporla suçun hafifler sanırım...

    YanıtlaSil
  3. 2. günün çok amerikanvari olmuş, market bulup soymak falan. gerçi sonunu iyi bağlamışsın fakir kukara sevindirerek :)
    bu sırada kimsin nesin, hakkında o kadar bilgisi olan birisi değilim ama saçlarını kısa kestirip, sarıya boyatmak senin için bu kadar zor bir şey mi? neden bugün yada yarın yapmıyorsun. bu işlem için illa dünya'nın sonunu gelmesi mi gerekiyor?

    YanıtlaSil
  4. NÜKHET EVERİ: Yazarken ben de bunu düşündüm, önce 11 Eylül sonra 10 Eylül gelecek yıl 9 Eylül için nasıl bir senaryo yazılacak acaba :)

    Eğer peşime takılırsan soygunları birlikte yapacağız demektir :)

    DEVRİM GÜR: Ben de öyle tahmin ediyorum :) Madem suç işliyoruz en azından birilerine faydamız dokunsun di mi ama?

    MAGNUM OPUS: Dünyanın yok olacağının söylenmesi bu kadar Amerikanvari iken benim 2. günümün Amerikanvari olması pek tuhaf değildir herhalde :)))

    Saçları polisten kaçmak için kısa kestirip sarıya boyadım. Tamamen senaryo gereği yani. Aslına bu saç biçimi için evet dünyanın sonunun gelmesi gerekir zira esmer olanda sarı saç berbat olur.:)

    YanıtlaSil
  5. felaket çoktan başladı bende. öğleden beri başım bi ağır bi ağır ki sorma. iftara da çok var. bloglara bakayım dedim ağrı kesici niyetine. senin fourday'i gördüm. yazayım unuturum dedim. yazdım. ama geçmedi şerefsiz ağrı.

    YanıtlaSil
  6. Dünyanın sonu gelmeden günün bloğu da oldun ya ağrı sızı kalmamıştır herhalde Rehavetciğim :))

    YanıtlaSil
  7. 10 eylul deki deneyi ilk duydugumdan beri feci halde tirsmis durumdayim. Bu mim beni titretip kendime getirdi iyiden. pazartesi ise gitmeme dusuncesini kafamdan henuz silmedim bile. daha cumartesi aksami henuz. bakalim pazartesiye ne olur bilmiyorum. Mim icin tesekkurler yazacak konu bulamiyordum iyi oldu. durun ben bir yazip geleyim.

    :)

    YanıtlaSil
  8. başkalarının da yazılarını okudum bu konuyla ilgili:
    herkesin listesinde suç işlemekle ilgili illaki bir madde var. Hatta bazıları iyice hunhar şeyler yazmışlar. Yani insanoğlu yapacağının yanına kar kalacağını bilse HERŞEYİ yapacak manasına geliyor bu.. Bu ne canavarlıktır!

    ben lunaparka gitmeyi, son bir kez daha maç yapmayı, aquaparklar'da kaymayı fln gibi şeyler düşlerken millet neler istiyomuş halbuse..

    YanıtlaSil
  9. VLADİMİR: Az önce okudum yazdıklarını. "Doğru mim doğru bloger" dedim :)

    ARTİ: Ne canavarlığı yahu Robin Hood'luk benimkisi. Birini mi öldürdüm ya da birilerine zarar mı verdim. Zenginden alıp yoksula verdim ki adalet bir nebze de olsa sağlansın :) Ben de para olsaydı kendi paramı dağıtır suç işlemezdim emin ol. Sen mi lunaparka gidecek, maç yapacaksın Arti :) Hadi canım :) Sen kimbilir neler yapardın. Sana da buradan bir mim yolluyorum. Hadi bakalım yaz neler yapardın :)

    YanıtlaSil
  10. Arti'nin lafı benim yazdıklarıma...

    =)

    YanıtlaSil
  11. Ben bir mektup yazardım..Uzaylılara yok olma nedenlerimizi ve vasiyetlerimi açılardım..(hatta dur ben bunu yazıyım..10 eylül 08.08de yayına girsin :D)

    YanıtlaSil
  12. Aydan Atlayan Kedicim... Ay ne ayıp bana ne ayıp ne ayıp... 6-7 eylül'ü unutmuşum.
    Bu dünya tüm bu tarihlerin arasındaki boşluğu doldurur bu gidişle.
    Ben soyguna gelirim tabiî seninle...

    YanıtlaSil
  13. BUZCEVHERİ: Sen de coşmuşsun be Cevherim :) Allah'tan emin değilsin dünyanın yok olacağından. Bir de emin olup bunları yapmaya karar versen vay ki vay :)))

    EVCİL PANDA: E dünya patlayınca senin mektup kalacak mıydı? :) Herşey toz dumanken neye yazmayı planlıyorsun mektubu Pandacığım :)

    NÜKHET: Bu eylül ne belalı bir ay. Yakında eylül ayının tüm günlerini bir felaketle anımsıyor olacağız herhalde.

    İki kişi soygun daha kolay olur Nükhet ben adamların kafasını şişirken sen de paraları alırsın. Merak etme acele etmene gerek yok, benim çenemden oldukça afallamış olacakları için polis falan çağırmayı akıllarına bile getiremezler :) Sonra birlikte o paraları en yüksek binanın tepesinden savururuz :)

    YanıtlaSil
  14. Ya haklısın, eylül tam yaprak dökümüdür de aynı zamanda, dikkat et bak eylül ve kasım ayları her türlü gariplikle doludur.
    Eylül benim güzel kızım lady Macbeth'i de aldı benden... :(((((
    Ben tamam paraları alıp savurmaya varım, ama bir şey istesem. ben diyorum ki, paraları sen savur ben de keskin nişancıların kimi vuracağını belirleyeyim. Hani şu aç gözlü manyakları kastediyorum!

    YanıtlaSil
  15. Dediğin gibi Nükhet yaprak dökümü ayı bu ay. LAdy Macbeth için çok üzüldüm. :(

    Tamam anlaştık. Paraları ben savuruyorum, keskin nişancıların hedeflerini sen belirliyorsun :)

    YanıtlaSil
  16. hiç bişiy yapmam,
    o tip durumlarda zevksiz olur çünkü. üstelik basit..

    avatar'ı izledim bitirdim 60 küsür bölümünü ztn, dünyayı ben kurtaracam modundayım..:)

    YanıtlaSil
  17. Mektubumda açıkladığım üzere kendisini uzay boşluğuna fırlatmayı düşünüyorum..Olmadı adamların o kadar teknolojileri var..Modemleri bol bol mbitli adslleri vardır..:D

    YanıtlaSil
  18. ARTİ: Peki Arti Bey :)

    EVCİL PANDA: Doğru vallahi bizim tüm veriler onlara akıyordur zaten. Yaz mektubu bence ama 10 Eylül'den önce yayına girsin, Allah muhafaza patlarız yok oluruz sahiden de o gün belli mi olur :)

    YanıtlaSil
  19. Sevgili aydan zıplayan kedi;
    Dünya imha olup, ya da kara bir kara delikten başka bir evrene açıldığında bu yazıların ellerine geçerse birilerinin, seni nasıl olsa bulup mahkum edemezler.Belki bizi güldürdüğün gibi bulanları da güldürürsün.Yeni açılacağımız evrende görüşürüz inşaallah.Hoşçakaaalll.

    YanıtlaSil
  20. evden dışarı adım atamayan kedimi 4günde sokaklara alıştır ve araya, brad pitt e benzeyen, pek de tanımadığım biriyle beraber olunacak gibisinden bir şey sıkıştırırdım herhalde.

    YanıtlaSil
  21. çok eğlenceliymiş. üslubunu çok sevdim kedi. sanki daha önceden de okumuşum yazılarını gibi hissettim.. =)

    YanıtlaSil
  22. Kedicim parayla saadet olmaz. Hele sehrimizin en yuksek bilmem ne binasindan, keskin nisancilarin golgesinde sacilacak haram parayla hic olmaz. O yuzden bence siz, para yerine, kelimeler dagitin insanlara. Hani kuslarin gagasinda tasinan o zarif kelimelerden var ya, iste onlardan. Baktiniz asagidaki kalabalik "ulan bizi bunu icin mi topladin buraya " diye nankorluk yapiyor, iste o zaman devreye sokarsiniz keskin nisancilari:)

    Yazi cok hos olmus. Ama ne yalan soyleyeyim, ben sizin, olume gercekten de sayili gunler kala neler yapacaginizi, neler dusuneceginizi de bilmek isterdim. Ama bu, karsilanmasi cok zor bir istek. Aynen OSS'ye hazirlanan ogrencilerin hergun deneme testi yapmasi gibi, bu is icin de duzenli rabita gerekir. Yani her an olecekmis gibi yasayabilmek. Ben dahil kacimiz yapabiliyoruz ki bunu?

    YanıtlaSil
  23. SUFİ: Tüm rahatlığım bundan ya Sevgili Sufi:) Yeni açılacağımız evrende görüşmek üzere :)

    ARZU: Kediyi neden sokağa çıkarmıyorsun? Bence dünyanın yok olmasını bekleme. Yazık ne kadar da sıkılıyordur kim bilir? Dünya yok olurken dile gelip yakana yapışmasın sonra :)

    KHAOSKHRONOS: Teşekkür ederim. "Dünyayı eğlenceli gibi görmezsek bu hayat ne hale gelir diyenlerdenim." Ondan bu "dünya patlasa da çatlasa da ben böyleyim" deyişim :))))

    KREMALININ ANNESİ: Sevgili Annecik parayla saadet olmaz ama parasız açlıktan ölünebilir öyle değil mi? O yüzden o paraları havaya savurmak isteyişim.

    Ölüme nasıl hazırlanırdım? Ben, ben olarak yaşamaya devam ederdim herhalde. Ölümden korkanlardan değilim. Tam aksi ölümden sonrasını merak edenlerdenim :)

    YanıtlaSil
  24. Dört gün, eylül içerisinde dört günün tasarımı bu kadar ince bir doku ile incelenmesi gayet hoş. Nicel ve nitel olarak zamanın akıntısı ile yok oluşa göz yummak hep acınası olsa gerek.

    Süper bir kurgu daha. İmza için altına atılacak tek söylem"Kumdan kalelerim, denizden gelen melteme karşı dirayetli değil"

    Süperdi başarılar...

    absürdleşmiş modunda kulaç atan özgürlükçü kediden sevgiler....

    YanıtlaSil
  25. Kedicim kedicim çok teşekkürler. Bak beni şımartıyorsun haberin olsun :))

    YanıtlaSil
  26. Gerçek-ten beyimndeki uyandırdığın imgeler bunlar efenim.

    (:

    YanıtlaSil