16 Eylül 2008

AYNA AYNA SÖYLE BANA

Eylül'ün birinde hemen ayna karşısına geçtim ve dedim ki; "Ayna ayna söyle bana bu ay kaderimde ne var?" Ayna önce şöyle bir dudak büktü: "Evlatçığım" dedi "Efendim Sayın aynacığım" dedim "Bu ay senin kaderin 3 harf üzerine kurulu." Hemen bildiğim üç harfli bütün kelimeleri saymaya başladım. Ayna kahkahalarla güldü ve şöyle dedi: "Mim" dedi. "Başına yağmur gibi yağacak" Eh iyi bakalım dedim gelecekleri varsa yazacaklarım da var. Bu mim yağmurundan bir damla da Goddess Artemis'den geldi. Demiş ki; "Hangi hayallerinizden vazgeçtiniz?" Bu soruyu "hiçbir hayalimden vazgeçmem ben." diye yanıtlayıp noktayı koyabilirdim fakat bunu yapmayacağım. Biraz gerilerden başlayıp hayaller üzerine bir kaç kelam edeceğim.

Okul yıllarında hep pencere kenarlarında otururdum. Çünkü pencereden gökyüzüne, ağaçlara bakıp hayal kurmak çok daha kolay oluyordu. Bedenim sınıfta, aklım ise başka bir yerlerde dolaşıp duruyordu. Bu yüzden tüm öğretmenler ağız birliği etmişcesine şu sözü söylüyorlardı aileme: "Kızınızın aklı bir karış havada. Dersi dinlemediği gibi sürekli pencereden dışarıya bakıyor." O zamanlardan beri de hep hayaller kurdum ve çoğu gerçek oldu. Birşeyin olması için önce onun kafada gerçekleşmesi gerektiğine inananlardanım. Bu yüzden hiç bir hayalimden vazgeçmedim, geçmeyeceğim de.

Ama bizler nasıl değişiyorsak kurduğumuz hayaller de öyle değişiyor. Bir kaç yıl önceki hayallerimize gülüp geçmemiz de bu yüzden belki. İnsan olmak biraz da bu demek değil mi zaten? Sürekli hayal edip bunların peşinden koşmak...

O pencereden dışarıya baktığım zamanlarda kurduğum hayal bir an önce üniversiteyi kazanmak, gitmek, yeni kentler, yeni insanlar tanımak üzerineydi. Kendimi İstanbul'da, Ankara'da İzmir'de görüyordum. Hayat güzeldi, dersler umurumda değildi. Bir gün olacaktı olmasına ya neler olacağını tam olarak göremiyordum.

Tüm bu hayaller gerçekleşti ve ben artık kendime başka bir hayal aramaya başladım. Ve buldum da. Okumak ve yazmak üzerine kurmuştum hayatımı. Ve okuyarak, yazarak geçirecektim. Ama yanlış okuldaydım. Yanlış kentte yanlış insanlarlaydım. Ve üstün bir gayret ve çabayla kendimi okuldan attırmayı başardım. Aslında okuldan atılmak için hiçbir çaba harcamaya gerek yok. Onlar sizin tembel ve aylak olduğunu anladıklarında hemen atıveriyorlar. Ben dünyanın en mutlu insanıydım artık. Ama ailem dünyanın en üzgün insanlarıydı. Onlara yalan söylemek zorunda kaldım. Başarısız olduğum için atıldığımı söyledim. Oysa gerçek olan o okulda okumak istemediğim hayallerimin peşinden gitmek istediğimdi. Ama aile mantık tuğlalarından kurulmuş birşeydi. Ve asla hayallere geçit vermezdi. İnsan böyle zamanlarda mecburen yalancı olur. Çünkü iki seçeneği vardır: ya yalan söyleyecektir ya da hayallerinden vazgeçecektir. Ben yalan söylemeyi seçtim. Hayır hiç utanmıyorum.

Yazmayı yazabilmeyi öğrenmem gerekiyordu. Çünkü artık hayallerim yazmak üzerine kuruluydu. Ancak bu şekilde yaşayarak ben olabileceğimi hissediyordum. Bu kez başka bir okula girdim. Bana yazmayı öğreteceklerini umud ediyordum ama tüm olup bitenden çıkardığım sonuç şu oldu: "Hadi bakalım velet biz sana hiç birşey öğretemeyiz. Ne öğrenirsen kendi başına öğreneceksin." Eyvallah dedim. Başka ne diyebilirdim ki? Ve bu hayalden asla vazgeçmedim. Bir kitap yazmak hayalinden. Hiç vazgeçeceğimi de sanmıyorum. Bir tane yazarsam bu kez ikinci kitabı yazma hayalim olacak ikinci kitabı yazarsam bu kez üçüncü için hayaller kurmaya başlayacağım ve zincir böyle sürecek.

Okul bitti iş başladı. İşe dair hiç bir hayalim olmadı. Ne kariyer planları yaptım ne de yüksek mertebelerde olmayı hayal ettim. Umurumda değildi çünkü. Benim "yazmak" gibi özel bir projem, asıl bir işim vardı. Ama ne yazık ki bu işten para kazanamıyordum. O halde şu an yaptığım işten para kazanır hayatımı sürdürürüm ve asıl işimi yaparım diye bir hayal kurdum. Eh bu durumda kurulabilecek en mantıklı hayal de buydu zaten. Şimdi ise kendimi işten kovdurma hayalleri kuruyorum.

Bugün Artemis'in sorusu üzerine düşünürken farkettim ki hiç bir hayalimden vazgeçmedim ben. Bunun iki sebebi olabilir; ya gerçekleştiremeyeceğimi bildiğim hayaller kurmadım ya da ne olursa olsun deyip mutlaka hayallerimi gerçekleştirdim. Bilemiyorum... Ve belki de bu yüzden ben, ben olabildim. Hayallerimden asla vazgeçmediğim için...

Bakalım kimler hangi hayallerinden vazgeçmiş, mimizi paslayalım Rehavet, Dikkatsiz ve Siminya anlatsınlar biraz da...

Fotoğraf: http://testralli.deviantart.com/art/Dreamer-8949861


11 yorum:

  1. mim pasını gördüm ve aldım. ilk boşa çıktığım vakit yerine ileteceğimdir.

    nöbetçi mimci.

    YanıtlaSil
  2. çok ilginç şeyler oldu karnıbahar kafalı kedim.Dün gece hayallerle ilgili bir yazı yazdım sonra "bu yazıyla ne kadar hastalıklı olduğum ortaya çıkar aman başka birşey yazayım" diye onu yayınlamaktan vazgeçtim.
    Şimdi yazını okumaya başlayınca şaşırdım tabi, ilginç bir karşılaşma oldu.Yazının sonunda ismimi görüncede "ops noluyo yav" diye bir kere daha şaşırdım o hayallerimle ilgili yazı bu mime uygun değil zaten, bu mimle ilgili yazı yazmalıyım sanırım, du bakalım :)
    Hayallerin gerçekleşmiş çok kıskandım, seninde dediğin gibi olmayacak şeyler hayal etmemişsin püfü bu galiba, şimdi iştende kovulursun sen :)

    YanıtlaSil
  3. REHAV@: Okudum :)

    SİMİNYA: İşte ben bu görünmez bağlara bayılıyorum :) Birimiz bir yazı yazmışken diğerinin de buna benzer birşey yazmış olmasına yani... Merakla bekliyorum yazacaklarını Siminya'cığım. Biliyorum ki okumak yine keyif olacak...

    YanıtlaSil
  4. Hayallerinin arkasindan gidebilmeni takdir ediyor ve sana imreniyorum. O kitabi da yazdiginda devaminin gelecegini sanirim seni takip eden bizler biliyoruz bile.

    YanıtlaSil
  5. Çok çok teşekkür ederim Vladimir. Hayallerin peşini asla bırakmayacağım ve dilerim o kitabı da yazacağım. :))

    YanıtlaSil
  6. herkes hayallerinin arkasından gidiyor yada gitmek istiyor yada gideni takdir ediyor, bilmem farkıdasındır.. ulen birinizde kabuslarınızın arkasından gidin... ne sıkıcı insanlarsınız yuaa...üff..

    orjinal olun biraz plss..

    YanıtlaSil
  7. E vallahi haklısın Arti'ciğim :)

    YanıtlaSil
  8. illa sivrilik yapacakya ukala arti, naber kidi :)

    YanıtlaSil
  9. Arti'yi bilmez misin Siminya'm o illa muhalefet olacak yoksa ölür :))))

    YanıtlaSil
  10. Hayal kurarım ama hayallerim kazara gerçekleşmedikçe onları hiç iplemem. Yok peşinden koşacakmışım da, yok gerçekleştirmek için çabalayacakmışım..Pehhh.. Hiç benlik değil..

    YanıtlaSil
  11. Vaaaay mantık adamı :) Koşmuyorsan yeni hayaller kurarsın olur biter :)

    YanıtlaSil