05 Eylül 2008

CUMA MEKTUPLARI

Bugünlerde sabahları erken uyanıyorum Sevgili Dostum. Uykulu gözlerimi yeni başlayan güne dikiyor öylece duruyorum. Yaza veda mı benimkisi yoksa sonbahara hoşgeldin mi bilemiyorum.

Kuşlar geçiyor penceremin önünden onlara bakıyorum . Ve onlara incecik sözcüklerden kurulmuş zarif cümleler veriyorum ekmek kırıntıları yerine. Unutmasınlar istiyorum belki de insanları, insanların içinde bir zamanlar var olmuş incecik kırılgan tüm cümleleri. Şairleri, aşıkları ve merhametli olanları... Ve tembih ediyorum onlara Sevgili Dostum geçtikleri tüm kentlere birer dize bırakmalarını. Umutsuz kentlere, savaş yorgunlarına, kayıplarına ağlayanlara, kalplerinde depremler olanlara, inancını yitirmişlere ve hayata güvenini kaybedenlere... Çok değil birer dize. Ben kuşlara taşıyamayacakları yükler yüklemiyorum.

Ve hayal ediyorum Sevgili Dostum kuşların kanatlarından her ilkbaharda başımızın üzerine yağan sonbahar insanlarının zarif kelimelerini, şiirleri, aşk dolu sözcükleri... Onların kuşların kanatlarına takıp sıcak ülkelere yolladıkları harfleri birer birer toplayıp kendimize umut, hayat yaptığımız zamanları düşünüyorum. Adını bile bilmediğimiz bir kentte, bir pencere önünde sonbahara henüz merhaba demiş hüzünlü bir kadının ince parmaklarına asılı kalmış şiirlerin bizim kentimizde bahar çiçekleri olduğu zamanları anımsıyorum. Ya da tepeden tırnağa sonbahara bulanmış aşık bir adamın dudaklarından dökülen bir kelimenin saçlarımıza takıldığı o bahar günlerini...

"Şimdi sıra bizim" diyorum kuşlara. "Sonbahar bize geldi. O yüzden bu cümleleri alın ve götürün baharın geldiği yerlere. Geçmiş baharların insanlarından bir armağan gibi iliştirin yeni yetme bir kızın saçlarına. Ya da tüm kentin üzerine serpin ki ağaçlarda beyaz çiçekler olsun kelimelerimiz."

İlkbahar böyle geliyor dostum, kuşların kanatlarından yağan kelimelerle... Her biri bir ağacın başında bembeyaz açıyor, insanlar bahar geldi sanıyor. Ve dünya böyle dönüyor Dostum ilkbahar ve sonbahar üzerine. Alınan ve verilen kelimeler üzerine dönüyor.

Ve unutma Dostum kentlere bahar ancak kelimelerle geliyor...

Heykel: Robin Murphy

10 yorum:

  1. Çok zarif ve çok duyarlı. Okurken tüylerim ürperdi. üçyüz tane kelime ile konuşmayı becermeye çalışan büyük çoğunluğun içinde kelimelerin zarif anlamlarına takılmış insanların işi o kadar zor ki.

    YanıtlaSil
  2. Oysa ki sana her daim bahar.. =)

    YanıtlaSil
  3. VLADİMİR: Çok teşekkür ederim zarif sözlerin için Vladimir.

    BUZCEVHERİ: :)

    YanıtlaSil
  4. Sonbahar insanlar�.. :) "Bahar geldi" denildi�inde akla hep �nce ilkbahar geliyor.. Ama sonbahar�m�z da var.. Sonbahar� anlat�rken ise "Sonbahar geldi.." diye o "sonu" vurgulama gere�i duyuyoruz:) Sabah okumu�tum yaz�n� ama g�n�n "sonunda" daha iyi anlad�m:)

    YanıtlaSil
  5. Sonbaharı seviyorum. Neden bilmem ama bana hep yeni başlangıçlar zamanıymış gibi geliyor. Sanki tüm yıldan soyunup dökünüp ilkbahar hazırlık yapıyormuşuz gibi :)

    Not: Bu yorumda şifreli bir mesaj mı var Karöshim :))))Ya da klavye ya da bilgisayarın azizliğine mi uğradın :)))

    YanıtlaSil
  6. Ah sevgili kedi, bu narin ve guzel yaziyi ipeklere sarip sarmalamak, kelimelere ihtiyac duydugumda acip tekrar tekrar okumak istiyorum:)

    Ilk okudugumda, sanki kelimeler hep sonbahardan ilkbahara akiyormus gibi geldi. Nasil olur dedim icimden? Yasli ve bilge komsusunun gonderdigi o sicacik corbayi bir guzel icen, sonra da o corba kabini icine hicbir sey koymadan geri gonderen akli havalarda nankor bir ilkbahar silueti canlandi gozumun onunde. Tekrar tekrar okudum ve kendi kendime bir karar verdim sonunda. O kap hic de bos donmuyor geriye. Guzel bir dongude gidip geliyor kelimeler, zarif kuryelerin ellerinde:)

    YanıtlaSil
  7. Tatlı anneciğin bu güzel sözleri bu sonbaharın anısı olarak her daim anımsanacak... Çok çok teşekkür ederim...

    YanıtlaSil
  8. Evet bilgisayarım bana yamuk yapmış:) :)

    YanıtlaSil
  9. Çok etkileyici. Ellerine sağlık.

    YanıtlaSil
  10. Çok teşekkür ederim Sevgili Tuncel Ergün :)

    YanıtlaSil