22 Mart 2009

KİTAP YİNE KİTAP

Sevgili Meli Tila mimlemiş ve demiş ki: "kitap yazmak isteseydin ne yazmak isterdin?"

Pek çok şey yazmak isterdim. İstiyorum da. Aklımda öyküler uçuşuyor o öyküler uzayıp romana dönüyor sonra bir köşede kendilerinden bıkılmış bir biçimde kalakalıyorlar. Küskün karakterler defterlerin arasında kurutulmuş çiçekler gibi öylece sessiz ve beklentisizler. Günün birinde bir defter açıldığında ayaklarımın üzerine düşüverecekler, yeniden hayat bulacaklar belki. Bilemiyorum...

Aslında aklımda olan, yazarken kendimin bile şaşıracağı bir öykü. İstiyorum ki; O kendini yazdırsın. Sanki var olan ama bilinmeyen bir öykünün o zamana dek gökte aylak aylak dolaşmış ve birbirini bulamamış kelimeleri beni seçsinler ve nasıl olduklarını anlamadan ait oldukları öykünün parçası oluversinler.

Bu duygu gariptir. Düşünmeden yazmaktan söz ediyorum. Yazarken hesapsız kitapsız sanki biri kulağına fısıldıyormuş gibi yazmaktan... Sadece o zaman ruhla yazıldığına inanırım ben kelimelerin, akılla değil... Ve ruhun kelimelerinin lezzetinin de bambaşka olduğuna...

Ben böyle bir kitap yazmak istiyorum. Akılla değil ruhla yazılanlardan... Ama biliyorum ki o zamana değin bu ruhun, gökteki fısıltıları duyup kelimelere dökebilmesi için daha çok yol yürümesi gerekiyor.
Mim, Sevgili Fahimbey'e gitsin.

25 yorum:

  1. Çok güzel anlatmışsın, insan düşünerek yazdığı zaman kendisini kısıtlanmış ve aklına mahkum gibi hissediyor. Ama dediğin gibi ruhla yazdığın zaman yazı ne zaman bitecek, nasıl sonuçlanacak asla bilemiyorsun. Ruhunu kattığın nice yazını bizimle paylaşabilmen dileğiyle.

    YanıtlaSil
  2. sevgili kedi, ilk fırsatta yatık8ekizde yorumlamaya çalışacağım bu işareti.

    esenlik,
    f.

    YanıtlaSil
  3. Oh My Lord! O nasıl kitap dizimidir öyle, çeşit çeşit. İskenderiye Dörtlüsü gözümüzünden kaçmadı : Justine özellikle şahanedir, belirtmeden geçemeyeceğim.

    Sıska Bacaklar'ı görünce bir türlü edinemediğim bir kitap olduğundan üzülmeden edemedim. :(

    Yine bir fotoğraf yorumu yaptım sadece, mim de güzelmiş bu arada;)

    YanıtlaSil
  4. lawrence durell e bulaşmadım hiç daha. ernesto sabato nun bir kitabını aldım merak içindeyim. tom robbins in de parfümün dansı dışında dur bir mola ver i okumuştum ama pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim. sıska bacaklar ismi ilginç şeyler vaat ediyor ama. evet mim hoşmuş.

    YanıtlaSil
  5. Demek kalemin ucundan düşünmeksizin akıp gidene verilen ad, ruhla yazma işiymiş. Haklısın. Fotör Hasanla başlayan klip nasıl oluyorsa sayfalar sonra kapıcı Salihle bitiveriyor. Kalem düşünmeksizin yazıyor ve sen kalem durduğunda arkana yaslanıp, oldukça yorgun ama mutlu gülümsüyorsun. Çünkü o masanın üzerinde, yeni doğan gibi gözlerinin önünde duruyor ve artık son cümlesini sen koyuyorsun.

    YanıtlaSil
  6. Kedicim
    Zaman zaman gözlerin tuşlara basan ellerine, aklın kelimelere yansiyan manalara bakıp, parmakların hızına gözler yetişemediğinde işte ozaman gelen yorumlardan anlıyorsun o yazıyı sen değil ruhunun yazdığını...Belkide haktan gelen kelamlardır onlar çünkü zaman geçtikten sonra okuduğunda Allah Allah ben mi yazdım bu yazıyı diyorsun istemeden.Akıl girdi mi devreye perilerimiz uykuya dalıyor galiba.Sevgilerimle dilek.

    YanıtlaSil
  7. OWL: Çünkü akıl hep temkinli. Çünkü ruh hep özgür.Çünkü kelimeler ancak özgürlükte kendileri...

    FAHİMBEY: Merakla bekliyor olacağım...

    LUDMİLLA: O kitap dizimi ben dağınıklığımın ürünü :) o yüzden kitaplıkta aradığım kitabı hiç bulamam ben :)bir sıralama yok çünkü. Aslında bu mimi sana ve Sera'ya da yollamak geçti içimden. Kitaplar denince aklıma ilk siz geldiniz ama mimleri sevip sevmediğinizden emin olamadım. Yazmak ister misin Ludmilla'cım?

    SERA: Durell'e ben de bulaşmadım daha. Okunmak üzere sırasını bekliyor :) Parfümün Dansını okumuş ve sevmiştim. Sıska Bacakların başından biraz okudum değişik bir kitap. Sevdim okuduğum bölümü. Ludmilla'ya söylediğim gibi aklımdan geçtiniz bu mim için ama emin olamadım ve zorlamak istemedim. İster misin Sera yazmayı? Mimi yorumdan yollasam kabul olur mu :)

    KARA KALEM: Ruhla yazmayı sen bilmeyeceksin de kim bilecek Sevgili Ahmet :)Sözcüklerine bir baksana akıl işi mi onlar ruhun işi mi?

    SUFİ:Gökten yağıp avuçlara konan kelimeler onlar... Ve bizim değiller. Biz sadece aracıyız sanki.

    YanıtlaSil
  8. Ve o yol ne kadar yürünürse yürünsün bitmiyor, bitemiyor kediciğim.

    YanıtlaSil
  9. Sabirla bekliycem, biliyorum bir gün yazacaksin:)

    YanıtlaSil
  10. Dilerim. Bunu gerçekten çok istiyorum...

    YanıtlaSil
  11. Hani öyleki, parmakların durmayacak, acıkacaksın ama gidemeyeceksin yemeğe....Niye onları yazdığını bile bilemeyeceksin. İşte öyle bi kitap dimi kedicik.

    YanıtlaSil
  12. Aynen öyle Guguk Kuşu'm. Kendinden geçercesine yazdığın bir kitap olmalı...

    YanıtlaSil
  13. Memnuniyetle kabul ediyorum mimi Kedicim :) Çok absürt bir şey olmadığı sürece seviyorum mimleri, bu da zaten güzel bir mim :)

    YanıtlaSil
  14. Merakla bekliyor olacağım Ludmilla'cığım :) Bundan sonra özellikle kitapla ilgili mimler sanadır :)

    YanıtlaSil
  15. Çok yol yürümek gerekmiyor. Doğru zaman şimdi, şu an! Ruh sınırlamaz kendini. Sen iste yeter ki öyle bir yazar ki şaşar kalırsın. Son paragrafı şöyle değiştiriyorum izin verirsen; "hazırım ruhumun istediklerini kelimelere dökmeye. Hemen şimdi kitabımı kolayca ve sevgiyle yazmaya başlıyorum".
    Sevgilerimle..

    YanıtlaSil
  16. Bunu sevdim Sevgili Özgür. Evet son cümleyi değiştirip işe girişmeli. Çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  17. Ne dediğini çok iyi anlıyorum.. Senin bir gün yazman ve kitaplarının yayınlanması beni şaşırtmaz. Geciken günler bizlerden çalınmış günler sadece.

    YanıtlaSil
  18. Ne desem bilemedim Sevgili Vladimir. Çok mutlu etti sözlerin beni ve bir o kadar da motive etti. Çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  19. Mim'in konusu hoşuma gitti ve hatta okurken de aklımdan birtakım şeyleri oluşturdum. seve seve kabul ediyorum davetini :)

    YanıtlaSil
  20. Harika :) Bekliyorum ve merak ediyorum Sera'cığım yazacaklarını... Demek ki kitap mimleri artık kitapkurtlarına gidecek :)

    YanıtlaSil
  21. Çok zek alarak yazdım cevabı, mim için teşekkürler tekrar. :)

    YanıtlaSil
  22. Ben de zevkle okuyacağım Sevgili Ludmilla :)

    YanıtlaSil
  23. Birisi bana sevdiğim bir kelimeyi fısıldamalı. O kelime öyle dallanıp budaklanmalı ki; oluştuğu zihinden ses ile çıkıp, sevgi ile bütünleşip, kanıma karışıp, beynimde akıcı cümlelere dönüşmeli.

    YanıtlaSil
  24. İşte bu yüzden söze dökülenin değil fısıldanın peşindeyiz...

    YanıtlaSil