30 Mart 2009

EMEK

12.08.2006 tarihinde Milliyet Bloga "İçilen Kahveler" isimli şöyle bir yazı yazmıştım:

"Her kahve aynı tadı taşımaz... Nerede içiyorsan, kiminle içiyorsan ona göre değişir...

Sahilde oturduğun rüzgarlı bir sonbahar günü, en sevdiğin dostun ağlarken içtiğin kahvenin tadı kederlidir... Kahve telvesine yüreğinin acısı karışır...

Bir pazar öğle sonrası annenin "hadi bir kahve yap da içelim" dediği kahve huzurludur... Köpükler annenin göz bebeklerine yansır... Dudağının kıyısında kalan küçük bir gülümsemedir...

Bir gece vakti zil zurna sarhoş birinin içtiği kahve düşülen kuyudan çıkma çabasıdır... Koyu kıvamlı kahverengi bir ipe tutunur çıkarsın... Çıktığın an uyuyakalırsın... Ferahlıktır...

Dostlarla içilen kahve neşedir... Kahkahalar köpüklerin üzerinde yüzer...

Tek başına gece vakti balkonda içtiğin kahve yalnızlıktır... Acıdır tadı... Ama garip de bir keyfi, lezzeti vardır...

Baban için yaptığın kahve sevgi doludur... Çay bardağında, az şekerli... Kahve gibi görünmez sana... Ama sıcaktır, dumanları tüter ve kokusu büyülüdür...

Beklemediğin bir anda sana uzatılan kahve başkadır... İçini ısıtır insanın...

Yorgun olduğunda içtiğin kahve hafifletir seni... Kendine getirir, unutturur günün ağırlığını...

Kahve aynı kahvedir belki... Köpüğüyle, rengiyle, dumanıyla aynı kahvedir... Ama içilen kahveler ruhunun süzgecinden geçer ve tadları değişir... Her kahve aynı değildir bu yüzden..."


Onu yazdığım zamanı çok iyi anımsıyorum. Bir öğle sonuydu. Annem, erkek kardeşim ve ben kahve keyfi yapmış ve kahve üzerine konuşmuştuk. Kaç kez ve kimler için kahve yaptığım aklımdan geçerken düşündüklerimi yazmaya karar vermiştim. Kardeşim içtiğimiz kahvenin fotoğrafını çekmiş ve ben de o fotoğrafı yazıya iliştirmiştim.

Zaman geçti ve bu yazı defalarca mail olarak gönderildi bana. Hatta başka bloglarda, forumlarda sayısız kere rastladım. Ve elbette bir tanesinde bile kaynak gösterilmiyordu ki kaynak gösterilse o kişiyi gidip alnından öperdim. İşin komik yanı Milliyet Blogda kendi yazımı çalmakla bile suçlandım. O zaman çok öfkelenmiştim ama şimdi düşününce gerçekten tam bir komedi gibi geliyor.

Bunu gerçekten çok merak ediyorum. Neden alıntılanan yazılar ve fotoğrafların kaynağı yazılmıyor? Bu, bu kadar zor mu? Bir mail zinciri başlatıyor biri ve maili alanlar elbette bilmiyorlar yazı kime ait. Bu nedenle belki onları suçlamak doğru değil. Zaten bir suçlu da aramıyorum. Derdim sadece birinin kelimelerinin bu şekilde sanki kendilerine aitmiş gibi rahat ve umursamazca kullanılışının mantığını anlamaya çalışmak. Elbette bunun bir mantığı varsa.

Bu eski yazı üzerine bu kadar laf nereden mi çıktı? Az önce bir başka yerde daha gördüm yazıyı. Elbette kaynak belirtilmiyordu. Ve tek kelime bile yazmadım o kişiye. Çünkü ben gerçekten bıkıp usandım kendi kelimelerimi başkalarının kelimeleriymiş gibi görmekten...


RESİM: Victor Gabriel Gilbert

47 kişi demiş ki;:

Turkuaz Deniz dedi ki...

Kedi,
Yazinin basligi cekti beni kendine once, sonrada derinligi ve guzelligi... Her okudugum cumlede, daha once yasadigim kahve kokulu anlar geldi hatirima.
Hayret bana gelmemis bu yazi "attachment" olarak, ya da "forward" edilmemis! Oysa ki cok guzel, gelseydi keyifle okur, uzerine de az sekerli/sade (duruma gore degisir bende, ama bu sefer az sekerli olurdu kesin) hopurdetirdim, balkonda bir basima...
Ama oyle olmadi, aci bir tadi kaldi yazinin altina eklediklerinle. Emege saygisizlik edenlere tahammul edemiyorum ben, ayipliyorum sana bunu yapanlari. Bu kadar mi zor altina yazarin adini eklemek? Iste boyle bir sey sanal alem, dipsiz kuyu, sonsuz uzay gibi. Neyse ki ben sana ve diger dostlara tutundum.
Uzulme, onlar utansinlar.
Emek' in annesi nese...

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Aslında orada yazdığım bir kaç yazının başına geldi bu. Ama derdim benim yazılarımın başına bunun gelmesi değil. Biliyorum ki yazan pek çok kişinin başına geldi bu. Bir türlü anlayamıyorum bunu nasıl bir mantıkla yaptıklarını, nasıl bu kadar saygısız olabildiklerini. Bunun birinin evinden eşyasını çalmaktan ne farkı var ki? hiç bir farkı yok bence. Utanıyorlar mıdır dersin? Bence pek umurlarında değil.

*Mutfaktaki Deli* dedi ki...

Ben de bloglar arasında dolaşırken bir blogda gördüm. Ve bana defalarca maillerle senin yazıların gönderildi. Anonim yazıymış gibi. Emek hırsızlığını kolayca yapabilen bir toplumda önce insanlara insan olmayı, emeğe saygıyı öğretmemiz gerek. Daha sonra da bu tür durumlarda onlara yaptırımlar cezalar uygulanması gerek bence. Yazık, ayıp ve üzücü..

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

İşte tüm sorun da burada yatıyor: İnsanların emeğe saygı duymalarını öğrenmeleri gerekiyor ki bu bence ciddi bir ahlaki sorun. Bu benim başıma geldiği için söylemiyorum eminim pek yazanın başına aynısı gelmiştir. Ya da fotoğrafçıların fotoğrafları, resim yapanların resimleri olur olmaz yerde kaynak gösterilmeden kullanılmıştır. İnsanların emeğe saygı duymayı öğrenmeleri gerekiyor.

Cornflake Girl dedi ki...

harika bir yazı yazmışsın. Coffee and Cigarettes filmini izlemiş miydin? Yazını okurken o film geldi hep gözümün önüne farklı masalarda farklı zamanlarda içilen kahveler ve sohbetlerin, hislerin nasıl değişik olduğu

Evren dedi ki...

bana gelmişti bu yazı ve senin olduğunu öğrendim nedense daha bir sevdim. hatta yanılmıyorsam ve yanlış hatırlamıyorsam sunu şeklinde gelmişti. çok güzel yazmışsın. zaten anlatım diline bayılıyorum ve senin okurken garip bir mutluluk kaplıyor içimi. galiba bu duyguyu daha çok seviyorum. evet evet ben her seferinde sana gelip gülümseyecek bir neden bulmayı seviyorum, en hüzünlü yazında bile bir gülümseme kalıyor illa ki yüzümde. teşeşkkür etmiş miydim hiç bunun için sana. TEŞEKKÜR EDERİM...

Mehtap P.G dedi ki...

sevgili kedi, sen gorunce bize haber ver, biz gidip iki laf edelim..
Burcu'nun yazisini (yansima ve yanilsama) yurutmustu birisi.. tasi taragi toplayip, alelacele kacmak zorunda kaldi..
tepkisiz kalmayalim bence..

Ateş Böceği dedi ki...

aaa evet banada geldi mail olarak hatta birde slayt yapmışlar üzerini çok beğenmiştim hatta iş yerinde arkadaşlarımla birlikte okumuştuk kim yazdıysane kadarda doğru söylemiş diye düşünmüştük şimdi senin olduğunu öğrenince daha bir sevindim şimdi bu yazının üzerine orta şekerli bir kahve içeyim ve Kocaman teşekkürlerimi sunayım :):)

Eylem dedi ki...

emek hırsızlıgı çok kötü birşey.altına nereden alıntı yazdıklarını yazsalar sen de mutlu olursun.yazına bayıldım.annemle beraber içtigim kahveleri özledim.

Journey to Orient dedi ki...

Çalmak olağan hale geldi. Emek ise kimsenin umurunda değil. Gerçek adınla bir kitap yazsan dahi, korsanıyla karşına çıkması büyük olası... Bunun bir mantığı da yok. "Yazılan hepimizindir" türü bir mantık uydurmak, portakalı soyup başucumuza koyup bir yalan uydurmak gibi :)

Ya küsüp alınılmayacak, umursanmayacak ya da tek kalem oynatılmayacak. Sanki başka yolu yok. En ütopik yolu, bilinçlenmek cümleten ki "eğitim şart" o da namümkün görünüyor. Kimsenin durup ince şeyleri düşünmeye vakti yok zira...

Brajeshwari dedi ki...

Geçmiş olsun Fulyacım..Bu hepimizin başına geldi.Ama demek ki çok güzel yazıyorsun ve birileri bu kelimeleri kendi adına taşımak istiyor.Böyle bir avuntu olabilir mi tabi ki olmaz.Ama bunlar senin sınavların, kim almış -kim adına altına yazmış bakmadan üretmeli ve paylaşmalı belki de..Kelimeler ve sözcükler hepimizin ve malasef minicik bir saygıyı haletse de çıkan ağızlar, bu eğitimi biz veremeyiz..

La Santa Roja dedi ki...

Yazılarda kaynak göstermeye çok dikkat ediyorum da fotoğraflarda aynı özeni göstermiyorum ben de Kedi'cim. Düşününce, ayıp yaptığım. Deviant'tan alınsa da onların da birer yaratıcısı var sonuçta. Dikkat edilmeli haklısın.

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

CORNFLAKE GİRL: Çok teşekkür ederim. Evet izledim o filmi ve çok severim.

EVREN: Bana da sunu şeklinde geldi. Hatta işin komik yanı yazıyı benim yazdığımı bilmeyen bir arkadaşım "çok sevdim bu yazıyı" diyerek yollamıştı. Ben de teşekkür ederim diye cevap yazdım. Güldüm. Neden teşekkür ettiğimi sorduğunda benim olduğunu söyledim. Böyle de komik durumlar yaşadık :) Asıl ben çok ama çok teşekkür ederim sabah mutluluğu olan sözlerin için :) Sevgilerimle...

MEHTAP P.G: Dün bir blogda gördüm fakat yazan kişi "Beğendiğim yazılar" diye etiketlemişti yazıyı. Onlara da mail olarak gitmiştir ve doğal olarak kaynağını bilmiyorlardır. Bu nedenle onlara birşey diyemiyorum. Fakat gerçekten bu mail zincirini başlatanı anlayamıyorum. Neden kaynağı belirtmek bu kadar zul geliyor onlara? Derdim adımın geçmesi değil. Benimle ilgili değil sorun. ama bu ciddi bir ahlaki problem bence. Tepkisiz kalmamak konusunda hemfikirim. Çünkü bu sorunu başka türlü çözemeyeceğiz.

ATEŞ BÖCEĞİ: Ben teşekkür ederim :)

EYLEM: Çok teşekkür ederim öncelikle. Gerçekten ismimin geçmesi derdinde değilim ama insan üzülüyor bu şekilde tavırlara. Ben mesela her kullandığım fotoğraf ve resim için isim belirtiyorum. O insanların emeğine saygı duyuyorum. Bu, bu kadar zor olmasa gerek öyle değil mi?

JOURNEY TO ORİENT: Gerçekten kimsenin ince şeyleri düşünmeye vakti yok artık. Ve pek çoğunun emeğe saygısı da yok. Ama bu ciddi bir ahlaki sorun değil midir? Birinin evinden terliklerini çalıp giymekten farkı nedir ki bunun?

BRAJESHWARİ: Yazıların elbet beğenilmesi ve bu şekilde dolaşması onur veren bir durum. Ama inan bana adım geçsin değil derdim. Sadece bu tip hırsızlıkların normal karşılanıyor olması ve insanların bunu hırsızlık olarak görmemesi. Kelimeler elbet hepimizin fakat onları bir akıl ve bir el bir araya getirip harmanlıyor. Onu harmanlayana birazcık saygı duymak çok zor olmasa gerek. Bu eğitimi biz veremeyiz Burcu'm haklısın ama en azından tepki vermek lazım.

LA SANTA ROJA: Fotoğraf sanatçıları çok daha hassaslar bu konuda. O nedenle ben fotoğraf ve resimde de aynı özeni gösteriyorum. En azından bir şekilde onların emeğini taçlandırmak gerektiğini düşünüyorum. Dikkat etmek gerek Alice'ciğim...

3prenses dedi ki...

evet bende bu yazıyı görmüştüm önceden.blogda da bu gün gördüm.allahtan sizinki gibi güzel yazılar yazamıyorum da üzülmüyorum sonradan.emek çok değerliidir.herkesin hakkını vermeliyiz.

özlem dedi ki...

Ben bu yazıyı o kadar çok okudum ki çeşitli internet sitelerinde. Kelimelerin güzelliğinden senin olduğunu anlamam gerekirdi.
Bu gerçekten emeğe saygısızlık kediciğim ve bu durum, sadece insanın emeğe saygı duymasıyla çözülebilir.
Sevgilerimle...

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

3PRENSES: Çok teşekkür ederim. Dilerim emeğe her zaman saygı duyulan bir topluma dönüşürüz.

ÖZLEM: Çok teşekkür ederim Sevgili Özlem :)

sufi dedi ki...

Can kedim;
Sen de bu kadar güzel, içten ve samimi yazmasaydın.Hani biz yazmıyoruz biz onun elindeki kalemiz ya da kanalız da bizden söyleyen o oluyor ya, işte onun gibi bir şey.Ama yine de İNSAN olan: bu yazıyı bizlere aktarmakla görevli gönül dostuna kanallığından dolayı yine de teşekkür etmeli bence.Gelelim yazına;
Kahvenin ruhu ancak böyle anlatılabilir, yüreğine sağlık canım.
"Ben de beklemediğim bir anda bana uzatılan kahvenin tadına ve kokusuna doyamıyorum her nedense"
Sevgilerimle.

guguk kuşu dedi ki...

Kedicik,
Bu bahsettiğin olay farklı şekillerde o kadar çok başıma geldi ve hala geliyor ki....İnan bazen üzülüyorum, bazen kızıyorum ama engel olamadığımı farkettim. Sonrasında engel olamadığım ve canımı sıkan şeylerin başıma gelmesinde bir neden olduğunu düşündüm. Yoksa evren bu kadar adaletsiz olamazdı. Bundan öğrenecek bişeyim vardı.
Halil Cibranı'ı severmisin bilmem: "menekşelerin kırlara kokularını salıvermesi gibi" vermekten bahseder, o aşamaya gelmiş olmayasın. Sen de bir menekşesin, ver öylesine. Haaa alanların imtihanı ne? bırak bunu da onlar düşünsün. Güzel menekşem. ellerine sağlık.

Journey to Orient dedi ki...

farkı şudur; terliği çalıp giderken en azından tereddüt, yüz kızarması, pişmanlık vs. yaşayabilir insan da, böyle sanal dünya denilen mekanda bunlar da olmaz :) bu hepten incelikli bir mevzudur.

ve evet ortak alanlar pek "keyif" içerdiğinden insanın yüzünde tebessüm oluşuyor. incelikli şeyler bunlar da :)

Parpali dedi ki...

Tam da burası Türkiye denecek bir olay bu. İnsalar bu kadar çirkinleşiyorlar işte ve sen o çirkinlikten uzak kalmak için susuyorsun. Konuşsan anlamayacaklar. Anlayacak olsalar zaten bunu yapmazlar.
Senin kelimelerinin bana yansıttığı duyguları seviyorum. Doğru er geç kazanır diyorum. Ve buna inanmak istiyorum.

kacakkova dedi ki...

sevgili kedi,
kendi yazdigin yaziyi calmakla suclanman "intihal" tartismalarina internetin getirdigi ironik bir katki olsa gerek....normalde kagit kalem üzerinden düsünülünce böyle birebir calmak zordur....ayni metni yeniden kendininmis gibi yazamassin, yazma sirasinda mutlaka seni sekteye ugratan bir seyler olur....kopyanin taklide, taklidin öykünmeye, öykünmenin yeniden yazima ve bunun da sonunda yeni bir yaratima dönüsmesi olanaklidir....oysa internetin mail zincirleri ve copypastelari bu olanagi ortadan kaldiriyor...baskalarinin harflerini, kelimelerini, noktalarini, virgüllerini kendine katmak degilde, sahiplenmek oluyor bu....kimin ne isine yariyor anlamak zor.....

ORGUKNIT dedi ki...

Arkadaşım tyazılarını zevkle okuyan biri olarak,başaına gelen bu tatsız durumdan dolayı geçmiş olsun diyorum.Emeğinin çalınması kadar kötü birşey yok.Birşeyler yazmak ifade edebilmek ayrı bir yetenek,fakat bu yeteneği olmayanlar,bu yeteneği çalıyorlar.Ama sadece kendilerini kandırırlar.
Sevgilerimi yolluyorum.

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

SUFİ: Can Sufi'm çok teşekkür ederim. Beklemediğin anda uzatılan kahvelerin çok olsun ve huzurun da...

GUGUK KUŞU:İnan bana derdim kendi yazılarım değil. Tam aksine onur duyarım bu kadar yayılmasında. Ama insan birinin kelimelerine yer veriyorsa ve o kelimeleri gerçekten sevmişse onu yazanın adını belirtmeli diye düşünüyorum. Zaten birşey yapamıyoruz ve buna engel olamayacağız. Ama belki bu işte olan yanlışlığı ifade edersek farkında olmayanlarda farkındalık yaratırız diye düşündüm. Çok teşekkür ederim menekşe sözünü çok sevdim :)(Babam da bana zaman zaman öyle der)

JOURNEY TO ORIENT: Haklısın. Zaten sanal ortam bu rahatlığı yaratıyor sanıyorum. İncelikli bir mevzuu bu.

PARPALİ: Buna ben de inanıyorum. Doğru olan er geç kazanır ve herkes kendi yaptığından mesuldür. Çok teşekkürler Parpali'm.

KAÇAKKOVA: İnan bunu hala ben de anlayamadım. Yazmak insanın ruhunu tatmin eder peki ya birinin yazdıklarını kendininmiş gibi yayınlamak neyi tatmin eder?

ORGUKNIT: İşin acı yanı da bu zaten kendi kendilerini kandırıyor olduklarının farkında değiller. Anlamak mümkün değil.
Çok teşekkür ederim güzel sözlerine. Sevgilerimle :)

birdutmasali dedi ki...

MERHABALARR....
YAZININ BİR BLOG ARKADAŞIMA AİT OLMASI BENİ ÇOKK MUTLU ETTİ BİLMELİSİNİZKİ.
BENDE BİRİNE YORUM YAZMIŞTIM GEÇENLERDE,VE HATTA BU BANADA MAİL OLARAK GELDİ SAKLIYORUM VS GİBİ YAZMIŞTIM.BİRDE BABAMI KAYBETTİĞİM İÇİN :((( EN ÇOKDA BABAYA YAPILAN KAHVE BÖLÜMÜNÜ VURGULAMIŞTIM.
ÖNCE TEBRİK EDERİM UNUTAMADIĞIM KAHVE YAZINIZ İÇİN.
:(( SONRADA ŞU TATSIZ DURUM İÇİN ADINIZA ÜZLDÜĞÜMÜ BELİRTMEK İSTERİM. ÇOK UĞRAŞILIYOR BU EMEK HIRSIZLARIYLA NİCEDİR :(((
DAHADA UĞRAŞTIRACAKLAR GİBİ...
SİZ LÜTFEN BİZİ GÜZELLİKLERİNİZDEN MAHRUM ETMEYİN.
ÇOK SEVGİLER. TANIŞTIĞIMA ÇOK MEMMNUN OLDUM.

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Çok teşekkür ederim. Aslında çoğu insana dağılıyor mail olarak ve onlar da doğal olarak bilmiyorlar kime ait olduğunu. dolayısıyla bir kişinin hatası bin kişinin hatası oluyor ne yazık ki.
Tanıştığıma ben de çok memnun oldum. Kötü durumların da böyle güzellikleri oluyor işte tanışmamıza vesile olmak gibi :)

Vladimir dedi ki...

Ben başkasının yazısını kendi yazısı gibi gösterenlerin ne gibi hisler içinde olduğunu çok merak ediyorum. Acaba o yazıyı kendi yazmış gibi mi hissediyor, başarılı olmak istediği bir alanda başkasının ürününün üstüne konunca başkalarında hayranlık mı uyandırdığını zannediyor. Gerçi iş hayatında da var başkalarının işlerinin üstüne yatan onları hiçe sayan tipler. Neler hissederler acaba?

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Bunu ben de çok merak ediyorum. Bir kez birinin benim yazımı yayınlayıp yorumlardaki beğeni sözlerine teşekkür ettiğini bile gördüm:) İnan ben de anlamakta zorluk çekiyorum.

umidim dedi ki...

:) Ne hikmetse Aziz Nesin'i getirdi aklıma bu durum. Yurdum coğrafyasında çok da şaşılası değil ya!

Mail ile gönderenlere pek kızmıyorum ama bir yerlerde kendisinmiş gibi yazanlar rahatsız edici bir durum.

Bu arada kahve tarifleri çok keyifli idi.

Kolaylıklar

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Ben de kızmıyorum mail gönderenlere. Çünkü onlar da bilmiyorlar kime ait olduğunu. İş bu mail zincirini başlatanlarda. Onlar yazsalar eminim maili gönderenler onu silmezler.
Çok teşekkür ederim.

fahimbey dedi ki...

adı şimdi hatırıma gelmeyen (aykırı filmlerin yönetmeni diye anılıyordu sanırım)abdli bir yönetmenin çok uzun zaman önce ntv de bir röpotajını izlemiştim. şuna benzer bir şeyler söylüyordu o yönetmen...

"taklit etmek çok kolay önemli olan taklit edilecek işler çıkarmaktır."

naçizane ben de derim ki; doğru yoldasın, devam etmelisin.

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Bunu sevdim işte :) Teşekkür ederim :)

guguk kuşu dedi ki...

onuyu şimd anladım kedicim. fehim beye katılıyorum sen devam et onun zavallılığı kendi sorunu.

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Sevgili guguk kuşu ben bir kişiyi ya da kişileri hedef almak için söylemedim bunları. Yapmak istediğim kendi örneğim üzerinden konuyu tartışmaktı. Özet olarak: "lütfen yazıları, fotoğrafları ya da resimleri alıntı yaptığımızda kaynağı belirtelim" demek istedim. Bazı insanlar mail olarak almışlar bu yazıyı ve doğal olarak kaynağını bilmiyorlar. Onları hiç bir şekilde suçlamıyorum. Kaldı ki yazının alıntı olduğunu da belirtmişler. Ama kaynağı bilmedikleri için belirtememişler. Onları nasıl suçlarım? Sorun dediğim gibi bu mail zincirini başlatanda yatıyor. Ama elbett onun kim olduğunu bilmek de imkansız. Sanal ortam hiçbirşeyin takibine imkan vermiyor ne yazık ki.

Eda dedi ki...

Gerçekten çok üzücü bir durum, anlayabiliyorum, etik de değil ayrıca..
Ayrıca kahve yazısı müthiş, çok hoşuma gitti
sevgiler

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Çok teşekkür ederim Sevgili Eda.

ESRADAN dedi ki...

sonuna kadar size katılıyor ve destekliyorum,hele ki emek hırsızlığı hiç birşeye benzemiyor,bizimde başımızda,eşimin www.metinkasim.blogspot.com adresindeki emek vererek çekmiş olduğu fotoğrafları bir sürü fotoğraf sitelerinde tesadüfen gördük,bir isim yazmaktan aciz bu insanlar,isim yazmam,fotoğrafı kaldırırım dediler ve öylede yaptılar.insanoğlu ne denebilir ki.sevgiler arkadaşım

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

İnsanların fotoğraflarına, yazılarına ve resimlerine isimlerini yazarak bir şekilde onlara saygı sunmaktan yanayım. İnsanlar başkalarının emeklerine saygı duymadıkları sürece kendi emeklerine yapılan saygısızlıktan şikayet etmeye hakları yok. Çünkü yaptığımız herşey bize yansıyor.
Sevgilerimle...

efsa dedi ki...

Aslında yazını okuyunca aklımdan direk bir de sevdiğin adama, içinden gelerek, o istemeden yapılan kahve vardır ki... diye eklemek geçti. Ama yazını okumaya devam ettikçe içimden hüzün,hayal kıırklığı,ince bir öfkeye bıraktı yerini. Bende forum köşelerinde bazılarına rastlıyorum yazılarımı. Ama hangi birine yetişip benim benim diye debelendikçe daha da batıyor gibi insan.
geçmiş olsun diyebiliyorum sadece. Ve müzik albümlerinin de aynı durumda olduğunu üzülerek görüyorum.

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Zaten bir sonuç da alamıyorsun uyardığında. Israrlar umursamama yolunu tercih ediyorlar.

asya yusof dedi ki...

Evet cook uzucu gercekten bende kendi resimlerim ile buna cok denk geldim hatta resimlerimi aldiklari yetmemis gibi birde yarismaya girmisler sanki kendi tarifleri kendi resimleri gibi bukadar da olmaz..
soyle bir google searh engine girin yaspasta yazin ve resimlerin altina bakin adreslere bir resmi kac yerde kullanmislar..
yada benim encok kulladiklari ispanakli pastam benim adresimde cikiyor cikmiyor deyil ama baska adreslerdede cok cikiyor
o adreslere girdigimde gozlerime inanamiyorum guzel akilli bilgili insanlarin forumlari hepsi saygili bilgili kisiler sanki kendi tarifleri gibi birde o forumdaki uyelerin yorumlarini gorseniz canim ellerine saglik gibi biryigin ovguler hatta sorular bile sorulmus ehh sunu soyle yapsam seninki gibi bir sonuc alabilirmiyim ??
diye ehh be kardesim senin yaptigin deyil senin tarifin deyil nasilda yorumlari cevapliyabiliyorsun bunu anlayamiyorum. hadi tamam bu birsey deyil bunu unuttuk diyelim hele birde resmimi kullanip altina baska tarif yazdiklari yokmu o beni cileden cikarttiyor meyvali yas pastamin aldinda irmikli pasta diyor halep koftemin altinda icli kofte diyorlar iste beni cileden cikarttan olaylar ondan bir gurubumuz var emege saygi diye birbirimizi haberdar ediyoruz elimizden geldigi kadar engellemeye calisiyoruz..
birde avukatlik forumlarimda kanunu yollarda haklarimizi aramaya calismistim
evet boyle bir kanun varmi benim emegimi baska bir yerde kullanabilirlermi diye hayir kesinlikle kullanamazlar boyle bir kanun var kimse kimsenin emeginde saygisizlik edemez..

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Ne yazık ki insanlar hiç umursamadan alıp yayınlamakta mahsur görmüyorlar. Sanırım sanal alemde yayınlanan herşeyin kamu malı olduğuna dair saçma sapan bir inançları var.

Tabiat Ana dedi ki...

sevgili kedi,
öncelikle yazıyı okurken daha önce ben bunu okumuştum ama burda değil diye düşündüm.Devamını getirince evet hatırladımki bende mail zinciri yoluyla bu yazıyı okuyanlardanım.Bu kadar sade ve güzel bir yazıyı tanıdığım bir blog arkadaşımın yazması beni ayrıca çok gurulandırdı söylemeliyim.
Yazının başına böyle birşey geldiği ve özellikle sanki kendi yazını çalmış olmakla suçlanman konusunda ise gerçekten çok kızdım.
Çünkü bir kere bende böyle hissettim ve bunun ne kadar sinir bozucu olduğunu biliyorum.Kızım içim yazdığım bir paragraf bir başka arkadaş tarafından giriş yazısı olarak kullanılmış ve kibarca uyarmama rağmen bu yazı X şahsın makalesinden alınma seninle ilgisi yok diye cevaplanmıştım.
O cümleleri yazarken neler hissettiğimi neleri gözümün önüne getirerek yazdığımı dün gibi hatırlarken bir de böyle böyle bir ithamla karşılaşmak oldukça sinir bozucu olmuştu.
Gögüs kafesimde meydana gelen o korkunç çarpıntı ve sürekli nasıl olur ya bunlar benim dediğim anları da şimdi öyle kızgınlıkla hatırlıyorum ki.
Eğer birgün mail bana tekrar dönerse altına blog adresini ya da nickini yazıp kesinlkle forwardlayacağımdan emin olabilirsin.
Oldukça uzun bir yorum oldu sanırım.
Afedersin :)

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Kendi yazımı çalmakla suçlandığımda fena halde sinirlerim bozulmuştu. Beni suçlayan kişi yazımın tarihine bakmayı göz ardı edip hemen suçlama yoluna gitmişti ki buna nasıl cesaret ettiğini anlayamamıştım. Birini suçluyorsanız yüzde yüz ein olmak gerekir iyice araştırmak gerekir öyle değil mi? Ama insanlarda bu tutum yok ne yazık ki...

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

ya cok haklısın üzülmekte, sinrlenmekte. sonuçta onlar senin beyninden kalbinde akan düşünceler. çok beğendin diye herşeye sahip olmaya çalışmak bence takıntılı bir rahatsızlık.
ben kullandigim fotograf ve illüstrasyonları yazımın altında kaynaklarını belirtmeye gayret ediyorum. kaynağını bilmediğim görselleri koymamaya çalışıyorum. duyarlı olmak, emeğe saygı duymak çok da zor degil. biraz gayret...

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Ben de kullandığım görsellerde buna çok dikkat ediyorum. Aslında onları bile yazıya uygun olduğu sürece kendim çekiyorum. Onun dışındakilerde ise kaynağını bilmediğim görselleri asla kullanmıyorum. Artık üzülmüyorum yazılar oradan oraya dolaştığı için. Ama isterdim ki insanlar emeğe saygı duysunlar. Bu çok kolay birşey oysa. Ama sanırım sahip olma dürtüleri daha baskın.

iroshcafe dedi ki...

mrb blogun çok güzelmiş bende beklerim =)

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Çok teşekkür ederim.