24 Mart 2009

DİK DUR EY EVLAT...

Bir baba sekiz yaşındaki kızıyla ne konuşur? Ona ne anlatır ya da birlikteyken nelerden söz ederler? Babalar ve sekiz yaşındaki kızları arasında geçen konuşmalar genellenebilir mi bilmem ama benim babam ben sekiz yaşındayken bana şunlardan söz ederdi: "Sen benim kızım değil arkadaşımsın. Başkalarına göre çok küçük sayılacak bir yaştasın belki ama ben şimdi sana söyleyeceklerimi anlayacağını biliyorum. Şimdi tam anlamıyla kavrayamasan bile zamanla sen büyüdükçe, sözlerimi anımsadıkça ve üzerinde düşündükçe bunlar senin için anlam kazanacak."

Bugün gibi anımsıyorum sözcüklerini. Kocaman açılmış meraklı gözlerle ona baktığımı da öyle... Şöyle devam etmişti: "Sen akıllı bir çocuksun ve akıllı insanlar onurludurlar. Yalan söylemezler. Ne yaparlarsa yapsınlar, ki bu çok kötü birşey olsa da, yalan söylemeye gerek duymazlar. Bu onurlu biri olmanın ilk şartıdır. Buraya kadar anlaşıldı mı?"

Kafam karışmıştı karışmasına ya yalan söylemenin yanlış birşey olduğunu anlamıştım. Zaten o güne kadar yalana pek de ihtiyacım olmamıştı. Sekiz yaşında bir çocuk neden yalana ihtiyaç duysun ki zaten? Kırmışsa kırmıştır dökmüşse de dökmüş.Hepsi bu.

Babam gözlerimin içine uzun uzun bakıp susmuştu. Gözlerimiz birbirinin tıpkısıydı ve babam orada anlayıp anlamadığımı görebiliyordu sanırım. Muhtemelen, anlamadıysam başka bir yoldan deneyecekti anlatmayı. O, henüz oluşmaya başlayan bir kişiliğin temellerini atıyordu kendince. Bir baba olarak ve bir insan olarak, doğru dürüst bir insan yetiştirme çabasındaydı. Bunun için onu kim suçlayabilir?

O uzun susuştan sonra bir parçacık da olsa anladığımı görüp devam etti: "Ve insanlar hiç yalan söylemezlerse dimdik dururlar. Dik dur bakayım." Hafif kamburlaştırarak oturduğum koltuktan kalkmış dimdik durmuştum önünde. Kahkahlarla gülmüş o gülünce ben de gülmüştüm. O günden sonra her aklıma geldiğinde dimdik yürüdüm yollarda. Tıpkı sopa yutmuş birine benziyordum. Özellikle de babamın karşısında ona tüm söylediklerini anladığımı anlatmak istercesine iyice dik duruyordum. O ise beni her öyle gördüğünde gülüyor, başımı okşayıp "büyüyünce, büyüyünce..." diyordu.
Elbette o gün esasını kavrayamadığım bu cümleleri daha sonra anladım. Sözünü ettiği dik duruş hayat karşısında, inandıklarını savunarak ve kalbinden geçen ne ise onu göstererek yaşanmış yalansız, riyasız bir hayatı işaret ediyordu. Babam aslında "Dik dur ey evlat..." diyordu bana "dik dur ki ben de sana bakıp doğru bir iş yaptığıma inanayım. Bir baba olmaya layık olan bir adam olduğumu bilip sevineyim."

Ben sekiz yaşındayken bunları söylerdi babam bana. Kalbimin üzerinde ışıltılı bir broş gibi taşıyacağım bu sözleri... "Dik dur ey evlat. Dik dur ki sana bakıp sevineyim...."

NOT: Enis Diker Beyefendi'nin "Dik Dur Ey İnsan..." adlı mimine cevaben yazılmıştır. Mimi yazdıklarımı okuyup birşeyler söylemek isteyen herkese paslıyorum...
RESİM: Thomas Rowlandson

19 yorum:

  1. Babandan boyle bahsetmeni kiskandim sanirim...

    YanıtlaSil
  2. senin babacigin gibi olabilsem keske, paylastigin icin sagol.

    YanıtlaSil
  3. kedi sever olarak kedinin degistigini farketmedim sanma, ama gider geri gelir o kedi haberin olsun, sayfanin dipcagizina bir yere ilistiriver eski kediyi:) mirk

    YanıtlaSil
  4. Babana iletiver canım..Dik duruyorum, bir de yazarak onları gerçekleştiriyorum baba diye... Daha çok gurur duysun..

    Ah bu kız babaları, ne aşk yaşanır aralarında kimse anlamaz o hiç büyümeyen kızlar ve o güzel babalar dışında....:)

    YanıtlaSil
  5. MS. PARİLDA: Sanıyorum benim hayattaki en büyük şansım da bu. Annem ve babam...

    TURKUAZ DENİZ: Ben senin harika bir anne olduğundan eminim Neşe'ciğim. Bunu hissedebiliyorum.
    Eski kedimi özledim ben de. Kara kızımı geri getirdim. Biraz küsmüş ama gönlünü alırım ben onun :)

    BRAJESHWARİ: Sözlerini ona ileteceğim. Dilerim ona layık bir evlat olmayı başarırım. Gerçekten babalar ve kızlar arasında çok tuhaf bir bağ var. Saf masum bir aşk.

    YanıtlaSil
  6. senin dik duruşundan anlıyor ya "dosdoğru" bir evlat yetiştirebildiğini...
    mükemmel bir anlatımdı sevgili aydan atlayan kediciğim, babamı, saçımı okşadığı günleri özlediğimi hatırladım...
    sevgiyle..

    YanıtlaSil
  7. Güzel bir yazı, güzel bir anı çıkmış ortaya. İyi ki mimlenmişsiniz.

    Eee O zaman bir mim de benden sana gelsin mi?

    YanıtlaSil
  8. Doğrusu aileni bende kıskandım :) 6 yasinda bir oğlum var, uygulamaya geçiyor, sizleri örnek alıyorum, hemen :)) teşekkürler kedi..

    YanıtlaSil
  9. Kedicim, cocuk yetistirmek, atesten gömlek, dünyanin en zor islerinden biri. Bence baban isini cooook iyi yapmis. Babaya ve anneye selamlar benden:)

    YanıtlaSil
  10. Baban ne kadar güzel hazırlmaış seni hayata.
    O zaman O'na bir teşekkür borçluyuz o zaman senin gibi bir evlat yetiştirdiği için.
    Ben bu mimi çok sevdim, yeni sayfana da bayıldım kediciğim, güle güle kullan.
    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  11. Miroşa ne zaman bende bir şeyler anlatsam, bir babanın gururuyla söylüyorum bunu şimdi sana, o kendi yorumlarını benim sözlerimden ve çevresinden gördükleriyle şekillendiriyor kendi özgür yorumunu kişiliğine elbise yaparak büyüyor. Burdaki kıskas kendi doğrularımı kızıma sunarken aynı zamanda o öğretilerle çevresiyle tanışmasına izin veriyorum. Bu kapı sürekli açık. Sırf o istediği zaman girip çıkmaya kendi karar verebilsin ve bir gün ben hayatta olmadığımda en az senin kadar koltuğundan inip dik durabilmeyi başarabilsin diye. Miroş yürürken yanımda pek dik durmayı önemsemiyor. çünkü yaramaz elimi tutmaktan ziyade daha çok zıplamayı seviyor. küçük bir kuzu mutluluğunda babası yavrusunu, kuzucuğuda babasını çok seviyor. O büyüyünce özgür doğsun diye ben çocuklaşıp hayattan daha çok şey öğrenmek için derine dalıyorum. Mutluluk aranmıyor canım arkadaşım. Gözlere ve daha sonra sözlere ansızın düşüyor. ama alt yapı bizden. ( Ben bir babayım )

    Sevgilerimle.

    Ahmet

    YanıtlaSil
  12. Ne güzel bir şey yapmış baban. cidden benim için ısındı burada.

    Babamı düşündümi kendimi düşündüm... Yalanlara sığınmadan dik durmayı bildiğimi. Ama insanalra dürüst olunca bunu patavatsızlık olarak gördüklerini ve beni dışladıklarını da gördüm.

    YanıtlaSil
  13. SERZENİŞ MERAKLISI: Çok teşekkür ederim :)

    AYSEMA: Çok teşekkür ederim. Mimi seve seve kabul ederim. Son yazınızdaki mimden söz ediyorsunuz değil mi? Cümlelerdeki boşlukları doldurmamız gerekenden yani.

    HAYATTA GİDERKEN: Aslında küçük çocukların bu tip şeylerini anlamayacağı düşünülüyor ama onlar derinlerine kazıyorlar söyleneni. Ben aradan yıllar geçmesine rağmen babamın sözlerini, yüzünün ifadesini, oturduğumuz koltukları ayrıntısıyla anımsıyorum. İnan bana 6 yaşında olduğunu düşünme bile. Onlar daha açıklar. Üstelik yetişkin birinin dinleyemeyeceği bir dikkatle dinliyorlar. Ve olduğu gibi değil kafalarında evirip çevirerek öğreniyorumlar. Tatlı oğlunu yanaklarından öperim elbette seni de...

    BELGİN: Tahmin ediyorum ne kadar zor olduğunu. Çünkü neden ve nasıl etkileneceklerini ve büyüdüklerinde bunun onlar üzerinde nasıl bir etki bırakacağını kestirmek çok zor. Çok teşekkür ederim. Selamlarını ileteceğim Sevgili Belgin...

    ÖZLEM: Asıl ben teşekkür ederim bu güzel sözler için :)

    KARA KALEM: Senin harika bir baba olduğundan eminim. Ne zaman kızına dair yazdıklarını okusam hep babam ve benim ilişimiz geliyor aklıma. O sana tapıyordur şimdi. Bilirsin babalar ve kızları birbirleri için çok özeldirler.

    EFSA: Bence insan kendi doğrusundan şaşmamalı. Doğru bildiği yoldan gitmeli insanlar dışlasa bile. Kaldı ki dik durduğun için seni dışlayan insanların hayatında olması sana yarar mı sağlar yoksa seni üzer mi? bu yüzden önemli değil dışlanmak ve onların hayatından gitmeleri. Fena mı dik dururken hala yanında oluyorsa insanlar gerçek dostlar gerçek insanlardır. Az olsunlar ama öz olsun...

    YanıtlaSil
  14. Babam ve benim aramdaki arkadaşlıkta sizinkine benziyor. Ben büyürken aynı emeği babamda bana gösterdi ve yaşadıklarıyla, davranışlarıyla bana ve tüm kardeşlerime örnek oldu. Bu yüzdendir belki hayatta düzgün bir duruşa sahip olan üç evlat yetiştirebilmesi.

    YanıtlaSil
  15. Anne ve babalarımız hayatlarımızın temellerini atıyorlar. Bizimkiler farkında olmuşlar evlat sahibi olmanın aslında ne demek olduğunun. Bir de farkında olmayanlar var. İşte asıl sorun sanırım buradan kaynaklanıyor.

    YanıtlaSil
  16. Babanın;"dik dur ki ben de sana bakıp doğru bir iş yaptığıma inanayım" sözüne ben de hemen dikleştim ve sevgili babacığına; sağ elimi kalbime koyup 90 derece eğildim.Kızlarının vazgeçilmezi olan tüm duyarlı babalara ve kızlarına sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  17. Benden de sevgiler Sevgili Sufi. Bunu babam okuduğunda o da yollayacaktır sevgilerini. Bundan eminim.

    YanıtlaSil
  18. Elinize yüreğinize sağlık efendim :)) Çok güzel oldu. Hele "Sözünü ettiği dik duruş hayat karşısında, inandıklarını savunarak ve kalbinden geçen ne ise onu göstererek yaşanmış yalansız, riyasız bir hayatı işaret ediyordu." mükemmel.

    Babanız da ne güzel söylemişler :)

    YanıtlaSil
  19. Sizin de yüreğinize sağlık Sevgili Enis Bey. Ayrıca bu nefis mim için çok teşekkür ediyorum. Yazmaktan büyük keyif aldığım nadir mimlerdendi.

    YanıtlaSil