01 Temmuz 2008

DIŞARDAYDIM...

Kovulduk.(Hayır işten kovulmadık. Sadece "gidin sigaranızı dışarda için sizi sefiller" dediler bize.Bu anlamda geçici bir kovulmadan söz ediyorum yani. Sigara çöpe sen işe, sigara eline sen dışarı... Böyle geçici bir hal) Sırf sigara içiyoruz diye işyerimiz bize adi suçlu (bu adi suçlu lafı da neyin nesiyse? Suç işleyene bir çeşit küfür etme biçimini kabuledilebilir hale getirme çabası mı? Ah bu toplum ve onun kurallarına bayılıyorum.) muamelesi yaptı ki hiç birimiz bunu umursamadık. Sigara karşıtları büyük bir ihtimalle bu ilk cümleden sonra şunu geçireceklerdir içlerinden: "Oh olsun size, daha beter olun. Hem değer mi kardeşim bu kadar bırakın gitsin Allaaaah Allaaaaaaaaah." Sigaradan tiksinenler kulübü üyeleri ise daha da ileri gidecek ve şöyle diyeceklerdir: "Allah topunuzun belasını versin. Baca gibi geziyorsunuz ortalıkta. Külliyen zararsınız ulan siz. Sizin bir kaçınızı sallandıracaklar ki meydanda bakın o zaman içiyor musunuz? (ki biz bunlara 4. Murat reenkarnesi diyoruz. Padişahım çok yaşaaaa)

Neyse konumuz bu değildi aslında. Sigarayı övecek tek kelime edeceğimi düşünen varsa tamamen yanılıyor. Bu bir seçim meselesi; içersin ya da içmezsin. Hepsi bu. (İşte bu noktada da şu cümlelerin sarfedileceğinden eminim: "Olur mu kardeşim? Seçim sorunuymuş. Hepimizi zehirliyorsunuz ulan. Aslında sizi kazığa bağlamak lazım.) Tamam pes diyor ve konuya dönüyorum. Zira sigaradan söz etmekten pek haz etmem.Az önce anlattıklarımı iş saatinde neden dışarda olduğumu açıklamak için yazdım ki bunu neden açıklama gereği duyduğumu bilemiyorum. (Toplum senden sürekli açıklama bekler evlat. Ama onlara da hak ver, beynini okuyamazlar ya. SUS LÜTFEN HOCAM. HANİ SEN MEDİTASYONDAYDIN VE İKİNCİ BİR EMRE KADAR SUSACAKTIN. TEŞEKKÜRLER.)

Neyse yahu dışardaydım işte. (Bu da sanki hapishaneden çıkmış birinin cümlesi gibi oldu.) Dünyanın ve bedenin bir hapishane olduğu konusuna girmiyorum bile. Bana ne yahu? Beden hapishane diye kendimi ortadan ikiye kesip haydi ruhum özgürsün mü diyeceğim. Yaşa git işte, yok dünya hapishaneymiş de yok beden de öyleymiş de ruhlarımız o yüzden de huzursuzmuş da. Boş lakırdılar bunlar kardeşim yaşamana bak. Git bir külah dondurma al, parka git, denize gir, film izle, sokakta dolaş, resim yap ne bileyim yap birşeyler işte.

Tamam tamam bu kez anlatıyorum. Dışardaydım. Tamam dışardaydım da... Bak işte yine o adamlara benzedim. Birşey anlatmak için niyetlenirler. "Bir keresinde beeeeen..." diye başlarlar daldan dala daldan dala zıplayıp ne anlatacaklarını unuturlar. O kadar çok şey anlatırlar ki ne kendileri hatırlar neden söz ettiklerini ne de dinleyen... Aslında düşünürsek kendini dinletmenin en iyi yolu olabilir bu? Birşey anlatmak üzere konuyu aç, o konuya gelmeden bin tane daha konu aç, sonra tekrar en baştaki konuya dön, sonra yine zıpla, asla ve asla asıl konuyu anlatma. Seni dinleyen anlatacağının önemsiz olduğunu düşünse dahi hırs yapar ve konuyu bilmek için pür dikkat dinler. Artı olarak tüm bu anlattıklarının arasında bir bağ kurmaya ve o bağdan yola çıkarak asıl konuyu bulmaya çalışır. (ki bu çok anlamsız bir çabadır)

Bir kez daha dışardaydım diye başlayacağım ama okuyan ya da dinleyenin "hadi ordan" diyeceğinden korkuyorum. Gerçi sabrı tükenen "Allah belanı versin" deyip çoktan okumayı kesmiştir ki bu insanların önünde saygıyla eğilirim. "Dışardaydım" diye başlayan cümlenin devamında bir simitçi çocuk hikayesi, iki sevgilinin karşı parktaki bankta otururken ettikleri kavga, kınalı saçlı bir teyzenin oturduğu bankta ayak parmaklarıyla oynayışı ve düşüncelere dalışı vardı. Ama hikaye o daldan dala sıçrayan adamların hikayesi oldu. Neyse....

RESİM: Rene Magritte

11 yorum:

  1. Hmm... Değişik bir anlatım olmuş. :)

    YanıtlaSil
  2. Anlayamadım ki,
    Şimdi abi içerden dışarı yazıyosan, dışarısı günlük güneşlik olamaz bu kadar. Yok tersi ise büyük geçmiş olsun diyeceğim ama, orası da bir sır perdesi olmuş gibi.
    Sigara içiyosunuz kovarlar mı? kovarlar bu ülkeden herşey beklenir oldu zira.

    YanıtlaSil
  3. " Allah belanı..." falan demedim ama " sen beni güldürdün Allahta seni güldürsün" dedim =) gittiğim kafelerde falan hiç "içmeyiniz efenim yasaktır " gibi cümleler kurmadılar çok şükür. ama iş yerleri farklı. her canın sigara içmek istediğinde dışarıya çıkamazsınki aaa gıcık bir durum...

    YanıtlaSil
  4. THE SHADOW: Teşekkürler :)

    RÜYACI: Ben de anlamadım valla :)

    İRLANDALI: Bunu diyeceğini biliyordum :) Sigaradan ne kadar nefret ettiğini biliyorum çünkü :)

    KALDIRIMÇOCUKLARI: Hem de çok gıcık bir durum. Kafelerde yasak değil henüz ama yakındır...

    YanıtlaSil
  5. Okuduğum en güzel yazındı desem nasıl yani demessin umarım....
    Ne bilim mesela bir çok kereler benim daldan dala atladığım gibi savurmuşsun kendini aynı şeyi bazen ben yaparken şimdi o tuzağa düşürme değilde düşürülme durumum içimi gıdıkladı:D Ve sonlandırışın.... üç tane nokta koysam seni şımartmak istemeyişimi anlarsın... ve bilki bazen sevdiğim blogculara iş olsun diye yorum yazmam oyazı beni dürter ve öyle yazarım öyle olmuş....

    YanıtlaSil
  6. 11 sene sigara içmiş de bırakmış bir gudik olaraktan şu anda bana deseler ki sen sigaranın neden olmadığı ve etkilemediği bir durumdan dolayı öleceksin; işte anında sigara içmeye tekrar başlarım. Ben sigara içmeyi seviyordum lan. =)

    YanıtlaSil
  7. KUPA K1Z1: Çok çok teşekkür ederim :)

    BUZCEVHERİ:Bu sigara çok garip birşey vallahi. Benim anneannem 27 yıl içmiş hem de filtresiz bir sigara. 15 yıl önce bıraktı. Şimdi hala sigara kokusu duyunca canı çekiyor. :) 93 yaşında ve şimdi bir tane içsem yine başlarım diyor...

    YanıtlaSil
  8. Maşallah 93 yaşındaymış kadın. Git bir paket hafifinden ve ince uzunundan sigara al da içsin kadıncağız. O zarif ellerine filtresiz yakışmaz artık. ^^

    YanıtlaSil
  9. ben de kupakızı gibi diyecektim.. o benden evvel davranmış.. en kıpır kıpır yazındı..

    ben de bazen kendimi dediğin konumda buluyorum.. başlıyorum, ve konu dallanıp budaklanıyo, karşımdaki ööööle dinliyo fln.. eğlenceli bişiy ama neticede. :)

    YanıtlaSil
  10. Bence konunun dallanıp budaklanmasının sebebi çağrışımların fazla oluşu. Bir tek kelimeden oradan oraya sıçrıyor olmak bu şekilde anlatımlara yol açıyor. Ben genelde konuşurken öyleyimdir, çıldırır karşımdaki :) Bir kez de yazarken deneyeyim dedim :))

    YanıtlaSil