04 Temmuz 2008

CUMA MEKTUPLARI

Tüm haftayı aksırıp tıksırmakla geçirdim Sevgili Dostum. Temmuz'un sıcağında böyle üşütmek ancak benim becerebileceğim bir şey olduğu için ne ben şaşırdım ne de beni tanıyanlar. Çünkü, tüm hayatımı akıntının tersine yaşayarak geçirdim. Hiç birşeyi olması gereken zamanda yapamadım. Ve hemen hemen herşeye geç kaldım. Bunu bile isteye yapmadım elbette. Öyle gelişti herşey ve ben bu yüzden hiç bir zaman o koca topluluğun peşine takılıp kaygısız ve rahat yürüyemedim. Bundan gurur mu duymalıyım? Elbette hayır. Bu ancak yalnızlık ve ait olamama duygusunu beraberinde getiriyor. Ama bir süre sonra ne yalnız olmayı ne de bir yere ait olmayı umursuyorsun. Hayat bir şekilde akıp gidiyor. O koca nehrin içine karış ya da kenarda dur. Nehir akmaya devam ediyor. Velhasılı kelam; bu durum ne gurur duyulacak ne de utanılacak bir şey değil. Bir durum sadece. Hepsi bu...

Dediğim gibi bütün bir kış boyu ne grip ne de nezle olan ben, yaz günlerini elimde kağıt mendille geçiriyorum. Sabahları işe gelirken daha bir fena oluyorum nedense. Burnumu çekip dururken gözlerimden yaşlar akıyor. Yanımdan geçen insanlar elbette nezle olmama ihtimal vermedikleri için ağlıyorum sanıyorlar. Yanımdan geçen kadınların adamların bakışlarında çok tuhaf şeyler okuyorum. Kiminde merak, kimin de her an elini omzuma koyacakmış da beni teselli edecekmiş gibi bir ifade görüyorum. Gülümsüyorum. İşte o bakışları görünce inan bana içimde yeni bir umut doğuyor. Diyorum ki; insanlar hala tanımadıkları insanları umursuyorlar galiba.

Bence insan dinlenmeye ihtiyacı olduğunda ama bir türlü vücudunun sesini dinlemediğinde hasta oluyor. Vücut sana şunu diyor: "Sana defalarca söyledim ama beni dinlemedin. Eğer sen beni dinlendirmiyorsan ben de seni dinlenmek zorunda bırakırım. Madem gönlünle dinlenmiyorsun o zaman zorunlu olarak dinlenirsin." Evet, vücut böyle diyor ve hasta oluyorsun. Yatağa düşüyorsun. Mecburi bir dinlenme dönemine giriyorsun ki bu sürekli birşeylerle uğraşmaya alışmış biri için oldukça sinir bozucu olabiliyor. Tüm günü yatağında yarı uyur yarı uyanık geçiriyor ve bundan öyle çok sıkılıyorsun ki o masanda biriken işler bile sana bulunmaz bir nimetmiş gibi geliyor. Bunun böyle olacağını 40 yıl düşünsem hayal edemezdim. Tuhaf...

Şimdi herşey yolunda. Kağıt mendilimi hala bir kenara bırakamadım ama daha iyi hissediyorum. Hayatım normal akışına döndü kısaca. Ve bu önemsiz ve geçici hastalık bile uzun zamandır sahip olduğum ama değerini tam anlamıyla bilemediğim sağlığımı yeniden baş tacı etmemi sağladı. Ve bir kez daha anladım ki; sağlığımız yerinde olmadan hiç bişeyin kıymeti yok. Sana sağlıklı bir ömür diliyorum sevgili dostum... Sağlıklı ve o sağlığın kıymetini bildiğin bir ömür...

13 yorum:

  1. ahah sen öyle san. aydanatlayansan. temmuzda hasta olmayı becerebilen tek uzaylı sen değilsin. burnumu sile sile burnum eskidi yaw. ama geçti. ve evet haklısın. olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.

    YanıtlaSil
  2. Demek ki aydanatlayanlar ve son irlandalılar hasta olmayı becerebiliyorlar temmuz ayında. Vallahi benim burun da eskidi sile sile :))))

    YanıtlaSil
  3. vucudum şu an şükür sağlıklı ama gönlüm çok karışık, dinlenmek istiyor sanırım ama bunu yapmaya cesaret edemiyorum. Vucut gibi beni dinlemezsen zorla dinletirim diye hasta olurmu gönlüm dersin dostum. Korkuyorum....(Geçmiş olsun diyorum, garip ama oluyor işte, kış olmasından daha iyidir ama aldırma:))

    YanıtlaSil
  4. O seni dinlenmek zorunda bırakmadan sen kendi rızanla dinlen derim Sevgili Dostum. Karışıklığından arınmanın en iyi yolu sükunet... Dinlendir aklını ve kalbini...

    YanıtlaSil
  5. kelimelerim dilleniyor ya dostum...

    İnanmasamda sessizliğin refahına,
    sessiz kalıyorum hayatın bu rahında
    katılmasam da dünyanın tüm eyvahına
    karışıyor hıçkırıklarım O nun ahına...

    YanıtlaSil
  6. Zımpara kağıdı Mendilimde gül oya, Silmedim doya doya markalısından gerek size sayın kedi ve irlandalı. Silbak türevi vardı ama. Kullanılıyor mu hala bilemiyorum. Bol geçmiş olsun, bol adaçayı, bol nane limon.
    Hapşuu..
    Efendim.

    YanıtlaSil
  7. Merhaba, seni okumak çok güzel. Takipteyim ama ilk kez yorum bırakıyorum. Geçmiş olsun demeden geçemezdim :)) Bilirim ne kötü bir duygudur sağlığını kaybetmek. Bir an önce iyileşmen dileğiyle. Çook geçmiş olsun :))

    YanıtlaSil
  8. Klima önünde durma, hergün sıcak bir tas çorba içmeyi ihmal etme. Geçmiş olsun efendim.

    YanıtlaSil
  9. RÜYACI: Beni güldürdün Sevgili Rüyacı :) Çok teşekkür ederim. Gülümsemek de iyi gelir değil mi?

    SANEM: Çok çok teşekkür ederim iyi dileklerin için :) Ben de sana sağlıklı bir hayat diliyorum.

    BUZCEVHERİ: Klimadan canavar görmüş gibi kaçıyorum :) Zaten tüm bunlar onun yüzünden oldu. Çok teşekkür ederim...

    YanıtlaSil
  10. Çok geçmiş olsun, dinlenmeye daha çok özen gösterin ...

    YanıtlaSil
  11. Çok teşekkür ederim İpek, haftasonu bol bol dinlenceğim...

    YanıtlaSil
  12. Geçmiş olsun dostum! Bende pek iyi sayılmam, elimde mendil yürek yaşlarını silip duruyorum!

    Ne mektubu okuyacak halim kaldı ne yazacak! Kendine iyi bak...

    YanıtlaSil
  13. Tüm hastalıklar Sevgili Dostum bedensel ya da ruhumuzu yaralayanlar bir gün mutlaka iyileşir. Ve bilirsin hastalıklardan sonra yenilenir insan, eskisinden çok daha güçlü olur.

    YanıtlaSil