24 Şubat 2011

rica etsem kendi işinize bakar mısınız?

Yine dinini değiştirdi! haberin başlığı bu. İçeriğinde de Tuğçe Kazaz'ın önce hristiyan, sonra budist ve yine din değiştirip müslüman olduğundan söz ediyor. Sizi ilgilendiriyor mu bilmem ama birinin hangi dinden olduğu veya dinini değiştirip değiştirmediği beni hiç ama hiç ilgilendirmiyor. Beni bu haberde ilgilendiren tek şey bunun haber değeri olduğu düşünülüp yazılmış olması ve getireceği sonuçlar.

Haberde söylenenlere bir bakalım. Eşi için hristiyan olduğundan söz ediliyor ve sonra eşi boşanma davası açınca budist olmaya karar verdiği söyleniyor. Verilmek istenen mesaj gayet net.

Devam edelim. Budist olunca bu dinin gereği olarak görünen "hizmet" kısmında pes etmiş Tuğçe. Çünkü, kendisine 3 gün üst üste çay servisi yaptırılmış, o da kendini hizmetçi gibi hissedince bağırmış çağırmış ve "Budizm sevdası"nı sona erdirmiş. Mesaj yine gayet net.

Bu bir haber evet. Ama haberin en önemli özelliğini taşımıyor. Yorumsuz yazılmamış. Ve asıl önemlisi haber toplumu çok yakından ilgilendiren bir özellik taşıması gerekirken bu haber hiç de öyle bir özellik taşımıyor. Şimdi size sormak istiyorum baylar ve bayanlar Tuğçe Kazaz'ın önce hristiyan sonra budist ve sonra müslüman olması sizin hayatınıza birşey kattı mı? Bu bilginin bir değeri var mı sizler için? Gelecekteki düşünceleriniz üzerinde herhangi bir etkisi oldu mu?

Bu haber ancak şunu yapmıştır yapsa yapsa: Bazılarında Tuğçe Kazaz nefret uyandırmıştır. Sonra kimisi, 3 kez çay servisi yapmaktan yıldığı için kibirli yaftasını yapıştırmıştır. Aşk delileri "ay balım benim kocasına ne kadar aşıkmış ki onun için dinini değiştirdi" demiştir belki de. Meraklılar ise "acaba bundan sonra hangi nedenle hangi dine mensup olacak?" diye düşünmüşlerdir.  

Çok ilginçtir ki insanların din, dil, ırk nedeniyle birbirinden ayrı tutulmaması gerektiği hepimizin insan olduğu ve insanların özel yaşamlarının olduğu, başka insanlara zarar vermedikleri sürece bu özel hayatların kimseyi ilgilendirmemesinin gerekliliği üzerine bunca yazılıp çizilirken hala bu tür bir haber yazılıyor, gazeteye basılıyor ve insanlar da bunun üzerine akıllara zarar yorumlar yapıyorlar. Kimi sürekli din değiştirdiğine kızıyor, kimi islama davet ediyor, kimi kafasının karışık olduğunu düşünüyor, kimi bunu bir magazin malzemesi olarak kullandığı için köpürüyor. Neyse ki bu akıllara zarar yorumlar içinde bunun Tuğçe'den başka kimseyi ilgilendirmeyeceğini düşünenler de var ki ben de aynı fikirdeyim. Neye kızıyorsunuz bu kadar anlayamıyorum. Bu kadın budist olunca bir ormandaki bütün ağaçlar mı ölüyor ya da hristiyan oldu diye insanlar mı ölüyor? Ve siz ona engel olmadınız diye günah mı işlemiş oluyorsunuz? Hele Tuğçe'nin çocuklarına örnek olduğunu ve zarar verdiğini sananlar asıl siz neden kendi evinizdeki çocuğa gazetede boy gösteren bir kadın kadar tesir edemeyeceğiniz güvensizliğindesiniz? Hayatta çok daha önemli şeyler yok mu? Birinin hangi dine mensup olduğunun sözünü etmek ayıp değil mi?

Böyle bir çağda hala bir kadının din değiştirmesi ile uğraşıyorsak "geliştik" "değiştik" "iyi gidiyoruz" lafları palavra değilse nedir? Bence başkalarının hayatını didiklemekten vazgeçip, kendi hayatlarımız üzerine kafa patlatırsak ancak o zaman değişir birşeyler. Belki kendi hayatlarımızdaki kusurları bulur temizlersek, şu koca topluluğun ucundan kıyısından tutmuş oluruz.
Fotoğraf: 46magazin

6 yorum:

  1. Bu cümleniz benim için ayrıca önemli: Tuğçe'nin çocuklarına örnek olduğunu ve zarar verdiğini sananlar asıl siz neden kendi evinizdeki çocuğa gazetede boy gösteren bir kadın kadar tesir edemeyeceğiniz güvensizliğindesiniz?...

    Ve maalesef haber diye insanların özel hayatı didik didik ediliyor.Bunun tek suçlusu, yanlış olduğunu bildiğimiz halde tepkimizi göstermeyen bizleriz. Ve yanlış olduğunu bilmeyenler varsa "insani eğitim"imizi sorgulamalıyız bence.ne diyebilirim ki başka :)

    YanıtlaSil
  2. Ah öyle bir zaman gelecek mi, acaba?
    Onun bunun fotoğrafı yerine, ne zaman aynaya bakmaya yüreğimiz yetecek?

    YanıtlaSil
  3. bazen o kadar çok deşifre ediyorlar ki göz önünde olan sanatçıları makenleri üzülüyorum onlar adına ne ilgilendirir ki bizi evet belki yeni albümleri,kitapları merak edilir dizileri ya da filmleri ama dini o kadar da önemli olmamalı yaptıklarıyla konusulmalı yasadıklarıyla değil :) çok güzeldi yine paylasımın kızkardeş özlemişim sevgiler...

    YanıtlaSil
  4. biz bu haberlere bu kadar ilgi gösterdikçe "bu tip insanlar" (Tuğçe kazaz tipi insanlar)da popüleritelerini sürdürecektir. Evet cümlemde bir yargılama ifadesi var. Bilerek yazdım. mevcut televizyon dizileri, hükümet, vs vs vs bunlardan şikayet edip duruyoruz ama acaba hakettiğimiz şeyler mi bunlar. Vıcık vıcık magazin programlarındaki iğrenç hayatlar, vasıfsız ama bir o kadar kendini beğenmiş insanlar......Tencere kapak durumu yani. Böyle topluma böyle insanlar ve onların böyle haberleri.....

    YanıtlaSil
  5. Bir insanı kişisel tercihleri yüzünden yargılamak feci şeydir. Mahalle baskısı denilen olayı tetikler. Kimseye kötülüğü olmayan bu tip durumlar yüzünden kişilere nefret beslenir.
    Bu tip şeylerin hiç yaşanmamasını dilerim.

    YanıtlaSil
  6. "dedikodu satar" dediğimiz şey işte.
    keşke olmasa ama hep de olacak..

    YanıtlaSil