17 Kasım 2010

zannımca, siz çıldırmış olmalısınız

Herkes şehrin boşaldığından, kimseciklerin kalmadığından, sessizlikten ve yalnızlıktan, çok ama çok sıkıldığından söz ediyor. Gözlerimi kocaman ayırarak dinliyor ve şaşkınlıkla bakıyorum. Çünkü ben sessizlik içinde kimse bana ilişmeden, kimse yapılacak işler listesini gözüme gözüme sokmadan, tüm gün tembellik içinde kalmayı insana verilmiş bir armağan sayıyorum şu aralar. Sabahları, gözlerimi açtığımda "bugün şu yapılacak, buraya gidilecek, şunlar şunlar aranacak, bunlarla iki laf edilip dönülecek, öteki ziyaret edilecek" gibi şeyler gözümün önünde durmasın istiyorum mesela. Tüm bunları düşünüp öfleyip pöflemek istemiyorum ve de. Tatil gününde istediğim kadar uyumak zamanın öğle, ikindi, akşam olmasına aldırmamak, tüm gün aralıksız Dostoyevski okumak, ara sıra kalkıp bir bardak çay almak, bütün bu tembelliğin yüzüme yaydığı salak gülümseme ile bir sigara yakmak, saçlarımın dağınıklığını zerre umursamamak, sarsak pijamalarımı bu mutlu tembelliğin olmazsa olmaz üniforması ilan etmek istiyorum. Ama olmuyor, olmuyor, olamıyor. İnsan ne kadar yayılmak istiyorsa, yapılması gereken herşey o kadar artıyor. Ve bu orantı beni deli ediyor.

Bir ara kimseye haber vermeden hiç bilmediğim bir yere kaçayım diye düşündüm. Cep telefonu almadan, not bırakmadan püff diye ortadan yok olmak yani. Aileyi deliye döndürmeyi ve işe polisleri bulaştırmayı göze alamadığımdan vazgeçtim. Sonra aklıma, kendimi odaya kilitleyip çıldırmış numarası yapmak geldi. Bu kez de doktorları işe bulaştırmaktan çekindim ve yine vazgeçtim. Hangi fikri bulduysam sonucunda ailenin çılgına dönmesi ve herhangi bir meslek grubunun işe karışması söz konusu olacağından, tüm bu olup biteni kabullenip, susmak zorunda kaldım. Tek yapabildiğim, "şehrin boşaldığından, kimseciklerin kalmadığından, sessizlikten ve yalnızlıktan, çok ama çok sıkıldığından söz edenler"e fırçayı basmak oldu. E hıncımı birinden almalıydım değil mi?

Resim: Harold Harvey

7 yorum:

  1. Kesinlikle haklısın yalnız kalma isteği en öbemli sığınacak limanım benim de şu aralar:))

    YanıtlaSil
  2. Bana sorarsan Kedicim, sen ne yap et isteğini gerçekleştirmek için bir yol bul. Etrafı merak ettirmemek için olmadı minik pembe yalanlar uyduruver ve kaç git dilediğin sessizliğin mabedi o yerlere. Hayatlarımızı bu kadar başkalarının vereceği tepkilere göre düzenlememiz gerektiğini acı tecrübelerle öğrendiğimden beridir, kendimi dinliyorum sadece yapmak istediğim konularda ve omuzlarımı hafifletiyorum. Bunca yıldır takip ettiğim bu satırların güçlü yazarının da bunu yapabilecek kudreti olduğunu çok iyi biliyorum. Sevgiler:)

    YanıtlaSil
  3. Daha önce bu konuda seninle konuşmuştuk sanırım. Aileler bize çevrilmiş koca bir nah sadece.

    YanıtlaSil
  4. kesinlikle katılıyorum.. ama şu herkesin bir gün beklediği "kendine kaçış, kendinde kaybolma" merasimi günden güne, daha da uzaklaşıyor sanki bizden.. en azından böyle günlerde provasını yapmalıyız :)

    YanıtlaSil
  5. Ben de ben de yapmak ıstıyorum bunları...

    YanıtlaSil
  6. Ben de sıkılıyorum sessizlikten .. hoş evde sessizliğe hasretim ama gene de birilerinin gidiyor olması oldum olası sıkıcı gelmiştir bana. Biri gideceğim dedi mi telaşla ondan önce gitmeye davranırım hemen, gidemedim mi de vay halime.. buhran üstüne buhran geçiririm.. Naparsınız ben de böyleyim:)

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  7. ÖZLEM: Dün biraz yalnız kalabildim. Tüm gün tembel tembel yatıp Dostoyevski okudum. İlaç gibi geldi :)

    ZERO: Ah benim canım Zero'm inan bana olmuyo olamıyor. Kaçıp gitsem aklım kalacak burada. Şartlar öyle bir hale geldi ki gitmek artık imkansız.

    BUZCEVHERİ: :) Kimi zaman evet.

    S'İUS: Gerçekten öyle gün günden uzaklaşıyor bizden. Böyle günlerde provasını yapmak imkansız. Bu 9 gün bana tatil değil daha yorucu günler oldu desem yeri.

    KİRAZ ÇEKİRDEĞİ: Ah hepimiz aynı durumdayız.

    DELİ ANNE: :) Gitmek büyülü ir sözcük. İnsana hep sil baştan başlayabilirim yanılsaması veriyor. Belki de bu yüzdendir hep gitmek istemek.

    YanıtlaSil