23 Kasım 2010

masa da masa değil ha!

Çareler tükenmez. Eğer şu an, yani sabah saat 10.35 itibariyle iş yerinde değil bir rakı sofrasında oturmak istiyorsan, fonda Müzeyen Senar'ın kederli sesi duyulurken dakikalarca ama dakikalarca denize bakarak yudum yudum içmek istiyorsan ve bu imkansızsa yapılacak olan şudur; kendine bir bardak rezene (rezene rakı gibi kokar azıcık.) söylersin, çay bardağında olacak, ki böylece salaş bir sofranın rakısı tamamlanmış olsun, internetten Müzeyen Senar'ın "Ben Küskünüm Feleğe" adlı şarkısını bulursun, ekranına bir deniz manzarası koyarsın. Ve şunu unutmazsın; Zihin aldatılmaya çok müsaittir. Ve bir de şunu; Bazen seve seve aldanır...

Son söz:  İşin garibi ben içki içmeye düşkün biri değilimdir. Öyle ki en son ne zaman içtiğimi bile anımsamıyorum. Hatta öyle ki hayatım boyunca içmesem özlemem. Kısaca bu hayalin odak noktası içki değil, Müzeyen Senar da değil. Temel nokta şu; Ben keyif insanıyım, burada bu masada ne işim var? Benim yerim diğer masa. Üzerinde rakı bulunan, denizi gören masa. Bu masa değil. Bu masa kesinlikle değil. Hele bugün hiç değil...

Fotoğraf: Ara Güler

20 yorum:

  1. off be kedicim nasıl bir masa tarif etmişsin öyle...ben rakı masalarını severim.ben küskünüm feleğe'ye çatlayan sesimle eşlik etmeyi de.bugün bu masada benim ne işim var sorusu sabahtan beri kafamda yankılanıyorken bu yazın bitirdi beni.

    YanıtlaSil
  2. Denemeye değer aslında :) zihin kandırılmaya musaitya sürekli kandırıyoruz sonra kendi ekseni etrafında dönen ineğin kuyruğu gibi ne uzayan ne kısalan insanlar oluyoruz ama olsun ineğin kuyuruğuda sinek kovalamaya yarar netice de

    YanıtlaSil
  3. hisselerime ne güzel de tercuman olmuşsunuz, ben de diğer masayı tercih edenlerdenim. içim gitti şimdi

    YanıtlaSil
  4. Masan gönlüne göre olsun, sevgili Kedi!
    :))

    YanıtlaSil
  5. Yasemen kokulu, Ege masaları...

    Fesleğen kokulu, Trakya masaları...

    Bu, ne güzel bir hayalmiş böyle. Pek sevdim. İş rutininden sıyrılmak için anladığım kadarıyla.

    YanıtlaSil
  6. mesai saati gecinceye kadar, zihni aldatmaya devam, yada insan kaynaklarina yazmis oldugunuz bu guzel yazinin bir kopyasini gonderin, kimbilir belki .......

    YanıtlaSil
  7. Denemeye değr rezeneyi vallahi:))

    YanıtlaSil
  8. sevgili kedi,

    nasıl da güzel aldatmışsın kendini, bi' de anlatmışsın, paylaşmışsın bizimle böyle. ben rakı ve rezene olayını beceremiyorum, ama müzeyyen senar olunca fonda, şimdi gidip kırmızı şarap niyetine bir kadeh vişne suyu ile kandırabilirim kendimi. çok canımı çektirdin:)

    YanıtlaSil
  9. O masayi oyle cok arzulamak ve bulunca keyfine varmak icin, bu masaya dayanmak gerekiyordur belki...
    Simdi durup dururken bana da "icelim guzelleselim" mood'u geldi...

    YanıtlaSil
  10. KARA KİTAP: Tatilden sonra iş iyice ağır geldi sanıyorum hepimize. Zaten hayat ağır gelirken bu ara bir de iş söz konusu olunca insan gözlerini kapayıp kendini sakin bir yerde hayal etmekten başka bir çare bulamıyor.

    ATEŞ BÖCEĞİ: bunu sevdim; "ineğin kuyruğu sinek kovalamaya da yarar sonuçta" :)


    YASEMİN ERTÜRK: Hepimiz toplanıp kursak mı şu masayı? :)

    EKMEKÇİKIZ: Hepimizin :)

    AYNADAKİ AKSİM: Valla aslını istersen iş rutininde değil de hayatın kendisinden kaçmak için.

    ÖZLEM ANNE: İnsan kaynakları ne der bu duruma acaba? :)

    ÖZLEM: :)

    AGLEA: :) Bir vişne suyu da ben mi alsam şimdi, benim de canım çekti.

    MEHTAP PASİN GUALANO: Şu son zamanlarda bu masaya hiç dayanamıyorum ki ben. aklımda hep kaçıp gitmek...

    YanıtlaSil
  11. Rakının kokusu burnuma geldi desem?:)

    YanıtlaSil
  12. Beni Rezene kesmez...:)

    YanıtlaSil
  13. PAPATYA: İnanırım :)

    ABİ: Hiç yoktan iyidir be Abi :D

    YanıtlaSil
  14. o masaya oturup içmeye başlayınca blogta yazılanlar bir bir fışkırır ekrandan gerçekmişler gibi.. =)

    bu arada mimledim seni kedi.. =)

    YanıtlaSil
  15. Keyifle yazacağım :) çok teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  16. Sevgili Kedi, bende şu an bulunduğum masadan pek memnun değilim. Hadi gel anlaşalım, Anadolu Hisarında, Karadeniz'e karşı rakılarımızı tokuşturup, havadan sudan, ordan burdan, hayattan konuşup babalarımız için içelim.

    YanıtlaSil
  17. Ne güzel olurdu Gamlı Baykuş'cum. Hele de babalarımız için, belki gökten selam yollarlardı bize. Onu çok özlüyorum ben.

    YanıtlaSil
  18. İsminiz Filiz mi?

    YanıtlaSil
  19. Sevdiğim eski bir arkadaşıma benzettim .Pardon...

    YanıtlaSil