29 Kasım 2010

Kan kardeşlerime

Bizim artık ortak bir yaramız var. Öyle ki kanadıkça kanadıkça hepimiz kan kardeşi oluyoruz...

Kimimizin babası, kimimizin anası, kimimizin kardeşi gitti birbirine yakın zamanlarda. Dağ gibi bir babayı verdim ben toprağa. O ise, anası olmanın yanı sıra babası da olmuş annesini. Diğeri kardeşinden oldu üç beş günün içerisinde. Bu günler içinde biz yas tutarken yani; şaşakaldık çalınan düğünlere, yükselen neşeli kahkahalara, sokakta ılık güneş altında dolaşan kaygısız insanlara. Dünya bizim için dururken hayatın nasıl böyle dur durak bilmeden devam ettiğine... İçimizden, "haksızlık bu?" diye düşünen oldu mu bilemiyorum ama ben katılaşmakla kaldım yalnızca. Öyle durup bütün bunların arasında göğsümün tam ortasında kızıl bir nar çiçeği gibi kanayan yaraya işaret parmağımı bastım "sus" diye.

Sonra diğerleri gitti. Tek tek. Anneler ve oğullar, babalar ve kızlar, büyük kardeşler ve küçük kardeşlerden sadece bir oğul, bir kız ve büyük kardeş olarak yarım kaldık. Birbirimize ne söyleyelim telefonda bilemedik. Bu yüzden "alo" dedikten sonra susup kaldık. Ortak yaramızı sessizlikle zedeleyip, akan kandan medet umduk. Anladık ki ancak böyle durabiliriz ayakta. Ve yine anladık ki bizim artık ortak bir yaramız var. Öyle ki o kanadıkça kanadıkça hepimiz kan kardeşiyiz...
 
Resim: Sir James Guthrie

7 yorum:

  1. Kan kaybettikçe, güçleniyor ya kardeşliğimiz.. Ve kan kaybetmeden kimse o kardeşliğin sırrını ve kendine özgü ve o yüzden de "anlaşılamaz" o dilini çözemiyor.

    Kan Kardeşim..

    YanıtlaSil
  2. Birbirimizde aynı yaraların olduğunu bilmeseydik ayakta durabilir miydik? duramazdık değil mi? İnsan ancak başkalarının omzuna tutuna tutuna ayakta kalabiliyor.

    YanıtlaSil
  3. doğal olan bu zaten Kedi'cim.. doğru omuzlardayız.. güzel yanı bu yaralar sonrasının:)

    YanıtlaSil
  4. Kan kardeşlerim...

    Doğru tabir bu... Kan kardeşliği...

    YanıtlaSil
  5. En kötüsü de bazı yaraların hiç kapanmayacağını biliyor olmak galiba...

    YanıtlaSil
  6. Mıknatıs gibidir yara. benzer yaraları olanları çeker birbirine.Yüzün, gözün maskedir artık. O yara kanadıkça benzer yaralının dokunuşu ancak anlar halinden. Senin o muhteşem benzetmen girer işin içine. Kan kardeşliği.

    Benim kuzenimin bir yazısı vardı."Derin kesikli anı albümü". O yazıda elindeki, kolundaki yaralardan bahsediyordu. ve bu yaraların nasıl olduğunu düşünerek bu albümü kuruyordu aklından. Okurken, düşünürken bazen acıtıyordu bazen gülümsetiyordu. Çünkü o albüm tamamen kendisini anlatıyordu. Okuyana ise kendi albümünü oluşturma imkanını....

    İçindeki o yara muhteşem bir insana ait. Kanadıkça onun albümü oluşsun. Güzel hayatının dolu dolu, sayfalara sığmayan albümü.

    YanıtlaSil
  7. ZUİHİTSU: Evet kesinlikle...

    PANDORA: Bir de bu kardeşliği unutmasak...

    ÖZLEM: Belki de o yaraların kapanması unutmak demek olacağını bildiğimiz için kapanmıyorlardır.

    MİSKİN: Öyle olacak sanıyorum. O yara kanadıkça yeni sayfalar açılacak içimde. Unuttuklarım ve hatırlayınca gülümseyeceklerim...

    YanıtlaSil