23 Ekim 2017

bir kedi nasıl vampire dönüşür- diş günlüğü 1

Vızzzziiiyuvvv vizzz Vızzzziiiyuvvv diye sesler geliyordu. Zalim dişçimin diş etlerime sapladığı iğneler sayesinde acı hissetmiyordum ama bu ses sinir bozucuydu. Zalim adam usul usul beni bir vampire dönüştürmekteyken tavandaki ışıklara bakıp durdum. Başka şeyler düşünmeyi denedim ama nafile. İnsan testere filminin zavallı oyuncularından biri gibi hissederken nasıl başka bir şey düşünebilirdi ki zaten?

Neye benzeyecektim? Yüzüm değişecek miydi? Kendimi kaderin kollarına ve zalim dişçimin merhametine bırakmaktan başka çare bulamadım. Böyle durumlarda kaderci olmak iyidir dedim ve gözlerimi kapadım. Elleri çılgın bir hızla çalışan dişçim yaptığı esprilerin arasında "acıyor mu?" "az kaldı", "biraz daha dayan" gibi teskin edici sözler ederken ona içimden cevap verip durdum. Zira kocaman açılmış ağzımla konuşmam pek de mümkün görünmüyordu. "Acısa ne olacak ayol hadi eve git biraz dinlen sonra gel mi diyeceksin", "Az kalmadı kalmasına daha bu başlangıç bunu ikimiz de biliyoruz ama neyse hadi dediğin gibi olsun", "Biraz daha mı dayanayım? Sonunu düşünen kahraman olamaz efendiii dayanacağız mecbur" şeklinde saçma sapan cevaplar.

İki durumda saçmalıyorum ben, birincisi fena halde canım sıkıldığında, ikincisi de bir yerden kaçmak istediğim halde kaçamadığımda. Şu an, yani bu dişçi koltuğunda otururken, tam olarak ikinci durum söz konusu. Ve bu yüzden de kendi kendime içimden konuşup saçma sapan şeyler anlatıyorum.

"Saat beş gibi geçici dişleri takarız" dedi. Sonra bir ayna uzattı. Dehşete düştüm. Çünkü tam bir vampire benziyordum. Uyuşmuş yüzüm ve vampir dişlerimle birlikte kendimi sokağa attım. Şimdi bir taksi bulmam, içine girmem ve nasıl yapacaksam adama adresi doğru bir biçimde söylemem gerekiyordu ki bu çok zordu. Şükür ki adresin içinde çok fazla s ve ş harfi yoktu, adam üçüncü söyleyişimde anladı. Zaten tepem atıktı şu adamı bu dişlerle güzelce ısırsam mı diye düşündüm. Ama garibanın ne suçu vardı ben bile ne dediğimden emin değilken o nasıl beni anlasın. 

Eve kendimi dar attım. Annem beni görünce "vah kuzum ah yavrum dayan geçecek" türünde bir şeyler söyledi. Ah be annem sen olmasan ne yaparım canımın içi. Bir şeyler izleyeyim dedim ve ruh halime uygun olan Train to Busan filmini seçtim. Türkçe meali Zombi Treni olan bu sinir bozucu filmin nasıl bu kadar yüksek puan aldığını düşüne düşüne filmi bitirdim. Biraz 4321'i okudum ve beklediğim telefon saat 16.50'de geldi. "Geçici dişleriniz hazır, müsaitseniz gelin" Müsaitsem mi? Tanrı aşkına bu anı bekliyorum ne demek müsaitsem. Kurtarın beni vampirlikten. 

Taksiye atladığım gibi gittim. Zalimliğini esprileri ardına saklamakta mahir dişçim "eveeet" diyerek kolları sıvadı ve bana yapmış oldukları en uzun dişleri taktı. Tavşan tavşan konuşmaya çabaladım. Demeye çalıştığım şöyle şeylerdi, "asıl dişler böyle mi olacak, ben bu dişlerle konuşamam, daha ne kadar bunlarla dolaşacağım, çok mu kötü görünüyorum, aman Allah'ım bu dişler çok büyük" Dişçim tatlı tatlı başını salladı büyük ihtimal de beni pek sallamadı. "Merak etme" dedi "sana çok güzel dişler yapacağız" İyi hadi bakalım dedim içimden. 

Kazma dişlerimle birlikte evin yolunu tuttuk. Sonunda arkasına saklanabileceğim bir şey bulmuştum bulmasına ya bunlar da biraz fazlaydı artık canııım. İnşallah kimseyle karşılaşmam diye diye yürüdüm, taksiye atladım ve kendimi bütün hafta sonu eve kapatmaya karar verdim. Öyle de yaptım. Dünya kadar film izledim, sayfalarca kitap okudum ve sürekli aynaya baktım. Ve sonunda pazartesi geldi. Ben ve dişlerim hiç hazır değildik insanlarla karşılaşmaya ama başka da çaremiz yoktu. Düştük yollara. Ve beklediğim herşey oldu. Kimi neden fıslayarak konuşuyorsun dedi kimi dişlerini araba fırçası ile mi fırçalıyorsun kimi beni Seda Sayan'a benzetip şarkı istedi kimi de teselli etti.

Şu an heyecanla cumartesi gününün gelmesini bekliyorum. Zira bu kazma dişlerle daha ne kadar hayatımı sürdürmeyi becerebilirim hiç bir fikrim yok. 

Resim: thecliparts.com

12 yorum:

  1. umarım yeni dişler içine siner. dişçiye gitmiş kadar oldum yazıyı okuyunca, burdan gerildim valla. sonucu yaz, bekleyeceğim :)

    YanıtlaSil
  2. Off, 6 yıl önceki 3 ay süren köprü maceramı hatırladım ki yanında Boğaz Köprüsü halt etmiş :)
    Geçmiş olsun, umarım istediğin gibi olur yeni dişler. Tecrübeme dayanarak söyleyeyim ki başlangıçta o ağzında emanet durmalar, yükseltiler, fazlalık hisleri zaman içinde geçecek endişe etme.

    YanıtlaSil
  3. Çok geçmiş olsun..sıkıntılı bir süreç şüphesiz dilerim sonuç seni çok çok memnun eder,keyifle gülümsersin inşallah :)
    Geçecek inşallah..

    YanıtlaSil
  4. Diş dedin mi orada duracaksın böyle bir ağrı yok bence

    YanıtlaSil
  5. en nefret ettiğim koltuk dişçi koltuğudur nokta :)

    YanıtlaSil
  6. En nefret ettiğim şey diş hastanesine gitmektir nokta:)

    YanıtlaSil
  7. Dişciye gitmek bildigin işkence ya catir cutur ugrasip duruyor Nefret ediyorum

    YanıtlaSil
  8. Hayatımda hiç dişçi koltuğuna oturmadım, bunun nasıl bir şey olduğunu bilmiyorum ama şuan korktum diyebilirim. Çok çok geçmiş olsun :)))))

    YanıtlaSil
  9. Dişçinin eline düşmanım dahi düşmesin :/

    YanıtlaSil
  10. Merhaba yeni yayına aldığımız konaklama ve yeme içme mekanlarının listelendiği https://www.abbasyolcu.com sitemizin marka bilinirliği ve sosyal medya tanıtımı için birlikte çalışabileceğimiz branşında başarılı Blogger'lar arıyoruz. Belirlediğimiz anahtar kelimlerle kendi Blog sayfalarında ve tanıtımlarında paylaşımlar ve makale yazabilecek ve bu tanıtımları tefsiye'lerle destekleyebilecek arkadaşlar la çalışmak istiyoruz. İlgilenirseniz şartlarınızı belirterek abbasyolcuyolda@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz

    YanıtlaSil