06 Aralık 2012

Kalbimden kalbine kısa mesaj...

Yağmuru seviyorum. Gökyüzünde kocaman kurşuni bulutlara bakmayı daha da çok. Ama burada böyle floresan ışıklar altında oturmaktan ölesiye nefret ediyorum. İnsanlar koşturarak geçiyorlar etrafımdan. Ellerinde ne olduğunu bilmediğim kağıtlar. Öfkeyle koşturup duruyorlar. Bu hız ömrümü tüketiyor. 

Ağır aksak şarkılar dinliyorum bu yüzden. Zaman yavaşlasın, insanlar gözümün önünden silinsin diye. Ama olmuyor. Değişen birşey yok. biri gelip bakış açımı değiştirmemi söylüyor. Git başımdan diyorum. Kimseyi çekecek ne halim ne yüreğim var. 

Bütün bu karanlık içinde seni düşünüp bir hayale sığınıyorum ancak. Elimden gelen bu. Seni en son gördüğüm zamana geri dönüyorum. Uzakta durmuşsun. Yorgun görünüyorsun. Ve ben aklından ne geçtiğini, ikimizin senin için ne ifade ettiğini, dahası ikimiz diye birşeyin olup olmadığını merak ediyorum. Sen bir zaman aramızdaki bağ diye birşeyden söz etmiştin. Bunu anımsıyorum sonra. Ama bu bağın bir pamuk ipliği mi yoksa bir halat mı olduğunu bir türlü çözemiyorum.

Hep aynı durgun suda olduğunu düşünüyorum. Hiçbir şey değişmiyor sende. Bazen kapı duvar oluyorsun, bir tek değişen bu diyorum. Öyle uzak öyle anlaşılmaz ve öyle kararsız. Kaşlarının biçimine bakıyorum. Sakladığın kelimeleri orada bulurum sanıyorum ama yok olmuyor. 

Yağmur hala yağıyor ve ben üşüyorum. Şimdi neredeysen seni bulup kalbinin içine süzülmek ve orada herkesten saklanmak, ısınmak istiyorum. Kendime bir yuva bulmuş olmanın huzuruyla uzun uzun ağlamak istiyorum bir de. Kalbinde küçük dereler oluşturmak, kalbinin toprağını sulamak ve orada sadece ikimize ait bir bahçe yetiştirmek istiyorum. Kirlenmemiş ne varsa bu dünyada hepsini toparlamak ve ikimize küçük bir ev yapmak bir de... 

Kurşuni bulutlara bakıyorum. Ellerimi açıp bir kaç damlayı yakalıyor ve bahçemiz için saklıyorum. Olur mu bilmem ama ben tüm iyi dileklerimi bulutlara iliştiriyorum. Ve kalbimden kalbine bu iyi dilekleri muhafaza etmesini söyleyen bir mesaj yolluyorum. Aramızdaki bağın gücüne güveniyorum. İyi dileklerimi toprağa gömmeyeceğine de öyle... 

Fotoğraf: askactor

3 yorum:

  1. yağmur hep hüzün taşır yüreğinde ve akar akar yeryüzüne insanların yüreğine.Orada bir bakış bulup ev yapmak ister.Her yürek yağmurun hüzünlerini almaz içeriye...
    Cümlelerin çok güzeller..
    Bütün iyi dilekler gönlünden sevdiklerine düşsün..
    sevgimle...

    YanıtlaSil
  2. Onu bir kafede oturuken gördüm ve hemen yakın bir masaya çöreklendim.Mavi kocaman bir gül tablosu vardı duvarda.Sınırlı çevrede tanınıyor olduğu için kimse raharsız etmiyor ki böyle sıradan bir insan gibi aramızda dolanıyor.Sigara yaktı.Ben bırakmaya çalışıyordum ama ani kriz gelir diye yanımda iki tane taşıyordum.Ben de hemen çıkarıp yaktım.Belli etmemeye çalışarak her hareketini inceliyordum.Televizyonda göründüğünden daha yakışılı buldum.Salaklık işte sana ne elalemin yazarından,evlidir veya çok harika kadın arkadaşı vardır.Ama kalbim sahibini görmüş köpek gibi delice atıyordu.Kahvenin tüm manzarası, önünden geçen yol, çevredeki binalar, ve deniz korku ve sevincin neden olduğu kimyasal salgılar nedeniyle mayışmış beynime öyle bir kazındı ki binlerce sayfa yazabilirim tasvir etmek için. o an beynim ışıdı.Her şey güzelleşti.Kokular keskinleşti.
    Gri, soğuk, sıradan bir kış günüydü oysa.
    İşte böyle bu insan beyni
    Koca bir bilmece.
    Yaşadığınız yerlerde aydınlatma ile oynayarak bile ruh halinizi kontrol altına alabilirsiniz birazcık.

    YanıtlaSil
  3. Kendimi oyle kapatmisim ki.. Birinin kalbinde siginamayacagima oyle bir inandirmisim ki kendimi..yaziyi okurken utandim bu halimden..
    Ama biliyorum ki kafamda kurdugum "gercekcilik" destegini kaldirsam hepten cokecegim.. Savunmasiz cirilciplak kalacagim..

    YanıtlaSil