10 Aralık 2012

hoşçakal...

Aralık vazgeçmek için en iyi ay. Karar vermek için ve artık olmayacağını anlamak için de öyle. Bu yüzden sana ve sana dair herşeye veda etmeye karar verdim. Boşuna dememiş adam "güzel şeyler pat diye olur, bu kadar bekletmez" diye. Artık beklemenin, olacağını umut etmenin anlamı da yok. Bitsin.

Bugün birşeyi farkettim. Kalplerimiz arasında çok uzak bir mesafe var. Sen başka bir yerdesin. Sözcüklerin cümlelerin başka bir yöne meyyal. İşin tuhafı sen bile bilmiyorsun nereye ya da neye meylin olduğunu. Oysa ben biliyorum kendimi. Sana olan yakınlığımın bir anda sırf senin yüzünden uçup gittiğini. Bu yüzden de külliyen vazgeçiyorum senden. Artık elini uzatsan da yakınımda dursan da hiç ama hiç anlamı yok. Bitti.

Ben kendime yeni bir hayat çiziyorum dostum. Ve artık içinde sen yoksun. Kırgın mıyım? Hiç değilim. Biraz hayal kırıklığı var, o kadar da olur artık. Ama en fenası şaşkınım. Senin bir uzak bir yakın duruşundan yorgun ve bitkinim. Senin duvarına çarpa çarpa paramparça olmaktan bıkmışım. Şimdi o parçaları alıp sessiz bir köşede birleştirmek için gidiyorum. Biliyorum bu bitecek ve geçecek. Daha iyi olacak herşey. Sandığım kadar da zor olmayacak, bunu da biliyorum. Ve senin ne hissedeceğinin artık önemi yok.

Herkes alışır birilerinin yokluğuna. Kimse, biri gitti diye ölmez. Sen de ölmeyeceksin. Merhaba diyeceksin, kelimelerin buz gibi bir duvara çarpacak, şaşıracaksın ama ölmeyeceksin. Yüzün düşecek gülümsemediğim için, ama inan bana ölmeyeceksin. Düşüneceksin düşüneceksin ve kendinde hiç bir kusur bulamayacaksın. Benim dengesiz olduğuma karar vereceksin. "Canın sağ olsun" diyeceğim ama yemin olsun ki en ufak bir açıklama bile yapmayacağım. Çünkü açıklasam bile umursamayacağını ya da en azından öyle görüneceğini bileceğim. İşte tüm bu duvarlar, umursamazlıklar yüzünden hayatından gidiyorum.

Bence çok da iyi ediyorum. 

fotoğraf: Good Bye Lenin

4 yorum:

  1. Bazen hiç olmadık bi yerinden kırılır zaman, hiç olmadık bi anda, hiç beklenmedik bi rüzgar eser, uğultu böyle zamanlarda dolanır başında, vursan da duvarlara... Ne duvar vardır ortada ne de kapı kalır çarpacak. Zaten senin ya da onun umrunda olmayacak nefes alıyor olmak, ölüm, böyle zamanların ardından gelirse... İşte bak o çok fena

    YanıtlaSil
  2. Ne kadar güçlü bir kadın.Belki de erkek bu satırları yazan.Sırf bu ruh halini yaşamamak için tüm teklifleri itiyorum ben.Hem de yıllardır.Bağlanmaktan deli gibi korkuyorum.Başıma bir daha böyle güçlü bir bağın kopuşu gelirse diye sevmekten değilse bile aşık olmaktan kaçıyorum.Çok çok güçlü olmak gerekli bir aşka başlayabilmek için.Kadın da erkek de aynı durumda. Bitmeyen aşklar yok ne yazık zamanımızda.

    YanıtlaSil
  3. Böyle konuşuyordum iki ay önce.. Emindim kendimden ve hayatımda olmayacaktı, canımı yakmayacaktı artık.
    Sonuç?
    Hayatima aldigim yeni bir iliski oldu..cok sevdigim biri.. Bana "sana asik oldugumu bugun gozlerine uzun uzun baktigim sirada anladim..sana asigim" diyene kadar her sey yolundaydi...
    Karsilik veremedim..
    Ben onu seviyorum ama asik degilim..
    Tek bir adama asik oldum.. Oysa artik o insan yok..Öldü..
    Yerine gecen insani ise hayatimda su kadarcik istemesem de.. Onun bedenine bürünmüs bu duygusuz adami istemekten, ona ozlem duymaktan kendimi alamiyorum..

    Cikarilamiyor istense de bu kadar siddetle karar verilse de..

    YanıtlaSil
  4. son zamanlarda yaşadıklarımı öyle güzel anlatmışsın ki yüreğine eline sağlık....

    YanıtlaSil