17 Aralık 2011

iki kat battaniye, bir kitap ve kolunu kımıldatacak hali olmamak...

Hızlı düşün, hızlı konuş, hızlı ye, hızlı yaz, hızlı oku... Saçmalık. İşte bu yüzden hasta oldum ben. Kimi üşüttün dedi kimi birinden bulaşmıştır dedi kimi çok yorulmuşsundur direncin düşmüştür dedi bu yüzden dedi. Nezle, grip, soğukalgınlığı falan filan da dediler ya bence öyle değil. Bunun tek sebebi bu hızdan yorulmuş olduğum ve nasıl yavaşlayacağımı bilmediğim için vücudumun kontrolü ele alması hepsi bu.

Ben saçma sapan işlerin peşinde hızla koştururken beynim muhtemelen şöyle bir konuşma yaptı; "Sevgili iç organlar, biliyorum çok çalıştınız ve çok yoruldunuz. Çünkü bu sersem ne kadar hızlı olursa kısacık ömrüne çok şey sığdıracağını düşünecek kadar budala. İşte bu yüzden de sizi hiç düşünmeden hareket ediyor. Haydi siz neyse bir şekilde kendi ritminizde görevinizi sürdürüyorsunuz ama ben daha fazla dayanamayacağım arkadaşlar. İnanın bana öyle abuk sabuk ipe sapa gelmez şeyler düşüyor ki ömrümü yedi. Diyorum ki el ele versek de şunu bir güzel hasta etsek, kolunu kımıldatamaz hale gelse. Yatağında sakince yatsa ve yavaşlığın aslında ne şahane birşey olduğunu anlasa. Ne dersiniz?"

Eh muhtemelen benim sevgili beynimin ikna ediciliği karşısında bu fikir oybirliğiyle kabul edilmiş olmalı ki tam onun planladığı gibi kolumu bile kımıldatamaz halde yatıp duruyorum. Bir yandan burnumu siliyorum, bir yandan sarsılarak öksürüyorum, bir yandan zonklayan kafamı ovuşturuyorum. Battaniylerin altında büktüğüm dizlerimin üzerinde duran kitabın buğulu kelimelerini okumaya çalışıyorum. Kah uyukluyorum kah kendimi iyi hissedip ayaklanıyorum. Bir yandan da hiç bu kadar ağır hareket etmediğimi, yavaşlığın çok garip bir şekilde zamanı da yavaşlattığını düşünüyorum. Sanki ağzımda bir parça çikolata varmış da usul usul eriyormuş da tadını tüm hücrelerimle hissediyormuşum gibi zaman... Çok acaip!

Ama biliyorum ki bu hastalıktan kurtulunca eski halime döneceğim. Ve ben buna devam ettikçe, beynim, çok yorulduğum zamanlarda, beni hasta edecek. Şimdi ne yapmalı? Yıllardır içime yerleşmiş bu hız duygusundan nasıl kurtulmalı?  

Fotoğraf: Byeblos

10 yorum:

  1. Geçmiş olsun nasılda imrendim size, bir battaniye altına girip yatmayı aslında yapabilirlm ama işte olmuyor bişiler illaki engelliyor

    YanıtlaSil
  2. bir süredir ben de halsizim, normalde sabah en geç 8 de uyanan ben uyanamıyorum, 1 aydır boğaz enfeksiyonum geçmiyor, ve bugün aynı şeyi düşündüm ve bennnn hemen önlemimi aldım, kitapçıya gittim, oblomovu aldım, beraberce tembel tembel takılacağız oblomovcuğumla, he he

    YanıtlaSil
  3. O kırıklık duygusu ve öksürük olmasa mis gibi dinlenme işte. Beynin tatili böyle yapıyor. İlçeler, şehirler kendilerini yavaş şehir ilan ederken senin direnmenin sebebi nedir? Barış abi her zaman doğru söyler"http://www.youtube.com/watch?v=0dTD53gb9Ic"
    Geçmiş olsun.

    YanıtlaSil
  4. geçmiş olsun canım.. yavaşla lütfen.. elinde değildir ama gene de kendine iyi bakmaya çalış.. uykuna dikkat et bir de...

    Karoshi NENEN:)

    YanıtlaSil
  5. gecmis olsun, sana katiliyorum sen önden kosup giderken vucudun ruhun arkadan sana yetismek zorunda kalmis..:) bilirmisin su hikayeyi? "Meksika'da Inka
    tapinaklarina çikmak isteyen Avrupali bir grup arkeolog, birkaç yerli rehberle yola koyuluyor. Dagin tepesindeki tapinaklara giden uzun yolu, kisa bir sürede yariliyorlar. Ayni hizla tempoyla biraz daha yol aldiktan sonra,
    yerliler kendi aralarinda konusup birden yere oturuyor ve böylece beklemeye basliyorlar. Tabii Avrupali arkeologlar buna bir anlam veremiyorlar. Saatler sonra, yerliler kendi aralarinda konusup tekrar yola koyuluyorlar ve sonunda tepenin üstündeki görkemli Inka tapinaklarina geliyorlar.
    Arkeologlardan biri, yasli rehbere soruyor, "hiç anlayamadim, niye yolun ortasina oturup saatlerce yok yere bekledik? "Yasli rehberin cevabi o kadar güzel ki; "Çok kisa sürede çok hizli yol aldik, ruhlarimiz bizden çok uzakta
    kaldi. Oturup ruhlarimizin bize yetismesini bekledik..."
    Sevgiler, kisa zamanda iyilesmeni diliyorum

    YanıtlaSil
  6. MAVİ BALON: Aman hasta olmayın da sağlıklıyken yapın bunları.

    GUGUK KUŞU: Süper bir fikir:) Oblomov dinlendirir yavaşlatır insanı. Aman seni tembelliğe götürmesine izin verme :)

    BESTAMİ BEY: Bu ara öyle çok dinlendim ki nasıl olduğunu unutmuşum. Ama kararlıyım hasta olmadan da bunu deneyeceğim :) aheste aheste...

    KARÖSHİ: Artık daha iyiyim canım. Sanırım toparlanmaya başladım. Ama çok sıkıldım hasta olmaktan. Artık daha dikkatli olacağım :) öperim.

    MELANGE: Çok güzel ve hiç unutmamamız gereken bir hikaye bu. Çok teşekkür ederim. Bundan böyle hızı farkettiğimde hemen bunu anımsayacağım. sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  7. geçmiş olsun... insan bu kadar güzel mi anlatır hastalığını, tiye alır gibi:)) hemde en akut dönemde... acil şifalar...

    YanıtlaSil
  8. Çok teşekkür ederim Sevgili Yelda :)

    YanıtlaSil
  9. Biraz hastasın ama çikolata,battaniyenin yarattığı sıcaklık,kahve ve uzun zamandır okuyamadığın kitap enerjini biraz artırıyor.

    YanıtlaSil
  10. sizi çok iyi anlıyorum, ben de biraz sizin gibiyim sanırım :)kendinize iyi bakın yazılarınızdan mahrum olmak istemem

    YanıtlaSil