07 Kasım 2011

"Umutsuzluk biraz olsun dinlenme gerektirir."

Sabah. Odanın içine sarı bir şelale gibi akmış güneş. İşte sana sevinmek için küçük (sahi küçük mü?) bir sebep. Mavi bir gök. Alabildiğine mavi hem de. Odanın içine bakıyorum olduğundan daha bir gerçek gibi duruyor herşey. Gerçek demeyelim de net diyelim. Evet olduğundan daha bir net. Böyle ışık altında sisli bir denizde önümüzü görmeden ilerliyormuş gibi süren hayat her yanıyla ortaya çıkıyor sanki.

Siz hiç sevinçten ne yapacağını bilemeyen birini gördünüz mü? Aslında bu daha çok insanların değil de yaşamı daha basit daha gerçek yaşayan hayvanların yaptığı birşeydir. Uzun zamandır bağlı duran bir köpek mesela onu bıraktığınız anda nereye koşacağını şaşırır. Bir o ağaca koşar, bir bahçede çılgın gibi dolanır ve onun sevincine kuyruğu, kulakları, tüyleri herşeyi aynı derecede katılır. Onlar biz insanar gibi kafalarına ne gelecek kaygısını takarlar ne de geçmişte başlarına gelen birşey için ah vah ederler. O an ne ise odur. Önlerine konmuş bir tabak yemeği şapır şupur bir sevinçle yerler mesela, özgürlüğü birazdan yeniden bağlanacağını düşünmeden yaşarlar. Çok ilginçtir ben de bu sabah bir köpek sevinci ile kalktım yataktan. Aklımda ne geçmiş ne gelecek kırıntısı hiçbir şey olmadan. Sırf güneş yüzünden elbet. Başka ne olabilir ki?

Nereye koşsam ne yapsam bilemediğim zamanlardan biri bu. O nedenle kitaplığın önünde bağdaş kurmuş oturuyorum. Karmakarışık saçlarım yüzümü gıdıklıyor buna bile aldırmıyorum. Siz de yapar mısınız bilmem, arada bir kitaplıktan bir kitap çekip ortasından okumaya başlarım ben. Bir sayfa iki sayfa sonra başka bir kitap. Belki beş ya da altı sayfa. Bazen de tek bir cümle. İşte bu sabah da böyle oluyor. Cuma'yı alıyorum ve içinden tek bir cümleyi tesadüfen okuyorum. Şöyle diyor; "Umutsuzluk biraz olsun dinlenme gerektirir."

Tamam diyorum ne güneşin şelalesi ne de mavi gökyüzü şu hale sebep. Geçip giden günlerin içimde bıraktığı o kapkara umutsuzluğu gece atıvermişim üzerimden. Çok terleyip çıkardığın bir kazak gibi yataktan fırlatmışım gitmiş işte. Elbet yatağın altından, odanın köşesinden bir yerden bir zaman çıkacak ama şimdilik kurtulmuşum ondan işte. Ne güzel. Ne güzel.

Kitap falı her zaman işe yarar. İçinde bulunup da ne olduğunu anlayamadığınız ruh hallerini tarif etmeye, kafanızı karıştırıp da bir türlü içinden çıkamadıklarınızı anlamaya, cevapsız sorularınızın cevaplarını bulmaya, karar veremediğini konularda doğru kararı vermeye... Deneyin. Ve inanın bana o rastgele sandığınız kitabın yine rastgele açtığınızı sandığınız sayfası aslında kendinizle ilgili bir sır barındırıyordur. Kelimelerin büyülü, görünmez eli sizi kulağınızdan tutup oturtmuştur o kitaplığın önüne. Bir deneyin. Kaybedecek birşey yok ne de olsa...

6 yorum:

  1. Çok güzel bi royun bu aslında. Kitabı ilk okumamızdan tekrar okuyuncaya kadar geçen zamanda aldığımız yol. Eskiden anladıklarımıza şimdi nasıl anlamlar kazandırdığımıza bakmak ve bu anla kıyaslamak denemeye değer bence :)

    YanıtlaSil
  2. Bugün sana söz ettiğim kitaptan bir cümle de benden gelsin o zaman kedicim : İnsan sonuna kadar umutlu olabiliyor; umut bir çare değil ama galiba çareden daha büyük bir şey ...
    Bu yüzden kitap fallarına hep inanırım ben :))

    YanıtlaSil
  3. sıklıkla bakarım kitap falına, eğer bir de çıkılmaz bir yola saptığımı sandığımda. hemen bir yol çizer kelimeler bana. yolum yine yeniden çıkar güneşli bir günde masmavi bir gökyüzüne gülümseyen bana.

    YanıtlaSil
  4. çok hoşuma gitti o cümle :) ne güzel yazıyorsun yine kızkardeşim :) hakikatende öyle ruh hallerini tarif etme konusunda gerçektende işe yarıyor :) sevgiler öpüldün :)

    YanıtlaSil
  5. Merhabalar,

    "Kitap Falı" ilgimi çekti. Ankara Hacıbayram'daki malzeme ve kitapçılar çarşısının üst katında, adamın birini elindeki Kur'an-ı Kerim'i rastgele açıp baktığını ve karşısındaki bayana birşeyler söylediğini fark etmiştim. Olayın ne olduğunu çok sonradan anlamaya çalışmıştım. Şimdi sizin bloğunuzda bahsettiğiniz kitap falı deyimini görünce, ben de o zaman gördüğüm bu olayı kitap falına yorumladım. Gerçeğin ne olduğunu hala bilmiyorum.

    Güzel bir paylaşımdı. Teşekkürler. Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
  6. Bir cümleyi okumakla olmuyor ki, okumuşken sayfanın devamını okuyorsun, bir kaç sayfa sonra kitaba baştan başlayıp tekrar okuyorsun:=)))

    YanıtlaSil