22 Kasım 2011

değiştirin bu kafayı güzel kardeşim değiştirin...

Çok ilginç bir insan modeli vardır. Bu model şuna benzer laflar eder; "Aman efendim hayvan haklarıymış da yok efendim kürke hayırmış da, sanki insanların dertleri bitti de sıra hayvanlara geldi." Bu çok acaip bir kafadır. Bu kafanın içinde tüm insanlar doymadan tüm insanlar ısınmadan tüm insanlar mesut ve bahtiyar olmadan sıra asla başka canlılara gelmez gibi bir madde vardır. Canlılara duyulan sevginin ve merhametin sadece insan türünü kapsaması gerektiği gibi salakça bir kanaattir bu. Değiştirin güzel kardeşim bu kafanızı. Hem merhamet ve vicdandan söz edip insan dışındaki tüm canlıları hiçe saymayın. Mesela "iyi ama hayvanlar bizim için yaratıldı, bitkiler de öyle" gibi abuk sabuk konuşmayın. Onlar sizin köleniz olacak gibi bir kanun var mı doğanın kitabında. O sizin bozup durduğunuz dengeyi sağlamak için var onlar evet ama sizin köleniz değil hiçbiri.

Sen şimdi bir ağaca, bir kediye, bir böceğe saygı duymuyorsan mesela tırnağının ucu kadar adını bile bilmediğin bir böceği sırf canın istedi diye öldürüyorsan senin katil canavar dediğin insanlardan ne farkın var. Hatta sen daha bir zalimsin. Bir insana saldırsan o kendini savunabilir ama duvarda sessizce yürüyen minicik bir böcek nesiyle savunacak kendini sana karşı. Yürüdüğü sokakta bir ağacın yaprağını öylesine koparıp geçen sen, bir de şunu düşün bakalım, sen bir yerde otururken yanından geçen biri saçından bir tel koparsa ne yaparsın? Yok yok abartmıyorum hiç farkı yok. Aslında şöyle bir fark var sen saçını koparana bağırır çağırır çok sinirli bir tipsen bir tane patlatırsın e ağaç ne yapsın? Dalını eğip kamçı gibi kafanda şaklatsın mı? Aslında yapsa iyi olur ya zavallıların gayet teslimiyetçi bir yapıları var, elden birşey gelmez.

Ama bak aklı başında birileri de var şükür. Adamlar kürk satışını yasaklamışlar. Karara göre kentteki dükkanlar, artık hayvan derisi, postu ya da kürkünden yapılan giyecekleri satamayacaklar. Oh olmuş. Hem de West Hollywood gibi bir yerde bütün bu kürkçü dükkanları kapanacak. West Hollywood kenti, uzun süredir hayvan dostu yasaları ile tanınıyormuş. Hatta daha önce de kedilerin tırnaklarının sökülmesi yasaklanmış (bu da bir acaip kedilerin tırnaklarını söken tuhaf tipler de varmış demek) ev hayvanları "arkadaş" sahipleri ise "koruyucu" olarak resmen tanımlanmış. Dünyada aklı başında Kent Konseyleri olduğunu bilmek umut verici hiç olmazsa.

Söz hayvanlara bitkilere gelmişken şunu da söylemeden edemeyeceğim, kedilerini köpeklerini binbir kılığa sokan arkadaşlar, bunu neden yaptığınızı ben şahsen çok merak ediyorum. Mesela kedilerinize neden drakula, süpermen ya da falan filan kostümü giydiriyor sonra da gülme krizine giriyorsunuz. Bunun nesi komik ki? Ya da köpeklerinizin o olağanüstü güzellikteki tüylerini neden acaip acaip kestirip zavallıyı maskaraya çeviriyorsunuz? Yemin ediyorum onların yerinde olsam sizi ya ısırırım ya da fena halde tırmalarım ki hiç de vicdan azabı çekmem.

Haber: Radikal
Fotoğraf: The Animal Blog

12 yorum:

  1. Gerçekten öyle mi yapıyorlar? Kedilerine superman kostümü falan mı giydiriyorlar; nedir bu yaa?
    Değişiklik arayışı mı, eğlence biçimi mi? Yazık yahu ...
    E o zaman kendileri de giyinsinler; biz de onlara gülelim bakıp bakıp ...

    YanıtlaSil
  2. Hani bazı tipler var ya Özlem'ciğim sürekli saç baş değiştirir ama asla tatmin olmaz işte bunlar bakıyorlar ki kendilerindeki değişiklik yetmiyor kedilerine köpeklerine yapıyor bu seferde değişikliği. Eeee hep aynı kedi hep aynı köpek sıkılıyor tabi ne yapsın?

    YanıtlaSil
  3. Küfür sınırımı zorluyorlar...

    Ben efendi gibi selamımı edip gideyim sana...

    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  4. Ehehheu o insanlara allah benim Duman gibi bir kedi vermemiş demek. Bir şey giydirmeye kalksam beni paralar hatta paralamakla da yetinmez hilafsız 3 gün miyk miğyk şikayet eder:D

    YanıtlaSil
  5. Söylediklerinin -hepsine- katılıyorum. Aslında asıl önemli olan kendini koruyamayacak olanı korumaktır ama daha çocukluktan öyle bireyler yetiştirilmeyeli çok oluyor sanırım.

    Ayrıca son paragrafınla ilgili daha geçen hafta yaşadığım bir şey var, 4 yıl önce yavru bir kedi sahiplendirmiştim, ara ara kedinin durumunu soruyordum, geçen hafta kedinin öldüğünü öğrendim. Nedeni ise tepemin tasını attırmaya yetti; yılda 2 kez kedinin tüylerini tıraş ettiriyorlarmış ama kedi rahat durup izin vermediği için narkoz veriyorlarmış ve kedi narkozdan uyanmamış. Gel de bir daha birine can teslim et...

    YanıtlaSil
  6. Benim kızdığım nokta hayvana insandan fazla değer verilmesi. Evet hayvanları sevelim, tüm canlıları sevelim. Ama hayvana gösterdiği sevgiyi insana göstermeyen insancıkları görünce çıldırıyorum. Ve bu da bende hayvan düşmanlığını (burada insan suretindeki hayvanları kastediyorum)pekiştiriyor. Esasında insan fıtrat olarak zaten her canlıya saygılıdır.

    YanıtlaSil
  7. SAZAN: Aman aman dur küfretme :) Selamını aldım :) Sevgiler benden de...

    SİS: Akıllı kedinin hali başka :) Duman'ı patilerinden öpüyorum.

    SÜPERSONİK ÇOK BOMBASTİK: Çok doğru. Asıl önemli olan kendi koruyamayacak olanı korumak. Kedinin tüylerini neden traş ediyorlar ben anlayamadım. Ama çok sinirleniyorum bu tip şeyler duydukça. Asıl sorun ne biliyor musun ellerinin altındakinin bir can olduğunun farkında değiller.

    ARKAPENCERE: Asıl anlatmak istediğim buydu benim de; insan fıtrat olarak canlıya saygılıdır. Ama ne yazık ki bazıları bunun farkında değil. Sözünü ettiğin insan türünü biliyorum, etrafındaki aç sefil çıplak ayak çocukları kovup da kedisine köpeğine yabancı ülkelerden mama getirten sersem türden söz ediyorsun değil mi? Ben onların sevgilerine inanmıyorum. Onlar kendi bencil duygularını tatmin ediyorlar. Eğer birinin kalbinde merhamet varsa bu merhamet tüm canlıya karşı vardır.

    YanıtlaSil
  8. Sevgili aykedi güzel yazını ve doğru yorumları okudum.

    Tek birşey söylemek istiyorum insan "fıtrat" olarak canlıya saygılı değildir. "Fıtrat" yaradılıştan gelir ve insanın yaradılışında saygı yoktur. Varolabilmek hayatta kalabilmek için mevcut herşeyi önce kendi ihtiyaçları doğrultusunda sonra da keyfine göre kullanmak insanın fıtratında vardır. Yani sadece acıktığı zaman öldüren ve acıktığı kadar yiyen "vahşi" hayvanların fıtratında bile canlıya saygı vardır ama insanda yoktur. Canlıya saygı insan sözkonusu olduğunda ancak varoluş bilinciyle birlikte elde edilebilen, kısacası öğrenilen, öğretilen birşeydir. Bu saygı da insan, hayvan, bitki ayırmaksızın tüm canlılar için geçerlidir.

    YanıtlaSil
  9. Canlıya saygı bir insanda olmazsa olmazlardan biri gibi geliyor bana. Sanki bu içimizde bir yerde var da içinde bulunduğumuz şartlar onu bize unutturmuş gibi... Bunu ayrıntılı düşünmeliyim. Emin olamadım şimdi.

    YanıtlaSil
  10. http://www.yargiyayinevi.com/kategorilistele.asp?katid=527

    gerçektende güzel yazı dizisi ama Az Kitap okumak lazım değilmi sence :))

    YanıtlaSil
  11. Barınaklara gidin.Merhamet ve merhametsizlik kavramlarını en canlı ve en yakın orada görürsünüz, hissedersiniz. O güzelim hayvanları 3 günlük eğlenceleri adına çoluğuna çoçuğuna hediye eden ve sonra sıkılıp sokağa atan, dövüştürmek üzere besleyip işi bitince kaderine terkeden, arabasıyla ezip arkasına bile bakmayan merhametsizliği hissedersiniz. O şerefsizleri sadece hissedersiniz, göremezsiniz. Gördüğünüz sadece en saf haliyle merhamettir. Barınakları yönetenlerin ve gönüllülerin merhametini, orada bulunan hayvanların da masumiyetini hissedersiniz.Çevrenize bir bakın kaç tane "fıtrat" ında merhamet olan insan var. Ve dönüp baktığınızda, merhamet kavramı olan insanların, nesli tükenmekte olan hayvanlardan daha az durumda olduğunu göreceksiniz. Aslında fotoğraftaki Aslan herşeyi özetliyor.
    "Dayanamıyorum, daha fazla bakamayacağım"

    YanıtlaSil
  12. BESTAMİ BEY: Ne garip şey, ben insanın içinin bir köşesinde mutlaka ama mutlaka az da olsa merhamet var sanırken ve buna öyle çok inanmış üzerinde hiç ama hiç düşünmemişken aslında ne çok yanıldığımı şimdi şimdi farkediyorum. Ne aptalmışım diyorum kendime ya da belki bir yalana gönüllü olarak inanmayı seçmişimdir.

    YanıtlaSil