23 Eylül 2011

cuma mektupları

Sabah pencereyi açınca beni ıslak toprak karşıladı. Ruhumun gözeneklerine nasıl yağmışsan sen, o da toprağa öyle yağmış olmalı. Ah seni düşünmek ne güzel şey... Çok sıcak ve bunaltıcı bir günde birden üzerine yağmurun yağması gibi birşey...

Biliyor musun nasıl dünyanın güneşi varsa bizim de hayatlarımızın güneşi var. Ve benim hayatımın güneşi sensin. Mesela senin birden o nefis gülümsemeyle gelişin bulutların ardından güneşin yüzünü göstermesi gibi. Sesinin uzaktan da olsa duyuluşu tül perdeden sızan ılık bahar ışıkları gibi.

Ben ancak yazarak anlatabilenlerdenim. O yüzden sen bunları hiç dilimden duymadın. Yazmak ile konuşmak arasında bir fark var gibi geliyor bana. Sesimiz karışınca işin içine, sanki istediğimiz kadar samimi olamıyoruz. Ama yazılınca öyle mi ya... Onu herkes kendi iç sesiyle okuyor. İnsan kendi iç sesinin samimiyetinden şüphe duyabilir mi?

Bunları okuyup okumadığını bilmiyorum. Sormuyorum da. Belki de okuyor olduğunu hayal etmekten hoşlanıyorumdur. Çok mu romantiğim dersin? Sanırım öyleyim. İnan beni ayakta tutan tek şey bu romantizm. Başka türlü dayanamıyorum dünyaya. Üzerine biraz hayal, biraz romantizm sürmeden yiyemiyorum bu ekmeği. Eh hepimizin bir yaşayış biçimi var. Ve ben asla senin kadar gerçekçi değilim.

Şimdi gidip pencereyi açacağım. Biraz toprak kokusunu çekeceğim içime. Ve topraktan ziyade seni...

Fotoğraf: Pinterest

11 yorum:

  1. Özlmeişim ben de yağmurun kokusunu.

    YanıtlaSil
  2. o zaman o okumasını umduğun kişi kesin oğlak burcu :) yoksa bu kadar gerçekçilik niye. okuması ümidiyle, dükkan'dan sevgiler.

    YanıtlaSil
  3. Okumalı, okudukça hayatı anlam kazanmalı. 2 iken 1 olmanın keyfine varılmalı...

    YanıtlaSil
  4. Ben de cuma mektupalarını özlemişim:)

    YanıtlaSil
  5. pencereyi açmalıyım...hemen şimdi

    YanıtlaSil
  6. Toprak kokusu güzeldir;insana gerçekleri hatırlatır.

    çok romantik değilim di mi?:)

    YanıtlaSil
  7. GUGUK KUŞU: Kimbilir...

    VLADİMİR: Ben de...

    LEYLA'NIN KAHVE DÜKKANI: Bu bir romantikle bir gerçekçinin uzlaşmayan hikayesi :)

    ESRA: 2 iken 1 olmak belki de herkesin harcı değildir...

    ÖZLEM: Ben de yazmayı özlemişim :)

    AYNUR: Hele yağmur varsa...

    SIRADAN BİR BALIK: Bazılarımıza gerçekleri bazılarımıza ise hayalleri...

    YanıtlaSil
  8. Keşke yazdıklarımızı kime hitap ediyorsak "o" okuyabilse. Eskiden mektuplaşırlarmış. O zamanlarda devleşmiş aşklar... Güzel ve değişik yazılar okudum sayenizde. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  9. özlemişim cuma mektuplarının, bir yıldız koyup bugüne saklamışım kelimeleri... iç sesimle ona okudum, duydu mu ki beni...

    YanıtlaSil
  10. AHU TÜRKYAŞAR: çok teşekkür ederim Sevgili Ahu. İnan bana o mektup zamanlarını çok özlüyorum ben.

    NOVELLA: Umarım duymuştur. Ben hayatın bu yanını çok seviyorum işte, birbirimize el olup dil olup kulak olmayı. Çok teşekkür ederim. Çok öpüyorum.

    YanıtlaSil