25 Nisan 2011

Kumlar...

Biliyor musun bizim gibileri, sizlerin tutup toprağa bastırması gerekir bazen. Öyle ya biz şiirlerin, sözcüklerin kanatlarına tutunup olmadık rüyaların peşine takılırız. Oysa sizler her daim gerçeğin sağlam toprağındasınızdır. Göğe bakmayı bile zaman kaybı sayarsınız sizler biz ise hep toprakta hep toprakta nasıl yaşanır merak ederiz.

Gözlerine bakarken bunu düşünüyordum. Uykulu uykulu bakıyordun ve ben deli gibi merak ediyordum sırf yüzeyini görebildiğim bu ruhun derininde ne var. Ama sen ısrarla gözlerime bakmayı reddediyordun. Ve ben benden neden bu kadar saklandığını anlayamıyordum.

Saçma sapan konuşuyorduk gün içinde. Ne kadar yakın dursak da bir türlü yakın olamıyorduk. Aramızda hep bir soru işareti duruyordu. Ve biz o soru işaretini yok etmek bir yana günden güne büyütüyorduk. Hiç kimse birbirini anlamıyordu galiba. Ya da hiç kimse birbirinin yüzüne gerçekten bakmıyordu. Ben her gün karar veriyordum bu kez sözcüklerine saplanıp kalmak yerine gözlerinin içine bakacağıma ama her gün sözcüklerinin içinde gizemli büyülü birşeylerin peşine düşüyordum. Sense beni hep ama hep yanlış anlıyordun. Çünkü hiç bir zaman sana asıl söylemek istediğim şeyleri söyleyemiyordum. Ağzımdan hep saçma sapan kontrol edemediğim sözcükler çıkıyordu. Senin sesinin tatlı tınısına akıl dışı bir hırçınlıkla karşılık veriyordum. Ve bir de utanmadan güzel birşey olsun diye hayaller kuruyordum.

Ne biliyor musun? Ben senin karşında hiç bir zaman kendim olamıyordum. Neden diye sorma. İnsanın birinin yanında elleri titriyorsa, sözcükleri birbirine dolanıyorsa ve kalbi gümbürdüyorsa nasıl kendisi olabilir? İşte bu yüzden sevgilim sanıyorum sen ve ben hep bu kadar yakın ama hep bu kadar uzak olmaya mahkum edildik. Hani diyorum ki bu sersem Leyla'ya aramıza yaydığım onca kumu aşıp ulaşmayı başarırsan işte bu Leyla o zaman işte o zaman sözcüklerinin düğümlerini açacak... Ve yeniden kendisi olacak. Aşkın kumlarından yeniden yaratılacak. Ve inan bana sevgilim o kumlar ancak aşkla birbirine tutunacak...

Fotoğraf: Life

7 yorum:

  1. Sevgili Kedi Hanim,

    Aski hissetmek,konusmak ya da sevdiginize konusamamak size cok ama cok yakismis.

    Masallah..Umarim hersey cok iyi ve guzel gider.

    Sevgiler.

    Nuray

    YanıtlaSil
  2. aşk, arada hiç bir perde kalmadığında gerçekten yaşanabiliyor.
    biraz deli olmalı ve olabildiğine içten...
    bence:)

    YanıtlaSil
  3. Slm gece yazınıza bayıldım yorum yazdım ama yayınlanmadı neyse önemli değil buraya yazmaya karar verdim tekrar. Aşk diyorlar yaa herkes kendi içindeki aşkı sölüyor yaa acaba ne kadarını söylüyor ne kadarını haykırabiliyor. Aşk nedir bilen varmı peki. Bu soruyu geçen gün öyle bir cevap bulmuştumki ben bile kendime inanamadım ve o ortamda herkes şaşırdı ve söyleyecek kelimeleri kalmadı. Ama şimdi bunu burda yazamıyorum çünkü cidden unuttum ve bu bendeki en büyük sorun bazen böle unutkanlıklarım başıma iş açıyor :) ama aklıma geldiği ilk anda sizlerle paylaşıcam ve bana hak vereceğinizi tahmin ediyorum. Teşekkürler yazılarınız için gerçekten çok güzel sanırsam serbest kalem çalışıyorsunuz içinizden o anda n gelirse yazıyorsunuz. Bu çok güzel birşey en güzeli ise internet ortamında yaymanız. Bu cesaret ister kimileri için. Neyse başarılarınızın devamını dilerim. Şimdilik benden bu kadar aklıma geldiğinde aşkın tam anlamı yazıcam buraya. | yemek tarifi | konut | çelik kapı | çelik kapı | şöförlü araç kiralama | tercüme | seo |

    YanıtlaSil
  4. NURAY: Sevgili Nuray Hanım dilerim herşey güzel gider ama şu an (ki biliyorum kısa sürecek)kendimi çok ama çok umutsuz hissediyorum. dilerim yanılıyorumdur.

    FUL YAPRAKLARI: Ama o perdeler hep var.

    ŞÖMİNE: Merak ediyorum aşk hakkında söylediklerinizi. Eğer aklınıza gelirse lütfen yazın.

    YanıtlaSil
  5. Sözcükler akla lâzım. Bir belirsizliğin içinde, karşındakini anlayamana. Ama bazen anlamak için onlara da ihtiyaç yok; bir mimiğin, küçük bir bakışın ifade ettiği kelimelerden daha güçlü olabilir; kuşkuları olanı, yerini tespit edemeyeni ferahlatmak açısından.

    Sözcükler eğer söylediğini kasteden, arakasında durabilen tarafından söyleniyorsa birer söz neticede; düzenleyici, ufuk verebilen olarak. Ama bir tavır, yanında oluş, derdi paylaşma da aynı işi sesizce yapıp bir gelecek inşa edebilir.

    Söz bir ikrar. Olmayan birşeyin değil olan bir şeyin. Bu anlamda yeni bir şey inşa etmiyor, olanı ifşa ediyor ya da itiraf ediyor. Ama bir kararlığı da beyan ediyor, kendini açık ederken, kalkanlarını indirirken, kendini Leyla'nın cefasına da, lûtfuna da açıyor.
    Söz bazen aşılması gereken bir engel, bazen hiçbirşey, bazen de inşa eden, ufuk açan, gelecek kuran, yüreklere su serpen bir şey.

    Her zamanki gibi bir çırpıda okunan, insanı ferahlatan, sıcacık bir yazı olmuş. Kalemi bu kadar rahat olan, uslubu ise olgunlaşmış olan bu dostumuzdan, bu yazılarına ek olarak, hikayeler, romanlar bekliyoruz. Ortada bu kadar çılgın "yetenek!" varken asıl yeteneklerin yazmamasından şikayetçiyiz:)))

    YanıtlaSil
  6. Çok çok teşekkür ederim. İnanın bana büyük bir moral ve motivasyon sağladı sözcüklerini. Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  7. Gerçekten çok güzel bir paylaşım yapmışsınız aydan hanım.Sitenizi en içten dileklerimle kutluyorm.

    YanıtlaSil