06 Haziran 2010

şeytanın oyuncağı

Anneanneme "belki burası cehennemdir, hepimiz ölmüşüzdür" dedim. "Tövbe tövbeee" dedi. "Yahu" dedim "şu hale baksana herşey korkunç, pekala burasının cehennem olma olasılığı var." diye ısrar ettim. Annemi çağırdı: "Galiba senin kız aklını yitirmiş" dedi. Ben de Alice Harikalar Diyarında filminden bir alıntı yaptım ve; "Zaten bütün iyi insanlar biraz aklını yitirmiştir."dedim. Anneannem nefis bir mantıkla şöyle dedi: "Tamam burası cehennem. Sen de bir kaçıksın. Bütün iyi insanlar aslında biraz kaçıktır. Dolayısıyla sen de iyi bir insan oluyorsun. İyi insanlar cennete gider. Peki senin burada işin ne?" Düşünürken hep yaptığım gibi burnumun ucuna pıt pıt vurdum: "İşte asıl soru da bu? Benim burada ne işim var?" Anneannem, beynimi bir kontrol ettirmem gerektiğini söyleyerek konuşmayı sonlandırdı.

Biraz sustuk. Sonra dedi ki; "boş durursan şeytanın oyuncağı olursun." Bu da ne demek şimdi der gibi yüzüne baktım. Boş oturan insanlara şeytan saçma sapan düşünceler fısıldarmış. Öyle dedi. Sanırım az önce yaptığımız konuşmanın altında yatan düşüncelerimin boş durduğum için şeytanın kulağıma fısıldadığı şeyler olduğunu düşünüyordu.  Aklımızın o pürüzlü sesinden söz ediyordu aslında ama bunu ona söylesem asla kabul etmez şeytan da şeytan diye ısrar ederdi. Beynimizin kıvrımlarında yaşayan adı her ne ise bir şey vardı. Ve anneannem haklıydı. Ne zaman birşeye odaklanmasak o ses vıdı vıdı öter durur saçma sapan kaygılar, endişeler, kuruntularla bizi deli ederdi. Bunu çok zaman önce keşfetmiş biri olarak okumak gibi bir ilaç bulmuştum ben kendime. Ama bazı zamanlar hain gözlerim bana ihanet eder artık okuyamaz hale gelirdim. İşte o zamanlar gelecek hafta, gelecek ay gibi yaşıyor olup olmayacağımı bilmediğim bir zaman için kaygılanmaya başlar, şimdiden deliye dönerdim. Ne aptallık.

Ya geçmiş için kederlenmek ya da gelecek için kaygılanmak gibi bir salaklık içindeyim. Bunu dile getirmek çok kolay ama bundan kurtulmak bir o kadar zor. Bir kitapta şuna benzer birşey diyordu; "bir kedim var çünkü ben hep geçmişte ya da gelecekte yaşıyorum. Kediler ise şimdide yaşarlar. Ne zaman ona baksam nerede olduğumu anımsıyorum. Şimdide." O yüzden de belki etrafımızda, bize şimdide olduğumuzu anımsatacak hayvanlar var. Kediler, köpekler, kuşlar ya da balıklar. Belki insan sırf bu yüzden bunca düşkündür onlara. Olabilir mi?

"Bence kesinlikle burası cehennem" diye ısrar ettim. Anneannem başını iki yana salladı. "Bak" dedim "insanı delirtecek kadar korkunç şeyler oluyor hayatta. Senin aklın alıyor mu bütün bunları. Tamam kabul iyi şeyler de oluyor ama sanki o iyi şeyler biz bu korkunçlukta aklımızı yitirmeyelim diye kısa molalar gibi. Sana korkunç görünmüyor mu yani dünyanın gittiği nokta." Başını salladı. "Dünya hep böyleydi" dedi. "Bu kadar kötü  değildi bence" dedim. "Belki" dedi. "Ama korkunç şeyler hep vardı ve olacak." "Belki" dedim "Nostradamus haklıdır. 21 Aralık 2012 de bunların hepsi bitecektir" dedim. Saçma sapan konuştuğumu dünyanın yok oluşuna ancak Tanrı'nın karar vereceğini söyledi. Ben de "belki bu onun kararıdır" dedim. "İyi de" dedi "kararını o adama mı açıklamış?" Ne desem bilemedim. Sonra boşvermemi ne olursa olsun devam etmemi söyledi. Gelecek haftanın nasıl olacağı konusunda endişeli olduğumu söyledim. "Herşey gelir geçer" dedi. "Zaten ne olacaksa şimdiden düşünerek bunu değiştiremezsin." Haklıydı. Yapılacak en iyi şey şeytanımın oyuncağı olmamaktı. Okumaya sığındım.

Resim: Rafal Olbinski

16 yorum:

  1. 1- Anneanneni çok sevdim
    2- Madem kedisin, hem de aydan atlayanından öyleyse sen de şimdide yaşa
    3- O endişelerden hepimizde var
    4- Nostradamus babamızın oğlu mu, doğru söylediğini nerden biliyoruz? Kaldı ki babamızın oğlu bile bazen doğru söylemiyor.
    5- Elle gelen düğün bayram diyelim ve okumaya devam edelim Kedicim:))

    YanıtlaSil
  2. İşte bu! Ben madem bir kediyim neden şimdi de yaşamıyorum. Bundan sonra endişelenirsem "ben bir kediyim ben bir kediyim" diyeceğim. Ciddiyim. :)

    YanıtlaSil
  3. Ellerinden öpüyorum ananenin ve lütfen saygılarımı ilet, o ne güzel bir tümevarımdır öyle; peki o zaman senin ne işin var burada ve sonuç da harika olmuş, değiştiremeyeceğimiz şeyleri kabullenme ve yaşamaya şeytana alet olmadan devam etme, seni de sevgiyle öpüyorum...

    YanıtlaSil
  4. Anneannene hem katiliyor, hem de katilmiyorum.:)

    Artik bir cizgi üstünde yasiyoruz..Meleklerde- şeytanlarda aynı çizgide bizimle yaşıyor.. Bu dünya, hem cennet- hem cehennem -hem de sırat köprüsü bence...

    Şeytanın sesini dinleme,egonu konuşturma, kendi iç sesini, özünün fısıldadiği duymaya çalış...

    Hayat mı* bazen güzel..bazen zor..bazen çirkin..ama illa ki geçiyor..

    kedileri, kuşları, ağaçları seviyorum bende... ve yaşlı dedğimiz, ama hayatı okuyan bilge kadınları bir de:)

    YanıtlaSil
  5. "Geçmiş için kederlenmek, gelecek için kaygılanmak, salaklık mı?"
    İyi ki kederlenip kaygılananlar var, "duyarsız ve tepkisiz". olmaktan iyidir...

    "İnsanı delirtecek kadar korkunç şeyler oluyor hayatta"
    Herhalde alıştık zamanla... Belki de tepki veremez hale geldik, getirildik ya da, o yüzden henüz akıl sağlığımızı yitirmedik.

    "Dünya belki hep böyle değildi ama"
    İnsanlar hep aynı insanlar olmadığı için mi böyle algılanıyor acaba...?

    "Okumak ilâç, okumaya sığınmak"
    Tamamen katılıyorum; insanın kendini "İYİ" hissetmesi, başka nasıl sağlanabilir...
    İnsanın hiç tanımadığı biriyle ortak duygular taşıması ne güzel...

    YanıtlaSil
  6. Orda olup da anneannene çakkk demek isterdim. muhteşem bir insan olduğu açık. ve de haklı:D

    YanıtlaSil
  7. Muhteşem bir anneannen var ve sen de muhteşemsin:)

    YanıtlaSil
  8. SIRADAN BİR SAZAN: Mutlaka ileteceğim ve ellerinden öpeceğim senin. Çok mutlu olacak.

    BRAJESHWARİ: Ah benim anneannem yılların bilgeliğini taşır üzerinde. Bir de mizah anlayışı var ki evlere şenlik :)

    MAKBULE ABALI: bu duyguyu ben de seviyorum; insanın hiç tanımadığı biri ile aynı şeyleri hissettiğini keşfetmesini. İyi ki böyle. O dipsiz yalnızlık kuyusundan kimin olduğunu bilmediğimiz eller tarafından çekip çıkarılmak.

    GUGUK KUŞU: Ben çak derim ona senin yerine :)

    HYE: Çok teşekkür ederim kendi adıma da anneannem adına da :)

    YanıtlaSil
  9. Ben de aynı şeyi düşünüyorum bu aralar; gerçekten cehennem bu dünyada galiba:))

    YanıtlaSil
  10. Anneanneni ben de herkes gibi çok sevdim:) 2012 olayına gelince bir yerde denk geldim geçen okudum babavanga diye bir kahin varmış bir çok şeyi bilmiş kendiler 2012 olayı için korkmayın 3000 lerde olacağını söylüyor :) Pek bir güldüm. Kendimi bildim bileli sevmiyorum bu işleri ve senin düşündüğün gibi hepimiz sık sık düşünüyoruz eminim buna. Her geçen günün ömürden olduğunu anlasak telaş etmesek yarını gereğinden fazla düşünmesek her şey daha güzel olurdu herhalde...

    Yazını çok tatlı buldum. Bu okuduğum ilk yazın. Şimdiden sevdim ben bu bloğu eskiden sık sık denk gelirdim bakmak okumak bu güne kısmetmiş:)

    Bol okumalı günler

    mutlu kal

    maruşka

    YanıtlaSil
  11. Sevgili Maruşka dünyanın son günü hakkında herkes birşeyler söylüyor ya ne zaman olacağı halen meçhul. Öyle de olsun zaten. sonumuzu bilirsek yaşam pek mümkün olmaz sanki. Bu korkunç birşey. Aslında şimdide yaşamayı becerebilmeli ama bence bunu sadece kediler, köpekler, kuşlar ve diğer hayvanlar yapabiliyorlar. Bizi belki de hayvanlardan ayıran en önemli şeylerden biri geçmişten anıları taşıyor olmamız ve gelecek için umutlar beslememizdir. Ve belki bu sandığımızdan iyi birşeydir.
    Çok teşekkür ederim sözlerine. Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  12. bu aralar şeytanı bol olanlardanım bende. düşünmek için çok fazla zaman var, düşündükçe kendime dolanıyorum, kuyruğunu yakalamaya çalışan arsız bir kedi gibi. yakalayamıyorum tabii ki ama boş durmamalı gerçekten, yoksa bu kuyruk beni çıldırtacak....

    YanıtlaSil
  13. Ben hep kendimi oyalıyorum. Düşünüp saçmalamamak için. İnan bana insan kendini delirtebilir bu yolla.

    YanıtlaSil
  14. Ne güzel bir anneanne torun dialoğu bu..Sen kaçıksın, kaçıklar cennete giderse burası da cehennemse senin burada ne işin var? İşte esas mesele bu!Koyver gitsin kedicim."Allah yok diyeceğim ama benim hiç dediğim olmuyor" demiş ya bektaşi ben de aynı şeyi söylüyorum şu sıra.Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  15. Dünya bi garip ya ben de çoğu zaman ne neden nasıl anlayamıyorum ya işte anneannem deniz fenerim benim. Yolumu bulmama yardım ediyor ama kendisi bile farkında değil :)

    YanıtlaSil