15 Haziran 2010

Bal

Çok değil yarım saat önce kapı çaldı. "Bu saatte kim acaba?" diye diye kapıyı açtım. T. elinde minicik bir köpek yavrusu ile kapıda duruyordu. Son zamanlarda gördüğüm en güzel şeydi. T. başladı anlatmaya. Bir yerden dönüyorlarmış. Bu minik arabanın önüne çıkmış. Yol aydınlık olmasa görmeyeceklermiş bile. T. hemen arabadan inip yavruyu kucağına almış. Uslu uslu gelmiş o da. Eve gelir gelmez hemen bizim kapıyı çalmış.

Bahçede uzun uzun oynadık onunla. Süt verdik. Şapır şupur sütü içişini izledik. Çok acıkmıştı zavallı. T. onun bir prenses olduğunu söyledi ve başına çiçeklerden taç yaptı. Bizim sesimize herkes bahçeye çıktı. Burası hep böyledir. Bahçede birileri cıvıldasın herkes kapı önüne çıkar. T ve ben anneme neredeyse yalvardık "bizim olsun, biz bakalım" diye ama annem Nuh dedi peygamber demedi, ki burada patron odur. "Annesi vardır onun" dedi "arıyordur şimdi. Aldığınız yere gidin arayın annesini." dedi. A. ise küçük oğlunu düşünerek şiddetle karşı çıktı. Köpek tüylerinden onu korumak istiyordu, ki pek de haksız değildi. Çünkü küçük oğlu çoktan yavrunun yanına koşmuş, onunla oynamaya başlamıştı bile. A. engel olmasa köpeciği öpücüklere boğmakta hiç tereddüt etmeyeceğini hepimiz biliyorduk.

Anında köpeciğe Bal ismini taktık. Zaten başka ne isim verilirdi ki ona? Bal gibiydi. Uzun tartışmalardan sonra Bal'ın annesinin aranmasına karar verildi. A. arabaya atladı ve elbette Bal'ı da yanına aldı. T ve ben onun için endişelendik. "Ya bu kez başka bir arabanın önüne çıkarsa ve o araba da onu görmez de ezerse?" dedik ama kimseyi ikna edemedik. A. ise Bal'ın annesini bulamazsa onu orada bırakmayacağına, başına birşey gelmesine izin vermeyeceğine söz verdi. A. döndüğünde gülümsüyordu. Bal'ın annesi sokaktaymış. Çok benziyorlarmış. A. arabadan inip onu sokağa bırakmış. Bal koşarak annesinin yanına gitmiş. Bal'ın gidişine üzüldük. İnsan bir kaç dakika içinde de olsa birini ya da birşeyi benimseyip, onu kaybettiğine üzülebiliyor. Ama Bal'ın güvende olduğunu bilmek biraz da olsa üzüntümüzü hafifletti.

Bal bu gecenin süpriziydi. Kısa süreli konuğuydu. Ve iyi ki geldi.

8 yorum:

  1. ay çok güzelllll... çok sevimli...

    YanıtlaSil
  2. annesine kavuşmuş neyse ki.çok güzel bir köpekmiş. :)

    YanıtlaSil
  3. evet çok sevimlidirler
    ama çoğunlukla küçükken...

    YanıtlaSil
  4. ne güzel bir hikaye bu. ne akıcı, sevimli anlatmışsın, sonuna kadar öylece aktı gitti. bal da çok tatlı.

    YanıtlaSil
  5. insan köpeklere çok hızlı bağlanıyor. ama düşündüğüm gibi olmadı mutlu son :)

    YanıtlaSil
  6. işte "anne ol da anla" meselelerinden biri de bu :)

    "annesi arar şimdi onu" kimin aklına geldi? annenin. budur.

    ben, sen, o da (o kim bilmem) "bizim olsun"diye tutturan çocuklarız :)

    YanıtlaSil
  7. EVREN: Sen bir de fotoğrafını değil kendisini görseydin :)

    KARA KİTAP: Çok çok güzeldi. Keşke bizde kalabilseydi.

    GUGUK KUŞU: Bir filozof edasıyla derin derin düşünür gibiydi :)Çok tatlıydı çok.

    YILMAZ BARIŞ: Yok yok büyüyünce de tatlılar bence.

    PERİ: Çok teşekkür ederim Peri'cim. Çok güzeldi Bal, o kadar istedim ki bizimle kalsın. Çok severim ben kedileri köpekleri.

    KOŞAN KELEBEK: Bal için mutlu son oldu ama :)

    NİKOTİN VE KAFEİN: kesinlikle :)

    YanıtlaSil