30 Aralık 2009

EĞER DOKUZ YAŞINDAYSANIZ...


Eğer 9 yaşındaysanız ve okul sonrasında bakıcınız hasta olduğu için gelememiş, siz de annenizin ofisinde bir saat geçirmek zorunda kalmışsanız yetişkinlerin ne kadar garip insanlar olduğunu anlamanız çok da uzun sürmez.

Bilgisayar başında sebebi belirsiz bir telaşla çalışan insanlar görürsünüz mesela. Sürekli şöyle söylenirler: "yılın bitmesine çok az kaldı, bitmeyecek bitmeyecek." Bitirmeleri gereken nedir anlayamasanız da onların kocaman adamlar ve kadınlar olmalarına rağmen yeni yıl dediğimiz şeyin, devam eden günlerin bir parçası olduğunu bilmemelerine şaşırıp kalırsınız. Sonra siz takır tukur sesler çıkaran yazıcı denen o şeyden  beyaz bir kağıt alıp resminizi yapmaya başladığınız sırada içeriye saçları darmadağın, bıyıklı bir adam girer ve bağırmaya başlar. Ne dediğini pek anlamazsınız. Odadaki o ablaya ve abiye emirler yağdırır ve sizin onlarla oyun oynayabilme ihtimalinizi yok eder. O adamdan nefret edersiniz. Abla ve abinin de o adamdan nefret ediyor olduğunu düşünürsünüz. Ki haklısınızdır büyük ihtimalle. Kim emir almaktan hoşlanır ki?

Resim yapmaya devam edersiniz. Bir ağaç bir kaç kuştan oluşan resminizi o ablanın masasına bırakırsınız. Abla size sarılır ve öpücüklere boğar. Sonra o bıyıklı adam gelir yeniden. Ablaya kızar. "Oyalanma" falan gibi şeyler söyler. Adama kötü kötü bakarsınız. Ama onun ancak bacak boyunda olduğunuz için sizi görmez bile. Bacağınızı bir tekme atmak üzere kaldırdığınızda annenizin öfkeli sesi odada yankılanır. Bacağınız aldığınız yere geri koyarsınız. Ve kendi kendinize asla çalışmayacağınıza dair yemin edersiniz. Size ne olacağınızı sorduklarında gelin olacağınızı söylersiniz. Böylece bu bıyıklı adam gibilerin size bağırmasını engelleyeceğinizi düşünürsünüz. Bunu size neden gelin olacaksın diyenlere de söyler nedenini anlayamadığınız bir şekilde kahkahalara boğulmalarını izlersiniz. Büyükler gerçekten gariptirler. Mantıklı olan her düşünceye gülerler. Bir söz daha verirsiniz. Asla böyle biri olmayacaksınızdır.

Sonra annenizden izin alır ve diğer odalara gidersiniz. Orada bilgisayar ekranına bakarak konuşan bir adam vardır. Koşarak annenizin yanına gelir ve o adamın deli olup olmadığını sorarsınız. Anneniz sizi "kızım ayıp" diyerek paylar ve siz o adamı izlemek üzere tekrar o odaya gidersiniz. Adam gerçekten delidir. Ekrana bakıp "alçak namussuzlar" gibi sözler söylemekte ve bir yandan da öfkeli öfkeli yumruğunu masaya vurmaktadır. Anneniz bilmediğine göre en iyisi onun deli olup olmadığını kendisine sormaktır diye düşünür ve sorarsınız. O öfkeli adam birden kahkahalara boğulur ve şöyle der: "bu ülkede deli olmamak mümkün mü yavrucuğum?" Adamın gerçekten deli olduğuna karar verirsiniz ve bir yandan da delileri işe alıp almadıklarını annenize sormayı planlarsınız. Ama anneniz size muhtemelen kızacaktır. Onun için o ablaya sormaya karar verirsiniz. Abla sizi yine sarılıp öper ve şöyle der: "aklı olan zaten burada çalışmaz küçüğüm"

Evet yetişkinler gerçekten garip insanlardır. Ne oyun oynar ne de komik şeylere gülerler. Onların tek yaptığı bizim için mantıklı olan şeylerle dalga geçmek ve çalışmak, çalışmaktır. Sanırım ben onlar gibi olmayacağım. Değişir miyim acaba?

Fotoğraf: kipmcgrath

9 yorum:

  1. hepimiz değişmedik mi o da değişecek.ama belki biraz daha az.mutlu yıllar.içimizdeki çocuğun neşeyle cıvıldadığı bir yıl olsun.

    YanıtlaSil
  2. Bugün öyle kararlı görünüyordu ki değişmemek için sınırları zorlayacağını düşünüyorum. En son hepimizin çok sıkıcı olduğunu ve büyüdüğünde kesinlikle böyle sıkıcı biri olmayacağını söyledi :)

    YanıtlaSil
  3. Insallah degismezsin diyecegim ama....
    Yeni yil tüm ailene ve sana güzellikler getirsin kücük kiz:))

    YanıtlaSil
  4. yeni yılınız öncekilerden kat be kat sağlık ve mutlulukla dolu olsun inşallah...

    YanıtlaSil
  5. Mutlu, huzurlu,sağlıklı yıllar Kedicik!
    Benim cüce de ofiste şu an babayla:)

    YanıtlaSil
  6. Yeni yılda sonsuz zamanda hep dokuz yaşının saflığında gözleminde aşk ve mutlulukla sağlıkla ol inşaallah sevgilerimizle.

    YanıtlaSil
  7. Nefisti :)) Ofis yaşamını çocukça okumak iyi geldi bana . kaleminize sağlık :)

    YanıtlaSil
  8. Oğlumla mı konuştun sen ben görmeden kedicim?:)))

    YanıtlaSil
  9. SÜNTER: Ben de ona bakarken aynı şeyi diledim.

    PESSOA: Dilerim öyle olsun hepimiz için.

    ÖZGÜR: Sağlıklı mutlu ve güzel olsun önümüzdeki tüm yıllar. O güzel kızının yanaklarından öpüyorum.

    SUFİ: Ne güzel bir dilek bu. Çok teşekkür ederim. Ben de sizler için tüm kalbimle güzellikler ve iyilikler diliyorum.

    SYRAKUSA: Çok teşekkür ederim. Mutlu yıllar diliyorum.

    ÖZLEM: Evet :)

    YanıtlaSil