22 Ocak 2015

utanç

Anneannem küçük bir kızken, sanırım 6 yaşlarında iken bitlenmiş. 5 yaşındaki kız kardeşi de öyle. O zamanlar, 1920'li yıllardan söz ediyorum, bit şampuanının adı bile duyulmamışken yani, çaresiz ikisinin de kafalarındaki tüm saçı kazımışlar. Uzun örgülerin yerini kabak bir kafa almış. Bizim ufaklıklar utançtan yerin dibine geçiyorlarmış. Gariplerim çareyi başlarını örtmekte bulmuşlar. Utançlarını ancak öyle gizleyebiliyorlarmış. Mevsimlerden yazmış. Köydeki dereye gidip biraz yüzmeye, kabak kafalarının acısını unutmaya karar vermişler. O zamanlar mayo elbet bilinen birşey değilmiş, muhtemelen çocukların çıplak yüzmesi de pek o kadar garipsenmiyormuş. Zaten ortalarda da kimseler yokmuş. Girmişler dereye, başlamışlar birbirlerine su atmaya. Bu ikisi gülüp oynarken, uzaklardan bir atın nal sesleri gelmiş kulaklarına. Telaşlanmışlar biri onları görecek diye. Paldır küldür çıkmışlar dereden. Panikle örtülerini almışlar kafalarına. Artık nasıl bir panikse diğer giysiler kalmış dere kenarında. Başları örtülü iki çıplak küçük kız deli gibi koşmaya başlamışlar. Eve geldiklerinde sopayı yemişler tabi. Gülerek anlatırdı rahmetli anneanneciğm bu hikayeyi. Ve şöyle bitirirdi, "Demek ki kel kafa olmanın utancı bize herşeyi unutturuyormuş."

Dün gazetede bir fotoğraf gördüm. Utançtan yerin dibine girmesi gereken bir adamın yüzündeki utanmazlığa uzuuun uzuuun baktım. Bazen, inanın bana, empati kurmaya çalışmak hiç işe yaramıyor. Ben de doğal olarak o adamla empati kuramadım. Adının üzerindeki kocaman lekeyi hiç mi hiç umursamayan ve o lekeyi temizleyen büyük bir vicdansızlar gürühunu arkasına almanın rahatlığıyla sırıtan o adamı dehşetle izledim. Aklıma anneannemin hikayesi geldi. Utanmanın hala var olduğu zamanlarda yaşamış olan, aslında hiç mi hiç utanması gerekmeyen birşeyden deliler gibi utanan benim tertemiz anneannem. Evet çok eski bir zamandan söz ediyorum. 1920'li yıllardan. Biz ise 2020'li yıllara yaklaşıyoruz, değil mi? 


Fotoğraf: Şuradan

7 yorum:

  1. 2023 ' e yaklaşıyoruz adım adım. Utanç, saygı, dürüstlük, vefa gibi duyguları ardımızda bırakarak ...

    YanıtlaSil
  2. Yetişkinleri görerek çocuklar da utanma duygusunu yitirdiler. Eskiden bir de yüz kızarması utanmaya eşlik ederdi. Şimdilerde ifadesiz yüzlere zaman zaman gülücükler eşlik ediyor. "Güleriz ağlanacak halimize"
    Ve eskiden utanılması gereken durumlarda insanlar sokağa çıkamazdı. Oysa şimdi...

    YanıtlaSil
  3. anneannenin hikayesi güldürdü

    YanıtlaSil
  4. PINAR SAKİN ÇAĞLAYAN: aynen aynen...

    HAYAT İZLERİM: Birgün böyle geçmişi özleyip "ah vah" edeceğimiz hiç aklıma gelmezdi. Galiba tüm güzel şeyler arkada kalıyor.

    MAKBULE ABALI: Model alıyorlar. Utanmamak normalleştirildi ne yazık ki.

    MÜMTAZ DİNGİR: Ben de ne zaman hatırlasam gülerim :)

    KENDİ MODANIZ: Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  5. Ben bitlendiğimde (sene 1988) ilkokula o sene başlamıştım ve karne günü yakındı. Annem çok tiksinirdi bitten sirkeden, bit ilacı içine sinmeyince kazıttı kafamı... yıldızlı pekiyilerle dolu ilk karnesini almaya gitmeyen çok kişi yoktur herhalde, okulun bitmesini bile beklemeden camideki kursa başladım, maksat keli göstermemek tabi ki...

    yaz sonunda oğlan çocuğu gibiydim, abime benzemekten hoşlanmıştım, artık bilye oynamama çok ses etmiyordu mahalledeki tayfa, erkek fatma diyorlardı falan, hoşuma gitmişti açıkçası, saçlarımı neredeyse hiç uzatmadım o dönemden beri arada bir de kazıtırım :)

    YanıtlaSil