07 Şubat 2014

Hayat cidden çok acaip azizim...

"Nasılsın fındık içi" dedi bir ses. Kafamı kaldırdığımda ilk gördüğüm kocaman içten bir gülümseme. Zayıf mı zayıf, esmer, üstü başı dökülen ve garip bir biçimde neşeli bir kadın duruyor karşımda. "İyisin değil mi?" diyor iyi olduğumu söylüyorum. "Sen de iyi misin?" diyorum. Hiç tanımadığım bu kadına siz diyemiyorum çünkü onda insanda aşinalık, akrabalık, arkadaşlık hissi yaratan birşey var. Sıcak birşey. Sözcüklerle anlatılamayacak denli sımsıcak birşey. Hiçbir şey istemiyor benden. Dilenci değil. Sadece iyi dileklerini getirmiş. Hepsi bu. Allah'tan iyilikler diliyor üzerime. Ben de onun için diliyorum. Otur diyorum, yok sadece geçiyordum diyor.

Geçenlerde yine böyle bir kadına rastlamıştım. Öyle bir "guzuuuuum" dedi ki yemin ederim boynuna sarılıp öpesim geldi o teyzeyi. İçtenlik başka birşey azizim. Çalışıp kazanılacak, okuyup öğrenilecek birşey değil. Bazıları böyle bir kalple doğuyor. Belki de herkes böyle doğuyor da bunlar bozulmuyorlar. Ötesini berisini düşünmeden pür iyilik, pür güzellikle konuşuyorlar. İşte ben bu kadınlara bakınca aklıma Anadolu kelimesi geliyor. Esas Anadolu bu kadınların memleketi olmalı diyorum. Serin dereler, kirlenmemiş ormanlar bu kadınların. Tıpkı onlar gibi olan bu gök ve toprak onların. Ve işin en acaip yanı şu ki şu koca Anadolu'da en yoksul olanlar da onlar. Toprağın esas sahipleri şimdi bu toprağın en sefilleri.

Hayat cidden çok acaip azizim...


Fotoğraf: memurlar.net

5 yorum:

  1. "kültür" diyor bir abim bu duruma, içinde bulunduğun kültür seni bozuyor, daha bi üst perdeden bakıyorsun hayata ister istemez, daha donanımlısın ya, bozuluyor işte maya :) oysa diyor, bir de iç güdüsel bir iyilik var, hiç bozulmayan, sesine, gülüşüne, duruşuna yansıyan, kim ne der demeden, kim ayıplar merak etmeden, olduğun gibi olmanı küçük görmeyenlerin dünyası orası. "iç güdüsel iyilikler diyarı" orada kalabilmek zor... uzun bir gecenin rakı kadehlerinde sessizleştiği anlardan birinde sorduğum bi soru üzerine bu cevabı vermişti. kulakları çınlasın bari :))

    YanıtlaSil
  2. İçgüdüsel iyilik... çok güzel bir tanımlama. Ben insanların mayalarında iyilik olduğuna inandım uzun süre. Ve bunun bir yerde bir zaman bozulduğuna... İyi olmaya devam edenlerin güçlü olduğuna... dün akşam bir kediye içindeki tüm zalimlikle muamele eden bir yaratıkla ilgili bir video izledim. Ona bir insan diyemiyorum. Birşey o... ne olduğunu bilmediğim birşey... Şimdi gel de inan insanın aslında özünde iyi olduğuna...

    YanıtlaSil
  3. Sonuna kadar katılıyorum.. Onlar farklı bir ülkeden.. Belli zamanlarda bizlerin göremediği sihirli kapılardan çıkageliyorlar ve sessiz sedasız dönüyorlar ülkelerine.. Birebir yaşadığım örneği paylaşmak istedim :)

    http://kaptaninzehirdefteri.blogspot.com.tr/2013/03/bu-sabah-agladm.html

    YanıtlaSil
  4. Yazını gözlerim dolarak okudum. İçimi aydınlattın çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  5. Anadolu insanı sırtında yükü, kolunda çocuğunu alarak yaşar. Çalışır çabalar, sorgulamaz, sorgulatmaz hayatı. Biraz da mütevazidir, ne yapıyorum ki bu bir şey değil der kendince :)

    YanıtlaSil