16 Şubat 2014

anneanne lafları...

Tüm öğleden sonra okudum. Kendimi öyle kaptırmışım ki ne annemin dışarı çıktığını duydum ne de evde uzun zaman yalnız olduğumun farkına vardım. Kapı çaldı. Annem mutfaktadır, açar diye bekledim. Kapı birkaç kez daha ısrarla çalınca annemin çıkmış olduğunu fark ettim. Kitap okumaya dalmasam da duymazdım gerçi çıktığını zira kendisi hayalet gibi sessizce yürümekte bir üstaddır. Kaç kez korkudan öldürüyordu beni bu yüzden.

Her neyse kapıyı açtım. Manzara evlere şenlikti. Annem ve arkasında beş tane tombul tavuk. Gülmeye başladım. Anneminkilerle beraber altı çift göz şaşkınlıkla bana baktı. Neden gülüyormuşum? Yer değiştirelim de sen bak manzaraya dedim anneme. Tavuk çetesinin reisi aldırmadı. Onların acıktığını ve yem vermesi gerektiğini söyledi, elindeki kovaya yem doldurdu ve "hadi gelin kızım" diyerek çete üyelerini toplayıp gitti. Tavuklardan biri eksikti. Pencereden başımı uzatıp sordum. O tavuk sevgililer gününde anne olmaya karar vermiş, bulduğu birkaç yumurtanın üzerine yatmış. Annem çıkan civcivlerin aşk çocukları olacağını düşünüp ilişmemiş. Böyle söyledi. Şunu da ekledi tabi, yüzümdeki pis sırıtmayı kesmezsem benim için fena olurmuş. Zira tavuklar kendileri ile alay edilmesine fena bozuluyorlarmış. Bunu onlar mı söyledi dedim. Yok onlar söylememiş ama annem onların dilinden anlarmış. Bence annem kızıyor aslında. Tavukların umurunda bile değil. 

Annem tavuklarla uğraşadursun ben kitabımı okumaya devam ettim. Tüm gün yataktan çıkmadığım için sırtım fena halde ağrıdı tabi ama bunu ancak kitap bitince fark ettim. Biraz anneme takılayım dedim. Ayaklarını uzatmış oturuyordu. Haberleri izlemeye başladık. Kokoş bir kadın yüzüne hüzünlü bir ifade vermeye çalışarak, depreme karşı güçlendirme çalışmaları yapılan bir binanın yıkıldığını söyledi. Annemin yorumu evlere şenlikti tabi. Neresini güçlendiriyorlarmış eski binanın, nene gelin olur muymuş? Ney ney ney dedim gülmeye başlayarak. Öyle dermiş anneannem eski birşeyin yeni hale getirilmesine; "Nenem gelin olur mu?" Yahu anne dedim bu laflar kaybolmasın. Sen bana söyle ben de yazayım. Belki birilerinin aklında kalır. Yazık güzel laflar.

O söyledi ben de yazdım. 

Fotoğraf şuradan

5 yorum:

  1. Benim ananem de; sana varıncaya kadar bacağı kırıldı derdi. Ne zaman? iki kişi konuşurken üçüncünün araya girip ne dendiğini sorduğunda söylerdi ya da duymayan kişiye.
    :)
    dediğiniz gibi bundan başka güzel lafları da vardı. Hatırlamak ve yazmak lazım, iyi olur cidden.

    YanıtlaSil
  2. en kısa zamanda bir seçki oluşturursun annane laflarında, ben de bu arada duyduklarımı bir kenara yazayım da, seninkileri çoğaltsın :)

    hem anneler her şeyin dilinden anlar, mesela benim annem çiçekleri ile konuşur, dertleşir, çiçek ya da yaprak açtılar mı onları sevindirir. böyledir anneler, güzeldirler. :)

    YanıtlaSil
  3. UYUŞUK HAYALPEREST: Bence bu sözler kaybetmemek lazım. Asıl dilin zenginliği burada yatıyor. Ben hatırladıkça yazacağım, sen de yaz lütfen.

    EVREN: Anneler gerçekten herşeyin dilinden anlıyorlar. Benim annem kedilerle, tavuklarla, ağaçlarla konuşur. Bazen gizli gizli izlerim onu. En sevdiğim hallerindendir.

    YanıtlaSil