26 Eylül 2016

pöf...

Dünya üzerindeki herkesin ve herşeyin farklı olabileceğini, kimsenin kimse gibi düşünmek zorunda olmadığını kabul edemeyen insanlarla dolu bir akıl hastanesinde yaşıyoruz bence. Kendisi gibi düşünmeyenlere, kendi inandıklarına inanmayanlara asla saygı duymayanlarla, saygı duymamakla birlikte onu kendisine benzetmeye çalışanlarla dolu bir dünya bu. İşin tuhaf yanı şunun farkında değiller eğer hepimiz birbirimize benzersek hayat akıl dışı şekilde sıkıcı olacak. 

Ben de pek çok şeye inanamıyorum, bazen öfkeden deliye dönüyorum ama o sözcükleri söyleyenlerin neden o şekilde konuştuğunu anlamaya çalışıyorum. Kimseyi aşağılamıyorum, kimseye bağırmıyorum, kimseye kafa göz dalmıyorum. "O da böyle düşünüyor" deyip geçiyorum. hiçbir haberin altına ağız dolusu küfürlü yorumlar yazmıyorum, hiçbir fotoğrafın altına "sen ne gerizekalısın" gibi saçma sapan bir cümle yazmıyorum. Eleştireceksem kırmadan, incitmeden söylemeye çalışıyorum ki asıl niyetimin başka bir bakış açısı olduğu anlaşılsın.

İşte tüm bu insanlar yüzünden gerçekten gidip ıssız bir yerde tek başıma yaşamak ve kimseyi görmek istemiyorum. Bunu yapamadığım için de insandan çok kitaplarla haşır neşir olmayı tercih ediyorum. Bu da neden bu kadar çok okuyorsun sorusuna cevap olsun.

Dünyada ince güzel şeyler vardır mutlaka. Arada rastlıyorum. İnce kalpli güzel insanları görünce gerçekten sarılıp öpesim geliyor. Ama kötü haber şu ki sayıları oldukça az. "Ne yapalım hayat böyle yaşamak zorundayız" denilebilir. Elbette yaşamak zorundayız ama önemli olan ne şekilde yaşamayı tercih ettiğimiz. Ben bütün bu saçmalıklar içinde olmayı reddediyorum. Kavgadan, dövüşten, ağız dolusu küfürler savuran adamlardan ve kadınlardan, sokak ortasında birbirinin ağzını burnunu kıranlardan, en ufak birşey için öfke kusanlardan, saygısız ve terbiyesizlerden, kendi işinden çok başkasının hayatını deşip duranlardan, yalancılardan ve sahtekarlardan, mizah anlayşını yitirmiş olanlardan, hoşgörü kelimesi ile hiç işi olmayanlardan bıktım usandım çünkü. Bu kadar kaba bir dünyada yaşamaktan gerçekten bıktım.

Bu yüzden beni ilgilendirmiyor artık ne kadar nefret kustukları...Kustukları bu nefreti de nasıl üst değerler kılıfına sardıkları da hiç ilgilendirmiyor... Ne halleri varsa görsünler umurumda bile değil. Tahammülsüz ve hoşgörüsüz bir dünyada yaşadıkları hayatın, hayat olduğunu sanmaya devam etsinler.

Resim: Edward Munch

2 yorum:

  1. evet haklısın insanları anlamak yerine onlar da bizleri anlasın, asıl onlar bizim gibi davransınlar. Artık beni de ilgilendirmiyor. şu an biz nasıl sıkılıp geriliyorsak eminim ki onlarda çok geriliyor ve bizim gibi olanları kendilerine benzetmek istiyorlar haklısın dünya kimseye kalmadı..
    Tahammülsüz ve hoşgörüsüz bir dünyada yaşadıkları hayatın, hayat olduğunu sanmaya devam etsinler.(bu cümleni çok beğendim) teşekkürler...

    YanıtlaSil