09 Eylül 2016

cuma mektupları

Cancağızım,

Çok değil bundan kısa bir zaman önce bir balkonda oturmuş denize bakıyordum. Geceydi. Ay vardı ve dünya akıl almayacak kadar güzeldi. Uzun zamandır böylesine sevmediğimi düşündüm hayatı. Sonsuza kadar uzayan bir an olsun istedim o an. Ve bunun için de o güzelliği aklımın içine iyice kazıdım. Ne zaman üzülsem ne zaman dünyadan nefret etsem çıkarıp bakacağım bir fotoğraf gibi sakladım.

Hayat yekpare bir halde iyi ya da kötü değil. Zaten dünyada hiçbir şey ya da hiçbir insan böyle değil. Aslına bakarsan hayatımızı oluşturan birkaç gün var. O günler hatrına katlanıyoruz herşeye. Gece vakti deniz üzerindeki gümüş ışıkları ile parlayan ay, akla ziyan parlak bir gökyüzü, gökyüzünü öpen bir ağacın dalları, birden burnuna doluveren çiçek kokusu, beklemediğin bir anda en sevdiğini karşında bulmak ve en çok hayal ettiğinin gerçeğe dönüşmesi... Bunlar ve benzerlerinin dışında, senin de bildiğin gibi, dünya tam bir çöp yığını.

Kaderinin değiştiği bir anı hiç hissettin mi? Ya da artık bambaşka birine dönüştüğün bir anı? Aynadaki yüzünün artık mutlu ya da huzurlu diyelim birinin yüzüne dönüştüğünü, uzun zamandır çatık duran kaşlarının ortasında o günlerden yadigar birkaç çizginin kaldığını, dudak kıvrımlarının artık aşağıya doğru değil de yanaklarına doğru meylettiğini hiç hissettin mi? Eskiden olsa bunu kaybetmekten ölesiye korkacağını, oysa şimdi hayatın akıntısının tersine değil de o yönde yüzdüğünü, artık hiçbir şeyden korkmadığını...

Garip hissediyorum. Ve böyle hissetmekten rahatsız değilim. İnsan katman katman sanki. O çok iyi tanıdığı benliğinin altında hiç bilmediği nice haller var. Bu iyi birşey. Saplanıp kalmadan kendine, dünya ile uyum içinde, bütün bu mide bulandırıcı şeylerin var olduğunu yadsımadan ama kendi hayatını ve çevrendeki hayatı da incelikle yaşamak için çaba göstermek gerçekten iyi birşey. 

Böyle yaşıyorum bu günlerde işte. Yazın sakin denizi gibiyim. Arada dalgalanıp, coşmuyor muyum, elbette. Ama genelde yazın o kaygısız, sakin ve cıvıltılı halini taşıyorum üzerimde. Ve bu böyle devam etsin istiyorum. Bunu gerçekten herşeyden çok istiyorum. 

Sana içimdeki güneşten, başımın üzerindeki gökyüzünden, kalbimin tam ortasında açan gümüşsü çiçekten sevgiler gönderiyorum. Lütfen kalbindeki güzelliği muhafaza et. 

Tüm içtenliğimle...

Resim: Wallpaperscraft.com

2 yorum:

  1. Sonsuz gökteki güneşinin açtırdığı çiçeklerin mis kokusu geldi.Sevgiler...

    YanıtlaSil