14 Şubat 2013

iki köfte bir bardak buzlu rakı...

Bir bahar akşamı hatırlıyorum. Balkonda duruyordum. Güneş batıyordu. Çok romantikti ama bu umurumda bile değildi. Dünyanın gelmişine geçmişine sövmekle çok meşguldüm çünkü. Sonra birden alt kat balkonda rakısını doldurmakla meşgul o adamın şişenin bardağa çarpışının ince ama dokunaklı sesini duydum. Ne batan güneş ne bahar hiçbir şey bu kadar gerçek değildi. Gerçek olan tek şey, o adamın iki köfte bir bardak buzlu rakı eşliğinde bıkmış usanmış gövdesinin öyle mahzun duruşuydu.

Bugün o adamdan hiç farkımız yok. Eksiğimiz bir bardak buzlu rakı ve iki köfte. Usanmış, mahzun gövdemize baka baka ağlayalım şimdi...

Resim: Rafaël Duran-Camps

7 yorum:

  1. adam bayağı etkilemiş seni :D o adamın nesi varki o an kafası bi dünya çok mutlu bi şekildedir eminim bende içiyorum ondan :D

    YanıtlaSil
  2. Çok kederliydi vallahi, öyle böyle değil...

    YanıtlaSil
  3. Vayy be, insan biraz da olsa unutmak istiyor herşeyi..

    YanıtlaSil
  4. Ne duru, ne güzel bir yazı bu kedixcim yaa ve ne kadar gerçek ...

    YanıtlaSil
  5. mahzun, belki de onun bile anlamını kaybetmiş kadar kıpırtısız biri.

    çöl kadar susuzum. çöl gibi çok ve çöl kadar kıpırtısız.

    YanıtlaSil
  6. aklıma şu şarkı geldi..
    http://www.youtube.com/watch?v=JrAN4AC7yWM

    YanıtlaSil
  7. İLKNUR AKPINAR: İstiyor istemesine de ...

    HAYAT İZLERİM: Teşekkür ederim Özlem'ciğim :)

    KARA KALEM: Çöl iyidir. Orada kaybolup herşeyi ardında bırakmaksa en iyisi...

    ADSIZ: Dinliyorum :)

    YanıtlaSil